giyinme ile cümle
giyinme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ayrıca Will hoş giyinmeyi sever ve genelde ipek kumaşlar giyer.Nami selalu memakai bikini dan jarang mengenakan bra.
Hiç şatafatlı giyinmeyi sevmezdi.Anh không thích mặc các đồ lễ phục.
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.Tôi không tẩy nách và trang điểm như những cô gái khác.
Erkek gibi davranmayı ve erkek gibi giyinmeyi sever.そのため、男子の制服を着用し、男子のように振る舞う。
Bulutlar gibi karalar giyinmelidir.着物姿で雲に乗っている。
Giyinmek insanın temel ihtiyaçlarındandır.一人だけ洋装が基本である。
Temiz ve düzenli giyinmeye önem verirdi.綺麗好きでスリッパを必ず履いている。
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.我不剃腋毛也不像尋常女孩一樣化妝。
Köylüler ve rahipler dışındaki bütün İranlılar kendilerinden üst sınıftakiler gibi giyinmeye heves ederlerdi.除了農民及祭司之外的波斯人都希望可以打扮得像是社會階級更高的人物。
Arabistan tarzı doğal kumaşlarla giyinmeyi sever.婦女喜歡穿戴金銀花邊的纱麗。
Liselerde başörtüsü giyinme yasağı 2014'te kaldırıldı.2014年,摩尔以上校军衔退役。
Bulutlar gibi karalar giyinmelidir.服裝以黑色系為基調。
Hiç şatafatlı giyinmeyi sevmezdi.不喜歡穿裙子。
Erkek gibi davranmayı ve erkek gibi giyinmeyi sever.스스로도 남자아이같은 언행을 즐겨 사용하며, 소년같은 옷을 즐겨 입는다.
Temiz ve düzenli giyinmeye önem verirdi.יש להקפיד על לבוש הולם ומכובד.
Şarkı birisinin sevgilisi için giyinmesiyle ilgilidir.השיר מדבר על אהבת אישה לאיש.
Genellikle takım elbise giymek yerine spor ve modern giyinmektedir.הוא בדרך כלל לבוש בבגדי סקייטר וספורט.
Aynı zamanda oyuncuların giyinmelerine yardımcı olur.בנוסף, שודרגו חדרי ההלבשה של השחקנים.
Giyinmek insanın temel ihtiyaçlarındandır.Носенето на облекло е изключително човешка характеристика.
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.Nisam se brijala ispod ruke i nisam se šminkala kao sve ostale normalne djevojke.
Erkek gibi davranmayı ve erkek gibi giyinmeyi sever.Mišićav je i voli se odijevati kao žena.
Gençler giderek daha modern giyinmektedirler.Dilerji se vedno boljše maskirajo.
Düğünlerde töresel giyimi olan fistan giyinmektedir.Končno jo najde napravljeno v svileno poročno obleko.
Temiz ve düzenli giyinmeye önem verirdi.Jie garsėjo laisvais ir patogiais drabužiais.
İslam dininde kadınların tesettürlü ve gösterişsiz giyinmesi gerekir.Kai kuriose bažnyčiose moterys privalo dėvėti galvos apdangalus.
Giyinmek insanın temel ihtiyaçlarındandır.Marškiniai yra viena iš pagrindinių drabužių dalių.
Her birinin kendine özgü giyinme ve kuşanma şekli vardır.Kiekvienas kaimas turi savitą drabužių puošybą.
Arabistan tarzı doğal kumaşlarla giyinmeyi sever.Jordansas mėgo vaizduoti labiau natūralistines scenas.
Şarkı birisinin sevgilisi için giyinmesiyle ilgilidir.Daina yra apie ištikimybę draugaujant.
Giyim Tarzı Püsküllü Çeşan Olmayıp Normal Elbise giyinmektedir.Tantsu tantsitakse kõikjal Türgis ning sellel puudub kindel kostüüm.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bu yüzden sıcak giyinmelisin Abel. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Nezapomeň se teple oblékat Abeli. chlapec rodnou řečí:
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bu yüzden sıcak giyinmelisin Abel. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Pidä itsesi lämpimänä, Abel. poika puhuu omaa kieltään:
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bu yüzden sıcak giyinmelisin Abel.Da muss man sich warm halten, Abel.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bu yüzden sıcak giyinmelisin Abel.Il faut que tu te mettes au chaud, Abel.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bu yüzden sıcak giyinmelisin Abel.그러니 따뜻하게 입고 다니렴, 아벨.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bu yüzden sıcak giyinmelisin Abel.لذلك عليك أن تدفئ نفسك، يا آيبل.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bu yüzden sıcak giyinmelisin Abel.少年(母国語): ここはおいらの縄張りだぜ
Ah,doğru! Bu yüzden çok hoş giyinmeli. Öyleyse ilk evlenen HaNi olmayacak mı?Ah, racja! dlatego się dzisiaj tak ładnie ubrała wtedy Ha Ni nie bezie pierwszą która wyjdzie za mąż?
Ah,doğru! Bu yüzden çok hoş giyinmeli.!אה, נכון!! בגלל זה היא התלבשה כל כך יפה היום
Ah,doğru! Bu yüzden çok hoş giyinmeli..آه، هذا صحيح ! ولهذا ارتدت ملابس رائعة جدًا
Ah,doğru! Bu yüzden çok hoş giyinmeli.そうよね ハニが先に 結婚するんじゃない?
Ama birisi ilk ve son defa giyinmeme neden oldu.Kimin yüzünden acaba?Ja viimeistä. Kiitos kenelle?
Ayrıca giyinme tarzım da değişti.Anche il modo in cui mi vesto è cambiato.
Ayrıca giyinme tarzım da değişti.Antes, costumava vestir-me de maneira a parecer bem.
Ayrıca giyinme tarzım da değişti.Auch die Art, wie ich mich kleide, hat sich verändert.
Ayrıca giyinme tarzım da değişti.Az öltözködésem is változott.
Ayrıca giyinme tarzım da değişti.De altfel, modul în care mă îmbrac s-a schimbat.
Ayrıca giyinme tarzım da değişti.Ik kleed me nu anders.
Ayrıca giyinme tarzım da değişti.Ini juga mengubah cara berpakaian saya.
Ayrıca giyinme tarzım da değişti.색의 소리 덕분에 옷을 입는 방식도 달라졌습니다.
Ayrıca giyinme tarzım da değişti.(Rires) En outre, ma façon de m'habiller a changé.
Ayrıca giyinme tarzım da değişti.(Risas) También mi forma de vestir ha cambiado.
Ayrıca giyinme tarzım da değişti.(Smích) Také se změnilo moje oblékání.
Ayrıca giyinme tarzım da değişti.Taktiež sa zmenil môj spôsob obliekania.
Ayrıca giyinme tarzım da değişti.Và, cách tôi ăn mặc cũng thay đổi.
Ayrıca giyinme tarzım da değişti.Zmieniłem też sposób ubierania się.
Ayrıca giyinme tarzım da değişti.Επίσης, άλλαξε ο τρόπος που ντύνομαι.
Ayrıca giyinme tarzım da değişti.Измени се и начинът, по който се обличам.
Ayrıca giyinme tarzım da değişti.Также я стал по-другому одеваться.
Ayrıca giyinme tarzım da değişti.Також змінилось те, як я одягаюсь.