Ana içeriğe geç
Sözlük

giysi ile cümle

giysi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İnsan koynuna ateş alır da, Giysisi yanmaz mı?Kan nogen hente ild i sitt fang uten hans klær brennes op?
İnsan koynuna ateş alır da, Giysisi yanmaz mı?Kan väl någon hämta eld i sitt mantelveck utan att hans kläder bliva förbrända?
İnsan koynuna ateş alır da, Giysisi yanmaz mı?사람이 불을 품에 품고야 어찌 그 옷이 타지 아니하겠으며
İnsan koynuna ateş alır da, Giysisi yanmaz mı?Může-liž kdo skrýti oheň v klíně svém, aby roucho jeho se nepropálilo?
İnsan koynuna ateş alır da, Giysisi yanmaz mı?Poate cineva să ia foc în sîn, fără să i se aprindă hainele?
İnsan koynuna ateş alır da, Giysisi yanmaz mı?Pode alguém tomar fogo no seu seio, sem que os seus vestidos se queimem?
İnsan koynuna ateş alır da, Giysisi yanmaz mı?Quelqu`un mettra-t-il du feu dans son sein, Sans que ses vêtements s`enflamment?
İnsan koynuna ateş alır da, Giysisi yanmaz mı?Si può portare il fuoco sul petto senza bruciarsi le vest
İnsan koynuna ateş alır da, Giysisi yanmaz mı?¿Tomará el hombre fuego en su seno sin que se quemen sus vestidos
İnsan koynuna ateş alır da, Giysisi yanmaz mı?Vehet-é valaki tüzet az õ kebelébe, hogy ruhái meg ne égnének?
İnsan koynuna ateş alır da, Giysisi yanmaz mı?Voiko kukaan kuljettaa tulta helmassaan, puvun häneltä palamatta?
İnsan koynuna ateş alır da, Giysisi yanmaz mı?Zou iemand die met vuur speelt, zich niet branden?
İnsan koynuna ateş alır da, Giysisi yanmaz mı?Δυναται τις να βαλη πυρ εις τον κολπον αυτου, και τα ιματια αυτου να μη καωσι;
İnsan koynuna ateş alır da, Giysisi yanmaz mı?Може ли някой да тури огън в пазухата си, И дрехите му да не изгорят?
İnsan koynuna ateş alır da, Giysisi yanmaz mı?היחתה איש אש בחיקו ובגדיו לא תשרפנה׃
İnsan koynuna ateş alır da, Giysisi yanmaz mı?أيأخذ انسان نارا في حضنه ولا تحترق ثيابه.
İnsan koynuna ateş alır da, Giysisi yanmaz mı?人 若 懷 裡 搋 火 、 衣 服 豈 能 不 燒 呢
İnsan koynuna ateş alır da, Giysisi yanmaz mı?人 若 懷裡 搋火 、 衣服 豈能不燒呢
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.A gdy się modlił, stał się inakszy kształt oblicza jego, i szaty jego stały się białe i świetne.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.A když se modlil, učiněna jest tvář jeho proměněná, a oděv jeho bílý a stkvoucí.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.A v tom, čo sa modlil, vzhľad jeho tvári bol razom iný, a jeho rúcho stalo sa bielym, skvejúcim sa jako blesk.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Ðương khi cầu nguyện, diện mạo Ngài khác thường, áo Ngài trở nên sắc trắng chói lòa.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Ðương khi cầu_nguyện , diện_mạo Ngài khác_thường , áo Ngài trở_nên sắc trắng chói_lòa .
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.E, mentre pregava, il suo volto cambiò d'aspetto e la sua veste divenne candida e sfolgorante
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Enquanto ele orava, mudou-se a aparência do seu rosto, e a sua roupa tornou-se branca e resplandecente.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.imádkozása közben az õ orczájának ábrázata elváltozék, és az õ ruhája fehér [és] fénylõ lõn.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.In ko moli, postane podoba obličja njegovega drugačna in oblačilo njegovo belo in svetlo.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Ja hänen rukoillessaan hänen kasvojensa näkö muuttui, ja hänen vaatteensa tulivat säteilevän valkoisiksi.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.기도하실 때에 용모가 변화되고 그 옷이 희어져 광채가 나더라
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Och under det att han bad, blev hans ansikte förvandlat, och hans kläder blevo skinande vita.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Og mens han bad, blev hans åsyn anderledes å se til, og hans klædning blev hvit og skinte som lynet.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Pe cînd Se ruga, I s'a schimbat înfăţişarea feţei, şi îmbrăcămintea I s'a făcut albă strălucitoare.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Pendant qu`il priait, l`aspect de son visage changea, et son vêtement devint d`une éclatante blancheur.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Sementara Yesus berdoa di situ, muka-Nya berubah dan pakaian-Nya menjadi putih berkilauan
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Terwijl Hij aan het bidden was, begon Zijn gezicht te glanzen.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Und da er betete, ward die Gestalt seines Angesichts anders, und sein Kleid ward weiß und glänzte.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Και ενω προσηυχετο, ηλλοιωθη η οψις του προσωπου αυτου και τα ιματια αυτου εγειναν λευκα εξαστραπτοντα.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.И като се молеше, видът на лицето Му се измени, и облеклото Му стана бяло и бляскаво.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.И когда молился, вид лица Его изменился, и одежда Его сделалась белою, блистающею.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.І, як молив ся Він вид лиця Його став инший, і одежа Його біла, блискуча.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.ויהי בהתפללו נשתנה מראה פניו ולבושו הלבין והבריק׃
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.وفيما هو يصلّي صارت هيئة وجهه متغيرة ولباسه مبيضا لامعا.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.正 禱 告 的 時 候 、 他 的 面 貌 就 改 變 了 、 衣 服 潔 白 放 光
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.正 禱告 的 時候 、 他 的 面貌 就 改變 了 、 衣服 潔白 放光
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.A gdy on jechał, słali szaty swoje na drodze.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.A když on jel, stlali roucha svá na cestě.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.A keď išiel, podstierali svoje rúcha na ceste.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Da er nun hinzog, breiteten sie ihre Kleider auf den Weg.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Da han nu drog frem, bredte de sine klær under ham på veien.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.E, enquanto ele ia passando, outros estendiam no caminho os seus mantos.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.És mikor õ méne, az õ felsõruháikat az útra teríték.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Ja hänen kulkiessaan kansa levitti vaatteensa tielle.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Khi Ðức Chúa Jêsus đang đi tới, có nhiều kẻ trải áo trên đường.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Khi_Ðức_Chúa_Jêsus đang đi tới , có nhiều kẻ trải áo trên đường .
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.가실 때에 저희가 자기의 겉옷을 길에 펴더라
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Ko pa jezdi, pogrinjajo svoja oblačila na pot.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Och där han färdades fram bredde de ut sina mantlar under honom på vägen.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Og da han drog frem, bredte de deres Klæder under ham på Vejen.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Pe cînd mergea Isus, oamenii îşi aşterneau hainele pe drum.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Quand il fut en marche, les gens étendirent leurs vêtements sur le chemin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod