Ana içeriğe geç
Sözlük

giyin ile cümle

giyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Gömütler giyinik ve takılı olarak gömülmüştür.屋身皆可見為了仿木構的凸顯的梁柱和釘飾。
Onun nasıl giyindiğine ve nasıl davrandığına bir bakın.你是谁、你的穿着如何、你看上去怎样就是你所展示的自己。
Ama Norman annesi gibi giyinmiştir.穿著風格與母親一樣時尚。
Orada yeşil giyinmiş bir adam göreceksiniz.一名身穿灰色官服的男人。
Köylüler ve rahipler dışındaki bütün İranlılar kendilerinden üst sınıftakiler gibi giyinmeye heves ederlerdi.除了農民及祭司之外的波斯人都希望可以打扮得像是社會階級更高的人物。
2015 yılında GQ dergisinin en iyi giyinen 50 Britanyalı Erkek listesinde yer bulmuştur.2015年,他獲GQ雜誌列入《50位最佳穿著的英國男士》第一位。
Yeşil giyinirler.绿色涂装。
Arabistan tarzı doğal kumaşlarla giyinmeyi sever.婦女喜歡穿戴金銀花邊的纱麗。
Görünümü ara sıra değişse de benzer tarzda giyinir.穿和服的她看起來跟平時不一樣。
Güzel giyinir ve oldukça hırslıdır.她的衣著打扮非常可愛,也很女性化。
Devamlı yeşil giyinir.常常戴綠色帽子。
Liselerde başörtüsü giyinme yasağı 2014'te kaldırıldı.2014年,摩尔以上校军衔退役。
Bulutlar gibi karalar giyinmelidir.服裝以黑色系為基調。
Hiç şatafatlı giyinmeyi sevmezdi.不喜歡穿裙子。
Yoksa neden uçan bir sıçan gibi giyinecektin?")“"왜 이렇게 마스크?"
Erkek gibi davranmayı ve erkek gibi giyinmeyi sever.스스로도 남자아이같은 언행을 즐겨 사용하며, 소년같은 옷을 즐겨 입는다.
Onun nasıl giyindiğine ve nasıl davrandığına bir bakın.데이트 상대는 공개적으로 그/그녀가 무엇을 입어야 하는지, 그/그녀가 어떻게 보여야 하는지를 지시합니다.
Onun nasıl giyindiğine bir bakın.따로 유니폼이 없었으므로 자기가 원하는 대로 입었다.
Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı.옷차림은 깔끔했으며 얼굴도 단정하게 면도했고 머리 역시 잘 빗질된 상태였다.
Orada yeşil giyinmiş bir adam göreceksiniz.이 날 사람들이 입는 옷 또한 초록색이다.
Yeni dedektif katilin yağmurlu geceleri beklediğini ve sadece kırmızı giyinmiş kadınları öldürdüğünü keşfeder.선제공격에 나선 형사들은 비오는 밤, 여경에게 빨간 옷을 입히고 함정 수사를 벌인다.
Çıplak Maya ve Giyinik Maya arasında farklar mevcuttur.말기에는양반과 서민의 옷 사이에 큰 차이가 없어졌다.
Onun nasıl giyindiğine bir bakın.מאור לבושו שהוא לבוש...
Geline yengeleri yardımcılık eder ve onun kıyafetine uygun giyinirler.תהפכי את ילדתך לבת מלוכה ותלבישי אותה בלבוש מפואר במיוחד?"
Ama Norman annesi gibi giyinmiştir.ג'סי עוטה חליפה דומה לשל אביה.
Onun nasıl giyindiğine ve nasıl davrandığına bir bakın.תסתכלי איזו תנועה יש לו.
Yoksa neden uçan bir sıçan gibi giyinecektin?")איך הייתם מגיבים לפסיכולוג הלבוש ככה?".
Eskiden erkekler gibi giyinirdi ve kendisini erkek zannederdi.היא לבשה בגדי גברים, והסתפרה כמו גבר.
Temiz ve düzenli giyinmeye önem verirdi.יש להקפיד על לבוש הולם ומכובד.
Şarkı birisinin sevgilisi için giyinmesiyle ilgilidir.השיר מדבר על אהבת אישה לאיש.
Genellikle takım elbise giymek yerine spor ve modern giyinmektedir.הוא בדרך כלל לבוש בבגדי סקייטר וספורט.
Aynı zamanda oyuncuların giyinmelerine yardımcı olur.בנוסף, שודרגו חדרי ההלבשה של השחקנים.
İyi giyinip, güzel konuşur.Той е чудесен оратор и се изразява прекрасно.
Daima bir pelerin, kılıç ve tüylü bir şapka giyinir.Понякога носи меч на пояса и шапка с пера.
Madonna'nın dansçısı Kento, performans sırasında Jackson gibi giyindi ve dans etti.Един от танцьорите ѝ – Кенто, танцува с подобни дрехи и стил на игра на Джаксън.
GQ dergisi kendisini en iyi giyinen erkeklerden biri olarak lanse etmiştir.Списание Esquire дори го обявява за един от 5-те най-добре облечени мъже в историята.
Yoksa neden uçan bir sıçan gibi giyinecektin?")Защо задгробният живот да е различен?“.
Giyinmek insanın temel ihtiyaçlarındandır.Носенето на облекло е изключително човешка характеристика.
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.Nisam se brijala ispod ruke i nisam se šminkala kao sve ostale normalne djevojke.
Onun nasıl giyindiğine bir bakın.Htio je vidjeti što to nose.
Erkek gibi davranmayı ve erkek gibi giyinmeyi sever.Mišićav je i voli se odijevati kao žena.
Yoksa neden uçan bir sıçan gibi giyinecektin?")Zašto ih ne bi upotrijebila u pjesmi?'
Normal İnsanlar gibi giyinip, hayvancılık işiyle uğraşır.Natjecatelji rade kao normalni farmeri, bave se poljoprivredom i stočarstvom.
Orada yeşil giyinmiş bir adam göreceksiniz.Nalikuje zgodnom strijelcu odjevenom u zeleno.
Daima bir pelerin, kılıç ve tüylü bir şapka giyinir.Uvijek nosi škotski ogrtač i kapu.
2005 yılında Esquire dergisi tarafından "Dünyanın En İyi Giyinen Erkeği" seçilmiştir.Williams je 2005. godine proglašen najbolje odjevenim muškarcem.
Kendi kendine yemek yemeği ve giyinebilmeyi beceremiyordu.Vždy bola pokojná, ľahostajná k jedlu i k oblečeniu.
Kendi tarzını beğensede, herkes onun kötü giyindiğini düşünüyor.Dodal, že si cení mužov, ktorí sa radi obliekajú do tesných pančucháčov.
Gelen beş Maiadan ikisi mavi kıyafetler giyinmişti.Obidve tieto kombinácie nosili spolu s modrými trenírkami.
Artık çok daha sade giyiniyordu.Oblečenie bolo elegantnejšie.
Yoksa neden uçan bir sıçan gibi giyinecektin?")Zakaj ima kovač klešče? (ljudski)
Gençler giderek daha modern giyinmektedirler.Dilerji se vedno boljše maskirajo.
Rock'n Roll tarzında giyinir.V glavnem je oblečen kot, da gre na rock koncert.
Orada yeşil giyinmiş bir adam göreceksiniz.Nasproti jima je prišel lepo oblečen lisjak.
Çok iyi giyinir ve o dönemde bu durum dikkat çekerdi.Lepo se je oblekla in naličila ter s svojim dolgim avtomobilom kmalu prispela v Log.
Ak giysiler giyinirler.Prejemniki so oblečeni.
P284 Solunum koruyucu giyin.S36: Nositi primerno zaščitno obleko.
Diğer çocuk, William'ın davranışlarını, giyinişini ve konuşmasını gittikçe daha fazla taklit etmeye başlar.Mladi so posnemali celo stil Wertherjevega in Lottinega oblačenja ter način njunega vedenja in čustvovanja.
Düğünlerde töresel giyimi olan fistan giyinmektedir.Končno jo najde napravljeno v svileno poročno obleko.
Temiz ve düzenli giyinmeye önem verirdi.Jie garsėjo laisvais ir patogiais drabužiais.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod