Kurallar gizemli.答えは そもそも存在するとしての話ですが
Matematiksel olarak X'i bulmak için ne yapabiliriz. Bu gizemli kütlenin ne olduğunu bulmaya çalışalım.Co bychom mohli udělat, abychom si vyjádřili "x", a zjistili tak, jaká je ona záhadná hmotnost "x".
Mesela "Star Wars"a bakın. Droidler gider gizemli kadınla tanışır.스타워즈의 경우를 생각해 봅시다 드로이드를 보고 의문의 여성을 보게 되죠
Mesela "Star Wars"a bakın. Droidler gider gizemli kadınla tanışır.Podívejte se na "Hvězdné války." Máte tam droidy, potkají záhadnou ženu.
Mesela "Star Wars"a bakın. Droidler gider gizemli kadınla tanışır.W "Gwiezdnych Wojnach" droidy spotykają kobietę.
Mesela "Star Wars"a bakın. Droidler gider gizemli kadınla tanışır.Возьмем, например, "Звездные Войны." Вот дроиды, они встречают загадочную женщину.
Mesela "Star Wars"a bakın. Droidler gider gizemli kadınla tanışır.Погледнете например "Междузвездни войни." Имате дроиди; те срещат мистериозна жена.
Mesela "Star Wars"a bakın. Droidler gider gizemli kadınla tanışır.תסתכלו, למשל, ב"מלחמת הכוכבים". יש דרואידים; הם פוגשים אשה מיסתורית
Mesela "Star Wars"a bakın. Droidler gider gizemli kadınla tanışır.あの人は誰? わかりません 謎の箱です!
Müzik her seferinde Vicky'i gizemli bir şekilde büyülüyordu.War er altijd in slaagde om Vicky op een magische manier te raken.
Müzik her seferinde Vicky'i gizemli bir şekilde büyülüyordu.و الذي لم يفشل في التأثير بفيكي بطريقة سحرية
Ne kadar gülünç, gizemli, kışkırtıcı görünürse görünsün.비록 우스워보일지라도, 소수만 이해할 지라도, 그리고 아무리 선동적으로 보일지라도요.
Ne kadar gülünç, gizemli, kışkırtıcı görünürse görünsün.לא משנה עד כמה מצחיק, לא משנה עד כמה אזוטרי, לא משנה כמה יראה כמרדני.
Ne kadar gülünç, gizemli, kışkırtıcı görünürse görünsün.لايهم كم هو مضحك , لايهم كم هو سري لايهم كم يبدو فاتنا
Ne kadar gülünç, gizemli, kışkırtıcı görünürse görünsün.どんなに扇動的に思われても この学ぼうとする意欲が 我らがハンガリー人
Neyse - gizemli kutularla ilgili buna benzer şeyler hissetmeye başladım, buna zorlandım.Aşa că este această legătură faţă de cutii misterioase care am simţit că m-a prins.
Neyse - gizemli kutularla ilgili buna benzer şeyler hissetmeye başladım, buna zorlandım.Bref -- Donc nous avons ce truc des boîtes mystère qui m'attirent.
Neyse - gizemli kutularla ilgili buna benzer şeyler hissetmeye başladım, buna zorlandım.Comunque...
Neyse - gizemli kutularla ilgili buna benzer şeyler hissetmeye başladım, buna zorlandım.Dù sao thì -- Đây là điều mà tôi cảm nhận được từ những chiếc hộp bí ẩn, kiểu như, bị thôi thúc.
Neyse - gizemli kutularla ilgili buna benzer şeyler hissetmeye başladım, buna zorlandım.Dus eigenlijk voel ik me gedwongen deze Mystery boxes te gebruiken.
Neyse - gizemli kutularla ilgili buna benzer şeyler hissetmeye başladım, buna zorlandım.Entonces, está esta cosa con cajas del misterio hacia las que me sentía atraído.
Neyse - gizemli kutularla ilgili buna benzer şeyler hissetmeye başladım, buna zorlandım.Estas caixas misteriosas atraem-me.
Neyse - gizemli kutularla ilgili buna benzer şeyler hissetmeye başladım, buna zorlandım.Jokatapauksessa -- Arvoituslaatikot alkoivat siis kiehtoa minua.
Neyse - gizemli kutularla ilgili buna benzer şeyler hissetmeye başladım, buna zorlandım.제가 따르고 있다고 느낀 것들에는 미스터리 박스가 존재합니다
Neyse - gizemli kutularla ilgili buna benzer şeyler hissetmeye başladım, buna zorlandım.Nå, men -- Så der er det her med mystiske kasser, som jeg begyndte at blive tiltrukket af.
Neyse - gizemli kutularla ilgili buna benzer şeyler hissetmeye başladım, buna zorlandım.Na mindegy -- Szóval itt van ez a dolog a rejtélyes dobozokkal, amitől lenyűgözve éreztem magam.
Neyse - gizemli kutularla ilgili buna benzer şeyler hissetmeye başladım, buna zorlandım.Stejně -- Samotné záhadné schránky jako by mě k něčemu vedly.
Neyse - gizemli kutularla ilgili buna benzer şeyler hissetmeye başladım, buna zorlandım.Więc ciągną mnie tajemnicze skrzynki.
Neyse - gizemli kutularla ilgili buna benzer şeyler hissetmeye başladım, buna zorlandım.Τέλος πάντων... Αυτό είναι το θέμα με τα μυστηριώδη κουτιά, άρχισα να νιώθω συνεπαρμένος.
Neyse - gizemli kutularla ilgili buna benzer şeyler hissetmeye başladım, buna zorlandım.Както и да е -- И така това нещо с магическите кутии което започнах да усещам се усложняваше.
Neyse - gizemli kutularla ilgili buna benzer şeyler hissetmeye başladım, buna zorlandım.Ну вот -- И вот это принцип ящиков с загадками, к который меня начал покорять.
Neyse - gizemli kutularla ilgili buna benzer şeyler hissetmeye başladım, buna zorlandım.אז יש עניין כזה עם קופסאות מיסתורין שהתחלתי להרגיש, כאילו, מחויב אליו
Neyse - gizemli kutularla ilgili buna benzer şeyler hissetmeye başladım, buna zorlandım.ولذلك كان هناك ذلك الشيء الذى أسميه صندوق الغموض الذي بدأت الشعور به و يجعلنى مجبرا على المتابعة.
Neyse - gizemli kutularla ilgili buna benzer şeyler hissetmeye başladım, buna zorlandım.それからイマジネーションという意味での謎があります
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.Ea are grație, e misterioasă și transcedentală, și acelea sunt calitățile centrale ale glamourului.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.E' aggraziata, è misteriosa e trascendente, e queste sono le qualità principali del glamour.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.Es refinada, es misteriosa e inspiradora, y esas son las cualidades principales del glamur.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.Jest ona pełna wdzięku, tajemnicza i niezwykła, a są to główne wyznaczniki glamour.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.그녀는 우아합니다. 그녀는 신비롭고 초월적으로 보입니다. 그것들이 매력의 핵심 특성입니다.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.Ze is sierlijk, mysterieus en transcendent, en dat zijn de centrale kwaliteiten van glamour.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.Она изящна, загадочна и удивительно не похожа на других. А это и есть главные черты гламура.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.Тя е грациозна, мистериозна и съвършена, и това са основните качества на бласъка.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.היא חיננית, היא מסתורית והיא נָעַלה. ואלו המאפיינים המרכזיים של זוהר.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.إنها رشيقة، إنها غامضة، إنها متعالية وهذه هي المركزيات في الابهار
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.これがグラマーの本質です 眼は見えません 下を向いています
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.A fost dulce, locul cel mai misterios-cautati orice s-ar putea imagina.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Bola to najsladšie, najzáhadnejšia vyzerajúce miesto, každý si nedokázal predstaviť.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Byla to nejsladší, nejzáhadnější vyhlížející místo, každý si nedokázal představit.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Det var den sødeste, mest mystiske udseende sted nogen kunne forestille sig.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Det var den sötaste, mest mystiska utseende plats någon kunde föreställa sig.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Đó là, ngọt ngào nhất bí ẩn-nơi bất kỳ ai có thể tưởng tượng.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Era doce o lugar, mais misterioso de aparência qualquer um poderia imaginar.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Era el más dulce, el lugar más misterioso de aspecto cualquiera podría imaginar.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.E 'stato il più dolce, luogo più misterioso il futuro nessuno possa immaginare.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Es war das süßeste, geheimnisvollste-looking Ort jemand vorstellen konnte.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Ez volt a legédesebb, legrejtélyesebb külsejű tegyen lehetett képzelni.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Het was de liefste, meest mysterieuze uitziende plaats iemand zou kunnen bedenken.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Il était doux, le lieu le plus mystérieux regardant toute on pourrait imaginer.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Ini adalah tempat, termanis dan paling misterius yang tampak salah satu bisa membayangkan.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.그것은 어느 한 상상이 수있는 제일, 가장 신비 보이는 곳이었다.