Ana içeriğe geç
Sözlük

giysi ile cümle

giysi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Merhumun çocuğu, Şiva döneminde giysilerini değiştirmesi gerekirse yeni giysiler de yırtılır.Το παιδί που τυχαίνει στην τελευταία συλλαβή αλλάζει παπούτσι.
Boyanmış pembe saçlara ve gotik stilindeki giysilere sahiptir.Της αρέσει το ροζ χρώμα τόσο στα ρούχα όσο και στα μαλλιά της.
Yüzü güneş gibi parladı, giysileri ışık gibi bembeyaz oldu.Όταν ξύπνησαν είδαν τον Ιησού να φωτοβολεί με λαμπρό φως και τα ρούχα του είχαν γίνει λευκά.
Giysiler parçalar katlanarak değil de, üst üste getirilerek dikilir.Με τον τρόπο αυτό, τα ρούχα αιωρούνται και δεν τσαλακώνονται.
Çıplaklık, hiçbir giysi giymeme durumu.Nøgenhed er det ikke at have tøj på.
Zamanla giysinin stili değişmiştir.Undertøjet har ændret sig en del gennem tiden.
Lakin çiftin giysileri kışlık giysilerdir.Kongens Have i vinterdragt.
Kimono (Japonca: 着物 -(きもの), kiru ve mono, (birebir çevirisi "giyilen şey") Japonya'nın geleneksel giysisidir.Kimono (着物, Kimono bogstaveligt "noget man har på") er nationaldragten i Japan.
İlki Alpha giysisi.The Emperor’s New Clothes.
Uzun kollu giysiler, şapkalar ve eldivenler yararlı olabilir.Stadig lange ærmer eller handsker.
Ne giysileri eskidi, ne de ayakları şişti.De blev ikke vasket og deres tøj var gammelt og slidt.
Giysileri griydi.Uniformen er grå.
Temiz giysiler kuru bir yerde saklanmalıdır.Alternativer til en tørretumbler er at hænge tøjet til tørre på et tørrestativ.
Aba bir tür yünlü giysi.Eventuelt under en rummelig jakke.
Gelinlik, gelin tarafından düğün ya da nikah esnasında giyilen özel giysi.En brudekjole er en kjole, som udelukkende anvendes i forbindelse med bryllup eller vielse.
Giysilerini değiştir.Skift dit tøj.
Özel giysiler şamanlar ve memurlar için yapılır.Spesielle klær ble laget for shamaner og tjenestemenn.
Yüzü güneş gibi parladı, giysileri ışık gibi bembeyaz oldu.Ansiktet hans skinte som solen, og klærne ble hvite som lyset.»
Yakup beraberindekilere, "Yabancı ilahlarınızı atın" dedi, "Kendinizi arındırıp giysilerinizi değiştirin.Jakob ber huset sitt «få bort de fremmede gudene som finnes hos dere, rens dere og skift klær!».
Böylece Harun'la oğulları ve giysileri kutsal kılınmış olacak.Loke er sønn av jotnen Fårbaute («den som slår heftig») og (muligens åsynja) Lauvøy (eller Nål).
Hıristiyanlara ve Yahudilere yönelik özel giysi zorunluluğunu yeniden yürürlüğe koydu.Han innførte også et styre hvor jøder og kristne måtte gå med spesielle klær.
Kadınları esas giysisi üç etek zıbındır.Kvinner i for store herreskjorter handler om tre kvinner og deres ulike tilværelser.
Ayrıca süslemeler giysi veya mobilyalar için yapılır.Kordfløyel brukes til klær og møbeltrekk.
İş hacminin üçte ikisi, giysi esaslı konfeksiyondan oluşur.Forvingenes ytre to tredjedeler er ganske tynt skjellkledte og gjennomsiktige.
Dr. Martens, ayakkabı, giysi ve aksesuar markası.Martens, bombejakker og liknende.
Tanzanya'da da giyilen bu giysi kanzu adı ile bilinir.Arten er beskrevet fra Kamerun og er også kjent fra Tanzania.
Giysi iniş ve kalkış esnasında giyilmedi.Fra tolvårsalderen kunne han verken kle på seg eller reise seg.
Giysisi yıldızlarla süslüdür.Skivene inneholder stjerner.
Çin'de, cumhuriyet öncesi zamanlarda sadece Çin imparatoru sarı renkte giysi giyebilirdi.Di Cina, sebelum pembentukan republik, hanya kaisar bisa memakai pakaian berwarna kuning.
Giysiler aynı zamanda iş veya spor gibi faaliyetler boyunca risk seviyesini düşürür.Pakaian juga mengurangi tingkat risiko selama kegiatan, seperti bekerja atau olahraga.
Wallis daima temiz giysiler giyer ve kendisini iyi yapmaya zorlardı.Wallis selalu berpakaian rapi dan mendorong dirinya secara keras untuk melakukannya dengan baik.
Çıplaklık, hiçbir giysi giymeme durumu.Ketelanjangan adalah keadaan tidak mengenakan pakaian.
Kısa saçları ve erkek çocuğu giysileri ile o genellikle erkek çocuğu sanılır.Dengan rambut pendek dan pakaian anak laki-laki, ia seringkali dikira anak lelaki, dan ia senang akan hal itu.
Tights bir tür kumaş giysidir.Piyama adalah sejenis pakaian malam.
Raket sponsoru Babolat, giysi sponsoru da Adidas'tır.Pogba memiliki kontrak sponsor dengan penyedia pakaian dan peralatan olahraga Adidas.
Askeri bir uçuş giysisi rütbe leri barındırır.Pakaian penerbangan militer juga dapat menunjukkan peringkat lencana.
Giysisi kırmızıdır.Pakaiannya berwarna Merah.
Yarı sert giysi iki parçadan oluşmaktaydı.Baju Melayu terdiri dari dua bagian utama.
Daha çok kırmızı renkli giysiler giyerler.Sering menggunakan baju berwarna merah.
Cruise'un giysiyi giymek ve çıkarmak için 30 dakikaya ihtiyacı oluyordu.Phải mất Christie khoảng 45 phút để mặc bộ trang phục.
Geleneksel şapka gwanmo olarak adlandırılır ve özel anlamı bu giysi parçasına bağlanır.Chiếc mũ truyền thống được gọi là kwanmo và chứa đựng ý nghĩa đặc biệt.
Bazı çocuklar Batılı tarzı resmî giysiler de giyebilir.Nhiều bé cũng được mặc các trang phục trang trọng theo phong cách phương Tây.
Yakıtın aşındırıcı doğası pilotların da özel koruyucu giysiler giymelerini gerektirmişti.Bản chất ăn mòn của các chất lỏng buộc phải có quân áo bảo hộ đặc biệt cho phi công.
Eğer giysiye gereksinimimiz varsa gidip köşedeki sokaktan alıp mükemmel görünürüz.Chúng tôi có thể tìm quần áo trên lề đường và đi chơi và trông thật tuyệt vời.
Evlenmiş kadınlar beyaz veya siyah renkli olan geleneksel giysilerini giyerler.Các phụ nữ có chồng sử dụng mạng che mặt truyền thống màu trắng hoặc đen.
Cenazeler, kadınlar tarafından taşındı ve törende siyah giysi üzerine beyaz şal giyilmesi önerildi.Đám tang đến con thuyền và được những người mặc áo đen dẫn lối.
Küçük ve giysi üzerinde tekrarlanan bir desen taşır.Loại vừa và nhỏ thường được mặc bên trong.
Geleneksel giysileri içerisinde bir Çuvaş kızı.Người cúng mặc đồ trong trang phục truyền thống.
Sıkan giysiler gevşetilir.Nới lỏng quần áo.
Çöpçüler iş giysileri kullanır.Áo trấn thủ Về việc sử dụng trang phục
Geleneksel giysiler halk tarafından özel günlerde giyilmektedir.Những bộ quần áo truyền thống chỉ được mặc trong những dịp đặc biệt.
Bunların diğer bir türü ise daha süslü olup tören giysisi olarak kullanılır.Nó thường rộng hơn và được làm từ loại vải tao nhã hơn, phù hợp hơn với lễ hội.
Çok az yemek artığı, bir çizgiroman, giysi ve sigara buldular.Họ kiếm đồ ăn, sách hài, quần áo, và thuốc lá.
Giysilerinin rengi kapkaradır.Quần áo là màu chàm.
Abiye Kadın üst giysisi biçimi.Rất hợp với trang phục hầu gái.
Gencinin kış giysisi daha mattır.Mùa đông màu lông thỏ đậm hơn.
Gelinlik, gelin tarafından düğün ya da nikah esnasında giyilen özel giysi.Váy cưới, áo cưới hay áo choàng cưới là lễ phục của cô dâu trong hôn lễ.
Yüzü güneş gibi parladı, giysileri ışık gibi bembeyaz oldu.顔は太陽のように輝き、服は光のように白くなった。
Orlan Uzay giysileri, Rus, Amerikalı, Avrupalı ve Çinli astronotlar tarafından kullanılmaktadır.オーラン宇宙服を使った船外活動は、ロシア人、ヨーロッパ人、アメリカ人、中国人によって行われている。
Köleliği protesto etmek, için malzemesi pamuk olan giysileri giymeyi reddetmiştir.奴隷制度に抗議して綿の衣類をつけるのをやめた。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod