Ana içeriğe geç
Sözlük

giyin ile cümle

giyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ben gittim ve ne yazık ki giyinmiş.Jeg gik og klædt desværre.
Ben gittim ve ne yazık ki giyinmiş.Je suis allé et habillé tristement.
Ben gittim ve ne yazık ki giyinmiş.내가 가서 옷을 입고 슬프게.
Ben gittim ve ne yazık ki giyinmiş.M-am dus si imbracat din pacate.
Ben gittim ve ne yazık ki giyinmiş.Menin ja pukeutunut valitettavasti.
Ben gittim ve ne yazık ki giyinmiş.Poszedłem i ubrany smutno.
Ben gittim ve ne yazık ki giyinmiş.Šel jsem a oblékl smutně.
Ben gittim ve ne yazık ki giyinmiş.Šel sem in oblečen žalostno.
Ben gittim ve ne yazık ki giyinmiş.Sono andato e vestito con tristezza.
Ben gittim ve ne yazık ki giyinmiş.Tôi đã đi và ăn mặc thật đáng buồn.
Ben gittim ve ne yazık ki giyinmiş.Πήγα και ντυμένος δυστυχώς.
Ben gittim ve ne yazık ki giyinmiş.Отидох и облечен тъжно.
Ben gittim ve ne yazık ki giyinmiş.Я пішов і одягнені сумно.
Ben gittim ve ne yazık ki giyinmiş.Я пошел и одеты печально.
Ben gittim ve ne yazık ki giyinmiş.ذهبت ويرتدي أسف.
Ben gittim ve ne yazık ki giyinmiş.それは私がそれと近くを伝えるときにかなりよく私はどれくらい酔っぱらったを紹介します
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Aku akan segera berpakaian, berkemas pengumpulan sampel, dan berangkat.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Będę się ubrać od razu, zapakować do pobierania próbek, i wyruszył.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Bom jaz oblekel takoj, pakiranje up zbiranje vzorcev, in pobota.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Hozom öltözve azonnal, összecsomagolni a mintavétel, és elindultak.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Ich werde sofort anziehen, bis die Entnahme von Proben, und ging los.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız.'Ik ga meteen aankleden, inpakken het nemen van monsters, en zet uit.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Jag klär direkt, packa ihop insamling av prover, och iväg.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Já si obléknout hned, sbalte odběru vzorků, a vyrazili.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Ja si obliecť hneď, zbaľte odberu vzoriek, a vyrazili.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Jeg får tøj på med det samme, pakke sammen indsamling af prøver, og modregning.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Je vais m'habiller tout de suite, emballer la collecte des échantillons, et partit.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."나는, 바로 입고 샘플의 수집을 싸가지고 출발거야.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Me vestiré de inmediato, el paquete de la colección de muestras, y partió.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Mi vesto subito, impacchettare il prelievo di campioni, e partì.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Saan pukeutunut heti, pakata näytteiden, ja lähti.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Tôi sẽ mặc quần áo ngay lập tức, đóng gói bộ sưu tập các mẫu, và đặt ra.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Voi mă îmbrac imediat, ambalaj de culegere de probe, si a pornit.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Vou me vestir de imediato, arrumar a coleta de amostras, e partiu.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Θα ντυθώ αμέσως, συσκευασία μέχρι τη συλλογή δειγμάτων, και ξεκίνησε.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Аз ще се облече веднага, опаковка на събирането на проби, и тръгнахме.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Я буду одеваться сразу, собрать коллекцию образцов, и отправились.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Я буду одягатися відразу, зібрати колекцію зразків та й пішли.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."אני אתלבש מיד, לארוז איסוף דגימות, ויצאו לדרך.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız.سوف "أرتدي ملابسي على الفور ، حزم امتعتهم لجمع العينات ، وانطلقوا.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız.あなたは私が私の方法に着手することができるでしょう、あなたはできないだろうか?
"Birbirinizi kandırmayın. Eski adamları boşverin ve yeniler gibi giyinin."Να μην εξαπατά ο ένας τον άλλον. παραμέρισε ότι είναι γέρος άνδρας και περιποιήσου τον σαν νέο.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.A spus ca are o programare, s-a imbracat bine, si a iesit.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.Cậu ấy nói là có một cuộc hẹn, ăn mặc chỉnh tề rồi đi ạ.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.Dia bilang dia ada pertemuan, berpakaian rapi, dan langsung pergi.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.Er sagte, er hätte eine Verabredung, hat sich schick angezogen und ist gegangen.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.Ha detto di avere un appuntamento, tutto vestito bene, e poi é uscito.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.Han sa att han hade ett möte, finklädd och gick ut.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.Hij zei dat hij een afspraak had, hij was goedgekleed en ging uit.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.Il a dit qu'il avait un rendez-vous, il était bien habillé et est sorti.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.Powiedział, że ma spotkanie, ładnie się ubrał i wyszedł.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.Rekel mi je, da gre na nek sestanek, se lepo oblekel in odšel.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.Είπε ότι είχε ένα ραντεβού, ντύθηκε καλά, και βγήκε έξω.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.Сказал, что у него встреча, приоделся и ушел.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.כן, הוא הלך לפגישה. התלבש בחליפה יפה ויצא.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.لقد قال بأن لديه موعدا و أرتدى ملابسه و خرج
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.何でですか?
Böyle giyinip gelerek, sahte olduğunu mu ıspatlamaya çalışıyorsun?Apa kamu akan mengatakan kamu palsu? Bagaimana caramu berpakaian?
Böyle giyinip gelerek, sahte olduğunu mu ıspatlamaya çalışıyorsun?Es-tu en train de montrer à tout le monde que tu es une usurpatrice.
Böyle giyinip gelerek, sahte olduğunu mu ıspatlamaya çalışıyorsun?Pokazujesz innym, że jesteś nieprawdziwa?<br />Co jest z twoim ubiorem?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
giyin ile cümle - Sayfa 20 - giyin kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App