Şu an Lyon'da forma giymektedir.Pvz.: Tomas dabar yra puošniai apsirengęs.
Le Coq Sportif sponsorudur ve onların basketbol ayakkabılarını giymektedir.Tai vienintelis kikbokso stilius, kuriame sportininkai dėvi batus.
Halen Major League Soccer takımlarından Orlando City forması giymektedir.Ta mängib Major League Socceri klubis Orlando City.
PSV'de ve Avustralya millî takımında forma giymektedir.Nii on näiteks Iisraelis ja Austrias ühevärviline vorm kasutusel tänapäevani.
Karadağ millî futbol takımı forması da giymektedir.Lisaks valmistavad nad Liibüa rahvuslikule jalgpallikoondisele riideid.
2008 yılından itibaren ise Gana millî futbol takımı Forması giymektedir.Aastast 2008 on keelatud kanda võistlusvormi all t-särki.
Aynı renkte bir kıyafet giymek çakranın rezonansa girmesine neden olacaktır.Ha olyan ruhákat viselsz, amelyeknek megegyezik a színe a csakráéval, akkor azzal erősítheted.
Aynı renkte bir kıyafet giymek çakranın rezonansa girmesine neden olacaktır.Noszenie ubrań pod kolor waszych czakr sprawi, że zacznie ona rezonować.
Ben giymek istiyorum!Aku mau memakainya!
Ben giymek istiyorum!Chcę to założyć!
Ben giymek istiyorum!Ich möchte sie anziehn!
Ben giymek istiyorum!Il port eu!
Ben giymek istiyorum!Je veux le porter !
Ben giymek istiyorum!Voglio indossarlo!<br />
Ben giymek istiyorum!Θέλω να το φορέσω!
Ben giymek istiyorum!Я хочу это одеть!
Bir zafer. Tüm dünya CHANEL giymek istiyordu, Hollywood'da dahil.Er was eens... ... een triomf.
Bir zafer. Tüm dünya CHANEL giymek istiyordu, Hollywood'da dahil.Триумф. цял свят желае да носи ШАНЕЛ, включително Холивуд.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Am fost foarte ingrijorata cand a trebuit sa port microfonul acesta pe fata.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Bardzo martwiłam się, że muszę nosić ten mikrofon na twarzy.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Eu estava muito preocupada por ter de usar este aparelho na cara
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Ich war sehr beunruhigt, dieses Gerät über meinem Gesicht zu tragen.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Ik was erg bezorgd om dit ding op mijn gezicht te hebben.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Jag tvekade om att ha en mikrofon i ansiktet.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Jeg var virkelig bekymret for at skulle bære det her udstyr ved mit ansigt.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.J'étais vraiment soucieuse de devoir porter ce gadget sur ma tête.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.저는 이 기계장치를 얼굴에 달아야 한다는 것을 정말 걱정했었습니다.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Me preocupaba mucho tener que ponerme este aparato en mi cara.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Minua hermostutti kovasti tämän vekottimen pito naamallani.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Mi preoccupava molto di dover portare questo congegno sulla faccia.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Nagyon aggasztott, hogy ezt a kütyüt kell viselnem az arcomon.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Saya sangat khawatir karena saya harus memakai alat ini di wajah saya.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Stále mě rozrušují tyto mikrofony.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Tôi thực sự lo vì phải đeo thứ thiết bị này trên mặt.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Ήμουν ιδιαίτερα ανήσυχη που έπρεπε να βάλω αυτό το εξάρτημα στο πρόσωπό μου.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Безпокоях се, че трябва да нося тази джаджа на лицето си.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Я була дуже стурбована з приводу цього пристрою на моєму обличчі.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Я очень волновалась о вот этом приспособлении на моем лице.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.הייתי מוטרדת מאד לגבי ענידת האביזר הזה על פני.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.كنت قلقة جداً من إضطراري لإرتداء هذه الأداة على وجهي .
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.なので30分前にここに来て
Bugün giymek ister misin?Akarod ezt viselni ma?
Bugün giymek ister misin?Möchtest du es heute tragen?
Bugün giymek ister misin?Vrei sa o porti azi?
Bunu giymek ve ölmek istiyorum.Aku ingin mengenakan ini saat mati.
Bunu giymek ve ölmek istiyorum.Chciałam się w to ubrać i umrzeć.
Bunu giymek ve ölmek istiyorum.Chci to nosit a zemřít.
Bunu giymek ve ölmek istiyorum.Em muốn mặc nó khi chết.
Bunu giymek ve ölmek istiyorum.Ik wil dit dragen en sterven.
Bunu giymek ve ölmek istiyorum.Je veux le porter et mourir.
Bunu giymek ve ölmek istiyorum.Quiero que vistas esto antes de morir.
Bunu giymek ve ölmek istiyorum.Umreti hočem v tej obleki.
Bunu giymek ve ölmek istiyorum.Vreau să port asta şi să mor.
Bunu giymek ve ölmek istiyorum.Исках да облека това и да умра.
Bunu giymek ve ölmek istiyorum..אני רוצה ללבוש את זה ולמות
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.元の人生 元の体を返して欲しかった
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Det eneste jeg ville var at tage mine løbesko på og løbe ud af døren.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı. Eski yaşantımı geri istedim.וכל מה שרציתי לעשות היה לנעול את נעלי הריצה שלי ולרוץ nבעד לדלת החוצה.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Ich wollte nur noch meine Laufschuhe anziehen und loslaufen.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Ik wilde alleen maar mijn loopschoenen aantrekken en weglopen.