Senin evinden çaldığım donunu giyiyorum.Iti port lenjeria, pe care am furat-o de la tine acasa
Senin evinden çaldığım donunu giyiyorum.Přeji si aby jsi ztratil svého Ochránce abych ti mohla olízat obličej Miluju tvoji černou dětskou hlavičku
Senin evinden çaldığım donunu giyiyorum.Traigo puesta tu ropa interior... que robé de tu casa.
Senin evinden çaldığım donunu giyiyorum.Нося твоето бельо, което откраднах от вас
Senin evinden çaldığım donunu giyiyorum.Я ношу твоё нижнее бельё, которое украла из твоей резиденции.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Aguantando insultos en medio de la muchedumbre hostil, algunos usaban cascos de motocicletas para protegerse.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Chạy giữa đám đông giận giữ với đôi găng sắt, và một vài người đội mũ bảo hiểm để tránh thương tích.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Dengan selangnya mereka berlari menerobos kerumunan dan beberapa memakai helm untuk mencegah cedera.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Ei s-au expus mulțimii ostile, purtând căști de motociclism ca să nu fie răniți.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Fonçant à travers une foule hostile, certains portant des casques de moto pour éviter les blessures.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.적의에 찬 군중들의 집중 공격을 받았기 때문에, 몇몇은 부상을 막기 위해 오토바이용 헬멧을 썼습니다.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Manoeuvrerend tussen vijandige menigten, sommigen motorhelmen dragend ter bescherming.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Przedzierali się przez wrogi tłum, a niektórzy nosili kaski by uchronić się przed obrażeniami.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Vesszőfutás az erőszakos tömegben, néhányuk bukósisakot viselt a sérülések ellen.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Чтобы избежать ранений, они использовали толстые рукавицы и мотоциклетные шлемы.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.הם רצו בינות לקהל עוין, כשחלקם חובשים קסדות אופנוע כדי למנוע פגיעה בהם.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.أداروا العملية من خلال الحشود العدائية، وبعضهم يرتدي خوذة دراجة نارية لمنع الإصابة.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.何人かは防御用にバイクのヘルメットをかぶりました 現地の人の中には消防隊から無理矢理
-Sordugum için bagı,sla, ama zırhı niye giyiyorsun?-Anteeksi, että kysyn... ...mutta miksi käytät haarniskaa?
-Sordugum için bagı,sla, ama zırhı niye giyiyorsun?- Desculpa-me a pergunta, mas porque usas armadura?
-Sordugum için bagı,sla, ama zırhı niye giyiyorsun?- Oh, scusa se te lo chiedo, ma perché indossi l'armatura?
-Sordugum için bagı,sla, ama zırhı niye giyiyorsun?- Perdone que se lo pregunte, pero ¿por qué lleva esa armadura?
-Sordugum için bagı,sla, ama zırhı niye giyiyorsun?- Przepraszam, że pytam, ale dlaczego jesteś w zbroi?
-Sordugum için bagı,sla, ama zırhı niye giyiyorsun?- Undskyld, jeg spørger ... Hvorfor bærer du rustning?
-Sordugum için bagı,sla, ama zırhı niye giyiyorsun?-Ursäkta om jag frågar... Varför bär du rustning?
-Sordugum için bagı,sla, ama zırhı niye giyiyorsun?- Извини, что спрашиваю, но почему на тебе доспехи?
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.I Clash portavano gli anfibi, non i sandali.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.Les Clash portaient des rangers, pas des sandales.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.Os The Clash usavam botas tipo tropa, não sandálias.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.The Clash droeg grote legerlaarzen, geen sandalen.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.The Clashilla ei ollut jaloissaan sandaaleita vaan armeijasaappaat.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.The Clash 는 큰 군화를 신었지, 샌달을 신진 않았습니다.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.The Clash llevaban grandes botas militares, no sandalias.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.The Clash nosili wielkie wojskowe buciory, nie sandały.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.The Clash purtau bocanci militari mari, nu sandale.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu."The Clash" trugen Armeestiefel, keine Sandalen.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.Οι Κλας φορούσαν ψηλές στρατιωτικές μπότες, όχι πέδιλα.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.Клаш носиха големи военни кубинки, не сандали.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.Музыканты Clash носили грубые армейские ботинки, а не сандалии.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.קלאש נעל נעליים צבאיות גדולות, לא סנדלים.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.المشاكسون يرتدون احذية جيش كبيرة، ليس صنادل.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.でも その力強さは分かっている
Üniformanı giyiyorsun, gözlükleri takıyorsun, copunu alıyorsun...それっぽく行動した
Uzun iç çamaşırı mı giyiyorsun?Todas mis bragas son negras. ¿Usas calzoncillos largos?
Ve balıkcı yaka giyiyorsunTe szopsz, Jobs
Ve edindiğin rol haline geliyorsun. Üniformanı giyiyorsun, gözlükleri takıyorsun, copunu alıyorsun...Te conviertes en esa persona cacofónica, te pones los anteojos, te pones tu cuchillo de madera
Ve edindiğin rol haline geliyorsun. Üniformanı giyiyorsun, gözlükleri takıyorsun, copunu alıyorsun...Превръщате се в пазач, веднага щом облечете униформата, сложите очилата, вземете палката...
Ve eğer giyiyorlarsa, o maskelerin arkasında ne olabilir?A jeśli tak, to co jest pod nimi?
Ve eğer giyiyorlarsa, o maskelerin arkasında ne olabilir?A pokud ano, co je pod těmi maskami?
Ve eğer giyiyorlarsa, o maskelerin arkasında ne olabilir?E cosa poteva esserci dietro quelle maschere, sempre che lo fossero?
Ve eğer giyiyorlarsa, o maskelerin arkasında ne olabilir?És mi lehet az álarcok mögött, ha azok voltak?
Ve eğer giyiyorlarsa, o maskelerin arkasında ne olabilir?Et qu'y aurait-il derrière ces masques de caoutchouc, si ça en était?
Ve eğer giyiyorlarsa, o maskelerin arkasında ne olabilir?Hay có gì bên dưới những lớp mặt nạ ấy, nếu họ có đeo chúng?
Ve eğer giyiyorlarsa, o maskelerin arkasında ne olabilir?만약 그렇다면, 그 고무 가면 뒤엔 뭐가 있을까요?
Ve eğer giyiyorlarsa, o maskelerin arkasında ne olabilir?Och vad skulle finnas bakom de maskerna i så fall?
Ve eğer giyiyorlarsa, o maskelerin arkasında ne olabilir?Se estavam, o que haveria por detrás dessas máscaras?
Ve eğer giyiyorlarsa, o maskelerin arkasında ne olabilir?Și ce ar fi în spatele acestor măști, dacă ar purta?
Ve eğer giyiyorlarsa, o maskelerin arkasında ne olabilir?Und was wäre hinter diesen Gummimasken, wenn es welche waren?
Ve eğer giyiyorlarsa, o maskelerin arkasında ne olabilir?¿Y qué habrá detrás de esas máscaras, si las llevaban?
Ve eğer giyiyorlarsa, o maskelerin arkasında ne olabilir?Zo ja, wat bevond zich achter die rubberen maskers?