Ana içeriğe geç
Sözlük

giyer ile cümle

giyer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ak bir cüppe giyerdi.Вона носила перуку.
Ellerini gizlemek için o zamandan bu yana eldiven giyer.Працюють у рукавицях, щоб не обпекти рук.
Sokağa çıkarken başlarına üstlük veya çar adı verilen örtü giyerlermiş.На гранях блоків, що виходять у двір, зазначено ім'я царя.
Kına gecelerinde erkekler tiyatro gösterisi için kadın elbisesi giyerler ve oynarlar.Одного вечора, вона робить сукню на вечірку для господині, щоб залишитися на роботі.
Yaz mevsiminde erkekler pantolon veya şalvar üzerine gömlek giyerler.Влітку носили полотняні штани на очкурі — ногавки або гачі.
Bu örgütün üyeleri üzerinde sarı ve kırmızı çizgiler olan siyah gömlekler giyerlerdi.Члени організації носили чорні сорочки, жовті та червоні смужки на зап'ясті (кольори Риму).
Biraz hödük görünen Steive Rae genellikle kovboy çizmeleri ve dar pantolonlar giyer.Так, я завжди ношу маленький глок і ще якусь погань в моїх ковбойських чоботях.
Kral her zaman bir taç giyer.Король завжди носить корону.
Tom kaç numara ayakkabı giyer?Який у Тома розмір взуття?
İkisi de zengindir ve tasarımcı kıyafetleri giyerler.Obě postavy mají bohaté vytkávané vzory oděvů.
Sumo güreşçileri ise küpeçiçeği ("fuşya") rengi gibi oldukça parlak renklerde kimonolar giyer.Zápasníci sumo někdy nosí i kimono v docela jasných barvách jako je fuchsiová.
Dansçılar, bu dansa özel ayakkabılar giyerler.Soutěžící používají během hry speciální obuv.
Charedim, Yahudiliğe uygun giysiler giyer.TARY proč máš tak drahé oblečení?.
Klipte Axl aynı zamanda Red Hot Chili Peppers ve Jane's Addiction tişörtleri giyer.Kapela vychází ze stejné hudební scény jako kapely Red Hot Chili Peppers a Jane's Addiction.
Köyün geleneklerine göre kadınlar köye özel yerel kıyafet giyerler (şalvar, poğ, eşarp vs.).V Lese vyrůstá ze země cokoliv, co vesničané potřebují (nábytek, oblečení).
Kadınlar da erkekler de genelde bol giysiler giyerlerdi.Ženy i muži většinou nosí vyšívané šaty.
Dansa katılacak olan savaşçılar hayvan postu elbise ile kuş gagasından yapılma başlık giyerler.Setkáme se v nich s bojovníky, který mají na hlavě ptačí masku.
Siyah bir maske üzerine yana eğik bir külah giyer ve tahtadan bir kılıç taşır.Přes jedno oko nosí černou pásku a kouří.
Yaz mevsiminde erkekler pantolon veya şalvar üzerine gömlek giyerler.V létě rádi nosí síťkovaná trička nebo tílka.
Kına gecelerinde erkekler tiyatro gösterisi için kadın elbisesi giyerler ve oynarlar.Na slavnostech či při návštěvách divadel muži nosili fraky.
Erkekler başlarına püsküllü fes giyerlerdi.Útočníci na sobě měli falešné sebevraždené vesty.
Şövalyeler, üzerinde siyah bir haç olan uzun beyaz elbiseler giyerlerdi.Rytíři nosili bílý oděv s červeným řádovým křížem.
Eğer hava soğuksa bir gömlek giyerdi.Při chladnějším počasí se oblékal kabátek (fěrtoch či špenzl).
Genellikle gelinin yakın arkadaşları düğünde giyer.Často je nosí matky nevěsty a ženicha na svatbách.
Bu golü, Panathinaikos taraftar grubu Gate 13 tişörtü giyerek kutladı.Odtahová a vyprošťovací služba Pretol nasadila 30 odtahových vozidel.
Şövalyeler, üzerinde siyah bir haç olan uzun beyaz elbiseler giyerlerdi.Cavalerii teutoni purtau veșminte albe prevăzute cu o cruce neagră.
Aynı Ben'in ceketinden giyer.Poartă o haină asemănătoare cu a lui George.
Erkek ve kadınlar boncuklu tunik giyerler.Fetele și femeile tinere poartă pălărie.
Sadece tek tip bir takım elbise giyer.El găsește doar piese de îmbrăcăminte .
20 numaralı formayı giyer.Poartă pe tricou numărul 20.
Mabel çeşitli kazaklar giyer.Kachha este o pereche de pantaloni scurți.
"Çukurova bayramlığın giyerken." 8.«De trei ori potcovii calul», 8.
Kazak giyer.Pulover în DEX
Bu orkestradaki müzisyenler Macar kıyafetleri giyerlerdi.Participanții la acest eveniment se îmbrăcau în haine de sărbătoare.
Ak bir cüppe giyerdi.Acesta poartă pe cap un turban.
1547 - VI. Edward, Westminster Abbey'de taç giyerek İngiltere Kralı oldu.1547: Eduard al VI-lea este încoronat rege al Angliei la Westminster Abbey.
Kara giysiler giyer.Cămășile negre
Ben de tekrar giyerek sevimli gözükeceğini düşündüm.Uneori vrea să fie îmbrățișat ca să se simtă mai bine.
İkisi de askeri kıyafetler giyer.Îmbracă-i pe amândoi bărbați.
Kosabaşı üzerine aldığı kürkü ters giyer.Ordinul are pe revers un sistem de prindere de haină.
Bayramda herkes yeni bot ve parkalarını giyerler.Sub haină în funcție de anotimp se purtau flanele și laibăre.
Ben flanel pijama giyerim.Eu port pijama din flanel.
Tom genellikle ipek pijama giyer.Tom poartă de obicei pijamale de mătase.
İkisi de zengindir ve tasarımcı kıyafetleri giyerler.A két alak gazdagon van felöltözve, ruhájuk szőrmés.
Bazen üniversitenin resmi tişörtünü de giyer.Gyakran viseli az egyetemi pólóit.
Ağır zırh giyerler ve gaz maskesi takarlar.Radioaktív ruha van rajtuk, és gázmaszkot viselnek.
Üç yaşında kızlar genelde kimonoları ile birlikte bir çeşit ceket olan hifu giyerler.A hároméves lányok hifut viselnek a kimonóval.
Dansçılar, bu dansa özel ayakkabılar giyerler.Vannak haneto táncosok, akik speciális ruhákat hordanak a táncra.
Kızıl elbiseler giyer.Piros ruhát visel.
Üniformayı giyerek, sakin bir şekilde, denize gemi indiren askerlerin yanına gitti.A katonáknak ruhában, fegyveresen kellett csendben úszniuk.
Bu günde İskoç aileleri geleneksel kıyafetlerini giyerler.A lovasok a mai napig a tradicionális öltözetükben lovagolnak.
Çin tarzı giysiler giyer.A kínai vörösgárdisták viseltek hasonlót.
Adamları yeşil takım elbise giyer.Például ők zöld övet viselnek.
Eve giderken yanlışlıkla birbirlerinin palrolarını giyerler.Köztudott, hogy minden településen viselt ruházat eltért a másiktól.
Bu ailenin adamları sarı takımlar giyer.Az emberek sárga ruhát öltenek magukra.
Ben de tekrar giyerek sevimli gözükeceğini düşündüm.Akkor arra gondolt, hogy majdan ő is ilyen csuklyába szeretne öltözni.
Yakında bulunan birliklerin üniformalarını da, bölgede dikkat çekmemek ve tanınmamak için giyerler.Nemsokára polgárháborús egyenruhába öltözött katonák táborába botlik, akik azonban nem vesznek róla tudomást.
Ellerini gizlemek için o zamandan bu yana eldiven giyer.Másik kezéről többször leveszi a kesztyűt, ugyanis azt a harcokra használja.
Siyah etek ve üzerinde yıldız olan mavi bir tişört giyer.Tagirulla on sininen paita, jossa on iso tähti.
"Çukurova bayramlığın giyerken." 8."Paita puhtaana" 8.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod