Ayrıca İngiltere’de gönüllü çevre grupları mevcuttur.В их рядах присутствуют английские добровольцы.
Bu gruplar 20 ilâ 40 kişiden oluşurdu.Образуют группы от 20 до 40 особей.
Nine Inch Nails, Slayer ve Tool gruplarının her biri de ödülü iki kez kazanmıştır.Группы Black Sabbath, Nine Inch Nails, Slayer и Tool, побеждали в этой категории по два раза.
Eskiden dinler veya etnik gruplar arası evlilikler yasak olabiliyordu.Межэтнические и межрелигиозные браки были запрещены.
Başka bir örnek olarak, mertebesi 12 olan grupları düşünelim.Их примеру последовало и 12 жителей Шумшу.
Rock müziği grupları "Jefferson Starship" ve "Jefferson Airplane" üyesiydi.Кантнер, Пол (74) — американский рок-музыкант, основатель рок-групп Jefferson Airplane и Jefferson Starship .
Partenogenetik çoğalma farklı hayvan gruplarında görülür.Однако сверхпаразитизм встречается и в других группах животных.
Fakat bu grupların görevleri arasındaki farklılık ve ayrılık tam olarak belli değildir.Разделение обязанностей между ними не было толком определено.
Bu grupların çoğu, Yerel Grubumuza kıyasla çok daha zengindir.Наоборот, большинство категорий представляются гораздо более сложными, как наши тела.
Bu renkler de kendi aralarında çeşitli gruplara ayrılır (kuzguni yağız, donuk yağız, kirli yağız vb.).Для разноцветных бус нить изготовляли из нескольких «спаянных» между собой прутиков разного цвета.
Çeşitli partizan gruplar İngilizler ile temas kurmayı başardı.Были несколько различных националистических группировок, борющихся с англичанами.
Lucas daha sonra bir süre farklı endüstriyel müzik gruplarında çalmaya devam etti.Позднее Лука не раз выступал на различных музыкальных фестивалях.
Asteroit grupları Ana kuşaktaki asteroitler yörünge özelliklerine göre gruplara ve ailelere ayrılır.Астероиды объединяют в группы и семейства на основе характеристик их орбит.
Bundan önce sadece Poison ve Guns N' Roses gibi glam metal grupları dinlemektedir.До этого он увлекался глэм-метал/хард-рок группами, таким как Guns N' Roses и Poison.
Grupları diğer gruplar arasında yuvalamak mümkün değildi.Не мог собрать вокруг себя мелкие группы.
Barrow daha önce Bristol'lü gruplardan olan Massive Attack ve Tricky ile de çalıştı.Мартина тесно сотрудничает с Massive Attack, с которыми так же работал Tricky.
Bireylerinin sayısı 20'ye kadar varan gruplar içinde yaşarlar.Обитают небольшими группами до 20 особей.
Çetenin bazı grupları da kokain satıyordu.Большинство участников банды принимали наркотики.
2006’dan beri grupların repertuarları birbirine çok benzemektedir.2006 г. сериал «Братья по-разному».
Umarım bunu sürdürecek diğer gruplar da çıkar.” diyordu...Я хочу послушать как другие будут делать то же самое“.
Yarışmacılar 5-6 kişilik gruplar halinde yarışırlar.Убийцы действовали в группе из пяти-шести человек.
Tanrı'nın varlığına dair argüman ve iddialar bölge ve etnik gruplara göre değişiklik göstermektedir.Отличается в своей общине худобой и стройностью.
Eleme gruplarının belirlenmesi için yapılacak kura çekimine 38 ülkenin katılması kararlaştırıldı.Кроме того, 38 членов Национального совета реформ приглашаются для рассмотрения отдельных вопросов.
Çoğu türler farklı yapılı gruplar oluşturur.Расходящиеся группы формируют новые виды.
8 ila 100 bireyden oluşan gruplar içinde yaşarlar.Восемь с половиной из них они прожили вместе.
Aile grupları bir ya da iki dişi ve yavrularından oluşan küçük gruplardır.Образуют небольшие семейные группы, состоящие из самца, одной или двух кормящих самок и их потомства.
Ardından gruplar birbirlerini ziyaret ederler.Тогда они будут следовать друг за другом.
Bağlı grupların temsilcileri örgüt meclisi toplantılarına katılıp tavsiye oyu kullanabilir.Представители групп могут взять перерыв, чтобы проконсультироваться с остальными её членами.
Bu Beş köye yerleştirilen gruplar birbirleri ile irtibatı bırakmamış görüşmeye devam etmiştir.Он говорит, что все пятеро отнюдь неслучайно попали сюда.
Bu gruplardaki insanlar, çoğu öğretmen ve öğrenciye kıyasla öğrenme nesneleriyle daha ilgilidir.На этот раз некоторые из школьников выглядят более заинтересованными и информированными.
Pampa geyikleri ortalama beş bireyden oluşan küçük gruplar halinde yaşarlar.Олени живут в маленьких группах в среднем по пять животных.
1954 yılında Fulgencio Batista iktidarına karşı mücadele eden öğrenci grupları arasında yer aldı.В 1954 году влился в студенческую борьбу против диктатуры Фульхенсио Батисты.
Beşerli gruplar halinde mağaraların içine götürüldüler.После переклички их группами по пять заводили в пещеры.
Genç erkek yunuslar ayrı gruplar oluştururlar.Молодые самцы образуют отдельные холостяцкие группы.
Bu etnik gruplar yerleştiği ülkenin lisanını benimsemiştir.Назван в честь живущей в этих местах этнической группы.
Halen Dark New Day, Evanescence, Crossfade ve Black Label Society gruplarında yer almaktadır.Таких как Evanescence, Black Label Society, Device, Dark New Day, Crossfade и др.
Bantustanlar ve etnik gruplar.Этнос и этносы.
İkinci tur gruplarda sadece çapraz gruplardan gelen üçer takımla karşılaşıldı.В оставшихся двух раундах между собой встречаются только команды из одной условной группы.
Quendi (bütün elfler), uyandıktan sonra gruplara ayrıldılar.Когда стемнело они разделились на группы и выскочили с разных сторон дома.
Bazen zaman kazanmak için okuma grupları oluşturulur.Иногда публикуются читательские работы.
OSE - Yahudi Nüfusu Koruma Grupları Birliği OSE - Yunan Devlet Demiryolları (Οργανισμός Σιδηροδρόμων Ελλάδας)Список терактов против израильтян и евреев Lebanon hostage crisis (англ.)
Bu gruplardan bazıları az nüfusa sahiptirler.В этом народе преобладают немногочисленные семьи.
2 ila 15 bireyden oluşan gruplar içersinde yaşarlar.Живут группами от 2 до 15 особей.
2., 3., 4. ve 7. grupların her birinde 2 takım yer almaktaydı.Команды второй, третьей, четвёртой, седьмой и восьмой зон были разбиты на 2 подгруппы.
Bazı grupların Kayseri Kredi ve Yurtlar Kurumu binası önünde toplandığı belirtilmiştir.Каждый был обеспечен домашним скотом и денежной ссудой на постройку дома.
Bazı oyun yazarları belli gruplar ya da sahneler için yazabilirler.Играть можно в кампанию или отдельные сценарии.
Bütün gruplara hayatta eşit şans verilmelidir.Все религиозные объединения обладают равными правами.
Bu gruplarda yalnızca geri vokal olarak yer aldı.Стоит отметить, что на эту должность подбирали только физически крепких мужчин.
Saldırganlar cihatçı ideolojiye sahip gruplardı.Террористические группы формируются на идеологической основе.
Normal sezon grup aşamasında aynı ülkeden iki takım eşleşmeyecek şekilde gruplar oluşturuldu.По возможности, две команды из одной страны не могут попасть в одну группу в регулярном сезоне.
2., 3. ve 5. grupların her birinde 2 takım yer almaktaydı.По своей длине они занимают второе и пятое места соответственно.
Neo-Nazi müzik grupları listesiСписок неолитических культур Китая
İlk bitkilerde keşfedilmişler, sonra insan dahil çeşitli başka canlı gruplarında da bulundukları görülmüştür.В будущем жила на Маяке, прежде чем её вместе со многими другими Истинными Верующими выслали на поверхность.
Afalinalar küçük gruplar oluşturarak yaşarlar.Личинки питаются мелкими членистоногими.
En sevdiği gruplar Guns N' Roses, AC/DC ve Black Sabbath'dır.Любимые группы Йенса: AC/DC, Saxon, Black Sabbath, Iron Maiden.
Silahlı gruplar oluşturdular.Представлял Вооружённые Силы.
2 - 3 bireyden meydana gelen gruplarda, açık denizin derin bölgelerinde yaşar.Живут стаями по 2—8 особей в неглубоких водах.
Ayrıca küçük gruplar yerine daha büyük gruplar vardır.Потом — на более мелкие группы.
Kazakistan'nın doğusundaki Altay bölgesinde de bazı küçük Tuva grupları yaşamaktadır.На территории Южного Алтая в Кош-Агачском районе проживает особая этническая группа казахов.
Diğer gruplarda görülür.Встречаются группами.