Ana içeriğe geç
Sözlük

guru ile cümle

guru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Artık biliyorum ki, RAB bütün ilahlardan büyüktür. Çünkü onların gurur duyduğu şeylerin üstesinden geldi.››我 現 今 在 埃 及 人 向 這 百 姓 發 狂 傲 的 事 上 、 得 知 耶 和 華 比 萬 神 都 大
Artık biliyorum ki, RAB bütün ilahlardan büyüktür. Çünkü onların gurur duyduğu şeylerin üstesinden geldi.››我 現今 在 埃及人 向 這百姓 發 狂傲 的 事上 、 得知 耶和華 比 萬神 都 大
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.A bude bydliti pankhart v Azotu, a tak vypléním pýchu Filistinských.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.Asdódban pedig idegenek laknak, és a Filiszteusok kevélységét megtöröm.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.Asdodissa asuu sekasikiöitä, ja minä hävitän filistealaisten ylpeyden.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.Asdod skall bebos av en vanbördig hop; så skall jag utrota filistéernas stolthet.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.Bastardi dimoreranno in Asdòd, abbatterò l'orgoglio del Filisteo
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.Con ngoại tình sẽ làm vua trong Ách-đốt; ta sẽ trừ sự kiêu ngạo của người Phi-li-tin.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.Con ngoại_tình sẽ làm vua trong Ách - đốt ; ta sẽ trừ sự kiêu_ngạo của người Phi-li-tin .
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.En Asdod se sentará un bastardo, y destruiré la soberbia de los filisteos
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.I Asdod skal det bare bo fremmed pakk, og jeg vil utrydde filistrenes stolthet,
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.i Asdod skal Udskud bo, Jeg gør Ende på Filisterens Hovmod,
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.I będzie mieszkał bękart w Azocie, a tak wykorzenię pychę Filistyóczyków.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.In v Asdodu bo stanoval mešanec, in pokončam prevzetnost Filistejcev.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.아스돗에는 잡족이 거하리라 내가 블레셋 사람의 교만을 끊고
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.L`étranger s`établira dans Asdod, Et j`abattrai l`orgueil des Philistins.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.Povo mestiço habitará em Asdode; e exterminarei a soberba dos filisteus.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.Străinul se va aşeza în Asdod, şi voi frînge mîndria Filistenilor.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.V Ašdóde bude bývať bastard, a tak vytnem pýchu Filištínov.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.Vreemdelingen zullen in Asdod de macht overnemen. Zo zal Ik de trots van de Filistijnen breken.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.Zu Asdod werden Fremde wohnen; und ich will der Philister Pracht ausrotten.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.Και αλλογενης θελει καθησει εν τη Αζωτω, και θελω καθαιρεσει την υπερηφανιαν των Φιλισταιων.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.Узурпаторско племе ще седне като цар на Азот; И Аз ще прекратя гордостта на филистимците.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.Чужое племя будет жить в Азоте, и Я уничтожу высокомерие Филистимлян.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.וישב ממזר באשדוד והכרתי גאון פלשתים׃
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.ويسكن في اشدود زنيم واقطع كبرياء الفلسطينيين.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.私 生 子 〔 或 作 外 族 人 〕 必 住 在 亞 實 突 . 我 必 除 滅 非 利 士 人 的 驕 傲
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.私生子 〔 或 作 外族人 〕 必 住在 亞實突.我必除滅 非利士人 的 驕傲
Asil ruhum. Vücudun olarak seninle gurur duyuyorum.Jalo sieluni, astianasi olen ylpeä sinusta.
Asil ruhum. Vücudun olarak seninle gurur duyuyorum.Moja szlachetna duszo, jestem dumny, będąc twoim naczyniem.
Aslına bakarsan, senin geliş amacını bildiğimden gururum incinip gelmek istemediğimi söyledimHei, intrucat am stiut adevaratul motiv, mandria mea a fost ranita deci chiar am zis ca nu vroiam sa vin.
Aslına bakarsan, senin geliş amacını bildiğimden gururum incinip gelmek istemediğimi söyledimHej, odkąd znam prawdziwy powód, moja duma została zraniona więc mówiłam, że nie chcę przyjść.
Aslına bakarsan, senin geliş amacını bildiğimden gururum incinip gelmek istemediğimi söyledimMoj ponos je bil prizadet, ker sem vedela, zakaj si dejansko tam, zato sem dedku rekla, da nočem priti.
Aslına bakarsan, senin geliş amacını bildiğimden gururum incinip gelmek istemediğimi söyledimΈι, αφού γνώριζα το πραγματικό λόγο, η υπερηφάνεια μου πληγώθηκε και είπα ότι δεν ήθελα να έρθω.
Aslına bakarsan, senin geliş amacını bildiğimden gururum incinip gelmek istemediğimi söyledimИ так как я знала настоящую причину, моя гордость была уязвлена, и я вообще-то сказала, что не пойду.
Aslına bakarsan, senin geliş amacını bildiğimden gururum incinip gelmek istemediğimi söyledimיא, מאחר וידעתי מה הייתה הסיבה, הגאווה שלי נפגעה אז אמרתי שלא רציתי לבוא.
Aslına bakarsan, senin geliş amacını bildiğimden gururum incinip gelmek istemediğimi söyledimبما اني أعرف السبب الحقيقي, فلقد تم جرح كبريائي لذلك قلت بأني لن آتي
Aslına bakarsan, senin geliş amacını bildiğimden gururum incinip gelmek istemediğimi söyledimでも 朝になったら 可愛くして 来たくなったの
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.De asemenea mândru că m-am mutat aici în Boston, unde de fapt am crescut.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Ebenso stolz wieder hier nach Boston gezogen zu sein, wo ich eigentlich aufgewachsen bin.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.E orgoglioso di vivere qui a Boston dove poi sono cresciuto.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Fier également d'avoir déménagé ici à Boston, où j'ai en fait grandi.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.그리고 저는 제가 자라났던 곳인 보스턴에 다시 오게 된 것을 자랑스럽게 생각합니다.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Også stolt af at være flyttet her til Boston, hvor jeg faktisk voksede op.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Ook trots dat ik hier naar Boston ben verhuisd, waar ik zelfs ben opgegroeid.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Szintén büszke arra, hogy ide Bostonba költöztem, ide, ahol egyébként felnőttem.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.También orgulloso de haber sido trasladado aquí a Boston donde crecí en realidad.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Επίσης περήφανος που έχω επανεγκατασταθεί εδώ στη Βοστώνη, όπου μάλιστα μεγάλωσα.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.А также тем, что переехал сюда, в Бостон, где я вырос.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Също така съм горд, че са преместих тук, в Бостън, където всъщност израстнах.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.אני גם גאה שהועברתי לכאן, לבוסטון, היכן שלמעשה גדלתי.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.و فخور أيضاً بإنتقالي هنا إلى بوسطن حيث ترعرعت في الواقع
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.私の誇りです イェーイ ボストン!
Az önce bazıları ile tanıştım, ve Baş Komutan olarak, onlarla ne kadar gurur duyduğumu söyledim.Acabo de conocer a algunos de ellos, y les dije que como comandante en jefe, no podía estar más orgulloso.
Az önce bazıları ile tanıştım, ve Baş Komutan olarak, onlarla ne kadar gurur duyduğumu söyledim.Ich traf mich gerade mit einigen und sagte ihnen, dass als Commander-in-Chief, ich könnte nicht stolzer sein.
Az önce bazıları ile tanıştım, ve Baş Komutan olarak, onlarla ne kadar gurur duyduğumu söyledim.나는 그들 중 몇 명을 만나서 그들에게 최고 책임자로서, 나는 이 보다 더 자랑스러울 수는 없다고 했습니다.
Az önce bazıları ile tanıştım, ve Baş Komutan olarak, onlarla ne kadar gurur duyduğumu söyledim.彼らの顔に、我が国と国民の最良の性質が現れていました。
Baban çok gurur duymalı.Apád annyira büszke lenne rád.
Baban çok gurur duymalı. Bugün yüreğimi buldum.愛を見つけたのに-
Baban çok gurur duymalı.Dein Vater wäre so stolz auf dich.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod