Ve eğer giyiyorlarsa, o maskelerin arkasında ne olabilir?Και τι θα υπήρχε πίσω από αυτές τις λαστιχένιες μάσκες σε αυτήν την περίπτωση;
Ve eğer giyiyorlarsa, o maskelerin arkasında ne olabilir?И какво бих открил зад тези гумени маски, ако ги носеха?
Ve eğer giyiyorlarsa, o maskelerin arkasında ne olabilir?И может быть спрятано за ними, если это действительно маски?
Ve eğer giyiyorlarsa, o maskelerin arkasında ne olabilir?ומה יש מאחורי מסכות הגומי הללו, אם כן?
Ve eğer giyiyorlarsa, o maskelerin arkasında ne olabilir?وماذا يوجد خلف هذان القناعين ان كانا حقا يرتدون قناعين؟
Ve eğer giyiyorlarsa, o maskelerin arkasında ne olabilir?大きな アーモンド形の まぶたのない目だろうか
Ve kadın da hırka giyiyordu, çünkü o sırada tam geceydi ve okyanustan soğuk geliyordu.A nőn kardigán volt, mert addigra már teljesen beesteledett és hűvös jött az óceán felől.
Ve kadın da hırka giyiyordu, çünkü o sırada tam geceydi ve okyanustan soğuk geliyordu.A ona měla svetřík, protože již byla pozdní noc a od moře přicházel chlad.
Ve kadın da hırka giyiyordu, çünkü o sırada tam geceydi ve okyanustan soğuk geliyordu.Còn cụ bà mặc áo khoác nhẹ, vì đêm ấy trăng sáng và có hơi lạnh từ biển thổi vào.
Ve kadın da hırka giyiyordu, çünkü o sırada tam geceydi ve okyanustan soğuk geliyordu.E ela usava uma camisola de lã, porque era já completamente de noite, e vinha do oceano um ar fresco.
Ve kadın da hırka giyiyordu, çünkü o sırada tam geceydi ve okyanustan soğuk geliyordu.Hon hade på sig en kofta, för det var nu sent på kvällen och kylan svepte in från havet.
Ve kadın da hırka giyiyordu, çünkü o sırada tam geceydi ve okyanustan soğuk geliyordu.Iar ea purta un cardigan, fiindcă era deja noapte plină, și o răcoare venea dinspre ocean.
Ve kadın da hırka giyiyordu, çünkü o sırada tam geceydi ve okyanustan soğuk geliyordu.그리고 여자분은, 이제 완전히 밤이어서 바다에서 찬 바람이 불어왔기 때문에 카디건을 입고 계셨죠.
Ve kadın da hırka giyiyordu, çünkü o sırada tam geceydi ve okyanustan soğuk geliyordu.Lei indossava un maglioncino, perchè ormai era notte e un vento fresco arrivava dall'oceano.
Ve kadın da hırka giyiyordu, çünkü o sırada tam geceydi ve okyanustan soğuk geliyordu.Sie trug eine Strickjacke, denn es herrschte jetzt bereits tiefe Nacht und eine kühle Brise kam vom Ozean her.
Ve kadın da hırka giyiyordu, çünkü o sırada tam geceydi ve okyanustan soğuk geliyordu.Y ella vestía un cárdigan, pues ya era de noche, y el frío soplaba desde el mar.
Ve kadın da hırka giyiyordu, çünkü o sırada tam geceydi ve okyanustan soğuk geliyordu.Zij droeg een vest, want het was nu volledig donker en een koude bries kwam van de oceaan.
Ve kadın da hırka giyiyordu, çünkü o sırada tam geceydi ve okyanustan soğuk geliyordu.Και αυτή φορούσε μια ζακέτα γιατί είχε νυχτώσει εντελώς πια και μια ψύχρα ερχόταν από τον ωκεανό.
Ve kadın da hırka giyiyordu, çünkü o sırada tam geceydi ve okyanustan soğuk geliyordu.А на ней был кардиган, так как была глубокая ночь, и с океана шёл холодный воздух.
Ve kadın da hırka giyiyordu, çünkü o sırada tam geceydi ve okyanustan soğuk geliyordu.А тя носеше жилетка, защото вече се беше стъмнило и откъм океана идваше хлад.
Ve kadın da hırka giyiyordu, çünkü o sırada tam geceydi ve okyanustan soğuk geliyordu.והיא לבשה מקטורן צמר, כי הלילה כבר ירד וצינה הגיעה מהאוקיינוס.
Ve kadın da hırka giyiyordu, çünkü o sırada tam geceydi ve okyanustan soğuk geliyordu.بينما ارتدت هي سترة من الصوف بسبب برودة الجو ليلا كانت البرودة قادمة من المحيط
Ve kadın da hırka giyiyordu, çünkü o sırada tam geceydi ve okyanustan soğuk geliyordu.冷気が海から伝わってきました なぜか 思い出すのは
Yağı yiyor, yünü giyiyor, besili koyunları kesiyorsunuz, ama sürüyü kayırmıyorsunuz.A tejet megettétek, és a gyapjúval ruházkodtatok, a hízottat megöltétek; a nyájat nem legeltettétek.
Yağı yiyor, yünü giyiyor, besili koyunları kesiyorsunuz, ama sürüyü kayırmıyorsunuz.Các ngươi ăn mỡ , mặc lông chiên , giết những con_chiên mập , mà các ngươi không cho bầy chiên ăn !
Yağı yiyor, yünü giyiyor, besili koyunları kesiyorsunuz, ama sürüyü kayırmıyorsunuz.Các ngươi ăn mỡ, mặc lông chiên, giết những con chiên mập, mà các ngươi không cho bầy chiên ăn!
Yağı yiyor, yünü giyiyor, besili koyunları kesiyorsunuz, ama sürüyü kayırmıyorsunuz.Comeis a gordura, e vos vestis da lã; matais o cevado; mas não apascentais as ovelhas.
Yağı yiyor, yünü giyiyor, besili koyunları kesiyorsunuz, ama sürüyü kayırmıyorsunuz.Fettet eter I, og med ullen klær I eder, det fete slakter I; hjorden røkter I ikke.
Yağı yiyor, yünü giyiyor, besili koyunları kesiyorsunuz, ama sürüyü kayırmıyorsunuz.I fortærede Mælken, med Ulden klædte I eder, de fede Dyr slagtede I, men Hjorden røgtede I ikke;
Yağı yiyor, yünü giyiyor, besili koyunları kesiyorsunuz, ama sürüyü kayırmıyorsunuz.너희가 살진 양을 잡아 그 기름을 먹으며 그 털을 입되 양의 무리는 먹이지 아니하는도다
Yağı yiyor, yünü giyiyor, besili koyunları kesiyorsunuz, ama sürüyü kayırmıyorsunuz.Te olette syöneet rasvat, pukeneet päällenne villat, teurastaneet lihavat; mutta ette ole kainneet laumaa,
Yağı yiyor, yünü giyiyor, besili koyunları kesiyorsunuz, ama sürüyü kayırmıyorsunuz.Tuk jete a vlnou sa odievate, vykŕmené zabíjate, stáda nepasiete.
Yağı yiyor, yünü giyiyor, besili koyunları kesiyorsunuz, ama sürüyü kayırmıyorsunuz.Tuk jídáte, a vlnou se odíváte, což tučného, zabijíte, stáda však nepasete.
Yağı yiyor, yünü giyiyor, besili koyunları kesiyorsunuz, ama sürüyü kayırmıyorsunuz.U gebruikt het beste voedsel en draagt de mooiste kleren, maar naar uw kudden kijkt u niet om.
Yağı yiyor, yünü giyiyor, besili koyunları kesiyorsunuz, ama sürüyü kayırmıyorsunuz.Vi nutrite di latte, vi rivestite di lana, ammazzate le pecore più grasse, ma non pascolate il gregge
Yağı yiyor, yünü giyiyor, besili koyunları kesiyorsunuz, ama sürüyü kayırmıyorsunuz.Vi pa jeste tolstino ter se oblačite z volno, pitance koljete; črede ne pasete.
Yağı yiyor, yünü giyiyor, besili koyunları kesiyorsunuz, ama sürüyü kayırmıyorsunuz.Voi mîncaţi grăsimea, vă îmbrăcaţi cu lîna, tăiaţi ce e gras, dar nu paşteţi oile.
Yağı yiyor, yünü giyiyor, besili koyunları kesiyorsunuz, ama sürüyü kayırmıyorsunuz.Σεις τρωγετε το παχος και ενδυεσθε το μαλλιον, σφαζετε τα παχεα δεν βοσκετε τα ποιμνια.
Yağı yiyor, yünü giyiyor, besili koyunları kesiyorsunuz, ama sürüyü kayırmıyorsunuz.Вие ядете тлъстината, обличате се с вълната, и колите угоените, но не пасете стадата.
Yağı yiyor, yünü giyiyor, besili koyunları kesiyorsunuz, ama sürüyü kayırmıyorsunuz.Вы ели тук и волною одевались, откормленных овец заколали, а стада не пасли.
Yağı yiyor, yünü giyiyor, besili koyunları kesiyorsunuz, ama sürüyü kayırmıyorsunuz.את החלב תאכלו ואת הצמר תלבשו הבריאה תזבחו הצאן לא תרעו׃
Yağı yiyor, yünü giyiyor, besili koyunları kesiyorsunuz, ama sürüyü kayırmıyorsunuz.تاكلون الشحم وتلبسون الصوف وتذبحون السمين ولا ترعون الغنم.
Yağı yiyor, yünü giyiyor, besili koyunları kesiyorsunuz, ama sürüyü kayırmıyorsunuz.你 們 喫 脂 油 、 穿 羊 毛 、 宰 肥 壯 的 、 卻 不 牧 養 群 羊
Yağı yiyor, yünü giyiyor, besili koyunları kesiyorsunuz, ama sürüyü kayırmıyorsunuz.你 們喫 脂油 、 穿 羊毛 、 宰肥 壯 的 、 卻 不 牧養群羊
Yakalanıyor, yargılanıyor, hüküm giyiyor.A fost prins și judecat, a fost condamnat.
Yakalanıyor, yargılanıyor, hüküm giyiyor.Chytili ho, soudili ho, byl odsouzen.
Yakalanıyor, yargılanıyor, hüküm giyiyor.Chytili ho, súdili ho, a odsúdili.
Yakalanıyor, yargılanıyor, hüküm giyiyor.Dia tertangkap, lalu diadili dan dia dihukum.
Yakalanıyor, yargılanıyor, hüküm giyiyor.Elkapták, megvádolták, elítélték.
Yakalanıyor, yargılanıyor, hüküm giyiyor.Er wurde geschnappt, er wurde vor Gericht gestellt, er wurde verurteilt.
Yakalanıyor, yargılanıyor, hüküm giyiyor.Foi apanhado, foi julgado, e foi condenado.
Yakalanıyor, yargılanıyor, hüküm giyiyor.Han blev fanget. Han kom for retten. Han fik en dom.
Yakalanıyor, yargılanıyor, hüküm giyiyor.Hij werd gepakt, berecht, en veroordeeld.
Yakalanıyor, yargılanıyor, hüküm giyiyor.Il s'est fait attraper, il a été jugé, il a été condamné.
Yakalanıyor, yargılanıyor, hüküm giyiyor.그는 붙잡혔고, 소송 당했고, 유죄를 선고받았습니다.
Yakalanıyor, yargılanıyor, hüküm giyiyor.Lo atraparon, lo procesaron, y condenaron.
Yakalanıyor, yargılanıyor, hüküm giyiyor.Lo presero, lo processarono, fu condannato.
Yakalanıyor, yargılanıyor, hüküm giyiyor.Sau đó bị bắt, anh ta phải hầu tòa và bị kết án.
Yakalanıyor, yargılanıyor, hüküm giyiyor.Złapali go, osądzili i skazali.
Yakalanıyor, yargılanıyor, hüküm giyiyor.Συνελήφθη, δικάστηκε και καταδικάστηκε.