Benzer gruplar Budapeşte'de kuruldu.Därmed bildades Budapest.
Bu taraftar grupları futbolculara karşı ırkçı tutumlarıyla da tanınır.Känd är ju också hans härtåg mot grekerna.
Grunge grupları 1980'lerin sonlarında ticari başarı elde etmeye başladılar.PAL-kretsar började bli kommersiellt tillgängliga under 1980-talet.
İskarozlar (papağan balıkları) küçük gruplar halinde yaşarlar.Havsbraxenfiskar lever i mindre grupper.
New York'a dönünce çeşitli tiyatro gruplarında küçük roller aldı.Efter kriget engagerades han i småroller vid olika teatrar i London.
Kentte sıklıkla popüler müzik gruplarının veya sanatçılarının konserleri düzenlenmektedir.Under marknaden pågår ofta något folkmusikarrangemang.
Ancak bir önceki seneki başarı gelmedi ve Türkiye galibiyet alamadan gruplarda elendi.Turkarna lät sig dock inte hejdas och under kommande årtionden lyckades de inta delar av Kroatien.
Tarımla geçinen bu halklardan bazı gruplar, balıkçılık ve gemicilikle uğraştı.Före kontakten med Europa så foragerade, jagade och fiskade den här gruppen.
Tribün performanslarıyla Çarşı grubu, dünyanın en ünlü taraftar gruplarının arasındadır.Den mest kända delen av arenan är Südtribüne där den allra största gruppen hängivna fans samlas.
Tematik kanallar gruplar halinde sıralanmaktadır.Sångerna är tematiskt grupperade.
Diğer gruplar azınlık olarak kabul edilmez.Alla andra åldersgrupper är följaktligen kraftigt underrepresenterade.
Bu, grup içi ve gruplar arası eşitlikçilik karşıtı bir eğilimdir.Det utvecklar sig till en strid mellan sanningen och gruppintresset.
Hiwis grupları daha sonra GFP'ye güvenlik ve yardımcı personel olarak alındı.Senare rekryterades Hiwis till GFP, som bevaknings- och handräckningspersonal.
İmparator penguenler gruplar halinde avlanırlar.Імператорські пінгвіни полюють групами.
Bununla birlikte, kontrol çoğunlukla bilgi kontrolü yoluyla daha büyük grupların üzerinde sürdürülür.Однак, найчастіше, контроль над великою групою через контроль інформації.
Şah aynı zamanda Birleşik Devletlerde’de Sufi araştırma grupları organize eder.Шах також організував суфійські навчальні групи в Сполучених Штатах.
Ayrıca Download Festival 2007 de Iron Maiden, Slayer gibi gruplarla çalmıştır.Вони також грали на Download Festival 2007 з Iron Maiden, Slayer та іншими.
Florida'da küçük gruplarda çaldı.Він грав в декількох маловідомих групах в Атланті.
Jack hapisteyken Kade'in aslında isyancı gruplarla çalıştığını öğrenir.У в'язниці Джек дізнається, що Кейд працює з групою повстанців.
Turda ayrıca Monster in the Machine ve Strata gruplarıyla da tanışmıştır.У турі також брали участь Monster in the Machine та Strata.
Newfoundland kıyılarında gruplar 60 yunustan oluşur ama İzlanda'nın doğusunda gruplar daha küçülür.Поблизу Ньюфаундленду групи складають близько 60 особин, у той час як у берегів Ісландії вони значно менші.
Ağustos 2012'de, Neon Trees ve Walk the Moon gruplarıyla beraber kısa bir turneye çıktılar.У серпні 2012 року вони здійснили короткий тур з гуртами Neon Trees та Walk the Moon.
Prusya'nın güçlü-silahlı taktiklerine diğer sosyal ve politik gruplarda da muhalefet oluştu.Опозиція до прусської тактики залізної руки виникла і серед інших соціальних і політичних груп.
Diğer grunge gruplarıda sonradan Nirvana'nın başarısına ulaştılar.Згодом низка гранж-виконавців повторили успіх Nirvana.
Ancak, resmî olmayan bu gruplar, protistlerin morfoloji ve ekolojisini tanımlamakta yine de kullanışlıdır.Проте ці назви все ще використовуються як неформальні для опису морфології та екології цих організмів.
OSE - Yahudi Nüfusu Koruma Grupları Birliği OSE - Yunan Devlet Demiryolları (Οργανισμός Σιδηροδρόμων Ελλάδας)Додаткова присяга Патріотичної громадської партії // Національна парламентська бібліотека Японії (яп.)
Önemli İsrailli dans grupları arasında Batsheva Dans Grubu ve Kibbutz Çağdaş Dans grubu vardır .Відомі ізраїльські танцювальні компанії називаються: «Бат-Шева» і Kibbutz Contemporary Dance Company.
Plazmidler bu grupların birden fazlasının birden üyesi olabilirler.Плазміди можуть належати до більш ніж однієї з цих функціональних груп.
Gezici işçi denetçi gruplarının kurulmasını istiyoruz.Раціоналізація роботи операторів диспетчерської служби.
1938'de Bormann, Martin Bormann'a bağlı olmayan küçük yardımcı gruplara atandı.У 1938 році Борман був переведений в невелику групу ад'ютантів, які підпорядковувалися Мартіну Бормана.
Farklı gruplar bu sorunlara değişik çözümler önerdiler.Різні групи запропонували різні розв'язання цієї проблеми.
Seether aynı zamanda Nine Inch Nails ve Deftones gibi gruplardan da etkilenir.На Seether також вплинули гурти Deftones та Nine Inch Nails.
2 - 5 bireyden oluşan aile grupları içinde yaşarlar.Вони живуть в сімейних групах від 2 до 5 осіб.
Dünya Sağlık Örgütü, yalnızca yüksek riskli gruplarda testin yapılmasını önermektedir.Всесвітня організація здоров'я вважає за доцільне обстежувати лише осіб груп ризику.
Bennett’e göre Şah daha sonra New York’taki Gurdjieff gruplarının başındakilerle de tartışmalarda bulunmuştur.За словами Беннетта, пізніше Шах вів переговори з головами гурджієвських груп у Нью-Йорку.
Bu durum, bazı etnik gruplarda Batılı yaşam tarzına karşı artan hassasiyetten kaynaklanıyor olabilir.Це може бути зумовлене підвищеною чутливістю до західного стилю життя у певних етнічних групах.
Katılımcılar, dört proje alanına özel çeşitli sorunları çözümlemek üzere çalışma grupları oluşturdu.Учасники створили робочі групи для вирішення особливих завдань кожної з чотирьох напрямків проекту.
2004: Eleme gruplarında ikincilik.2004: Груповий етап.
Morfolojik özelliklerine göre gruplara ayrılır.За своїми морфологічними особливостями гліому поділяють на кілька видів.
ICF'nin kullandığı dil farklı gruplar arasındaki iletişimi daha kolay hale getirecektir.Мова МКФ сприяє кращій співпраці між вказаними групами людей.
Bu gruplar üniversitelerinde BEST’in faaliyetlerini desteklemek ve organize etmekle sorumludur.Ці осередки відповідальні за просування та організацію діяльності BEST у своєму університеті.
Dahası, bu eşevre durumları kuantum gruplarınca genellenebilir.Що більше, ці когерентні стани можна узагальнити до квантових груп.
Alman direnişi küçük ve genellikle izole gruplardan oluşuyordu.Опір в Німеччині складався звичайно з маленьких ізольованих груп.
Machine Head, New Wave of American Heavy Metal'in öncü gruplarından bir tanesidir.Machine Head вважають одним із перших гуртів нової хвилі американського хеві-металу.
Bireylerinin sayısı 20'ye kadar varan gruplar içinde yaşarlar.Живе групами до 20 осіб.
Gruplarda sıralama yoktur.Поділу на групи не існує.
Asteroit grupları Ana kuşaktaki asteroitler yörünge özelliklerine göre gruplara ve ailelere ayrılır.Докладніше: Сім'я астероїдів Астероїди об'єднують у групи та сім'ї на основі характеристик їхніх орбіт.
Bazı uygulamalar, gruplar ile çalışırlar.Деякі види живуть групами.
Proteobakteriler (Proteobacteria) bakterilerin ana gruplarından birini meydana getirirler.Протеобактерії (proteobacteria) — це одна з основних груп бактерій.
Fakat 30’ların sonunda Stalin ve taraftarları neredeyse tamamen bu grupları ortadan kaldırmıştır.На початку 1930-х років Сталін і його прихильники остаточно припинили її.
Bu gruplar farklı insan hakları hareketlerini bir araya getirmeyi başardı.Вони досягли успіху в об'єднанні різних галузей Правозахисного руху.
Sıkışan uygulamalar gruplara yerleştirilebilir.Прикріплені застосунки можуть розміщуватися у групах.
1995 yılında bu üçlü 'The Lotus Eaters' adındaki ilk gruplarını kurdular.Заснований у 1995 році під назвою «Lotus Eaters» (англ.
Geçmişte Lostprophets, Killswitch Engage ve The Haunted gibi gruplarla turneye çıkmıştır.У минулому виступали з такими групами, як Lostprophets, The Blackout, Killswitch Engage і The Haunted.
A ve D grupları Kloten Arena'da, B ve C grupları ise Bern'de maçlarını oynadı.Групи A та D проводили свої поєдинки в Клотені, групи B та C — в Берні.
Bu gruplar rahat bir beraberlik gösterirler.Таке задоволення бачити, що вони так гармонійно поєднуються.
2004'te Avrupa'da düzenlendiğinde şu gruplar katıldı: Slayer, Slipknot, Mastodon ve Hatebreed.В 2004 році хлопці беруть участь в турі по Європі «Unholy Alliance» з Slayer, Slipknot і Mastodon.
News Corporation (ya da News Corp), dünyanın en büyük medya gruplarından biridir.|стиль_картки= News Corporation (NYSE: NWS) — міжнародна медіакорпорація, одна з найбільших у світі.
Gruplar en az beş kişiden oluşmalı ve iki kanatta da mevcut olmalıdır.Фракції повинні мати принаймні 5 членів та бути представленими в обох палатах.
Genelde çayırlık alanlarda küçük gruplar şeklinde görülür.Часто мінімалістичні будівлі мають кубічні форми.