Açlık grevi sonuçta ölüme yol açabilir.A hunger strike may ultimately lead to death.
1945'te, KP liderliğindeki ülke çapında bir metal işçisi grevi gerçekleşti.In 1945, there was a nationwide metal workers' strike, led by SKP.
İsrail ziyareti, tutuklanması ve açlık greviVisit to Israel, arrest and hunger strike
Bunun üzerine Muzorewa, 3-11 Kasım arasında açlık grevine girdi.[1]Muzorewa then went on a hunger strike, which lasted from 3 to 11 November.[5]
Nesrin Sutude'nin açlık greviHunger strike of Nasrin Sotoudeh
Hatta bir tutuklu açlık grevi yapacak kadar ileri gitmişti.One prisoner had even gone as far as to go on a hunger strike.
Greville'in örnek bir illüstrasyonu: Begonia gracilis – 1830'da yayımlandıA sample illustration by Greville: Begonia_gracilis – Published in 1830
Robert Kaye Greville, son zamanlarıRobert Kaye Greville in old age
Robert Kaye Greville'in Edinburgh, Dean Mezarlığı'ndaki kabriThe grave of Robert Kaye Greville, Dean Cemetery, Edinburgh
Greville, 1816'da 1. William Eden'in yeğeni Charlotte Eden ile evlendi.Greville married William Eden, 1st Baron Auckland's niece Charlotte Eden in 1816.
El-Haffar 1936 Suriye genel grevinin aktif bir katılımcısı ve organizatörüydü.Al-Haffar was an active participant and organizer in the 1936 Syrian general strike.
Cezaevi koşullarına karşı başlattığı açlık grevi sonucunda öldü.Died as the result of a hunger strike against prison conditions.
Tren grevi beni hiç rahatsız etmedi.Der Bahnstreik hat mich überhaupt nicht gestört.
ABD genelindeki ilk genel grev olan 1919 Genel Grevi burada başladı.1919 fand in Seattle der erste Generalstreik des Landes statt.
1920'de Cork belediye başkanı Terence MacSwiney, Brixton Cezaevinde açlık grevindeyken öldü.Der Oberbürgermeister von Cork, Terence MacSwiney, starb 1920 im Gefängnis von Brixton (London).
Ekim 1926 tarihinde Hamburg liman işçileri grevini destekledi.Im Oktober 1926 unterstützte Thälmann in Hamburg den dortigen Hafenarbeiterstreik.
10 Kasım - İstanbul'da YÖK'ü protesto için bazı öğrencilerin başlattıkları açlık grevi 67 saat sonra bitti.Ende August 2011 beendeten sechs Schüler nach 37 Tagen ihren Hungerstreik.
1926 Birleşik Krallık genel grevi sonrasında ailesi ile birlikte Dartford'a taşındı.Nach dem Generalstreik von 1926 zog seine Familie nach Dartford in Kent.
Açlık grevimiz sayesinde gruplar halinde kalma hakkını elde etmiştik.Infolge der Fastenkuren traten Hungerödeme auf.
Açlık grevi ^ Fuat, Memet.Lauf nach Haus, kleine Maus.
Ülke, genel grevin eşiğindeydi.Es gehörte dem Oberrheinischen Reichskreis an.
Yani bir paraşüt grevi görür.Hierzu wird ein Paradekorbschläger geführt.
Bir grevi sonuçlandırmaz ama grevi yönlendirebilir.Das hätte zur Folge, dass nicht einmal die Mitglieder einen Streik aufhalten könnten.
Kocasına göre, Sutude açlık grevine dört hafta sonra 23 Ekim'de sona erdirdi.Selon son mari, Mme Sotoudeh met fin à cette grève de la faim quatre semaines plus tard, le 23 octobre.
1980 yılında, yedi tutuklu 53 gün sonra sona eren ilk açlık grevine katıldı.En 1980, sept prisonniers participèrent à une première grève de la faim, qui prit fin après 53 jours.
Açlık grevi ^ Fuat, Memet.Uracis Uracis imbuta, mâle.
Gandhi İngiliz yönetimindeki Hindistan'ın bağımsızlığı için açlık grevi başlattı.Munawar a rejoint sa lutte pour l'indépendance indienne de la domination britannique.
1988 - Cezaevlerinde yaklaşık bin kişinin bir süredir açlık grevi yaptığı açıklandı.En 1989, plus de 300 détenus organisent une grève de la faim.
Bu durumu protesto etmek için 3 günlük bir açlık grevi yaptı.En septiembre de 2015 hizo una huelga de hambre «seca» de tres días para protestar por ese maltrato.
Tecrit edilmeye karşı pek çok açlık grevi başlattılar ama yemek yemeye zorlandılar.Emprendió una huelga de hambre, pero le obligaron a alimentarse.
Açlık grevimiz sayesinde gruplar halinde kalma hakkını elde etmiştik.Durante esta huelga de hambre fue alimentado a la fuerza.
Yakalandıklarında da açlık grevi yapmışlardır.Les di de comer cuando estaban hambrientos.
Şair, açlık grevini erteledi.Basta recordar que la papa salvó de la hambruna a Europa.
Ülke, genel grevin eşiğindeydi.Lloraste en el Generalife.
Ekim 1926 tarihinde Hamburg liman işçileri grevini destekledi.En octubre de 1926 apoyó en persona la huelga de obreros en su ciudad natal, Hamburgo.
Bilinen en büyük çatışma 1892 yılında yaşanan Homestead Grevi sırasında yaşanmıştır.Los miembros de los sindicatos más calificados reaccionaron con éxito en la huelga de Homestead en 1892.
20. yüzyılın başlarında İngiliz hapishanelerindeki süfrajetler sık sık açlık grevi yapıyorlardı.All'inizio del XX secolo le suffragette portarono spesso avanti scioperi della fame nelle prigioni inglesi.
Ganji açlık grevindeyken dünyanın özgür insanlarına iki mektup yazdı.Mentre era in sciopero della fame, Ganji ha scritto due lettere alle persone libere di tutto il mondo.
Sendikaların grevi 14 hafta ve 2 gün sürdü (100 gün).Lo sciopero duró 14 settimane e 2 giorni.
Bu durumu protesto etmek için 3 günlük bir açlık grevi yaptı.Tre settimane dopo ha iniziato uno sciopero della fame per protestare contro le condizioni del carcere.
1920'de Cork belediye başkanı Terence MacSwiney, Brixton Cezaevinde açlık grevindeyken öldü.Il suo successore, Terence MacSwiney, morì in uno sciopero della fame nel carcere di Brixton, a Londra.
Açlık grevi ^ Fuat, Memet.Una demonica umiltà, coll.
Uzun süren direnişin sonunda işçiler taleplerini kabul ettirerek grevi sonlandırırlar.Che, questa volta, si ammorbidisce, cedendo finalmente alle richieste dei lavoratori.
Tutuklanmalarından sonra bunu, bir grubun açlık grevi takip etti.Lui, allora, comincia uno sciopero della fame.
İçişleri bakanı iken 1904 yılında demiryolları işçilerinin grevini şiddetli bir şekilde bastırdı.Как министр внутренних дел он жестко подавил забастовку железнодорожников в 1904 году.
Yemek yememe grevidir.Трудно было с продовольствием.
30 Temmuz'da aktör grevi başladı.1 июля профсоюз начал новую стачку.
İngiliz hükümeti 9 gün süren grevi engellemekte başarısız oldu.Он опоздал перехватить британцев на десять дней.
Örneğin 1934 Tekstil İşçileri grevi gibi.Баку, 1934 г. Теория стилистики.
Yakalandıklarında da açlık grevi yapmışlardır.Избили — и кончилась голодовка.
Ganji açlık grevindeyken dünyanın özgür insanlarına iki mektup yazdı.وقد كتب “غانجي” أثناء إضرابه عن الطعام رسالتين إلى أحرار العالم.
Yemek yememe grevidir.صعوبة في تناول الطعام.
1920'de Cork belediye başkanı Terence MacSwiney, Brixton Cezaevinde açlık grevindeyken öldü.في أكتوبر من العام 1920 توفي تيرينس ماكسويني عمدة مدينة “كورك” أثناء إضرابه عن الطعام في سجن بريكستون.
Açlık grevi ^ Fuat, Memet.شرد أعاتب يا البريسم..
20. yüzyılın başlarında İngiliz hapishanelerindeki süfrajetler sık sık açlık grevi yapıyorlardı.خاضت المُطالِبات بحق اقتراع المرأة في مطلع القرن العشرين إضراباً عن الطعام في السجون البريطانية.
Tecrit edilmeye karşı pek çok açlık grevi başlattılar ama yemek yemeye zorlandılar.قام معاذ بإضراب طويل عن الطعام، وكان يُجبر على التغذية القسرية.
Çoğu batı ülkeleri 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarında grevi kısmen yasallaştırmıştır.أكثر البلدان الغربية شرعت الإضراب في أواخر القرن التاسع عشر أو بدايات القرن العشرين.
Fransız Batı Afrikası'nda 76 gün süren ilk başarılı grevi düzenledi.Foi um dos organizadores da primeira greve com êxito (76 dias) nas colónias francesas do oeste africano.
1980 yılında, yedi tutuklu 53 gün sonra sona eren ilk açlık grevine katıldı.Em 1980, sete prisioneiros deram início à primeira greve de fome, a qual terminou 53 dias depois.
"June" Strange ve bir sigortacı olan Greville Philip Austin Collins'in çocukları olarak dünyaya geldi."June" (nascido Strange), uma agente teatral, e Greville Philip Austin Collins, um agente de seguros.