Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.On a sonné à la porte et c'était un enfant pour des bonbons avec un costume d'un de mes personnages.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.Un bambino vestito come uno dei miei personaggi ha suonato per fare "dolcetto o scherzetto".
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.Zadzwonił dzwonek i to było dziecko przebrane za mojego bohatera.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.Χτύπησε η πόρτα κι ήταν ένας μασκαράς ντυμένος σαν ήρωάς μου.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.Задзвонив дзвінок у дверях, прийшла по гостинці дитина, яка була вдягнена як мій герой.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.פעמון הדלת צלצל וזה היה ילד שבא לבקש ממתק או תעלול והוא היה מחופש לדמות שלי. זה היה כל כך מגניב.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.رن جرس الباب كانت خدعة-أو-هدية يلبس كشخصيتي. كان ذلك جداً رائع.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.僕の絵本のキャラクターに変装して うれしかったです 祖父母はすでに他界しましたが
Kendimi toplamalıyım." Sonra duştan çıkıp mekanik bir şekilde giyindim.Also stieg ich aus der Dusche und zog mich automatisch an und ging in meinem Appartment umher.
Kışın Finlandiya’da sıcak tutacak biçimde giyinmekte yarar vardır.En Finlandia es conveniente ponerse ropa más cálida en invierno.
Kışın Finlandiya’da sıcak tutacak biçimde giyinmekte yarar vardır.En hiver, il est recommandé de s’habiller chaudement.
Kışın Finlandiya’da sıcak tutacak biçimde giyinmekte yarar vardır.På vintern ska man klä sig varmt i Finland.
Kışın Finlandiya’da sıcak tutacak biçimde giyinmekte yarar vardır.Talvella Suomessa kannattaa pukeutua lämpimästi.
Kışın Finlandiya’da sıcak tutacak biçimde giyinmekte yarar vardır.Зимой в Финляндии следует одеваться тепло.
Kışın Finlandiya’da sıcak tutacak biçimde giyinmekte yarar vardır.لذلك يجدر في الشتاء أن يرتدي الإنسان ملابس دافئة.
Kışın giyinmeFinceAtt klä sig på vinternfinska
Kışın giyinmeFinceCómo vestirse en inviernofinés
Kışın giyinmeFincePukeutuminen talvellasuomi
Kışın giyinmeFinceS'habiller en hiverfinnois
Kışın giyinmeFinceЗимняя одеждафинский
Kışın giyinmeFinceالملبس بالشتاءالفنلندية
Kışın giyinmeFince冬季着装芬兰语
Kışın sıcak tutacak biçimde giyinmek önemlidir.Det är viktigt att klä sig varmt på vintern.
Kışın sıcak tutacak biçimde giyinmek önemlidir.En hiver, il est important de s’habiller chaudement.
Kışın sıcak tutacak biçimde giyinmek önemlidir.En invierno es importante vestirse con ropa de abrigo.
Kışın sıcak tutacak biçimde giyinmek önemlidir.Talvella on tärkeää pukeutua lämpimästi.
Kışın sıcak tutacak biçimde giyinmek önemlidir.Зимой важно одеваться тепло.
Liberya'lı kadınlar genelde fazlaca mücevher takıp renkli giyinirler.A libériai nők általában sok ékszert és színes ruházatot viselnek.
Liberya'lı kadınlar genelde fazlaca mücevher takıp renkli giyinirler.Femeile din Liberia poartă de obicei multe bijuterii şi haine colorate.
Liberya'lı kadınlar genelde fazlaca mücevher takıp renkli giyinirler.라이베리아 여성들은 보통 많은 보석과 형형색색의 옷을 입죠
Liberya'lı kadınlar genelde fazlaca mücevher takıp renkli giyinirler.Kobiety Liberii zazwyczaj noszą dużo biżuterii i kolorową odzież.
Liberya'lı kadınlar genelde fazlaca mücevher takıp renkli giyinirler.Las mujeres liberianas normalmente llevan muchas joyas y ropas coloridas.
Liberya'lı kadınlar genelde fazlaca mücevher takıp renkli giyinirler.Le donne liberiane di solito indossano molti gioielli e vestiti colorati.
Liberya'lı kadınlar genelde fazlaca mücevher takıp renkli giyinirler.Les femmes du Libéria portent généralement beaucoup de bijoux et des vêtements colorés.
Liberya'lı kadınlar genelde fazlaca mücevher takıp renkli giyinirler.Liberiaanse vrouwen dragen meestal heel veel sieraden en kleurrijke kleding.
Liberya'lı kadınlar genelde fazlaca mücevher takıp renkli giyinirler.Liberianische Frauen tragen gewöhnlich eine große Menge Schmuck und farbenfrohe Kleidung.
Liberya'lı kadınlar genelde fazlaca mücevher takıp renkli giyinirler.Οι γυναίκες της Λιβερίας συνήθως φοράνε πολλά κοσμήματα και πολύχρωμα ρούχα.
Liberya'lı kadınlar genelde fazlaca mücevher takıp renkli giyinirler.Либерийские женщины обычно надевают множество украшений и цветную одежду.
Liberya'lı kadınlar genelde fazlaca mücevher takıp renkli giyinirler.Либерийските жени носят обикновено много бижута и цветни дрехи.
Liberya'lı kadınlar genelde fazlaca mücevher takıp renkli giyinirler.נשים ליבריות לובשות, בדרך כלל, עדיים רבים ובגדים ססגוניים.
Liberya'lı kadınlar genelde fazlaca mücevher takıp renkli giyinirler.النساء الليبيريات عادة ما يرتدين الكثير من المجوهرات و الملابس الملونة.
Liberya'lı kadınlar genelde fazlaca mücevher takıp renkli giyinirler.多くのアクセサリーにカラフルな服装をしています しかしこの抗議のためには皆が
Mesela kadınlar başlarını örtmeye, tesettüre uygun giyinmeye zorlanır.-como las mujeres obligadas a cubrirse la cabeza- a llevar el hiyab, o velo islámico.
Mesela kadınlar başlarını örtmeye, tesettüre uygun giyinmeye zorlanır.여성이 히잡이라는 이슬람식 머리 가리개로 그들의 머리를 덮어쓰도록 강요 받는 것처럼 말이지요.
Mesela kadınlar başlarını örtmeye, tesettüre uygun giyinmeye zorlanır.כגון אכיפת נשים לכסות את ראשיהן -- ללבוש חג'אב, כיסוי ראש מוסלמי.
Mesela kadınlar başlarını örtmeye, tesettüre uygun giyinmeye zorlanır.لذا تجبر النساء على تغطية الوجه بما يدعى النقاب، لتغطية الرأس
Mesela kadınlar başlarını örtmeye, tesettüre uygun giyinmeye zorlanır.女性は頭を覆い隠すことを強要されるという具合にです。 それはとても独裁的で、
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.A všedše do hrobu, uzřely mládence, an sedí na pravici, oděného rouchem bílým. I ulekly se.
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.Ðoạn , họ vào nơi mộ , thấy một người trẻ tuổi ngồi bên hữu , mặc áo_dài trắng , thì thất_kinh .
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.Ðoạn, họ vào nơi mộ, thấy một người trẻ tuổi ngồi bên hữu, mặc áo dài trắng, thì thất kinh.
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.e entrando no sepulcro, viram um moço sentado � direita, vestido de alvo manto; e ficaram atemorizadas.
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.Entrando nel sepolcro, videro un giovane, seduto sulla destra, vestito d'una veste bianca, ed ebbero paura
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.És bemenvén a sírboltba, látának egy ifjút ülni jobb felõl, fehér ruhába öltözve; és megfélemlének.
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.I wszedłszy w grób, ujrzały młodzieńca, siedzącego na prawicy, odzianego szatą białą; i ulękły się,
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.무덤에 들어가서 흰 옷을 입은 한 청년이 우편에 앉은 것을 보고 놀라매
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.А като повдигнаха очи, видяха, че камъкът бе отвален.
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.И, войдя во гроб, увидели юношу, сидящего на правой стороне, облеченного в белую одежду; и ужаснулись.
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.І ввійшовши в гріб, побачили молодця, сидячого з правого боку, одягненого в шату білу, та й вжахнулись.
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.ותבאנה אל תוך הקבר ותראינה בחור אחד ישב מימין והוא עטה שמלה לבנה ותשתוממנה׃
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.ولما دخلن القبر رأين شابا جالسا عن اليمين لابسا حلة بيضاء فاندهشن.