Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Ils amenèrent à Jésus l`ânon, sur lequel ils jetèrent leurs vêtements, et Jésus s`assit dessus.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.In pripeljeta žrebe k Jezusu in denejo nanje oblačila svoja, in on sede nanje.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Ja he toivat varsan Jeesuksen luo ja heittivät vaatteensa sen päälle, ja hän istui sen selkään.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.나귀 새끼를 예수께로 끌고 와서 자기들의 겉옷을 그 위에 걸쳐 두매 예수께서 타시니
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Och de förde fålen till Jesus och lade sina mantlar på den, och han satte sig upp på den.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Og de føre Føllet til Jesus og lægge deres Klæder på det, og han satte sig på det.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Og de førte folen til Jesus, og la sine klær på den; og han satte sig på den.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Protož přivedli oslátko k Ježíšovi, a vložili na ně roucha svá. I vsedl na ně.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Przywiedli tedy oślę do Jezusa, i włożyli na nie szaty swoje; i wsiadł na nie.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Trajeron el borriquillo a Jesús y echaron sobre él sus mantos, y se sentó sobre él
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Und sie führten das Füllen zu Jesu und legten ihre Kleider darauf, und er setzte sich darauf.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Waktu sampai pada Yesus, punggung keledai itu mereka alasi dengan jubah mereka, lalu Yesus naik ke atasnya
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Zij brachten het veulen bij Jezus, legden hun jassen erop en Hij ging erop zitten.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Και εφεραν το πωλαριον προς τον Ιησουν και εβαλον επ' αυτου τα ιματια αυτων, και εκαθησεν επ' αυτου.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.И докарват ослето при Исуса, и намятат на него дрехите си; и Той го възседна.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.И привели осленка к Иисусу, и возложили на него одежды свои; Иисус сел на него.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.І приведи осля до Ісуса, й накинули на него одежу свою, і посадили на него.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.ויביאו את העיר אל ישוע וישליכו עליו את בגדיהם וישב עליו׃
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.فأتيا بالجحش الى يسوع وألقيا عليه ثيابهما فجلس عليه.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.他 們 把 驢 駒 牽 到 耶 穌 那 裡 、 把 自 己 的 衣 服 搭 在 上 面 、 耶 穌 就 騎 上
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.他 們把驢駒牽 到 耶穌那裡 、 把 自己 的 衣服 搭 在 上面 、 耶穌 就 騎上
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.Costoro vagavano come ciechi per le strade, insozzati di sangue, così che non si potevan toccare le loro vesti
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.De vanked som blinde på Gaderne, tilsølet af Blod, rørte med Klæderne Ting, som ikke må røres.
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.De vanket omkring på gatene som blinde, tilsølt med blod, så ingen kunde røre ved deres klær.
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.He harhailivat sokeina kaduilla, verellä tahrattuina, niin ettei voinut koskea heidän vaatteisiinsa.
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.Họ đi quanh dọc đường như kẻ mù , bị máu làm ô_uế , Ðến nỗi không ai có_thể rờ đến áo_xống họ .
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.Họ đi quanh dọc đường như kẻ mù, bị máu làm ô uế, Ðến nỗi không ai có thể rờ đến áo xống họ.
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.Ils erraient en aveugles dans les rues, Souillés de sang; On ne pouvait Toucher leurs vêtements.
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.Kakor slepci so tavali po ulicah, ognušeni so bili s krvjo, da se niso hoteli ljudje dotekniti njih oblačil.
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.저희가 거리에서 소경 같이 방황함이여 그 옷이 피에 더러웠으므로 사람이 만질수 없도다
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.Nun. Túlali sa slepí po uliciach; boli poškvrnení krvou, takže sa ľudia nemohli dotknúť ich rúcha.
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.Rătăceau ca orbii pe uliţe, mînjiţi de sînge, aşa că nimeni nu putea să se atingă de hainele lor.
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.Tántorogtak, mint vakok az utczákon, vérrel bemocskolva, annyira, hogy ruháikat sem érinthették.
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.Toulali se jako slepí po ulicích, kálejíce se ve krvi, kteréž nemohli se než dotýkati oděvy svými.
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.Tułali się jako ślepi po ulicach, mażąć się krwią, której nie mogli, tylko się dotykać szatami swemi.
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.бродили как слепые по улицам, осквернялись кровью, так что невозможно было прикоснуться к одеждам их.
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.נעו עורים בחוצות נגאלו בדם בלא יוכלו יגעו בלבשיהם׃
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.تاهوا كعمي في الشوارع وتلطخوا بالدم حتى لم يستطع احد ان يمسّ ملابسهم.
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.他 們 在 街 上 如 瞎 子 亂 走 、 又 被 血 玷 污 、 以 致 人 不 能 摸 他 們 的 衣 服
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.他 們在 街上 如 瞎子 亂走 、 又 被 血 玷污 、 以致 人 不 能 摸 他 們 的 衣服
Sonra giysilerini yıkayacak, yıkanacak. Ancak o zaman ordugaha girebilir. Ama akşama dek kirli sayılacaktır.A kňaz operie svoje rúcho a umyje svoje telo vodou a potom vojde do tábora, a kňaz bude nečistý až do večera.
Sonra giysilerini yıkayacak, yıkanacak. Ancak o zaman ordugaha girebilir. Ama akşama dek kirli sayılacaktır.Daarna moet hij zijn kleren wassen en zich baden. Hij kan terugkeren naar het kamp en is tot de avond onrein.
Sonra giysilerini yıkayacak, yıkanacak. Ancak o zaman ordugaha girebilir. Ama akşama dek kirli sayılacaktır.Ðoạn , thầy tế_lễ phải giặt áo_xống và tắm mình trong nước , sau rồi vào trại quân , bị ô_uế đến chiều_tối .
Sonra giysilerini yıkayacak, yıkanacak. Ancak o zaman ordugaha girebilir. Ama akşama dek kirli sayılacaktır.Ðoạn, thầy tế lễ phải giặt áo xống và tắm mình trong nước, sau rồi vào trại quân, bị ô uế đến chiều tối.
Sonra giysilerini yıkayacak, yıkanacak. Ancak o zaman ordugaha girebilir. Ama akşama dek kirli sayılacaktır.In duhovnik naj si opere oblačila in si izkoplje v vodi telo in potem pride v tabor; in bode nečist do večera.
Sonra giysilerini yıkayacak, yıkanacak. Ancak o zaman ordugaha girebilir. Ama akşama dek kirli sayılacaktır.I zpéře kněz roucha svá, a tělo své umyje vodou; potom vejde do stanů, a bude nečistý až do večera.
Sonra giysilerini yıkayacak, yıkanacak. Ancak o zaman ordugaha girebilir. Ama akşama dek kirli sayılacaktır.제사장은 그 옷을 빨고 물로 몸을 씻은 후에 진에 들어갈 것이라 그는 저녁까지 부정하리라
Sonra giysilerini yıkayacak, yıkanacak. Ancak o zaman ordugaha girebilir. Ama akşama dek kirli sayılacaktır.וכבס בגדיו הכהן ורחץ בשרו במים ואחר יבוא אל המחנה וטמא הכהן עד הערב׃
Sonra giysilerini yıkayacak, yıkanacak. Ancak o zaman ordugaha girebilir. Ama akşama dek kirli sayılacaktır.ثم يغسل الكاهن ثيابه ويرحض جسده بماء وبعد ذلك يدخل المحلّة ويكون الكاهن نجسا الى المساء.
Sonra giysilerini yıkayacak, yıkanacak. Ancak o zaman ordugaha girebilir. Ama akşama dek kirli sayılacaktır.祭 司 必 不 潔 淨 到 晚 上 . 要 洗 衣 服 、 用 水 洗 身 、 然 後 可 以 進 營
Sonra giysilerini yıkayacak, yıkanacak. Ancak o zaman ordugaha girebilir. Ama akşama dek kirli sayılacaktır.祭司 必不潔淨 到 晚上 . 要洗 衣服 、 用水 洗身 、 然 後 可以 進營
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.És felöltözteté Saul Dávidot a maga harczi ruhájába; rézsisakot tett a fejére, és felöltözteté õt pánczélba.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.I dal Saul obléci Davida v šaty své, a vstavil lebku ocelivou na hlavu jeho, a oblékl ho v pancíř.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.In Savel obleče Davida v svoje oblačilo ter mu posadi bronasto čelado na glavo in ga obda z oklepom.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.I ubrał Saul Dawida w szaty swe, i włożył przyłbicę miedzianą na głowę jego, a oblukł go w pancerz.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.Ja Saul puki takkinsa Daavidin ylle ja pani vaskikypärin hänen päähänsä sekä panssarin hänen yllensä.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.이에 사울이 자기 군복을 다윗에게 입히고 놋투구를 그 머리에 씌우고 또 그에게 갑옷을 입히매
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.Og Saul lot David få sine egne klær og satte en kobberhjelm på hans hode og hadde på ham en brynje.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.Saul a îmbrăcat pe David cu hainele lui, i -a pus pe cap un coif de aramă, şi l -a îmbrăcat cu o platoşă.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.Saül fit mettre ses vêtements à David, il plaça sur sa tête un casque d`airain, et le revêtit d`une cuirasse.