Ana içeriğe geç
Sözlük

global ile cümle

global kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
San Francisco'da Global Fund for Women.Global Fund for Women di San Francisco.
San Francisco'da Global Fund for Women.Global Fund for Women en San Francisco.
San Francisco'da Global Fund for Women.Global Fund for Women in San Francisco.
San Francisco'da Global Fund for Women.Global Fund for Women în San Francisco.
San Francisco'da Global Fund for Women.샌프란시스코에 있는 여성을 위한 글로벌 기금(Global Fund for Women).
San Francisco'da Global Fund for Women.Global Fund for Women w San Francisco.
San Francisco'da Global Fund for Women."Global Fund for Women" в Сан-Франциско.
San Francisco'da Global Fund for Women.Global Fund für Women aus San Francisco.
San Francisco'da Global Fund for Women.Глобален фонд за жените в Сан Франциско.
San Francisco'da Global Fund for Women."הקרן העולמית לנשים" בסן-פרנציסקו.
San Francisco'da Global Fund for Women.الصندوق العالمي للمرأة في سان فرانسيسكو
San Francisco'da Global Fund for Women.これらに共通するのは
Sanırım bu global farkına varılma olasılığı çok fazla çaba sarfetmeye teşvik ediyor.Deze nieuwe vorm van wereldwijde erkenning, zet aan tot enorme inspanningen.
Sanırım bu global farkına varılma olasılığı çok fazla çaba sarfetmeye teşvik ediyor.Então, essa possibilidade de um novo tipo de reconhecimento global, está na origem de um grande esforço.
Sanırım bu global farkına varılma olasılığı çok fazla çaba sarfetmeye teşvik ediyor.Esta posibilidad de un reconocimiento global, creo que está motivando gran cantidad de esfuerzo.
Sanırım bu global farkına varılma olasılığı çok fazla çaba sarfetmeye teşvik ediyor.Jadi, kemungkinan untuk diakui secara global seperti ini, menurut saya mendorong orang untuk bekerja keras.
Sanırım bu global farkına varılma olasılığı çok fazla çaba sarfetmeye teşvik ediyor.Khả năng nhận được sự công nhận toàn cầu này tôi nghĩ là đang thúc đẩy rất nhiều sự cố gắng.
Sanırım bu global farkına varılma olasılığı çok fazla çaba sarfetmeye teşvik ediyor.새로운 종류의 전세계적 인정이라는 가능성이 제 생각에는 엄청난 양의 노력을 움직여줍니다.
Sanırım bu global farkına varılma olasılığı çok fazla çaba sarfetmeye teşvik ediyor.Quindi, questa possibilità di un nuovo tipo di riconoscimento globale, credo stia indirizzando sforzi enormi.
Sanırım bu global farkına varılma olasılığı çok fazla çaba sarfetmeye teşvik ediyor.Så denna möjlighet till en ny sorts global berömmelse tror jag driver många att anstränga sig hårt.
Sanırım bu global farkına varılma olasılığı çok fazla çaba sarfetmeye teşvik ediyor.Şi cred că această ocazie să fii recunoscut la nivel mondial, cred, este un stimulent imens.
Sanırım bu global farkına varılma olasılığı çok fazla çaba sarfetmeye teşvik ediyor.Takže, tahle možnost nového typu globálního uznání, si myslím pohání obrovské množství úsilí.
Sanırım bu global farkına varılma olasılığı çok fazla çaba sarfetmeye teşvik ediyor.Takže táto možnosť nového typu globálneho uznania, myslím, poháňa obrovské množstvo úsilia.
Sanırım bu global farkına varılma olasılığı çok fazla çaba sarfetmeye teşvik ediyor.Ta możliwość bycia znanym na całym świecie, zachęca do ogromnego wysiłku.
Sanırım bu global farkına varılma olasılığı çok fazla çaba sarfetmeye teşvik ediyor.Tehát, ez a lehetőség egy újfajta globális elismerésre, azt gondolom, óriási mennyiségű erőfeszítést okoz.
Sanırım bu global farkına varılma olasılığı çok fazla çaba sarfetmeye teşvik ediyor.Така че тази възможност за нов тип на глобално признание, мисля, че това движи огромно количество усилие.
Sanırım bu global farkına varılma olasılığı çok fazla çaba sarfetmeye teşvik ediyor.לכן, אפשרות זו של סוג חדש של הכרה עולמית, כך אני סבור, גורמת להשקעת מאמצים גדולים מאוד.
Sanırım bu global farkına varılma olasılığı çok fazla çaba sarfetmeye teşvik ediyor.لذا .. ان هذه الامكانية من النوع الجديد من البروز الاجتماعي اعتقد انها ستحرك الكثير من الطاقات حول العالم
Sanırım bu global farkına varılma olasılığı çok fazla çaba sarfetmeye teşvik ediyor.多大な努力を 後押ししているのだと思います 恩恵を得ているのはスターだけではありません
Şimdiye kadar, ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.Até agora, os EUA têm sido o traço dominante do nosso mundo.
Şimdiye kadar, ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.Egészen mostanáig az Egyesült Államok volt a világunk domináns szereplője.
Şimdiye kadar, ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.Fino ad ora, gli Stati Uniti sono stati l'entità dominante del nostro mondo.
Şimdiye kadar, ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.Începe să apară o lume multipolară.
Şimdiye kadar, ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.Sie fangen an, das Hervortreten einer multipolaren Welt zu sehen.
Şimdiye kadar, ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.Vidíme vznik multipolárního světa.
Şimdiye kadar, ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.Μέχρι τώρα, οι Ηνωμένες Πολιτείες ήταν το κυρίαρχο χαρακτηριστικό του κόσμου μας.
Şimdiye kadar, ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.Досі Сполучені Штати були характерною ознакою нашого світу.
Sonra oyunun en büyük değişikliklerinden birine geliyoruz - Global harita'nın fonksiyonelliği.Dosud jedna z největších herních změn - role globální mapy.
Sonra oyunun en büyük değişikliklerinden birine geliyoruz - Global harita'nın fonksiyonelliği.E chegamos até a maior mudança no jogo - isto é o papel do mapa global.
Sonra oyunun en büyük değişikliklerinden birine geliyoruz - Global harita'nın fonksiyonelliği.Eine der größten Veränderungen im Gameplay betrifft - die Rolle der Weltkarte.
Sonra oyunun en büyük değişikliklerinden birine geliyoruz - Global harita'nın fonksiyonelliği.Kontynuując, przechodzimy do jednej z największych zmian w grze dotychczas - mianowicie - rola Mapy Globalnej.
Sonra oyunun en büyük değişikliklerinden birine geliyoruz - Global harita'nın fonksiyonelliği.Și, desigur, una dintre cele mai mari schimbări de gameplay care le-am făcut vreodată - rolul Hărții Globale.
Sonra oyunun en büyük değişikliklerinden birine geliyoruz - Global harita'nın fonksiyonelliği.И переходим к одной из самый больших перемен - а именно - роль Глобальной карты.
Sonra oyunun en büyük değişikliklerinden birine geliyoruz - Global harita'nın fonksiyonelliği.И се премине към една от най-големите игрови промени до този момент - а именно - ролята на Глобалната карта.
Süreç, çıktı, sonuç ve etkiyi kapsayan global değerlendirmeler Avrupa’da daha az yapılmaktadır.EU:ssa on monenlaisia kansallisia huumestrategioita, joilla on kuitenkin yhteisiä tavoitteita.
Süreç, çıktı, sonuç ve etkiyi kapsayan global değerlendirmeler Avrupa’da daha az yapılmaktadır.Globální hodnocení, zabývající se procesy, výstupy, výsledky a dopady, jsou v Evropě méně častá.
Süreç, çıktı, sonuç ve etkiyi kapsayan global değerlendirmeler Avrupa’da daha az yapılmaktadır.Les évaluations globales couvrant les processus, les résultats et les impacts sont moins fréquentes en Europe.
Süreç, çıktı, sonuç ve etkiyi kapsayan global değerlendirmeler Avrupa’da daha az yapılmaktadır.Splošna vrednotenja, ki vključujejo postopek, učinek, rezultat in posledice, v Evropi niso tako pogosta.
Ta ki gerçek global genç liderle buluşana kadar, Shimon Peres, İsrail cumhurbaşkanı.Ale trafiłem na prawdziwie młodego lidera, Szymona Peresa,
Ta ki gerçek global genç liderle buluşana kadar, Shimon Peres, İsrail cumhurbaşkanı.Amíg el nem jutottam egy igazi fiatal globális vezetőhöz, Simon Pereshez, Izrael elnökéhez.
Ta ki gerçek global genç liderle buluşana kadar, Shimon Peres, İsrail cumhurbaşkanı.Até que cheguei até ao verdadeiro líder global da juventude, Shimon Peres, presidente de Israel.
Ta ki gerçek global genç liderle buluşana kadar, Shimon Peres, İsrail cumhurbaşkanı.Bis ich dann den wirklichen 'jungen' Global Leader traf, Shimon Peres, Präsident von Israel.
Ta ki gerçek global genç liderle buluşana kadar, Shimon Peres, İsrail cumhurbaşkanı.Finché non ho raggiunto il vero leader giovane globale, Shimon Peres, Presidente di Israele.
Ta ki gerçek global genç liderle buluşana kadar, Shimon Peres, İsrail cumhurbaşkanı.Hasta que llegué al verdadero líder joven global, Shimon Peres, Presidente de Israel.
Ta ki gerçek global genç liderle buluşana kadar, Shimon Peres, İsrail cumhurbaşkanı.Indtil jeg kom til den sande unge globale leder, Shimon Peres, Israels præsident.
Ta ki gerçek global genç liderle buluşana kadar, Shimon Peres, İsrail cumhurbaşkanı.Jusqu'à ce que je sois reçu par un vrai jeune dirigeant de ce monde, Shimon Peres, le président d'Israel.
Ta ki gerçek global genç liderle buluşana kadar, Shimon Peres, İsrail cumhurbaşkanı.그러다가 마침내 진정한 젋은 글로벌 리더인 이스라엘의 시몬 페레스 대통령을 만났습니다.
Ta ki gerçek global genç liderle buluşana kadar, Shimon Peres, İsrail cumhurbaşkanı.Până m-am întâlnit cu un adevărat lider global, Shimon Peres, președintele Israelului.
Ta ki gerçek global genç liderle buluşana kadar, Shimon Peres, İsrail cumhurbaşkanı.Totdat ik de ware jonge wereldleider, Shimon Peres, President van Israel ontmoette.
Ta ki gerçek global genç liderle buluşana kadar, Shimon Peres, İsrail cumhurbaşkanı.Μέχρι που απευθύνθηκα σε έναν γνήσιο νέο διεθνή ηγέτη, τον Σιμόν Πέρες, πρόεδρο του Ισραήλ.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod