Ana içeriğe geç
Sözlük

guru ile cümle

guru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.Mi gata tuvo cuatro gatitos, que ronronean todo el tiempo
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.Mijn kat kreeg vier jongen, de hele tijd rustig snorrend.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.Moja kotka urodziła cztery kocięta, mrucząc przez cały czas.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.Moje kočka porodila čtyři koťata a celou dobu předla.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.Mon chat a donné naissance à quatre châtons en ronronnant.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.Pisica mea a dat naştere la 4 pisicuţe, torcând tot timpul.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.Η γάτα μου γέννησε τέσσερα γατάκια, γουργουρίζοντας συνέχεια.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.Котката ми роди четири котенца, мъркаше през цялото време.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.Моя кошка, не переставая мурлыкать, родила четырех котят.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.החתולה שלי המליטה 4 גורים וגירגרה כל הזמן.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.قطتي ولدت أربع قطط.. يخرخرون طول الوقت
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.えっと 少々違いますね
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Họ biết điều gì làm chúng ta sợ hãi, hưng phấn, tự hào hoặc buồn rầu
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Ils savent ce qui me fait peur, me panique, me rend triste ou fier.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.그들은 나를 무섭고, 흥분되고, 당황스럽고, 자랑스럽고 슬프게 만들 줄 안다.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Mereka tahu apa yang membuat saya takut, gembira, panik, bangga atau sedih.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Sanno ciò che mi fa paura, eccita, terrorizza, inorgoglisce o rattrista.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Sie wissen, was in mir Angst, Aufregung, Panik, Stolz oder Trauer hervorruft.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Ştiu ce mă sperie, ce mă provoacă, ce mă panichează, ce mă face mândru sau trist.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Tudják, mitől félek, mitől kap el a pánik, mitől leszek izgatott, büszke, vagy szomorú.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Vědí, jak ve mně vyvolat strach, vzrušení, paniku, hrdost nebo smutek.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Wiedzą co mnie przeraża, podnieca, czyni spanikowanym, dumnym lub smutnym.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Ze weten wat me bang maakt, opgewonden, in paniek, trots of bedroefd.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Ξέρουν τι με φοβίζει, με ενθουσιάζει, με πανικοβάλει, με κάνει περήφανο ή λυπημένο.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Вони вміють лякати, хвилювати, викликати паніку, гордість, смуток.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Знаят кое ме плаши, вълнува, паникьосва, прави ме горд или ме натъжава.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Они знают что заставляет меня боятся, паниковать, радоваться или грустить.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.הם יודעים מה מפחיד אותי, מה מרגש אותי, מה מכניס אותי לפאניקה, ומה הופך אותי לגאה או לעצוב.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.يعرفون ما يجعلني خائفا، مثارا، مذعورا، فخورا أو حزينا
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.感情をあおることで創造の世界に奥行きを与える
Beş objem var, eğer bunları beşe bölersek beş gurubumuz olacak. .만약 5개의 물건이 있고, 이를 5로 나눈다면 1개씩 다섯묶음이 있을거야 그러니까 5로 나눈다면 너는 하나, 둘, 셋, 넷, 다섯 묶음이 있을거야
Beş objem var, eğer bunları beşe bölersek beş gurubumuz olacak. .Když máte 5 věcí a vydělíte je 5, dostanete 5 skupin po jedné. Když dělíte pěti, dostáváte pět skupin.
Bilbao sızmadı. Çok gurur duydum.Bilbao n'a pas eu de fuite, j'en étais si fier.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Com o seu braço manifestou poder; dissipou os que eram soberbos nos pensamentos de seus corações;
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Dengan tangan-Nya yang perkasa Ia menceraiberaikan orang sombong, dan mengacaukan rencana mereka
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Dokázal moci ramenem svým, rozptýlil pyšné myšlením srdce jejich.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Dokazał mocy ramieniem swojem, i rozproszył pyszne w myślach serca ich.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Dokázal silu svojím ramenom, rozptýlil pyšných mysľou ich srdca,
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.El a arătat putere cu braţul Lui; a risipit gîndurile, pe cari le aveau cei mîndri în inima lor.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Er übet Gewalt mit seinem Arm und zerstreut, die hoffärtig sind in ihres Herzens Sinn.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Han gjorde veldig verk med sin arm, han adspredte dem som var overmodige i sitt hjertes tanke;
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Han har øvet Vælde med sin Arm; han har adspredt dem, som ere hovmodige i deres Hjertes Tanke.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Hän on osoittanut voimansa käsivarrellaan; hän on hajottanut ne, joilla oli ylpeät ajatukset sydämessään.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Ha spiegato la potenza del suo braccio, ha disperso i superbi nei pensieri del loro cuore
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Hatalmas dolgot cselekedék karjának ereje által, elszéleszté az õ szívök gondolatában felfuvalkodottakat.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Hij heeft laten zien hoe groot en machtig Hij is. Hij heeft hoogmoedige mensen in verwarring gebracht
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Hizo proezas con su brazo; esparció a los soberbios en el pensamiento de sus corazones
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Il a déployé la force de son bras; Il a dispersé ceux qui avaient dans le coeur des pensées orgueilleuses.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.그의 팔로 힘을 보이사 마음의 생각이 교만한 자들을 흩으셨고
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Ngài đã dùng cánh tay mình để tỏ ra quyền phép; Và phá tan mưu của kẻ kiêu ngạo toan trong lòng.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Ngài đã dùng cánh_tay mình để tỏ ra quyền phép ; Và phá tan mưu của kẻ kiêu_ngạo toan trong lòng .
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Pokazal je moč z roko svojo, razkropil je ošabne v misli njih srca.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Ενηργησε κραταιως δια του βραχιονος αυτου διεσκορπισε τους υπερηφανους κατα τα διανοηματα της καρδιας αυτων.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Зробив силу рукою своєю, розсипав гордих у думках сердець їх ;
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.Извърши силни дела със Своята мишца; разпръсна ония, които са горделиви в мислите на сърцето си.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.явил силу мышцы Своей; рассеял надменных помышлениями сердца их;
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.גבורות עשה בזרעו פזר גאים במזמות לבבם׃
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.صنع قوة بذراعه. شتّت المستكبرين بفكر قلوبهم.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.他 用 膀 臂 施 展 大 能 . 那 狂 傲 的 人 、 正 心 裡 妄 想 、 就 被 他 趕 散 了
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.他 用 膀臂 施展 大能 . 那 狂傲 的 人 、 正心 裡 妄想 、 就 被 他 趕散了
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod