Ana içeriğe geç
Sözlük

giysi ile cümle

giysi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı.Il suo aspetto era come la folgore e il suo vestito bianco come la neve
Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı.Înfăţişarea lui era ca fulgerul, şi îmbrăcămintea lui albă ca zăpada.
Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı.그 형상이 번개 같고 그 옷은 눈 같이 희거늘
Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı.Men hans Udseende var ligesom et Lyn og hans Klædebon hvidt som Sne.
Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı.Och han var att skåda såsom en ljungeld, och hans kläder voro vita såsom snö.
Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı.Og han var som et lyn å se til, og hans klædning var hvit som sne;
Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı.o seu aspecto era como um relâmpago, e as suas vestes brancas como a neve.
Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı.Son aspect était comme l`éclair, et son vêtement blanc comme la neige.
Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı.Su aspecto era como un relámpago, y su vestidura era blanca como la nieve
Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı.Und seine Gestalt war wie der Blitz und sein Kleid weiß wie Schnee.
Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı.Wajah malaikat itu seperti kilat, dan pakaiannya putih sekali
Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı.Zijn gezicht schitterde als de bliksem en Zijn kleren waren zo wit als sneeuw.
Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı.Ητο δε η οψις αυτου ως αστραπη και το ενδυμα αυτου λευκον ως χιων.
Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı.Був же вид його як блискавиця, й одежа його біла як снїг.
Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı.вид его был, как молния, и одежда его бела, как снег;
Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı.Изгледът му беше като блескавица, и облеклото му бяло като сняг.
Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı.ויהי מראהו כברק ולבושו לבן כשלג׃
Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı.وكان منظره كالبرق ولباسه ابيض كالثلج.
Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı.他 的 像 貌 如 同 閃 電 、 衣 服 潔 白 如 雪
Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı.他 的 像貌 如同 閃電 、 衣服 潔白 如 雪
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.Aku menengadah, lalu kulihat seorang yang memakai pakaian dari linen dan ikat pinggang dari emas murni
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.alzai gli occhi e guardai ed ecco un uomo vestito di lino, con ai fianchi una cintura d'oro di Ufàz
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.És felemelém szemeimet, és látám, és ímé: egy férfiú, gyolcsba öltözve, és dereka ufázi aranynyal övezve.
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.그때에 내가 눈을 들어 바라본즉 한 사람이 세마포 옷을 입었고 허리에는 우바스 정금 띠를 띠었고
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.Ta nhướng mắt nhìn xem , nầy , một người mặc vải gai , chung_quanh lưng thắt đai bằng vàng_ròng U-pha .
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.Ta nhướng mắt nhìn xem, nầy, một người mặc vải gai, chung quanh lưng thắt đai bằng vàng ròng U-pha.
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.ואשא את עיני וארא והנה איש אחד לבוש בדים ומתניו חגרים בכתם אופז׃
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.رفعت عينيّ ونظرت فاذا برجل لابس كتانا وحقواه متنطقان بذهب اوفاز
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.舉 目 觀 看 、 見 有 一 人 身 穿 細 麻 衣 、 腰 束 烏 法 精 金 帶
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.舉目觀看 、 見有 一 人 身穿 細 麻衣 、 腰 束 烏法 精 金帶
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.A väčšina zástupu prestierali svoje rúcha na cestu, a zase iní sekali letorasty so stromov a stlali na cestu,
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.A wielki lud słał szaty swoje na drodze, a drudzy obcinali gałązki z drzew, i słali na drodze.
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.Bấy giờ phần nhiều trong đám dân đông trải áo mình trên đường; kẻ khác chặt nhánh cây mà rải ra giữa đường.
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.Bấy_giờ phần_nhiều trong đám dân đông trải áo mình trên đường ; kẻ khác chặt nhánh cây mà rải ra giữa đường .
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.Cei mai mulţi din norod îşi aşterneau hainele pe drum; alţii tăiau ramuri din copaci, şi le presărau pe drum.
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.Ja suurin osa kansasta levitti vaatteensa tielle, ja toiset karsivat oksia puista ja hajottivat tielle.
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.무리의 대부분은 그 겉옷을 길에 펴며 다른이는 나무 가지를 베어 길에 펴고
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.Mnogo ljudstva pa pogrne oblačila svoja po poti, a drugi sekajo veje z dreves, ter jih steljejo po poti.
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.Mnohý pak zástup stlali roucha svá na cestě, jiní pak ratolesti z dříví sekali a metali na cestu.
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.Og størstedelen av folket bredte sine klær på veien, andre hugg grener av trærne og strødde dem på veien,
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.Множество же народа постилали свои одежды по дороге,а другие резали ветви с дерев и постилали по дороге;
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.Пребагато ж народу простилали одежу свою по дорозї; инші ж різали віттє з дерева і встилали дорогу.
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.ורב ההמון פרשו את בגדיהם על הדרך ואחרים כרתו ענפי עצים וישטחום על הדרך׃
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.والجمع الاكثر فرشوا ثيابهم في الطريق. وآخرون قطعوا اغصانا من الشجر وفرشوها في الطريق.
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.眾 人 多 半 把 衣 服 鋪 在 路 上 . 還 有 人 砍 下 樹 枝 來 鋪 在 路 上
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.眾 人 多半 把 衣服 鋪在 路上 . 還 有 人 砍下 樹枝 來鋪 在 路上
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.A oblečeš Arona v roucha svatá a pomažeš ho a posvětíš ho, aby úřad kněžský konal přede mnou.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.És öltöztesd fel Áront a szent ruhákba, és kend fel õt; így szenteld fel, és legyen papom.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.E vestirás Arão das vestes sagradas, e o ungirás, e o santificarás, para que me administre o sacerdócio.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.Farai indossare ad Aronne le vesti sacre, lo ungerai, lo consacrerai e così egli eserciterà il mio sacerdozio
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.Geef Aäron de heilige kleren aan, zalf en heilig hem, zodat hij voor Mij het priesterambt kan uitoefenen.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.In obleci Arona v sveta oblačila ter ga pomazili in posveti, da mi opravlja duhovniško službo.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.I obleczesz Aarona w szaty święte, a pomażesz, i poświęcisz go, aby mi sprawował urząd kapłański.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.Ja pue Aaron pyhiin vaatteisiin ja voitele hänet ja pyhitä hänet, että hän pappina palvelisi minua.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.Kenakan pakaian imam pada Harun, dan minyakilah dia supaya ia dikhususkan untuk melayani Aku sebagai imam
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.아론에게 거룩한 옷을 입히고 그에게 기름을 부어 거룩하게 하여 그로 내게 제사장의 직분을 행하게 하라
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.Och du skall sätta på Aron del heliga kläderna, och smörja honom och helga honom till att bliva präst åt mig
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.Og du skal klæ Aron i de hellige klær og salve ham og hellige ham, og så skal han tjene mig som prest.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.og ifør Aron de hellige Klæder. salv og hellig ham til at gøre Præstetjeneste for mig.
Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.Să îmbraci pe Aaron cu veşmintele sfinte, să -l ungi, şi să -l sfinţeşti, ca să-Mi facă slujba de preot.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
giysi ile cümle - Sayfa 47 - giysi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App