Ana içeriğe geç
Sözlük

giysi ile cümle

giysi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Χωρίζουν τους γονείς από τα παιδιά υποσχόμενοι ότι θα παράσχουν τρόφιμα, ρουχισμό, κατάλυμα για τα παιδιά.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Вони розділяють батьків і дітей, обіцяючи забезпечувати їжу, одяг, житло цим дітям.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Они разлучают родителей с детьми обещаниями обеспечивать детей едой, одеждой и жилищем.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Отделят родителите от децата, като обещават да осигурят вода, облекло, подслон на тези деца.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.הם מפרידים את ההורים מהילדים בהבטחות של מזון, בגדים ומחסה שיינתנו לילדים.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.إنهم يفرقون الآباء من أبنائهم بوعدهم بتقديم الطعام، الملبس، والمأوى لأولئك الأطفال.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.提供することを約束し 子供たちを親の下から引き離します すると彼らは何百マイルも離れた所にある
Çok düz hatlarla çizilmiş, çok kapalı giysilerle, sol alttaki heykelle tam tezat görüntüde.Máš pravdu a navíc je namalovaná pomocí přímek, je úplným opakem té sochy na druhé straně.
Çok düz hatlarla çizilmiş, çok kapalı giysilerle, sol alttaki heykelle tam tezat görüntüde.Да, прав си, нарисувана с прави линии, с дрехи, в опозиция със скулптурата от другата страна.
Çünkü herkes bu beyaz giysiyi giyer, fakiri de, zengini de, güçlüsü de, zayıfı da, hastası da...Herkes...모두 흰색 복장이 있기 때문에 부자, 가난한 사람, 강력한, 약한, 병자, 모두 들,
Çünkü herkes bu beyaz giysiyi giyer, fakiri de, zengini de, güçlüsü de, zayıfı da, hastası da...Herkes...Les écrits de Heiger Du Bois,
Derken keten giysili, belinde yazı takımı olan adam, ‹‹Buyruklarını yerine getirdim›› diye haber verdi.가는 베옷을 입고 허리에 먹 그릇을 찬 사람이 복명하여 가로되 주께서 내게 명하신 대로 내가 준행하였나이다 하더라
Derken keten giysili, belinde yazı takımı olan adam, ‹‹Buyruklarını yerine getirdim›› diye haber verdi.Nầy , người mặc vải gai , lưng đeo sừng mực , đến trình việc rằng : Tôi đã làm y_như lời Ngài truyền .
Derken keten giysili, belinde yazı takımı olan adam, ‹‹Buyruklarını yerine getirdim›› diye haber verdi.Nầy, người mặc vải gai, lưng đeo sừng mực, đến trình việc rằng: Tôi đã làm y như lời Ngài truyền.
Derken keten giysili, belinde yazı takımı olan adam, ‹‹Buyruklarını yerine getirdim›› diye haber verdi.והנה האיש לבש הבדים אשר הקסת במתניו משיב דבר לאמר עשיתי כאשר צויתני׃
Derken keten giysili, belinde yazı takımı olan adam, ‹‹Buyruklarını yerine getirdim›› diye haber verdi.واذا بالرجل اللابس الكتان الذي الدواة على جانبه رد جوابا قائلا قد فعلت كما امرتني
Derken keten giysili, belinde yazı takımı olan adam, ‹‹Buyruklarını yerine getirdim›› diye haber verdi.那 穿 細 麻 衣 、 腰 間 帶 著 墨 盒 子 的 人 、 將 這 事 回 覆 說 、 我 已 經 照 你 所 吩 咐 的 行 了
Derken keten giysili, belinde yazı takımı olan adam, ‹‹Buyruklarını yerine getirdim›› diye haber verdi.那 穿細 麻衣 、 腰間帶 著墨 盒子 的 人 、 將這 事 回覆 說 、 我 已 經照 你 所 吩咐 的 行了
Dertli kişiye ezgi söylemek, Soğuk günde giysilerini üzerinden almaya, Ya da sodaya sirke katmaya benzer.Ai hát cho lòng buồn thảm nghe, Khác nào kẻ lột áo mình khi ngày lạnh, Và như giấm đổ trên diêm tiêu vậy.
Dertli kişiye ezgi söylemek, Soğuk günde giysilerini üzerinden almaya, Ya da sodaya sirke katmaya benzer.Ai hát cho lòng buồn_thảm nghe , Khác_nào kẻ lột áo mình khi ngày lạnh , Và như giấm đổ trên diêm_tiêu vậy .
Dertli kişiye ezgi söylemek, Soğuk günde giysilerini üzerinden almaya, Ya da sodaya sirke katmaya benzer.è togliersi le vesti in un giorno rigido. Aceto su una piaga viva, tali sono i canti per un cuore afflitto
Dertli kişiye ezgi söylemek, Soğuk günde giysilerini üzerinden almaya, Ya da sodaya sirke katmaya benzer.Jako ten, kdož svláčí oděv v čas zimy, a ocet lije k sanitru, tak kdož zpívá písničky srdci smutnému.
Dertli kişiye ezgi söylemek, Soğuk günde giysilerini üzerinden almaya, Ya da sodaya sirke katmaya benzer.Kakor kdor sleče obleko o času mraza ali ocet lije na sodo, je, kdor pesmi poje žalostnemu v srcu.
Dertli kişiye ezgi söylemek, Soğuk günde giysilerini üzerinden almaya, Ya da sodaya sirke katmaya benzer.마음이 상한 자에게 노래하는 것은 추운 날에 옷을 벗음 같고 쏘다 위에 초를 부음 같으니라
Dertli kişiye ezgi söylemek, Soğuk günde giysilerini üzerinden almaya, Ya da sodaya sirke katmaya benzer.Som at lægge Frakken, når det er Frost, og hælde surt over Natron, så er det at synge for mismodig Mand.
Dertli kişiye ezgi söylemek, Soğuk günde giysilerini üzerinden almaya, Ya da sodaya sirke katmaya benzer.Wie vrolijk doet bij een verdrietig mens, is net zo onverstandig als iemand die 's winters geen jas aantrekt.
Dertli kişiye ezgi söylemek, Soğuk günde giysilerini üzerinden almaya, Ya da sodaya sirke katmaya benzer.Что снимающий с себя одежду в холодный день, что уксус на рану, то поющий песни печальному сердцу.
Dertli kişiye ezgi söylemek, Soğuk günde giysilerini üzerinden almaya, Ya da sodaya sirke katmaya benzer.מעדה בגד ביום קרה חמץ על נתר ושר בשרים על לב רע׃
Dertli kişiye ezgi söylemek, Soğuk günde giysilerini üzerinden almaya, Ya da sodaya sirke katmaya benzer.كنزع الثوب في يوم البرد كخل على نطرون من يغني اغاني لقلب كئيب.
Dertli kişiye ezgi söylemek, Soğuk günde giysilerini üzerinden almaya, Ya da sodaya sirke katmaya benzer.對 傷 心 的 人 唱 歌 、 就 如 冷 天 脫 衣 服 、 又 如 鹼 上 倒 醋
Dertli kişiye ezgi söylemek, Soğuk günde giysilerini üzerinden almaya, Ya da sodaya sirke katmaya benzer.對傷 心 的 人 唱歌 、 就 如 冷天 脫 衣服 、 又 如 鹼上 倒 醋
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Alles wat ik deed, was oprecht en eerlijk, want ik hulde mij in rechtvaardigheid!
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Az igazságot magamra öltém és az is magára ölte engem; palást és süveg gyanánt volt az én ítéletem.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Gerechtigkeit war mein Kleid, das ich anzog wie einen Rock; und mein Recht war mein fürstlicher Hut.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.I rättfärdighet klädde jag mig, och den var såsom min klädnad; rättvisa bar jag såsom mantel och huvudbindel.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Jeg klædde mig i rettferdighet, og den opslo sin bolig i mig; rettsinn bar jeg som kappe og hue.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.jeg klædte mig i Retfærd, og den i mig, i Ret som Kappe og Hovedbind.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Je me revêtais de la justice et je lui servais de vêtement, J`avais ma droiture pour manteau et pour turban.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.내가 의로 옷을 삼아 입었으며 나의 공의는 도포와 면류관 같았었느니라
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Mă îmbrăcam cu dreptatea şi -i slujeam de îmbrăcăminte, neprihănirea îmi era manta şi turban.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Mi ero rivestito di giustizia come di un vestimento; come mantello e turbante era la mia equità
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Oblačil sem pravičnost – bila mi je v obleko, in gorečnost za pravico mi je bila kakor plašč in venec.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Obliekal som sa v spravedlivosť, a ona si obliekala mňa; jako plášť a jako turban bol môj súd.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Tindakanku jujur tanpa cela; kutegakkan keadilan senantiasa
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Tôi mặc lấy sự công bình, và nó che phủ tôi, Sự ngay thẳng tôi khác nào áo ngoài và mão triều thiên.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Tôi mặc lấy sự công_bình , và nó che_phủ tôi , Sự ngay_thẳng tôi khác_nào áo ngoài và mão triều thiên .
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Vanhurskaudella minä vaatetin itseni, ja se verhosi minut; oikeus oli minulla viittana ja päähineenä.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.vestia-me da retidão, e ela se vestia de mim; como manto e diadema era a minha justiça.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.V spravedlnost jsem se obláčel, a ona ozdobovala mne; jako plášť a koruna byl soud můj.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.W sprawiedliwość obłoczyłem się, a ona zdobiła mię; sąd mój był jako płaszcz i korona.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Yo me vestía de rectitud, y ella me vestía a mí; como manto y turbante era mi justicia
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Εφορουν δικαιοσυνην και ενεδυομην την ευθυτητα μου ως επενδυτην και διαδημα.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Обличах правдата, и тя ми беше одежда; Моята правдивост ми беше като мантия и корона.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Я облекался в правду, и суд мой одевал меня, как мантия и увясло.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.צדק לבשתי וילבשני כמעיל וצניף משפטי׃
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.لبست البر فكساني. كجبّة وعمامة كان عدلي.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.我 以 公 義 為 衣 服 、 以 公 平 為 外 袍 和 冠 冕
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.我 以 公義為 衣服 、 以 公平 為 外袍 和 冠冕
Dokunmayla çalışan elektronik dövme veya ışıkla kızaran ya da dalgalanan giysiler gibi konseptlerde çalıştım.저는 손으로 피부를 만질 때 증강현실로 문신이 나타나게 하는 전자 타투나, 여러색의 빛이 나와서 춤추며 전율하는 드레스 같은 컨셉을 연구했죠.
Dokunmayla çalışan elektronik dövme veya ışıkla kızaran ya da dalgalanan giysiler gibi konseptlerde çalıştım.אני עובדת על רעיונות כמו קעקוע אלקטרוני, שמרובד על ידי מגע, או שמלות שמסמיקות או רועדות באור.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod