"Ben size bir şey söyleyeceğim," Fearenside dedi. gizemli.그 전에이 책을 운동. "나는 당신에게 뭔가를 말해주지"Fearenside 고 말했다 갑자기.
"Ben size bir şey söyleyeceğim," Fearenside dedi. gizemli.l'exercice comptable avant lui. "Je vais vous dire quelque chose", a déclaré Fearenside, mystérieusement.
"Ben size bir şey söyleyeceğim," Fearenside dedi. gizemli.libro de ejercicios frente a él. "Yo voy a decir algo", dijo Fearenside, misteriosamente.
"Ben size bir şey söyleyeceğim," Fearenside dedi. gizemli."Saya akan memberitahu Anda sesuatu," kata Fearenside, misterius.
"Ben size bir şey söyleyeceğim," Fearenside dedi. gizemli.Schulheft vor ihm. "Ich werde Ihnen etwas sagen", sagte Fearenside, geheimnisvoll.
"Ben size bir şey söyleyeceğim," Fearenside dedi. gizemli.ممارسة الكتاب من قبله. "سأقول لك شيئا" ، وقال Fearenside ، في ظروف غامضة.
"Ben size bir şey söyleyeceğim," Fearenside dedi. gizemli.神秘的に。 それは午後遅くにあった、と彼らはハンガーをIpingの小さなビール屋にあった。
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.A tudósok szeretik a rejtélyeket, szeretik az ismeretlent.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Các nhà khoa học yêu sự bí ẩn, họ thích được không biết. ♪
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Científicos aman los misterios, aman no saber.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.[Lawrence Krauss:
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Naukowcy kochają tajemnice, uwielbiają nie wiedzieć.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Os cientistas adoram mistérios, amam não saber.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Para ilmuwan mencintai misteri, mereka mencintai ketidaktahuan.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Scientists love mysteries, they love not knowing. ♪
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Şi realizaţi că totul este definit, sau creat de ştiinţă.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Vědci mají rád záhady, mají rádi to, nevědí. ♪
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Vedci majú radi záhady, majú radi to, že nevedia.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Vetenskapsmän älskar mysterier, de älskar att inte veta.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Wetenschappers houden van mysteries. Ze houden van het niet weten.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Οι επιστήμονες αγαπούν τα μυστήρια, τους αρέσει να μη γνωρίζουν. ♪
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Учените обичат неизвестното. Те обичат да не знаят.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.המדענים אוהבים תעלומות, הם אוהבים לא לדעת.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.♪ 私は分からない状態は怖くはありません。
Bilmediğimiz o kadar çok gizem var ki.C'è ancora tanto mistero che non conosciamo.
Bilmediğimiz o kadar çok gizem var ki.Có rất nhiều bí mật chúng ta không biết.
Bilmediğimiz o kadar çok gizem var ki.Er is zoveel mysterie dat we niet weten.
Bilmediğimiz o kadar çok gizem var ki.Es gibt so viele Mysterien, die wir noch nicht kennen.
Bilmediğimiz o kadar çok gizem var ki.Há tanto mistério que nós não conhecemos.
Bilmediğimiz o kadar çok gizem var ki.Hay tanto que desconocemos.
Bilmediğimiz o kadar çok gizem var ki.Il y a tant de mystères que nous ignorons.
Bilmediğimiz o kadar çok gizem var ki.Jest tyle tajemnic do rozwiązania.
Bilmediğimiz o kadar çok gizem var ki.우리가 모르는 미스테리들이 많이 남아있어요.
Bilmediğimiz o kadar çok gizem var ki.Sunt atâtea mistere despre care nu ştim nimic.
Bilmediğimiz o kadar çok gizem var ki.Υπάρχει τόσο μυστήριο που δεν γνωρίζουμε.
Bilmediğimiz o kadar çok gizem var ki.В мире так много тайн, о которых мы не знаем.
Bilmediğimiz o kadar çok gizem var ki.Има толкова много мистерии, които не познаваме.
Bilmediğimiz o kadar çok gizem var ki.יש תעלומות כה רבות שאנו לא יודעים.
Bilmediğimiz o kadar çok gizem var ki.هنالك لغز لا نعرفه.
Bilmediğimiz o kadar çok gizem var ki.学生や研究生に常に言うのは
Bilmiyorum. Bu onun yarattığı bir gizemdi ve onunla beraber öldü.È un segreto che fece lui ed è morto con lui.
Bilmiyoruz. Gizemli kutu. Değil mi?Emme tiedä; arvoituslaatikko!
Bilmiyoruz. Gizemli kutu. Değil mi?Non lo sappiamo, scatola magica!
Bilmiyoruz. Gizemli kutu. Değil mi?Tajemnicza skrzynka!
Bilmiyoruz. Gizemli kutu.Det ved vi ikke.
Bilmiyoruz. Gizemli kutu.We weten het niet.
Bir baba ve kızını bir bisikletten ayıran gizemli bir duvar.Apa és lányát titokzatos fal választja el egy biciklitől
Bir baba ve kızını bir bisikletten ayıran gizemli bir duvar.Cha, con gái và chiếc xe đạp ngăn cách bởi một bức tường bí ẩn.
Bir baba ve kızını bir bisikletten ayıran gizemli bir duvar.Een vader en dochter, gescheiden van een fiets door een mysterieuze muur.
Bir baba ve kızını bir bisikletten ayıran gizemli bir duvar.En far med sin datter, adskilt fra en cykel af en mystisk væg.
Bir baba ve kızını bir bisikletten ayıran gizemli bir duvar.En far och dotter, separerade från en cykel av en mystisk vägg.
Bir baba ve kızını bir bisikletten ayıran gizemli bir duvar.Isän ja tyttären, jotka erotti polkupyörästä salaperäinen seinä.
Bir baba ve kızını bir bisikletten ayıran gizemli bir duvar.기묘한 벽을두고 나뉜 오토바이와 부녀.
Bir baba ve kızını bir bisikletten ayıran gizemli bir duvar.Očeta in hčerko, ki ju je od kolesa ločevala skrivnostna stena.
Bir baba ve kızını bir bisikletten ayıran gizemli bir duvar.Ojca z córką rozdzielonych od roweru przez tajemniczą ścianę.
Bir baba ve kızını bir bisikletten ayıran gizemli bir duvar.Otec a dcéra oddelení od bicykla tajomným múrom.
Bir baba ve kızını bir bisikletten ayıran gizemli bir duvar.Otec a dcera odděleni od svého jízdního kola tajemnou zdí.
Bir baba ve kızını bir bisikletten ayıran gizemli bir duvar.Seorang ayah dan anak perempuan yang terpisah dari sepeda karena tembok yang misterius
Bir baba ve kızını bir bisikletten ayıran gizemli bir duvar.Um pai e uma filha separados de uma bicicleta por uma parede misteriosa.
Bir baba ve kızını bir bisikletten ayıran gizemli bir duvar.Un padre ed una figlia che un muro misterioso separava da una bicicletta.