Ana içeriğe geç
Sözlük

giyin ile cümle

giyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Gömütler giyinik ve takılı olarak gömülmüştür.Виділяють поверхневий (голий) та покритий (похований) карст.
İyi giyinip, güzel konuşur.Відмінно одягнений і прекрасні манери».
Bu günde genellikle herkes siyah giyinir.Зазвичай всі працівники носять чорний колір одягу.
2005 yılında Esquire dergisi tarafından "Dünyanın En İyi Giyinen Erkeği" seçilmiştir.У 2005 році журнал Esquire присудив йому звання «Найбільш стильна людина року».
Devamlı yeşil giyinir.Постійно носить маску.
Onun nasıl giyindiğine bir bakın.Подивися, що зараз знімають!
Oyuncular hava soğuk olmasına rağmen yaz gibi giyindi.Дія фільму розгортається жарким літом, але актори одягнені явно не по сезону.
Güzel giyinir ve oldukça hırslıdır.Він був одягнений і при здоровому глузді.
Orada yeşil giyinmiş bir adam göreceksiniz.Колись тут жив чоловік, який шив одяг.
Kendi tarzını beğensede, herkes onun kötü giyindiğini düşünüyor.Йому подобалось модно одягатись, вести досить розкутий спосіб життя.
Biz giyinmek zorundayız.Маємо одягтися.
Biz giyinmek zorundayız.Ми повинні одягтися.
Neden daha giyinmedin?Чому ти ще не одягнутий?
Giyinmeye gideceğim.Я піду одягнуся.
Onun nasıl giyindiğine ve nasıl davrandığına bir bakın.Zkoumá, jakým způsobem získává své příjmy a jak je využívá.
Yoksa neden uçan bir sıçan gibi giyinecektin?")A proč si hledá nějaké chráněné místo, například starý seník?
Genç, yakışıklı, maskesiz ve son moda giyinmişlerdi.Diana vysoká, štíhlá a okouzlující si užívala moderního oblékání a nosila nejnovější britskou módu.
Astronot giyinimli bir dansçı eşlik etmiştir.Příklad: Do tanečního sálu vstoupil podivně oblečený muž.
Arsena çok kapalı giyinmiş ve yüzüne peçe takmış olarak gelir.Masky prostě musí pohodlně a spolehlivě sedět na obličeji.
Tabloda, çıplak bir kadın iki giyinik erkekle kırda piknik yaparken betimlenmiştir.Zachytil akt mladé krásné ženy u snídaně s dvěma pány v oblečení.
Onun nasıl giyindiğine bir bakın.Uite cum te îmbraci!
Kendi tarzını beğensede, herkes onun kötü giyindiğini düşünüyor.Îi plăceau hainele și era întotdeauna îmbrăcat elegant.
Erkek gibi davranmayı ve erkek gibi giyinmeyi sever.Se tunde, se îmbracă ca un baiat, își schimbă vocea și se poartă ca un băiat.
Yoksa neden uçan bir sıçan gibi giyinecektin?")De ce dezlegați măgarul ăsta?”
Yeşil giyinirler.Tricouri roșii.
O partiye girmelerinin tek yolu kız gibi giyinmektir.De data aceasta aduce fata îmbrăcată în haine de sărbătoare.
Her birinin kendine özgü giyinme ve kuşanma şekli vardır.Fiecare comparsă are o vestimentație proprie și unică.
Kendim giyinebilirim.Pot să mă îmbrac singur.
Onun nasıl giyindiğine bir bakın.Még azt is megszabták, milyen öltözéket viseljen.
GQ dergisi kendisini en iyi giyinen erkeklerden biri olarak lanse etmiştir.A GQ magazin Nagy-Britannia legjobban öltözött férfijának nevezte.
Onun nasıl giyindiğine ve nasıl davrandığına bir bakın.Lásd a Előfordulása és a Felhasználása részt.
Çok iyi giyinir ve o dönemde bu durum dikkat çekerdi.Elegánsan öltözött, minden részletre nagyon figyelt.
İyi giyinip, güzel konuşur.Szép versek, szép köntösben.
Susanna odaya Kontes'in o gün için giyinmesine yardım etmek için girer.Susanne találkát ígér a grófnak estére, de arra a grófnő fog elmenni a komorna ruhájában.
Tüm bu süre boyunca siyah giyindi, saçını mora boyadı ve erkek arkadaşıyla yaşamaya başladı.Ebben az időszakban fekete ruhában járt, lilára festette a haját és gyakran járt „mosholni” a barátjával.
O partiye girmelerinin tek yolu kız gibi giyinmektir.Elviszik a estélyi ruháját is, így a lány át tud öltözni és el tud menni az estélyre.
Willow, Kennedy'ye çay götürür ve onun giyinmiş olduğunu görür.Leporello ekkor leveszi kabátját, hogy látsszon, ki ő.
Yeşil giyinirler.Zöld ruhát visel.
Arabistan tarzı doğal kumaşlarla giyinmeyi sever.Nagyon szereti az ázsiai virágmintás ruhákat.
O gece kadın gibi giyinenler memurlara eşlik etmemekte direndiler.Tuona yönä naisiksi pukeutuneet miehet eivät suostuneetkaan lähtemään poliisien mukaan.
Orada yeşil giyinmiş bir adam göreceksiniz.Pian paikalle ilmestyykin vihreään takkiin pukeutunut mies.
Güzel giyinir ve oldukça hırslıdır.Hän pukeutuu äärimmäisen näyttävästi sekä tyylikkäästi.
Yoksa neden uçan bir sıçan gibi giyinecektin?")Miksi käytän sininauhaa?
Onun nasıl giyindiğine bir bakın.Sitten katsoin hänen pukuaan.
Onun nasıl giyindiğine ve nasıl davrandığına bir bakın.Me annoimme heille tarkat tiedot – miten hän on pukeutunut, ajankohdan, missä hän liikkuu.
Çabuk giyinin!Pukeutuu kilttiin.
İnsanlık elbisesinin yanına Türkmen olduğumdan dolayı Türk elbisesi giyindim.Hän sai lisänimen ”turkkilainen maalari”, koska pukeutui turkkilaiseen asuun.
Kendi tarzını beğensede, herkes onun kötü giyindiğini düşünüyor.Hän pukeutuu mielellään isänsä pukuun, sillä se on hänen mielestään sopivan asiallinen.
İsrail'de ortodoks Yahudiler cildinin çoğunu örtülü tutarak makul bir şekilde giyinirler.Jotkut ortodoksijuutalaiset naiset peittävät päänsä peruukilla.
İyi ayakkabılarını giyin.Pane jalkaasi ne hyvät kengät, jotka sinulla on.
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.Δεν ξύριζα τις μασχάλες μου και δεν φορούσα make-up όπως έκαναν τα υπόλοιπα κορίτσια.
Temiz ve düzenli giyinmeye önem verirdi.Συχνά προτιμούσε απλό και άνετο ντύσιμο.
Çabuk giyinin!Ντύθηκαν απλά, στα γρήγορα.
P285 Yetersiz havalandırma varsa, solunum koruyucu giyin.S38 Σε περίπτωση ανεπαρκούς αερισμού, χρησιμοποιείτε κατάλληλη αναπνευστική συσκευή.
Şanina ılımlı giyinir ve voleybol oynamaktan hoşlanırdı.Η Σάνινα ντυνόταν σεμνά και τις άρεσε να παίζει βόλεϋ.
2015 yılında GQ dergisinin en iyi giyinen 50 Britanyalı Erkek listesinde yer bulmuştur.Το 2015 βρέθηκε στην πρώτη θέση στην λίστα με τους 50 πιο Καλοντυμένους Βρετανούς Άνδρες του GQ.
Bilinen bir giyiniş tarzları yoktur.Κανένα ζώο δεν επιτρέπεται να φοράει ρούχα.
Vokalist ise kafatası makyajı ile şeytani bir anti-papa figürü şeklinde giyinmektedir.Ο τραγουδιστής φοράει μάσκα με μορφή κρανίου και στολή ειρωνική προς τον Πάπα.
Bessie gittikten sonra Zooey giyinir ve oturma odasına gider.Μετά το τέλος του σόου, η Ρεμπέκα πηγαίνει στο καμαρίνι και κάνουν σεξ.
Drag queen terimi genel olarak performans amacı ile drag tarzında giyinen kişileri tanımlar.Ο όρος Drag Queen περιγράφει τους τραβεστί που ντύνονται έτσι για λόγους ψυχαγωγίας και θεάματος.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod