Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta Onun arkasından gelip giysisine dokundu.udito parlare di Gesù, venne tra la folla, alle sue spalle, e gli toccò il mantello. Diceva infatti
Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta Onun arkasından gelip giysisine dokundu.Uslyšavši o Ježíšovi, přišla v zástupu pozadu, a dotkla se roucha jeho.
Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta Onun arkasından gelip giysisine dokundu.Usłyszawszy o Jezusie, przyszła z tyłu między ludem, i dotknęła się szaty jego;
Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta Onun arkasından gelip giysisine dokundu.ακουσασα περι του Ιησου, ηλθε μεταξυ του οχλου οπισθεν και ηγγισε το ιματιον αυτου
Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta Onun arkasından gelip giysisine dokundu.като чу отзивите за Исуса, дойде между народа изотзад и се допря до дрехата Му.
Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta Onun arkasından gelip giysisine dokundu.почувши про Ісуса, приступила між народом іззаду, та й приторкнулась до одежі Його.
Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta Onun arkasından gelip giysisine dokundu.услышав об Иисусе, подошла сзади в народе и прикоснулась к одежде Его,
Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta Onun arkasından gelip giysisine dokundu.ויהי כשמעה את שמע ישוע ותבוא בהמון העם מאחריו ותגע בבגדו׃
Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta Onun arkasından gelip giysisine dokundu.لما سمعت بيسوع جاءت في الجمع من وراء ومسّت ثوبه.
Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta Onun arkasından gelip giysisine dokundu.他 聽 見 耶 穌 的 事 、 就 從 後 頭 來 、 雜 在 眾 人 中 間 、 摸 耶 穌 的 衣 裳
Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta Onun arkasından gelip giysisine dokundu.他 聽見耶穌 的 事 、 就 從後頭來 、 雜 在 眾人 中 間 、 摸 耶穌 的 衣裳
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,A gdy ona obaczyła, iż zostawił szatę swoję w ręku jej, a uciekł precz;
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,Allora essa, vedendo ch'egli le aveva lasciato tra le mani la veste ed era fuggito fuori
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,A ona viduci, že nechal roucha svého v rukou jejích a vyběhl ven,
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,A stalo sa, keď videla, že zanechal svoje rúcho v jej ruke a že utiekol von,
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,Cînd a văzut ea că -i lăsase haina în mînă, şi fugise afară,
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,Då hon nu såg att han hade lämnat sin mantel i hennes hand och flytt ut,
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,Da hun nu så, at han havde ladet hende beholde Kappen og var flygtet ud af Huset,
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,Da sie nun sah, daß er sein Kleid in ihrer Hand ließ und hinaus entfloh,
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,Ketika istri Potifar melihat bahwa Yusuf telah lari dan jubahnya tertinggal
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,Khi người thấy áo còn lại nơi tay mình , và chàng đã chạy trốn ra ngoài như_vậy ,
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,Khi người thấy áo còn lại nơi tay mình, và chàng đã chạy trốn ra ngoài như vậy,
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,그가 요셉이 그 옷을 자기 손에 버려두고 도망하여 나감을 보고
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,Ko pa je videla, da je pustil obleko svojo v njeni roki in pobegnil iz hiše,
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,Kun hän nyt huomasi, että Joosef oli jättänyt vaippansa hänen käsiinsä ja paennut ulos,
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,Lorsqu`elle vit qu`il lui avait laissé son vêtement dans la main, et qu`il s`était enfui dehors,
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,mikor látja vala az [asszony], hogy az a maga ruháját az õ kezében hagyta, és kifutott:
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,Og da hun så at han hadde latt sin kappe efter sig i hennes hånd og var flyktet ut av huset,
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,Quando ela viu que ele deixara a capa na mão dela e fugira para fora,
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,Toen begon ze te gillen.
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,Y aconteció que al ver ella que el manto había quedado en sus manos y que él había escapado afuera
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,Και ως ειδεν οτι αφηκε το ιματιον αυτου εις τας χειρας αυτης και εφυγεν εξω,
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,А като видя, че остави дрехата си в ръката й и избяга вън,
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,Она же, увидев, что он оставил одежду свою в руках ее и побежалвон,
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,ויהי כראותה כי עזב בגדו בידה וינס החוצה׃
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,وكان لما رأت انه ترك ثوبه في يدها وهرب الى خارج
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,婦 人 看 見 約 瑟 把 衣 裳 丟 在 他 手 裡 跑 出 去 了
Kadın Yusufun giysisini bırakıp kaçtığını görünce,婦人 看 見約瑟 把 衣裳 丟 在 他 手 裡 跑出 去了
Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır.Af Sne har hun intet at frygte for sit Hus, thi hele hendes Hus er klædt i Skarlagen.
Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır.Av snötiden fruktar hon intet för sitt hus, ty hela hennes hus har kläder av scharlakan.
Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır.Ei pelkää hän perheensä puolesta lunta, sillä koko hänen perheensä on puettu purppuravillaan.
Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır.Elle ne craint pas la neige pour sa maison, Car toute sa maison est vêtue de cramoisi.
Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır.Hun frykter ikke sneen for sitt hus; for hele hennes hus er klædd i skarlagenfarvet ull.
Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır.Ia tidak khawatir apabila musim dingin tiba, karena baju panas tersedia bagi keluarganya
Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır.그 집 사람들은 다 홍색 옷을 입었으므로 눈이 와도 그는 집 사람을 위하여 두려워하지 아니하며
Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır.Lâmede. Não tem medo da neve pela sua família; pois todos os da sua casa estão vestidos de escarlate.
Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır.Nàng không sợ người nhà mình bị giá tuyết, Vì cả nhà đều mặc áo bằng lông chiên đỏ sặm.
Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır.Nàng không sợ người_nhà mình bị giá tuyết , Vì cả nhà đều mặc áo bằng lông chiên đỏ sặm .
Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır.Nebojí sa za svoju čeľaď snehu, lebo všetka jej čeľaď je zaodiata v purpure, dvakrát farbenom.
Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır.Ne boji se snega za družino svojo, kajti vsa družina njena se oblači s karmezinasto volno.
Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır.Nebojí se za čeled svou v čas sněhu; nebo všecka čeled její obláčí se v roucho dvojnásobní.
Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır.Nem félti az õ házanépét a hótól; mert egész házanépe karmazsinba öltözött.
Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır.Nie boi się o czeladź swoję czasu śniegu; albowiem wszystka czeladź jej obłoczy się w szatę dwoistą.
Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır.Non teme la neve per la sua famiglia, perché tutti i suoi di casa hanno doppia veste
Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır.No teme por su familia a causa de la nieve, porque toda su familia está vestida de ropa doble
Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır.Nu se teme de zăpadă pentru casa ei, căci toată casa ei este îmbrăcată cu cărmiziu.
Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır.Sie fürchtet für ihr Haus nicht den Schnee; denn ihr ganzes Haus hat zwiefache Kleider.
Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır.Δεν φοβειται την χιονα δια τον οικον αυτης διοτι πας ο οικος αυτης ειναι ενδεδυμενοι διπλα.
Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır.Не боится стужи для семьи своей, потому что вся семья ее одета в двойные одежды.
Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır.Не се бои от снега за дома си; Защото всичките й домашни са облечени с двойни дрехи.