Mary'nin odaya gizlice sızdığını gören tek kişi Tom'dur.Tom is the only one who saw Mary sneak into the room.
Tom çok gizemliydi.Tom was very secretive.
Tom gizemli görünüyordu.Tom seemed secretive.
Sami ve Leyla arasında gizli bir ilişki vardı.Sami and Layla had a secret relationship.
Sami ve Leyla'nın mutlu evliliği korkunç bir gerçeği gizliyordu.Sami and Layla's happy marriage was concealing a terrifying truth.
Sami gizemlidir.Sami is mysterious.
Tom bana bunu gizli tutmamı söyledi.Tom told me to keep this a secret.
Tom bir gizlilik sözleşmesi imzaladı.Tom signed an NDA.
Tom samanlıkta gizlendi.Tom hid in the barn.
Tom'a onu gizli tutmasını tavsiye etmem gerekirdi.I should've advised Tom to keep it secret.
Gerçeği artık Tom'dan gizleyemeyiz.We can't hide the truth from Tom anymore.
Sami işlediği suçu gizlemek istiyordu.Sami wanted to conceal the crime he had committed.
Sami gizlice Hristiyan oldu.Sami secretly converted to Christianity.
Sami gizlice Hristiyanlığa geçti.Sami secretly converted to Christianity.
Sami ve Leyla gizlice buluşmaya başladılar.Sami and Layla started meeting in secret.
Sami ve Leyla gizli olarak buluşmaya başladılar.Sami and Layla started meeting in secret.
Sami, gizli arzularını terbiye etmenin kolay olmadığını fark etti.Sami realized it wasn't easy to tame his hidden desires.
Japonya'da gizleniyorum.I'm hiding in Japan.
Sami silahı gizledi.Sami hid the gun.
Sami gizli kameralarını kontrol etti.Sami checked his hidden cameras.
Mary gülümsemesini gizleyemedi.Mary couldn't hide her smile.
Sami, minibüsü ormanda gizledi ve onu dallarla kapladı.Sami hid the van in the woods and covered it with branches.
Sami'nin ilişkisi düşündüğü kadar gizli değildi.Sami's affair wasn't as secret as he thought.
Sami kimliğini gizledi.Sami concealed his identity.
Sami suçunu gizledi.Sami concealed his crime.
Sami, Leyla'nın gizli mesajlarını okudu.Sami read Layla's secret messages.
Sami artık kirli küçük sırrını gizleyemezdi.Sami could no longer hide his dirty little secret.
Sami burada gizlendi.Sami hid here.
Sami gizlice kızını öldürmeye çalışıyordu.Sami was secretly trying to kill his daugther.
Arkanda ne gizliyorsun?What are you hiding behind your back?
"Arkanda ne gizliyorsun?" "Hiçbir şey.""What are you hiding behind your back?" "Nothing."
Saçları yüzünü gizledi.Her hair hid her face.
Saçları yüzünü gizliyordu.Her hair was hiding her face.
Gizi çözdüm.I've solved the mystery.
Gizem romanlarını sever misin?Do you like mystery novels?
Gizemi çözdün mü?Have you solved the mystery?
Sami, Leyla'yı gizli olarak takip ediyordu.Sami stalked Layla.
Sami'nin gizli bir takipçisi vardı.Sami had a stalker.
Sami aktif olarak gizlice Leyla'yı takip ediyordu.Sami was actively stalking Layla.
Sami beni gizlice takip ediyor.Sami is stalking me.
Sami onu kimin gizlice takip ettiğini bilmiyordu.Sami didn't know who was stalking him.
Sami'nin lisede gizli bir takipçisi vardı.Sami had a stalker in high school.
Sami, Leyla'yı gizlice takip etmeye başladı.Sami started to stalk Layla.
Sami aslında Leyla'yı gizlice takip ediyordu.Sami was actually stalking Layla.
Tom'un gizli bir hayranı olduğunu duydum.I heard Tom has a secret admirer.
Bunun nasıl olabildiği benim için bir gizem.How that could've happened is a mystery to me.
Maçın gizli kahramanı Tom'du.The unsung hero of the game was Tom.
Tom gizemli bir adam, değil mi?Tom is a secretive guy, isn't he?
Tom konsere gizlice girmeye çalıştı.Tom tried to sneak into the concert.
Hâlâ gizemini koruyor.It's still a mystery.
Tom'u gizli gizli takip ettiğim yok.I'm not stalking Tom.
Bulutlar güneşi gizledi.The clouds have hidden the sun.
Yüzlerini gizlediler.They hid their faces.
Tom bizden bir şeyler gizliyor.Tom has been hiding things from us.
Kişisel gizlilik bir saçmalıktır.Personal privacy is a joke.
Lenin'in gizli bir Baptist olduğu iddiası var.There is a claim that Lenin was secretly a Baptist.
Bir şey gizliyorlar.They are hiding something.
Tom gizli ateist.Tom is a closet atheist.
Odadan gizlice çıkarken yakalandı.He was caught sneaking out of the room.
Bir çalının arkasında gizleniyordu.He was hiding behind a bush.