Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.他 們 進 了 墳 墓 、 看 見 一 個 少 年 人 坐 在 右 邊 、 穿 著 白 袍 . 就 甚 驚 恐
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.他 們進 了 墳墓 、 看見 一 個 少年人 坐 在 右邊 、 穿著 白袍 . 就 甚驚恐
Neden böyle giyindin?Proč máš tohle?
Neden böyle giyindin?Ugotovite, kdo je ona.
Neden böyle giyindin?Zobacz kim jest.
Neden böyle giyindin?Γιατί φοράς αυτό?
Neden böyle giyindin?Защо носиш това?
Neden senin dün giyindiğin kıyafet beni alakadar etsin ki?A co to má,co dělat semnou?!
Neden senin dün giyindiğin kıyafet beni alakadar etsin ki?Apa hubungannya denganku!
Neden senin dün giyindiğin kıyafet beni alakadar etsin ki?Čo to má čo spoločné so mnou?
Neden senin dün giyindiğin kıyafet beni alakadar etsin ki?Điều đấy thì liên quan gì đến tôi!
Neden senin dün giyindiğin kıyafet beni alakadar etsin ki?És mi közöm nekem ehhez?
Neden senin dün giyindiğin kıyafet beni alakadar etsin ki?In kaj ima to z mano?
Neden senin dün giyindiğin kıyafet beni alakadar etsin ki?Missä mielessä vaatetuksesi tulisi kiinnostaa minua?!
Neden senin dün giyindiğin kıyafet beni alakadar etsin ki?Qu'est ce que ça a à voir avec moi?!
Neden senin dün giyindiğin kıyafet beni alakadar etsin ki?Questo cosa c'entra con me?
Neden senin dün giyindiğin kıyafet beni alakadar etsin ki?Si ce legatura are asta cu mine?
Neden senin dün giyindiğin kıyafet beni alakadar etsin ki?Vad har det med mig att göra?
Neden senin dün giyindiğin kıyafet beni alakadar etsin ki?Was hat das mit mir zu tun?
Neden senin dün giyindiğin kıyafet beni alakadar etsin ki?Και τί σχέση έχει αυτό με 'μένα?
Neden senin dün giyindiğin kıyafet beni alakadar etsin ki?Ну и какое это имеет отношение ко мне?!
Neden senin dün giyindiğin kıyafet beni alakadar etsin ki?מה זה קשור אלי?
Neden senin dün giyindiğin kıyafet beni alakadar etsin ki?وماذا يعنيني هذا؟
Neden senin dün giyindiğin kıyafet beni alakadar etsin ki?昨日 初めて着たんだけど 最初で最後になったぜ 誰かさんのせいで
Ne gecesi? Gün ağarırken, bahçeye çık ve güzelce giyin.Ha lemegy a nap, gyere ki a kertbe csinosan felöltözve.
"Niye boyle giyindin?" diye sordu."De ce ești îmbrăcat așa?"
"Niye boyle giyindin?" diye sordu."Dlaczego jesteś tak ubrany?"
"Niye boyle giyindin?" diye sordu."Kenapa kamu berpakaian seperti itu ?"
"Niye boyle giyindin?" diye sordu."왜 그런 옷차림을 하고 있습니까?"
"Niye boyle giyindin?" diye sordu."Miért hord ilyen furcsa ruhákat?"
"Niye boyle giyindin?" diye sordu."Miksi olet pukeutunut tuolla tavoin?"
"Niye boyle giyindin?" diye sordu."Perché sei vestito così?"
"Niye boyle giyindin?" diye sordu."Porque é que está vestido dessa forma"?
"Niye boyle giyindin?" diye sordu.¿Por qué viste así?
"Niye boyle giyindin?" diye sordu."Pourquoi êtes vous habillé de cette façon?"
"Niye boyle giyindin?" diye sordu."Proč jste takhle oblečený?"
"Niye boyle giyindin?" diye sordu."Tại sao anh lại mặc kiểu như thế?"
"Niye boyle giyindin?" diye sordu.- Varför går du klädd sådär?
"Niye boyle giyindin?" diye sordu."Waarom heb je jezelf zo gekleed?"
"Niye boyle giyindin?" diye sordu."Warum sind Sie so gekleidet?"
"Niye boyle giyindin?" diye sordu."Zakaj si tako oblečen?"
"Niye boyle giyindin?" diye sordu."Γιατί είσαι ντυμένος έτσι;"
"Niye boyle giyindin?" diye sordu."Защо си облечен по този начин?"
"Niye boyle giyindin?" diye sordu."Почему вы так одеты?"
"Niye boyle giyindin?" diye sordu."למה אתה לבוש ככה?"
"Niye boyle giyindin?" diye sordu."لماذ ا ترتدي ملابسا كهذه
"Niye boyle giyindin?" diye sordu.私は自分の実験について説明したところ
"Niye boyle giyindin?" diye sordu."點解你要著成咁樣?"
O hiç uyumadım sanki O tamamen giyinik; onu beyaz yüzü görünüyor olduğunu göstermektedir.Bila je popolnoma oblečen, kot da ona ni spala sploh, njen beli obraz tudi zdi, da kažejo, da je.
O hiç uyumadım sanki O tamamen giyinik; onu beyaz yüzü görünüyor olduğunu göstermektedir.Bola úplne oblečená, ako by nespala vôbec, jej biele tvári sa naďalej ukazujú, že.
O hiç uyumadım sanki O tamamen giyinik; onu beyaz yüzü görünüyor olduğunu göstermektedir.Byla úplně oblečená, jako by nespala vůbec, její bílé tváři se i nadále ukazují, že.
O hiç uyumadım sanki O tamamen giyinik; onu beyaz yüzü görünüyor olduğunu göstermektedir.Była w pełni ubrana, jakby nie spał w ogóle, jej biała twarz wydaje się również wskazują, że.
O hiç uyumadım sanki O tamamen giyinik; onu beyaz yüzü görünüyor olduğunu göstermektedir.Hon var fullt påklädd, som om hon inte hade sovit alls, hennes vita ansikte också tycks indikerar att.
O hiç uyumadım sanki O tamamen giyinik; onu beyaz yüzü görünüyor olduğunu göstermektedir.그녀가 전혀 잠을 자지 못했 것처럼 그녀는 완전히 옷을 입고되었습니다, 그녀의 하얀 얼굴은 것 그것을 나타냅니다.
O hiç uyumadım sanki O tamamen giyinik; onu beyaz yüzü görünüyor olduğunu göstermektedir.Ő volt öltözve, mintha nem aludt egyáltalán lány fehér arca is úgy tűnik, hogy azt mutatják, hogy.
O hiç uyumadım sanki O tamamen giyinik; onu beyaz yüzü görünüyor olduğunu göstermektedir.Ze was volledig gekleed, alsof ze had niet geslapen, haar witte gezicht ook lijken te geven aan dat.
O hiç uyumadım sanki O tamamen giyinik; onu beyaz yüzü görünüyor olduğunu göstermektedir.Ήταν ντυμένος κανονικά, σαν να μην είχε κοιμηθεί καθόλου? Άσπρο πρόσωπό της και φαίνεται να δείχνουν ότι.
O hiç uyumadım sanki O tamamen giyinik; onu beyaz yüzü görünüyor olduğunu göstermektedir.Вона була повністю одягнена, як якщо б вона не спала зовсім, а її біле обличчя і, здається, показують, що.
O hiç uyumadım sanki O tamamen giyinik; onu beyaz yüzü görünüyor olduğunu göstermektedir.Она была полностью одета, как если бы она не спала вовсе, а ее белое лицо и, кажется, показывают, что.
O hiç uyumadım sanki O tamamen giyinik; onu beyaz yüzü görünüyor olduğunu göstermektedir.Тя беше напълно облечен, ако тя не беше спал изобщо, си бяло лице също изглежда да показват, че.