Neyse - gizemli kutularla ilgili buna benzer şeyler hissetmeye başladım, buna zorlandım.Ну вот -- И вот это принцип ящиков с загадками, к который меня начал покорять.
Neyse - gizemli kutularla ilgili buna benzer şeyler hissetmeye başladım, buna zorlandım.אז יש עניין כזה עם קופסאות מיסתורין שהתחלתי להרגיש, כאילו, מחויב אליו
Neyse - gizemli kutularla ilgili buna benzer şeyler hissetmeye başladım, buna zorlandım.ولذلك كان هناك ذلك الشيء الذى أسميه صندوق الغموض الذي بدأت الشعور به و يجعلنى مجبرا على المتابعة.
Neyse - gizemli kutularla ilgili buna benzer şeyler hissetmeye başladım, buna zorlandım.それからイマジネーションという意味での謎があります
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.Ea are grație, e misterioasă și transcedentală, și acelea sunt calitățile centrale ale glamourului.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.E' aggraziata, è misteriosa e trascendente, e queste sono le qualità principali del glamour.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.Es refinada, es misteriosa e inspiradora, y esas son las cualidades principales del glamur.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.Jest ona pełna wdzięku, tajemnicza i niezwykła, a są to główne wyznaczniki glamour.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.그녀는 우아합니다. 그녀는 신비롭고 초월적으로 보입니다. 그것들이 매력의 핵심 특성입니다.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.Ze is sierlijk, mysterieus en transcendent, en dat zijn de centrale kwaliteiten van glamour.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.Она изящна, загадочна и удивительно не похожа на других. А это и есть главные черты гламура.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.Тя е грациозна, мистериозна и съвършена, и това са основните качества на бласъка.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.היא חיננית, היא מסתורית והיא נָעַלה. ואלו המאפיינים המרכזיים של זוהר.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.إنها رشيقة، إنها غامضة، إنها متعالية وهذه هي المركزيات في الابهار
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.これがグラマーの本質です 眼は見えません 下を向いています
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.A fost dulce, locul cel mai misterios-cautati orice s-ar putea imagina.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Bola to najsladšie, najzáhadnejšia vyzerajúce miesto, každý si nedokázal predstaviť.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Byla to nejsladší, nejzáhadnější vyhlížející místo, každý si nedokázal představit.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Det var den sødeste, mest mystiske udseende sted nogen kunne forestille sig.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Det var den sötaste, mest mystiska utseende plats någon kunde föreställa sig.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Đó là, ngọt ngào nhất bí ẩn-nơi bất kỳ ai có thể tưởng tượng.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Era doce o lugar, mais misterioso de aparência qualquer um poderia imaginar.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Era el más dulce, el lugar más misterioso de aspecto cualquiera podría imaginar.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.E 'stato il più dolce, luogo più misterioso il futuro nessuno possa immaginare.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Es war das süßeste, geheimnisvollste-looking Ort jemand vorstellen konnte.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Ez volt a legédesebb, legrejtélyesebb külsejű tegyen lehetett képzelni.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Het was de liefste, meest mysterieuze uitziende plaats iemand zou kunnen bedenken.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Il était doux, le lieu le plus mystérieux regardant toute on pourrait imaginer.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Ini adalah tempat, termanis dan paling misterius yang tampak salah satu bisa membayangkan.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.그것은 어느 한 상상이 수있는 제일, 가장 신비 보이는 곳이었다.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Se oli suloisin, salaperäinen näköinen paikka joku voisi kuvitella.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.To był najsłodszy, najbardziej tajemniczych wyglądające miejsce ktoś mógł sobie wyobrazić.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.To je bil najlepši, najbolj skrivnostnih videza postavljajte si jo lahko zamislimo.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Ήταν το πιο γλυκό, πιο μυστηριώδη εμφάνιση τοποθετείτε θα μπορούσε κανείς να φανταστεί.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Това е най-сладките, най-загадъчните изглеждащи някой можеше да си представи.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Це був самий солодкий, найзагадковіший вигляд будь-якого місця можна було б собі уявити.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.Это был самый сладкий, самый загадочный вид любого места можно было бы себе представить.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.זה היה מתוק, המקום הכי מסתורי שנראה כל אחד יכול לדמיין.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.كان أحلى ، والمكان الأكثر غموضا ، يمكن للمرء أن يبحث أي تصور.
O herhangi biri ile hayal edebileceğiniz en tatlı, en gizemli görünümlü bir yer oldu.で、それをシャットダウン高い壁は登るの葉の茎で覆われていた
O kim? Bilmiyoruz. Gizemli kutu.누굴까요? 모르죠? 미스터리입니다!
O kim? Bilmiyoruz. Gizemli kutu.מי היא? אנחנו לא יודעים. קופסת מיסתורין! אתם יודעים?
O kim? Bilmiyoruz. Gizemli kutu.من هى؟ نحن لا نعرف. صندوق من الغموض! كما تعلم؟
O kim? Bilmiyoruz. Gizemli kutu.それからルーク スカイウォーカーがそのドロイドを手に入れ ホログラム映像を見ます
Ölümün gizemi üzerine yaptığı sorgulamalarda Eski Mısırlı'lar, sadece düş gücü alıştırmaları yapmıyorlardı.În aceste incursiuni în misterul morţii vechii egipteni nu-şi exersau doar imaginaţia.
Ölümün gizemi üzerine yaptığı sorgulamalarda Eski Mısırlı'lar, sadece düş gücü alıştırmaları yapmıyorlardı.Staří Egypťané ale při svém zkoumání záhad smrti jen netrénovali představivost.
Ölümün gizemi üzerine yaptığı sorgulamalarda Eski Mısırlı'lar, sadece düş gücü alıştırmaları yapmıyorlardı.W tych rozważaniach na temat śmierci Egipcjanie nie bawili się swoją wyobraźnią.
Ölümün gizemi üzerine yaptığı sorgulamalarda Eski Mısırlı'lar, sadece düş gücü alıştırmaları yapmıyorlardı.А в цих дослідженнях таємниці смерті давні єгиптяни не просто гралися своєю уявою.
Ölümün gizemi üzerine yaptığı sorgulamalarda Eski Mısırlı'lar, sadece düş gücü alıştırmaları yapmıyorlardı.И в этих исследованиях загадки смерти древние египтяне не просто упражняли свое воображение.
Ölümün gizemi üzerine yaptığı sorgulamalarda Eski Mısırlı'lar, sadece düş gücü alıştırmaları yapmıyorlardı.ובפניות אלו למיסתורין המוות המצרים העתיקים לא אמנו את דמיונם בלבד
Onu tekrar görmek. Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.그 사람을 다시 만나고. 아마도 그는 신비로운 정원에서 살았
Onu tekrar görmek. Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.Måske levede han i den mystiske haven og vidste alt om det.
Onu tekrar görmek. Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.Peut-être qu'il vivait dans le jardin mystérieux et savait tout cela.
Onu tekrar görmek. Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.לראות אותו שוב. אולי הוא חי בגן המסתורי
Onu tekrar görmek. Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.أراه مرة أخرى. ربما لأنه عاش في حديقة غامضة
Onu tekrar görmek. Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.そしてすべてのそれについて知っていた。
Ormanların en gizemli kısmı ağaç üstü tepe örtüsüdür.1983年、テリー・アーウィン博士は
Ormanların en gizemli kısmı ağaç üstü tepe örtüsüdür.Der geheimnisvollste Teil des Waldes sind die oberen Baumkronen.
Ormanların en gizemli kısmı ağaç üstü tepe örtüsüdür. Dr.החלק המסתורי ביותר ביערות הוא החופה העליונה.
Ormanların en gizemli kısmı ağaç üstü tepe örtüsüdür.El aspecto más misterioso de los bosques es el dosel forestal superior de los árboles.