Ailesi onunla hep gurur duyduğunu belirtiyor.On z dumą odrzekł jej, że rodzina zawsze się odnajdzie.
Buna çok üzülen Guru, sevgilisinin intikamını almak için katilin peşine düşer.Zazdrosny mąż zleca pobicie jej kochanka.
The Victorian Web - Thackeray'in Gurur Dünyası için çizdiği resimler.The Victorian Web – ilustracje Thackeraya Treść Targowiska próżności (ang.)
"'Doğukan benimle gurur duydu'"."Bo do radości zostaliśmy stworzeni".
Polly Litvanyalıdır ve bununla gurur duyar.Jestem Polakiem i jestem z tego dumny!.
Gerçekten de Wolverine filmiyle gurur duydum'' dedi.Oficjalnie została przedstawiona jako „kontrapunkt do filmu pt. Wałęsa.
Gerçekten gurur duyduğumuz bir albüm yaptık ve şimdi de onun yükselişini izlemeye başlıyoruz.Zarzucił jednak albumowi trochę senne tempo oraz dodał że bardziej czeka na pierwszy długogrający album.
Bu albüm çok gurur duyduğum bir albüm ve ben bunun göz alıcı olduğunu düşünüyorum.".To nasze zdanie i my uważamy ten album za akustyczny".
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Maria stała się rumuńską patriotką, a jej wpływ w tym kraju był bardzo duży.
Böyle bir kulüpte oynayabilmek benim için gururdu.Jestem szczęśliwy, że grałem w tym klubie i że urodziłem się w tym kraju.
Negatif 10'un Gurupsal Format'ıdır.Model konkurencyjnego wypierania 10.
Guruludur ve babası Topal Eskici ile çok benzer karaktere sahiptir.Z wyglądu jest bardzo podobna do swego ojca Rahla Posępnego.
Ben eğer bakkal yapıyorsam bununla gurur duyarım.Jestem dumny będąc twoją częścią, będąc patriotą.
Gururlu olmak, Tanrı olduğunu unutmaktır...Dar Mądrości – by uznać, że Bóg jest miłością.
Müzik: Guru (rapçi), Amerikalı bir rapçi.Joseph w stanie Missouri) – amerykański bandyta, rewolwerowiec.
Bu benim için çok gurur vericiydi.Było za to niezwykle entuzjastyczne.
Onlar onun dakikliğinden gurur duyuyordu.Jest dumny ze swojej skrupulatności.
28 Şubat 2010'da Guru, kalp krizi geçirdi ve ardından komaya girdi.Guru drabbades den 28 februari 2010 av en hjärtattack och hamnade i koma.
Seninle gurur duyuyoruz!Jag är så stolt över dig!".
Şehir Metropol olmaktan çok gururlanmıştır.Invånarna är uttråkade, och målet är att göra staden till metropol.
Müzenin hattının gururu, 1929'dan Arnhem tramvayının bir kopyası, müze tarafından inşa edilen GETA 76'dır.Museets stolthet är en rekonstruktion av en spårvagn från Arnhem, tillverkad 1929, en GETA 76.
Jetha Guru Ram Das olmuştur.Jetha tog namnet Guru Ram Das.
Onunla çalışacak olmak benim için büyük gurur.Det var en ära att få jobba med dem.
Daha fazla gurur duyamazdım.Jag vågar inte längre.
Gor’lu bir kadın kendini gururla taşır.En framgångsrik hanne parar sig med många honor.
Kendisine Guru olarak seslenilmesini reddetti.Hon vantrivdes som lärare.
Gururlu tavrı ile tanınmıştır.Hon är full av stolthet.
Guru'nun sözü, bozulup telef olması mümkün olmayan bir tohumdur.Ordbok Osäkerhet är ett möjligt utrymme för fel.
Sonuçta, Guru bir amacın aracıdır, kendisi amaç değildir.För honom är pengar ett medel, inte ett mål.
"The Guru",Avatar: The Last Airbender dizisinde bir karakter.För den tecknade serien, se Avatar: The Last Airbender (tecknad serie).
Kendisini denize attıp intihar etti gururundan.Hon kastar sig i havet och offrar sig för honom.
Ben eğer bakkal yapıyorsam bununla gurur duyarım.Att centralasieninstitutet skulle bära mitt namn bereder mig stor glädje.
Kendisine saygı duyuyorum ve kendisiyle gurur duyuyorum.Hon kände sig hedrad att få närvara och var stolt över sitt arbete.
Çok inatçıdır.Ve çok gururludur.Hon är mycket envis och bestämd och väldigt bortskämd.
Gurur ve üstünlük duygusu her zaman görünür kalmalıdır." yazılıydı.En anda av medkänsla, visdom och rättvisa bör alltid råda över det skrivna eller talade ordet.”
Guru Har Gobind Sihlerin altıncı gurusu olmuştur.Guru Har Gobind blev sikhernas sjätte guru 1604.
Gurur duydum onunla.Han var helt tillfreds med den.
Steen az sayıda otoportre de çizdi ancak bunlarda hiçbir zaman gururlu veya kibili bir tavrı olmadı.Challe utförde ett stort antal väggmålningar men vann aldrig stor ryktbarhet.
Sizler Çöplü olmakla ne kadar gurur duysanız azdır.Oavsett hur skvättande och ofräscha de är.
Köyde Hasan tek ineğin sahibi olmanın gururunu yaşmaktadır.I flocken finns bara en vuxen hanne.
Polly Litvanyalıdır ve bununla gurur duyar.Sly är en mästertjuv och är stolt över det.
Yıllar sonra grup elemanları Something Wild'ı grubun en az gurur duyduğu albümlerden biri olarak nitelendirdi.Who Do We Think We Are räknas ibland av kritiker som ett av de lite svagare albumen från gruppen.
Kızın anası, " kızımın kınasını" gördüm diyerek, hem ağlar ve hem de gururlanır.Hon menar att hennes mormor, "Häxan", lär henne alldeles för långsamt.
Bunu yapmaktaki tek sebebim Gurumun bana öyle söylemesiydi.Jag talade endast nu, eftersom ni befallde mig att göra så.
Seninle gurur duyuyoruz!Ми вами пишаємося!
Ailesi onunla hep gurur duyduğunu belirtiyor.Також вона каже, що завжди гордилася своєю донькою.
Gururu her şeyden önce geliyor.Родина виявляється понад усе.
Yeni albümdeki aranjmalarla gurur duyuyoruz."Плануєтья запис нового альбому.
Gurur duyduk.Дуже гордий.
Saçlarım benim gururumdu.Її основним атрибутом була коса.
Bunun sonucunda Guru, Premier'e ulaştı ve ona Gang Starr'a katılmayı önerdi.Guru сподобалось звучання треків і він запропонував DJ Premier приєднатись до Gang Starr.
Onunla çalışacak olmak benim için büyük gurur.Дуже приємно, що я маю честь бути його ведучою.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Він — емігрант з Шотландії і дуже пишається своєю культурою й звичаями.
Gurur ve Önyargı (özgün adıyla Pride and Prejudice), İngiliz yazar Jane Austen'in ikinci romandır.Гордість і упередження — роман англійської письменниці Джейн Остін.
Gurur duydum onunla.Я дуже пишаюся ним.
Kendisine saygı duyuyorum ve kendisiyle gurur duyuyorum.Цей чоловік самовпевнений і пишається собою.
Aşkın bakışlarından, gururun gözlerinden.Ілюзія почуттів, ілюзія любові.
Bu ailenin ferdi olmaktan gurur duyuyorum.А Надія стає пасербицею цієї родини.
Çok inatçıdır.Ve çok gururludur.Невелемовний і гордий.
28 Şubat 2010'da Guru, kalp krizi geçirdi ve ardından komaya girdi.28 лютого 2010 у Guru зупинилось серце, і потім, після операції, він впав у кому.