Ana içeriğe geç
Sözlük

giysilerin ile cümle

giysilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.Saul iførte nu David sin Våbenkjortel, satte en Kobberhjelm på hans Hoved, iførte ham en Brynje
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.Sau-lơ lấy áo chiến mình mặc cho Ða - vít , đội cái mão đồng lên đầu người , và mặc áo giáo cho người .
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.Sau-lơ lấy áo chiến mình mặc cho Ða-vít, đội cái mão đồng lên đầu người, và mặc áo giáo cho người.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.Saul rivestì Davide della sua armatura, gli mise in capo un elmo di bronzo e gli fece indossare la corazza
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.Vtedy obliekol Saul Dávida do svojich šiat, dal medenú prilbu na jeho hlavu a dal ho obliecť do panciera.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.И одел Саул Давида в свои одежды, и возложил на голову его медный шлем, и надел на него броню.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.Тогава Саул облече Давида с облеклото си, и тури меден шлем на главата му, и облече го с броня.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.וילבש שאול את דוד מדיו ונתן קובע נחשת על ראשו וילבש אתו שריון׃
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.وألبس شاول داود ثيابه وجعل خوذة من نحاس على راسه وألبسه درعا.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.掃 羅 就 把 自 己 的 戰 衣 給 大 衛 穿 上 、 將 銅 盔 給 他 戴 上 、 又 給 他 穿 上 鎧 甲
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.掃羅 就 把 自己 的 戰衣 給 大衛 穿上 、 將銅 盔給 他 戴上 、 又 給 他 穿上 鎧甲
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.A Mojžiš sišiel s vrchu k ľudu a posvätil ľud, a oprali svoje rúcha.
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.Então Moisés desceu do monte ao povo, e santificou o povo; e lavaram os seus vestidos.
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.In prišel je Mojzes doli z gore k ljudstvu, in posvetil je ljudstvo, in oprali so oblačila svoja.
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.Ja Mooses astui alas vuorelta kansan luo; ja hän pyhitti kansan, ja he pesivät vaatteensa.
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.모세가 산에서 내려 백성에게 이르러 백성으로 성결케 하니 그들이 자기 옷을 빨더라
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.Leszálla azért Mózes a hegyrõl a néphez, és megszentelé a népet, és megmosák az õ ruháikat.
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.Moïse descendit de la montagne vers le peuple; il sanctifia le peuple, et ils lavèrent leurs vêtements.
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.Moise s'a pogorît de pe munte la popor: a sfinţit poporul, şi ei şi-au spălat hainele.
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.Moisés descendió del monte al encuentro del pueblo y lo santificó, y ellos lavaron sus vestidos
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.Môi-se xuống núi đến cùng dân sự, khiến họ giữ mình thánh sạch, và giặt áo xống mình.
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.Môi-se xuống núi đến_cùng dân_sự , khiến họ giữ_mình thánh sạch , và giặt áo_xống mình .
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.Mosè scese dal monte verso il popolo; egli fece purificare il popolo ed essi lavarono le loro vesti
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.Mose stieg vom Berge zum Volk und heiligte sie, und sie wuschen ihre Kleider.
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.Mozes ging weer naar beneden, heiligde het volk en zij wasten hun kleren.
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.Och Mose steg ned från berget till folket och helgade folket, och de tvådde sina kläder.
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.Så gikk Moses ned fra fjellet til folket, og han lot folket hellige sig og tvette sine klær.
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.Så steg Moses ned fra Bjerget til Folket og lod Folket hellige sig, og de tvættede deres Klæder;
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.Sstoupiv tedy Mojžíš s hůry k lidu, posvětil ho; a oni zeprali roucha svá.
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.Zstąpił tedy Mojżesz z góry do ludu, i poświęcił lud; a uprali szaty swoje.
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.Και κατεβη ο Μωυσης απο του ορους προς τον λαον και ηγιασε τον λαον και επλυναν τα ιματια αυτων.
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.И сошел Моисей с горы к народу и освятил народ, и они вымыли одежду свою.
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.И тъй, Моисей слезе от планината при людете и освети людете, а те изпраха дрехите си.
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.וירד משה מן ההר אל העם ויקדש את העם ויכבסו שמלתם׃
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.فانحدر موسى من الجبل الى الشعب وقدّس الشعب وغسلوا ثيابهم.
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.摩 西 下 山 往 百 姓 那 裡 去 、 叫 他 們 自 潔 、 他 們 就 洗 衣 服
Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.摩西 下山 往 百姓 那 裡去 、 叫 他 們自潔 、 他 們 就 洗 衣服
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.A gdy go ukrzyżowali, rozdzielili szaty jego, miecąc o nie los, co by kto wziąć miał.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.A keď ho ukrižovali, rozdelili si jeho rúcho hodiac oň los, čo má ktorý vziať.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.A ukřižovavše jej, rozdělili roucha jeho, mecíce o ně los, kdo by co vzíti měl.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.Dupăce L-au răstignit, I-au împărţit hainele între ei, trăgînd la sorţi, ca să ştie ce să ia fiecare.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.És megfeszítvén õt, eloszták az õ ruháit, sorsot vetvén azokra, ki mit kapjon.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.Ils le crucifièrent, et se partagèrent ses vêtements, en tirant au sort pour savoir ce que chacun aurait.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.In razpno ga na križ in delé med seboj obleko njegovo, metaje kocko zanjo, kdo bo kaj vzel.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.Khi đóng đinh Ngài trên cây thập tự rồi , họ chia áo_xống Ngài cho nhau , bắt_thăm để biết ai được gì .
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.Khi đóng đinh Ngài trên cây thập tự rồi, họ chia áo xống Ngài cho nhau, bắt thăm để biết ai được gì.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.십자가에 못 박고 그 옷을 나눌쌔 누가 어느 것을 얻을까 하여 제비를 뽑더라
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.Og de korsfæste ham, og de dele hans Klæder ved at kaste Lod om dem, hvad enhver skulde tage.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.Og de korsfestet ham og delte hans klær imellem sig og kastet lodd om hvad hver skulde få.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.Toen kruisigden zij Hem. Zijn kleren verdeelden zij onder elkaar, door erom te dobbelen.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.Und da sie ihn gekreuzigt hatten, teilten sie seine Kleider und warfen das Los darum, wer etwas bekäme.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.Y le crucificaron, y repartieron sus vestiduras, echando suertes sobre ellas para ver qué se llevaría cada uno
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.Και αφου εσταυρωσαν αυτον, διεμεριζοντο τα ιματια αυτου, βαλλοντες κληρον επ' αυτα τι εκαστος να λαβη.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.И подаваха Му вино смесено със смирна, но Той не прие.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.І розпинателї Його поділили одежу Його, кинувши жереб на неї, що кому впаде.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.Распявшие Его делили одежды Его, бросая жребий, кому что взять.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.ויהי כאשר צלבו אותו ויחלקו בגדיו להם בהפילם עליהם גורל מה יקח איש איש׃
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.ولما صلبوه اقتسموا ثيابه مقترعين عليها ماذا يأخذ كل واحد.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.於 是 將 他 釘 在 十 字 架 上 、 拈 鬮 分 他 的 衣 服 、 看 是 誰 得 甚 麼
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.於是 將 他 釘在 十字架 上 、 拈鬮 分 他 的 衣服 、 看 是 誰 得 甚麼
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod