Ana içeriğe geç
Sözlük

giyin ile cümle

giyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Belki sen ve Niall onların dikkatini dağıtabilirsiniz. Mesela seksi kızlar gibi giyinebilirsiniz, falan?漫画の世界でしか通用しないか、そんなこと
Belli bir noktada kapı açıldı ve Bayan Luce mükemmel şekilde giyinmiş ve hazırlanmış olarak içeri girdi.A pak, v jednu chvíli, se dveře otevřely a ona vyšla perfektně oblečená, dokonale vyrovnaná.
Belli bir noktada kapı açıldı ve Bayan Luce mükemmel şekilde giyinmiş ve hazırlanmış olarak içeri girdi.A un certain moment, la porte s'est ouverte et elle en est sortie parfaitement habillée, très posée.
Belli bir noktada kapı açıldı ve Bayan Luce mükemmel şekilde giyinmiş ve hazırlanmış olarak içeri girdi.Entonces, en cierto momento, la puerta se abrió y ella salió perfectamente vestida, totalmente serena.
Belli bir noktada kapı açıldı ve Bayan Luce mükemmel şekilde giyinmiş ve hazırlanmış olarak içeri girdi.그 순간 문이 열리고 완벽하게 차려입은 그녀가 걸어 들어왔습니다.
Belli bir noktada kapı açıldı ve Bayan Luce mükemmel şekilde giyinmiş ve hazırlanmış olarak içeri girdi.Poi a un certo punto, la porta si è aperta ed è uscita perfettamente vestita, assolutamente composta.
Belli bir noktada kapı açıldı ve Bayan Luce mükemmel şekilde giyinmiş ve hazırlanmış olarak içeri girdi.Sau đó, cánh cửa mở ra bà bước ra, ăn mặc rất lộng lẫy, cực kỳ chỉnh tề.
Belli bir noktada kapı açıldı ve Bayan Luce mükemmel şekilde giyinmiş ve hazırlanmış olarak içeri girdi.Şi la un moment dat, s-a deschis uşa şi ea a ieşit, îmbrăcată perfect, complet calmă.
Belli bir noktada kapı açıldı ve Bayan Luce mükemmel şekilde giyinmiş ve hazırlanmış olarak içeri girdi.Und dann öffnete sich plötzlich die Tür und perfekt gekleidet und völlig gefasst kam sie heraus.
Belli bir noktada kapı açıldı ve Bayan Luce mükemmel şekilde giyinmiş ve hazırlanmış olarak içeri girdi.W pewnym momencie otworzyły się drzwi i weszła ona, nieskazitelnie ubrana, całkowicie opanowana.
Belli bir noktada kapı açıldı ve Bayan Luce mükemmel şekilde giyinmiş ve hazırlanmış olarak içeri girdi.Τότε, σε μια συγκεκριμένη στιγμή, η πόρτα άνοιξε και βγήκε ντυμένη στην εντέλεια, με απόλυτη κυριαρχία.
Belli bir noktada kapı açıldı ve Bayan Luce mükemmel şekilde giyinmiş ve hazırlanmış olarak içeri girdi.Затем в какой-то момент дверь открылась, и она вышла, безупречно одетая, полностью собранная.
Belli bir noktada kapı açıldı ve Bayan Luce mükemmel şekilde giyinmiş ve hazırlanmış olarak içeri girdi.После, в един момент, вратата се отвори и тя влезе, съвършено облечена, напълно спокойна.
Belli bir noktada kapı açıldı ve Bayan Luce mükemmel şekilde giyinmiş ve hazırlanmış olarak içeri girdi.ואז ברגע מסויים, נפתחה הדלת והיא צעדה החוצה לבושה למשעי, מורכבת לחלוטין.
Belli bir noktada kapı açıldı ve Bayan Luce mükemmel şekilde giyinmiş ve hazırlanmış olarak içeri girdi.ثم في لحظة معينة، إنفتح الباب عنها ، و دخلت في أبهى حللها، وهي متماسكة كليةً.
Belli bir noktada kapı açıldı ve Bayan Luce mükemmel şekilde giyinmiş ve hazırlanmış olarak içeri girdi.完全な正装で 完璧な化粧をした彼女が現れました 美貌と知性を備えた 公の顔です
Ben de bu küçük takımı, bu küçük kanadı üzerime giyince gerçekten de bir kuş gibi hissediyor.A když zapnu tyto malé popruhy, připnu si tohle malé křídlo, mám opravdu pocit, že jsem pták.
Ben de bu küçük takımı, bu küçük kanadı üzerime giyince gerçekten de bir kuş gibi hissediyor.Als ik gewoon deze kleine harnasjes aantrek, deze kleine vleugel, dan voel ik me echt een vogel.
Ben de bu küçük takımı, bu küçük kanadı üzerime giyince gerçekten de bir kuş gibi hissediyor.Dan saya hanya terikat dengan pakaian kecil ini, sayap kecil ini, saya benar-benar merasa seperti burung.
Ben de bu küçük takımı, bu küçük kanadı üzerime giyince gerçekten de bir kuş gibi hissediyor.És amikor beszíjazom ezeket a kis hámokat, ezt a kis szárnyat, tényleg madárnak érzem magam.
Ben de bu küçük takımı, bu küçük kanadı üzerime giyince gerçekten de bir kuş gibi hissediyor.Keď si upevním iba tieto malé popruhy, toto malé krídlo, mám naozaj pocit, že som vták.
Ben de bu küçük takımı, bu küçük kanadı üzerime giyince gerçekten de bir kuş gibi hissediyor.그러나 이렇게 작은 벨트, 작은 날개를 매고 있을 때는, 정말로 새가 된 듯한 느낌입니다.
Ben de bu küçük takımı, bu küçük kanadı üzerime giyince gerçekten de bir kuş gibi hissediyor.Och bara jag spänner fast den här lilla selen, den här lilla vingen, känner jag mig verkligen som en fågel.
Ben de bu küçük takımı, bu küçük kanadı üzerime giyince gerçekten de bir kuş gibi hissediyor.Po upięciu niewielkiej uprzęży, niewielkiego skrzydła, czuję się jak ptak.
Ben de bu küçük takımı, bu küçük kanadı üzerime giyince gerçekten de bir kuş gibi hissediyor.Quand je sangle ces petits harnais seulement, cette petite aile, j'ai vraiment l'impression d'être un oiseau.
Ben de bu küçük takımı, bu küçük kanadı üzerime giyince gerçekten de bir kuş gibi hissediyor.Şi când îmi pun aceste mici hamuri, această mică aripă, am sentimentul că sunt pasăre.
Ben de bu küçük takımı, bu küçük kanadı üzerime giyince gerçekten de bir kuş gibi hissediyor.Y cuando me ajusto estos pequeños arneses, estas pequeñas alas, tengo la sensación real de ser un ave.
Ben de bu küçük takımı, bu küçük kanadı üzerime giyince gerçekten de bir kuş gibi hissediyor.Και όταν φοράω την εξάρτυση, αυτή τη μικρή πτέρυγα, έχω πραγματικά την αίσθηση ότι είμαι πουλί.
Ben de bu küçük takımı, bu küçük kanadı üzerime giyince gerçekten de bir kuş gibi hissediyor.А когато се пристегна с тези малки нищелки, това малко крило, наистина се чувствам като птица.
Ben de bu küçük takımı, bu küçük kanadı üzerime giyince gerçekten de bir kuş gibi hissediyor.А я, когда пристегну вот эти маленькие ремни безопасности, это маленькое крыло, и правда чувствую себя птицей.
Ben de bu küçük takımı, bu küçük kanadı üzerime giyince gerçekten de bir kuş gibi hissediyor.וכשאני חוגר רק את הרתמה הקטנה הזו, הכנף הקטנה הזו, באמת יש לי את התחושה של להיות ציפור.
Ben de bu küçük takımı, bu küçük kanadı üzerime giyince gerçekten de bir kuş gibi hissediyor.وعندما أربط نفسي بهذه العدة البسيطة، هذا الجناح الصغير، أشعر حقاً أنني طائر.
Ben de bu küçük takımı, bu küçük kanadı üzerime giyince gerçekten de bir kuş gibi hissediyor.身に着けていると 本当に鳥になった気分がします どのようにしてジェットマンになったんですか?
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.A já jsem chtěl vidět, jak bude oblékání se biblicky ovlivňovat mou mysl.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Am vrut să văd cum îmbrăcându-mă biblic îmi va afecta gândirea.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Chciałem zobaczyć jak biblijny ubiór wpłynie na mój umysł.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Halusin nähdä, kuinka raamatullinen pukeutuminen vaikuttaisi mieleeni.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Ich wollte herausfinden, wie mich biblisch zu kleiden meinen Geist verändern würde.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Jag ville se hur mitt sinne påverkades om jag klädde mig bibliskt.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Je voulais savoir comment le fait de m'habiller d'une façon biblique m'affectait.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Kíváncsi voltam, hogy a bibliai öltözet hogyan hat a gondolkodásomra.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.저는 이렇게 갖춰 입는 것이 제 마음에 어떤 영향을 끼치는지 알고 싶었죠.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Quis ver como é que estar vestido biblicamente afetava a minha mente.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Saya ingin melihat bagaimana dengan berpakaian menurut Kitab Suci itu mempengaruhi pikiran saya
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Tôi muốn xem bộ đồ kiểu kinh thánh ảnh hưởng đến suy nghĩ của tôi như thế nào.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Volevo vedere come il vestirmi secondo la Bibbia influenzasse la mia mente.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Zanimalo me je, kakšen vpliv imajo biblična oblačila na moje mišljenje.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Ήθελα να δω πώς το βιβλικό ντύσιμο θα επηρέαζε το μυαλό μου.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Исках да видя, как носенето на библейски дрехи въздейства на моето съзнание.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Я хотел понять, как такая одежда воздействует на мой разум.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.רציתי לראות איך שאני מתלבש באופן תנ"כי ישפיע על הדעות שלי.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.اردت ان ارى كيف ان ارتداء ثيابي وفق الكتاب المقدس قد اثر علي فكري.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.一人の男性が近づいてきて言いました
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.我想知道依一身聖經嘅衣著可以點樣改變我嘅思想。
Ben gittim ve ne yazık ki giyinmiş.Aku pergi dan berpakaian sedih.
Ben gittim ve ne yazık ki giyinmiş.Bementem és felöltözött szomorúan.
Ben gittim ve ne yazık ki giyinmiş.Ich ging und zog sich traurig.
Ben gittim ve ne yazık ki giyinmiş.Ik ging gekleed en verdrietig.
Ben gittim ve ne yazık ki giyinmiş.Išiel som a obliekol smutne.
Ben gittim ve ne yazık ki giyinmiş.Jag gick och klädde tyvärr.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod