Ana içeriğe geç
Sözlük

gri ile cümle

gri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Ama grip bir ölüm fermanı da olabilir.アメリカでは毎年 季節性インフルエンザで
Ama o gri bölgelerde karışıklığı bulabilirsiniz, insanlığı ve gerçeği.Ale šedé zóny sú kde nájdete komplexitu, kde nájdete ľudskosť a kde nájdete pravdu.
Ama o gri bölgelerde karışıklığı bulabilirsiniz, insanlığı ve gerçeği.Dar în nuanțele gri găseşti complexitatea, umanitatea, şi adevărul.
Ama o gri bölgelerde karışıklığı bulabilirsiniz, insanlığı ve gerçeği.De ezeken a szürke helyeken lakozik a komplexitás, az emberiség. és az igazság.
Ama o gri bölgelerde karışıklığı bulabilirsiniz, insanlığı ve gerçeği.하지만, 회색지대는 복잡하기도 하고 인간성이 존재하기도 하는 부분입니다. 그리고 그곳이 사람들이 진실을 찾아내는 곳이죠.
Ama o gri bölgelerde karışıklığı bulabilirsiniz, insanlığı ve gerçeği.Ma le aree grigie si trovano dove c'è complessità, si trovano dove c'è umanità e dove c'è verità.
Ama o gri bölgelerde karışıklığı bulabilirsiniz, insanlığı ve gerçeği.Nhưng phần màu xám là nơi bạn tìm thấy sự phức tạp, nơi bạn tìm thấy tính người và nơi bạn tìm thấy sự thật.
Ama o gri bölgelerde karışıklığı bulabilirsiniz, insanlığı ve gerçeği.Αλλά είναι εκεί που βρίσκουμε το πολύπλοκο, την ανθρωπιά, και την αλήθεια.
Ama o gri bölgelerde karışıklığı bulabilirsiniz, insanlığı ve gerçeği.Але саме сірі плями є ускладненням. Саме там є людяність, і саме там можна відшукати правду.
Ama o gri bölgelerde karışıklığı bulabilirsiniz, insanlığı ve gerçeği.Но сивите области са там, където има сложност, където има хора и там откривате истината.
Ama o gri bölgelerde karışıklığı bulabilirsiniz, insanlığı ve gerçeği.אבל באזורים האפורים - שם מוצאים את המורכבות שם מוצאים את האנושיות ושם מוצאים את האמת.
Ama o gri bölgelerde karışıklığı bulabilirsiniz, insanlığı ve gerçeği.لكن المناطق الرمادية هي حيث تجد التعقيد، حيث تجد البشرية و حيث تجد الحقيقة.
Ama o gri bölgelerde karışıklığı bulabilirsiniz, insanlığı ve gerçeği.人間性が見えるところ - 真実が見えるところなのです トニーが言いました
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.もう1つの趣味がありました 偽りのない心の奥底で
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Aber Rosey Grier hatte auch eine andere Leidenschaft.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Ale Rosey Grier mal aj inú vášeň.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Ale Rosey Grier měl ještě jednu vášeň.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Dar Rosey Grier avea și o altă pasiune.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.De Rosey-nak szintén volt egy másik szenvedélye.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.하지만 로지 그리어는 또 다른 열정을 지니고 있었습니다.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Maar Rosey Grier had ook een andere passie.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Mais Rosey Grier avait aussi une autre passion.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Ma Rosey Grier aveva anche un'altra passione.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Mas o Rosey Grier também tinha uma outra paixão.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Men Rosey Grier hade också en annan passion.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Nhưng Rosey Grier còn có đam mê khác.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Pero Rosey Grier también tenía otra pasión.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Rosey Grier miał też inną pasję. Rosey Grier miał też inną pasję.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Tapi Rosey Grier juga mempunyai ketertarikan lain.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Αλλά ο Ρόζι Γκρίερ είχε και ένα άλλο πάθος.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Но Роси Гриър също имал и друга страст.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Но у Роузи Грайера также была другая страсть.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.אבל לרוזי גריאר היתה גם תשוקה נוספת.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.ولكن روزي جارير .. كان لديه شغف آخر ..
Ana yük gri kutuya gidiyor, santrifüje zarar veriyor, ve iran nükleer programı gecikti -- görev tamamlandı.웜에서 만들어진 데이터는 제어 시스템으로 보내지고, 원심 분리기에 손상을 일으키면, 이란의 핵개발 프로그램은 지연됩니다.
Ana yük gri kutuya gidiyor, santrifüje zarar veriyor, ve iran nükleer programı gecikti -- görev tamamlandı.La ojiva ingresa a la caja gris, daña la centrífuga, y el programa nuclear iraní es demorado; misión cumplida.
Ana yük gri kutuya gidiyor, santrifüje zarar veriyor, ve iran nükleer programı gecikti -- görev tamamlandı.הוירוס נכנס לקופסה האפורה, פוגע בצנטריפוגות, והתוכנית הגרעינית האירנית נדחית --
Ana yük gri kutuya gidiyor, santrifüje zarar veriyor, ve iran nükleer programı gecikti -- görev tamamlandı.ومن ثم يتم تحميله على الاجهزة الرمادية لتعطيل اجهزة الطرد المركزي فيتأخر برنامج إيران النووي
Ana yük gri kutuya gidiyor, santrifüje zarar veriyor, ve iran nükleer programı gecikti -- görev tamamlandı.遠心分離機にダメージを与え、 イランの核計画が遅れます-- 任務完遂。
Ancak grip, onları kurnaz olarak görebilirsiniz, ama kurnaz değiller, bilinçli bile değiller.Ale grypa jest na swój sposób sprytna. Oczywiście nie dosłownie - wirusy grypy nie myślą
Ancak grip, onları kurnaz olarak görebilirsiniz, ama kurnaz değiller, bilinçli bile değiller.Jenže chřipka je poměrně zákeřná. Ale není to úmyslné, viry nejsou cítící objekty.
Ancak grip, onları kurnaz olarak görebilirsiniz, ama kurnaz değiller, bilinçli bile değiller.그렇지만 독감 바이러스들이 어떤 속임수를 쓰냐면, 이 얘기를 들으시고 바이러스들이 무척 영악한 것처럼 느껴지겠지만
Ancak grip, onları kurnaz olarak görebilirsiniz, ama kurnaz değiller, bilinçli bile değiller.Але вірус грипу, можете вважати це його хитрістю, хоч це насправді не так, це неістоти.
Ancak grip, onları kurnaz olarak görebilirsiniz, ama kurnaz değiller, bilinçli bile değiller.Грипп - вы можете подумать, что он хитрит, но он не хитрый, он вообще не разумен.
Ancak grip, onları kurnaz olarak görebilirsiniz, ama kurnaz değiller, bilinçli bile değiller.ولكن الانفلونزا مخادعة حقيقة الأمر أنها ليست مخادعة لأنها ليست مخلوقات تحس
Ancak grip, onları kurnaz olarak görebilirsiniz, ama kurnaz değiller, bilinçli bile değiller.巧妙ではないかな、意識があるわけじゃないから。 けどヤツらがしているのは、「絶えず変化をする」ってこと。
Anemik arabacı, gri, siyah sakallı bir adam, bisküvi ve peynir ısırırken,빈혈의 택시 운전사는 회색에 검은 수염 남자는 비스킷과 치즈를 잡아 먹습 동안
Anemik arabacı, gri, siyah sakallı bir adam, bisküvi ve peynir ısırırken,فقر الدم قائد المركبة ، في حين قطعت رجل أسود اللحية باللون الرمادي حتى البسكويت والجبن ،
Anemik arabacı, gri, siyah sakallı bir adam, bisküvi ve peynir ısırırken,バートンを飲み、オフデューティ波形と警官でアメリカにconversed。
AralıklandırmaHorizontal grid spacingAbständeHorizontal grid spacing
AralıklandırmaHorizontal grid spacingAfstandHorizontal grid spacing
AralıklandırmaHorizontal grid spacingDấu cách
AralıklandırmaHorizontal grid spacingEspaciadoHorizontal grid spacing
AralıklandırmaHorizontal grid spacingEspaçoHorizontal grid spacing
AralıklandırmaHorizontal grid spacingÉtatHorizontal grid spacing
AralıklandırmaHorizontal grid spacing& Interlinea
AralıklandırmaHorizontal grid spacingMedzerník
AralıklandırmaHorizontal grid spacingMellanrumHorizontal grid spacing
AralıklandırmaHorizontal grid spacing& Razmik med vrsticami
AralıklandırmaHorizontal grid spacingRozestupyHorizontal grid spacing
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gri ile cümle - Sayfa 46 - gri kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App