Ana içeriğe geç
Sözlük

giysi ile cümle

giysi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Giysiyi sandığa koydu.She placed the garment into the chest.
Sevimli bir insan ne giyerlerse giysinler sevimli görünecektir.A cute person will look cute no matter what they wear.
İyi görünümlü insanlar ne giyerlerse giysinler iyi görünümlüdür.Good-looking people are good-looking no matter what they wear.
Islak giysiler derime yapıştı.The wet clothes stick to my skin.
Diğer kızlar onunla giysileri hakkında alay etti.The other girls teased her about her clothes.
Çocukluğundan beri onun tüm giysilerini sakladım. Onları ister misin?I kept all his clothes from when he was a baby. Do you want them?
Mary'nin sınıfındaki diğer kızlar onunla giysileri hakkında alay etti.The other girls in Mary's class teased her about her clothes.
Erkek çocuğu çantasını giysilerle doldurdu.The boy filled his bag with clothes.
Tom hemen giysilerini çıkardı.Tom took off right away.
Mary kocasının giysilerini ateşe attı.Mary threw her husband's clothes in the fire.
Mary erkek arkadaşının giysilerini ateşe attı.Mary threw her boyfriend's clothes in the fire.
Tom giysileri ateşe attı.Mary threw the clothes in the fire.
Tom karısının giysilerini ateşe attı.Tom threw his wife's clothes in the fire.
Tom kız arkadaşının giysilerini ateşe attı.Tom threw his girlfriend's clothes in the fire.
Tüm giysileri çantaya yerleştirdin mi?Did you fit all the clothes in the bag?
Tom giysilerini giydi.Tom put his clothes on.
Ben giysileri değiştirdim.I changed clothes.
Giysilerimi değiştirdim.I changed my clothes.
Giysilerimi çıkardım.I took off my clothes.
Bu giysi kirli ve yıkanmalıdır.This clothing is dirty and needs to be washed.
Islak giysi cilde yapışır.Wet clothing clings to the skin.
Onun giysileri onun için çok küçük hale geldi.His clothes have become too small for him.
Tom giysilerine sığmadı.Tom has outgrown his clothes.
Tom'un giysileri onun için çok küçük oldu.Tom's clothes have become too small for him.
Onların giysilerini ben dikmem.I don't sew their clothes.
Tom'un giysileri eskimişti.Tom's clothes were shabby.
Giysilerin kirli.Your clothes are filthy.
Tom genellikle giysileri internet üzerinden satın alır.Tom often buys clothes online.
Mary bana sormadan giysilerimi aldı.Mary borrowed my clothes without asking me.
Giysilerimden bazılarını ödünç almak istiyorsam, önce iste.If you want to borrow some of my clothes, ask first.
Mary'nin dolapları yıllarca giymediği giysilerle dolu.Mary's closets are full of clothes she hasn't worn in years.
Bazı giysiler giysen iyi olur.You better put on some clothes.
Önce bazı giysiler giysen iyi olur.You better put on some clothes first.
Giysimi fermuarlatamıyorum.I can't get my dress zipped up.
Bu giysiler senin için fazla büyük.These clothes are too big for you.
İznim olmadan giysilerimi almaktan vazgeç.Stop borrowing my clothes without my permission.
Sormadan giysilerimi almaktan vazgeç.Stop borrowing my clothes without asking.
Giysilerini yere bırakmaktan vazgeç.Stop leaving your clothes on the floor.
Giysilerini zeminin her yerine bırakmaktan vazgeç.Stop leaving your clothes all over the floor.
Tom çamaşır kurutma makinesini açtı ve giysilerini çıkardı.Tom opened the clothes dryer and took out his clothes.
Bazı giysiler giyin.Put on some clothes.
Giysi tezgahlarına ulaşmak için iki kat yukarı çıktık.We went up by two floors in order to reach the apparel stalls.
Tom'un giysileri kirli.Tom's clothes are dirty.
O en iyi giysilerini giydi ve dışarı çıktı.She put on her best clothes and went out.
Giysiler orada.The clothes are there.
Tom bazı temiz giysiler giydi.Tom put some clean clothes on.
Tom, bazı temiz giysiler giydi.Tom put on some clean clothes.
Kapuşonlu giysiler mi yoksa kapuşonsuz giysiler mi almayı tercih edersin?Do you prefer buying clothes with or without a hood?
Giysileri değiştirmem gerekiyor.I need to change clothes.
Tom Mary'ye bazı pahalı giysiler satın aldı.Tom bought Mary some expensive clothes.
O gösterişli giysilerden hoşlanır.He likes flamboyant clothes.
Tom'un giysileri sırılsıklam.Tom's clothes are soaking wet.
Mary annesi tarafından yapılan giysileri giydi.Mary wore clothes made by her mother.
Giysilerimiz her zaman temizdi.Our clothes were always clean.
Ben neredeyse her zaman koyu renkli giysiler giyerim.I almost always wear dark clothes.
Yataktan çıktım ve giysilerimi giydim.I crawled out of bed and put on my clothes.
Ben giysi giymiyorum.I'm not wearing clothes.
Ben genellikle koyu renk giysiler giyerim.I usually wear dark clothes.
Şu an yatak odamda büyük bir satış var. Giysiler %100 indirimde!There's a big sale in my bedroom right now. Clothes are 100% off!
Tom pahalı giysiler giymekten hoşlanır.Tom likes wearing expensive clothes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod