'Ben de, bir gün okul oldum,' dedi Alice 'kadar gurur gerekmez。'余分な物とは?"ウミガメを依頼した
Ben de genelde İngiliz olmakla çok gurur duymam; ama kıyaslama yapmamak elde değil.Biasanya saya tidak terlalu bangga jadi orang Inggris, tapi saya terpaksa membuat perbandingan.
Ben de genelde İngiliz olmakla çok gurur duymam; ama kıyaslama yapmamak elde değil.For øvrigt er jeg normalt ikke meget stolt af at være britisk, men man kan ikke lade være at sammenligne.
Ben de genelde İngiliz olmakla çok gurur duymam; ama kıyaslama yapmamak elde değil.Im Übrigen, ich bin normalerweise nicht sehr stolz darauf, Britisch zu sein, aber dieser Vergleich muss sein.
Ben de genelde İngiliz olmakla çok gurur duymam; ama kıyaslama yapmamak elde değil.보통은 제가 영국인이라는 사실이 그다지 자랑스럽지 않습니다만 비교하게 되는 건 어쩔 수 없네요.
Ben de genelde İngiliz olmakla çok gurur duymam; ama kıyaslama yapmamak elde değil.Mimochodem, nejsem zpravidla moc hrdý na to, že jsem Brit, ale nemůžu se ubránit tomuto srovnání.
Ben de genelde İngiliz olmakla çok gurur duymam; ama kıyaslama yapmamak elde değil.Mimogrede, ponavadi nisem preveč ponosen, da sem Britanec, ampak ne gre brez primerjave.
Ben de genelde İngiliz olmakla çok gurur duymam; ama kıyaslama yapmamak elde değil.Mit mondott volna erre Thomas Jefferson?
Ben de genelde İngiliz olmakla çok gurur duymam; ama kıyaslama yapmamak elde değil.Nie som náhodou zvyčajne príliš pyšný na to, že som Brit, ale neviem si pomôcť pri porovnávaní.
Ben de genelde İngiliz olmakla çok gurur duymam; ama kıyaslama yapmamak elde değil.Per inciso, di solito non sono molto orgoglioso di essere Britannico. Ma è difficile non fare il confronto.
Ben de genelde İngiliz olmakla çok gurur duymam; ama kıyaslama yapmamak elde değil.Sattumoisin en ole tavallisesti kovinkaan ylpeä brittiläisyydestäni, mutta vertailua ei voi olla tekemättä.
Ben de genelde İngiliz olmakla çok gurur duymam; ama kıyaslama yapmamak elde değil.Zwykle nie chwalę się, że jestem Brytyjczykiem, ale nie da się uniknąć porównania.
Ben de genelde İngiliz olmakla çok gurur duymam; ama kıyaslama yapmamak elde değil.Παρεμπιπτόντως, συνήθως δεν είμαι περήφανος που είμαι Βρετανός, αλλά δεν μπορώ να μην κάνω τη σύγκριση.
Ben de genelde İngiliz olmakla çok gurur duymam; ama kıyaslama yapmamak elde değil.(בכל ארץ ועידן הכומר היה תמיד אויב החירות) אגב, בד"כ אני לא מאד גאה להיות בריטי,
Ben de genelde İngiliz olmakla çok gurur duymam; ama kıyaslama yapmamak elde değil.[בכל ארץ ועידן, הכומר היה תמיד אויב החירות] אגב, בד"כ אני לא מאד גאה להיות בריטי,
Ben de genelde İngiliz olmakla çok gurur duymam; ama kıyaslama yapmamak elde değil.بالمناسبة، لا أفتخر كثيرا لكوني بريطانيا، ولكني لا أحتمل بل أن أقارن.
Ben de genelde İngiliz olmakla çok gurur duymam; ama kıyaslama yapmamak elde değil.この件については比較せずにはいられません (拍手)
Beni bu olayda en çok üzen şey, iki siyahi gurubun savaşıp, birbirlerini öldürüyor olması.모든이의 후회 하는 유일한 것 두 흑인 그룹 싸움 하 고 서로 죽 일 것입니다.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.Ze hebben een trotse ik-weet-het-ook-niet-allemaal van me gemaakt.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.Chúng làm tôi tự hào rằng tôi không biết gì hết.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.Elles ont fait de moi une fière Madame-je-ne-sais-pas tout.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.Fizeram de mim uma "eu-não-sei-tudo" orgulhosa.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.그러면서 저는 떳떳하게 '모든 걸 아는 건 아닌 사람'이 되었습니다.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.M-au făcut să fiu mândră de faptul că nu le știu pe toate.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.Megtanítottak büszke "kis-nem-mindentudónak" lenni.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.Me han vuelto una orgullosa sabelo-no-todo.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.Mereka membuat saya seorang yang bangga karena tidak tahu apa-apa.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.Mi hanno reso un'orgogliosa "non-so-tutto-io".
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.Sie haben mich zu einer stolzen nicht-alles-Wisserin gemacht.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.Stala jsem se hrdým neználkem.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.W rezultacie stałam się dumną "osobą, która nie wie wszystkiego."
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.Και πλέον είμαι μία περήφανη μη-παντογνώστρια.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.Благодаря чему я стала "незнайкой" и горжусь этим.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.Вони змусили мене пишатись тим, що я нічого не знаю.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.Накараха ме да се чувства горда, че знам, че не знам всичко.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.הפכתי לזאת-שאינה-יודעת-כל גאה.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.خلصت بمفهوم واحد هو " إنني لا أعرف شيئاً "
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.さて私の不思議な部分が
Benim adım Taj Mahal Badalandabad, sizin en yeni ve en gururlu üyeniz.Jmenuji se Taj Mahal Badalandabad, jsem váš nejnovìjší a nejhrdìjší èlen.
Benim adım Taj Mahal Badalandabad, sizin en yeni ve en gururlu üyeniz.Me Ilamo Taj Mahal Badalandabad, su orgulloso nuevo miembro.
Benim adım Taj Mahal Badalandabad, sizin en yeni ve en gururlu üyeniz.Mijn naam is Taj Mahal Badalandabad, uw nieuwst en de meest trots lid.
Benim adım Taj Mahal Badalandabad, sizin en yeni ve en gururlu üyeniz.Moje ime je Taj Mahal Badalandabad, vaš novi ponosni čIan.
Benim adım Taj Mahal Badalandabad, sizin en yeni ve en gururlu üyeniz.Numele meu e Taj Mahal Badalandabad, cel mai nou şi mândru membru al vostru.
Benim adım Taj Mahal Badalandabad, sizin en yeni ve en gururlu üyeniz.Tên tôi là Taj Mahal Badalandabad, thành viên của bạn mới nhất và đáng tự hào nhất.
Benim adım Taj Mahal Badalandabad, sizin en yeni ve en gururlu üyeniz.Με λένε Ταζ Μαχάλ Μπανταλανταμπάντ, είμαι το νεότερο και πιο περήφανο μέλος σας.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.Cu asprimea mea ignorantă, arogantă, în mândria mea secretă, eu întorcându-mă cu spatele.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.Ik betoonde me een domme, arrogante lomperik, een verwaande kwast die haar ontkende.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.내 무지하고, 교만한 천박함, 나의 비밀스런 오만, 나의 외면.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.La mia crudezza ignorante, arrogante, il mio segreto orgoglio, il mio girarmi dall'altra parte.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.Meine ignorante, arrogante Ungehobeltheit, mein geheimer Stolz, wie ich mich wegdrehe.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.Mi ignorante, arrogante grosería, mi orgullo secreto, mi huída.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.Moja bezwiedna, wyniosła szorstkość tajemna duma, odwrócenie się.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.Моя непонимающая, обидная грубость, моя тайная гордость, мой отказ.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.Моята невежа, арогантна грубост, моята тайна гордост, отвръщането ми.
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.החיספוס היהיר והנבער שלי, גאוותי הנסתרת, הפניית-הגב שלי,
Benim cahil, kibirli terbiyesizliğim, gizli gururum, sırtımı dönüşüm.تجاهلي , تغطرسي الفظ , اعتزازي السري , ابتعادي .
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.A macskám négy kölyköt szült, végig dorombolva.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.Il mio gatto ha dato alla luce quattro gattini, facendo le fusa tutto il tempo.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.제 고양이는 그르렁거리며 네마리를 낳았습니다.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.Meine Katze gebar vier - sie schnurrte die ganze Zeit.