Onun nasıl giyindiğine ve nasıl davrandığına bir bakın.Του απάντησαν ότι όφειλε και να το δεχτεί και να το φοράει.
İyi giyinip, güzel konuşur.Έχουν ωραίο χρώμα και ωραία φωνή.
Onun nasıl giyindiğine bir bakın.Jeg mener, se på, hvad han bærer.
Yoksa neden uçan bir sıçan gibi giyinecektin?")Hvorfor spiller hun en lesbisk? "
Kahramanımız CJ'i, yeşil giyinmiş olarak görürlerse ona hemen ateş açarlar.Så ser de Cartman udklædt som Scuzzlebutt og begynder at skyde efter ham.
Onun nasıl giyindiğine ve nasıl davrandığına bir bakın.Nogen tænker over, hvordan de skal se ud og kunne bruges.
Kendi kendine yemek yemeği ve giyinebilmeyi beceremiyordu.Han kunne blandt andet knapt spise eller tage føde til sig.
Giyinmek insanın temel ihtiyaçlarındandır.En kappe er et overtøj for mænd.
Lütfen giyinin.Vær venlig at tage tøj på.
Ayakkabılarınızı giyin.Tag jeres sko på.
Son mektubunda ise Alman kadınlarının giyiniş şeklinden yakınmıştır.I det siste brevet klaget han over hvordan de tyske kvinnene gikk kledd.
Çabuk giyinin!Bruk løse klær.
Ama Norman annesi gibi giyinmiştir.Norge har bunad som sin nasjonaldrakt.
Onun nasıl giyindiğine bir bakın.Den var basert på et forhold han hadde hatt på si.
Artık çok daha sade giyiniyordu.De har på seg mer pyntete klær.
Olaydan sonra yazılan bir makalede özetle şöyle yazıyordu: "Fosforlu yelekler giyin.Dagbladet skrev: «Ta med varmt tøy.
2015 yılında GQ dergisinin en iyi giyinen 50 Britanyalı Erkek listesinde yer bulmuştur.I 2015 ble han kåret som en av magasinet GQs 50 mest velkledde britiske menn.
Arkebüzlerini kullanacak şekilde silahlanıp giyinirlerdi.De er da kledd og væpnet for ranet.
Bunun üzerine ona müt'a verdi, giyindirdi ve ailesine geri gönderdi.”Han fikk deretter tilbake sin rikdom, og gjenforent med sin familie.
O gece kadın gibi giyinenler memurlara eşlik etmemekte direndiler.Mereka yang berpakaian sebagai wanita pada malam itu menolak diperiksa oleh polisi.
Onun nasıl giyindiğine bir bakın.Kami tidak peduli jenis pakaian apa yang Anda kenakan.
Yoksa neden uçan bir sıçan gibi giyinecektin?")"Dan mengapa kamu kuatir akan pakaian?
O partiye girmelerinin tek yolu kız gibi giyinmektir.Dalam kurungan itulah Laisan berdandan seperti wanita.
Çabuk giyinin!'Memakai'.
Ama Norman annesi gibi giyinmiştir.Arjuna berpakaian seperti Brāhmana.
Erkeksidir, erkek gibi giyinir, uzaktan erkek olduğu düşünülür.Pelukis Ini memakai, Pak, seperti tumbuh.
Giyim Tarzı Püsküllü Çeşan Olmayıp Normal Elbise giyinmektedir.Berenang secara alami tidak membutuhkan perlengkapan atau pakaian khusus.
Eğer biri yeşil giyiniyorsa, diğeri yeşil ceket giyecektir.Kelompok satu menggunakan celana berwarna merah sedangkan kelompok lainnya menggunakan celana berwarna hijau.
Ayrıca Will hoş giyinmeyi sever ve genelde ipek kumaşlar giyer.Nami selalu memakai bikini dan jarang mengenakan bra.
2007 yılında Esquire tarafından son 4 yılda dünyada en iyi giyinen erkekler listesinde yer aldı.Yang jelas ia pernah dinobatkan sebagai The Best Dressed Man in the World oleh Esquire tahun 2005 lalu.
2005 yılında Esquire dergisi tarafından "Dünyanın En İyi Giyinen Erkeği" seçilmiştir.Năm 2005, Williams đã được bình chọn là "Người đàn ông mặc đẹp nhất thế giới" trên tạp chí Esquire.
Hiç şatafatlı giyinmeyi sevmezdi.Anh không thích mặc các đồ lễ phục.
İyi giyinip, güzel konuşur.Ăn mặc đẹp, trang trọng.
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.Tôi không tẩy nách và trang điểm như những cô gái khác.
Onun nasıl giyindiğine bir bakın.Cùng với đó là cách ăn mặc giống con trai của cô.
Michelle Obama, giyim tarzıyla ve moda anlayışıyla pek çok kez en iyi giyinenler listelerinde yer aldı.Catherine trở nên nổi bật với phong cách thời trang của cô và đã lọt vào nhiều danh sách "ăn mặc đẹp nhất"..
Yoksa neden uçan bir sıçan gibi giyinecektin?")Sao cô ta lại đóng một nhân vật đồng tính nữ?'
Ama Norman annesi gibi giyinmiştir.Cô thường mặc bộ quần áo của tông đồ của cô,giống với thời trang lolita.
Onun nasıl giyindiğine bir bakın.どてらのような服を着ている。
Onun nasıl giyindiğine ve nasıl davrandığına bir bakın.彼女のシルエットを見てどの服を着ているかを予想する。
Erkek gibi davranmayı ve erkek gibi giyinmeyi sever.そのため、男子の制服を着用し、男子のように振る舞う。
Bulutlar gibi karalar giyinmelidir.着物姿で雲に乗っている。
Giyinmek insanın temel ihtiyaçlarındandır.一人だけ洋装が基本である。
Çabuk giyinin!着替え!
Yoksa neden uçan bir sıçan gibi giyinecektin?")『どうして赤い洗面器を頭の上に乗せているんですか?』って。
Tabloda, çıplak bir kadın iki giyinik erkekle kırda piknik yaparken betimlenmiştir.その主たる理由は、ピクニックで2人の着衣の男性とともにいる裸の女性を描いたことである。
Orada yeşil giyinmiş bir adam göreceksiniz.緑色の服をまとう人物として描かれる。
Kraliçe olduktan sonra bir kral gibi giyinmiş ve takma sakal kullanmıştır.覚悟が定まった事で次第に女王らしさを身に着けていった。
Temiz ve düzenli giyinmeye önem verirdi.綺麗好きでスリッパを必ず履いている。
Onlar giydirdikçe biz de ha babam giyiniyoruz.パラディンになると父と同じ衣装になる。
İnsanlık elbisesinin yanına Türkmen olduğumdan dolayı Türk elbisesi giyindim.服装はキリシタンであったことから西洋のドレスをベースにしている。
Geyşalar gibi giyinmiştir.巫女のような服装をしている。
Gömütler giyinik ve takılı olarak gömülmüştür.また土中に埋めて肥溜めとしても使われた。
Kendi kendine yemek yemeği ve giyinebilmeyi beceremiyordu.食事をあげたり、服を着せてあげたりもできる。
Köylerde yaşayan Koreliler, yüzyıllar önceki gibi giyinir ve yaşarlar.女装をした男性は数世紀にわたって伝統文化や慣例として見られた。
Görünümü ara sıra değişse de benzer tarzda giyinir.身に着けると見た目が変化する。
Çünkü daha gariban, komik giyinişli velilerle konuşmayı fazla istemez.派手な服装を好み奇抜な言動をとる怪しげな男。
Kıbrıs Cumhuriyeti'nin performansında Minus One grubu üyelerinin hepsi siyah giyinimli sahneye çıkmıştır.なお、この日のハリウッド・ボウル公演では、メンバー全員が黒い衣装でステージに上がった。
Yoksa neden uçan bir sıçan gibi giyinecektin?")要不然你為什麼會穿得像隻會飛的老鼠?
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.我不剃腋毛也不像尋常女孩一樣化妝。