Ana içeriğe geç
Sözlük

giyer ile cümle

giyer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
2007 yılında, Everest Dağı'na sadece şort giyerek çıkmayı denedi fakat başarılı olamadı.Hän yritti vuonna 2007 kiivetä Mount Everestin huipulle pelkissä shortseissa, mutta epäonnistui.
Siyah sarık ve cübbe giyerler.He myös pukeutuvat tummansiniseen ja harmaaseen.
Erkek ve kadınlar boncuklu tunik giyerler.Sekä miehet että naiset käyttävät korvakoruja.
Ben de tekrar giyerek sevimli gözükeceğini düşündüm.Myös miehen tulee pukeutua hillitysti.
Yetişkin erkek ayakkabısı giyer.Täyttyvätkö suuret saappaat?
Öğrencileri soluk mavi renk ince ipekten yapılmış cüppeler giyerler.Oppilaat käyttävät sinisiä ja hopeisia koulupukuja.
Krem rengi pantolon, mavi ceket ve sarı gömlek giyer.Koukilla on mustat farkut ja sininen ja keltainen takki.
Palyaço kıyafetleri giyerler.Buyinaisten vaatteet.
Siyah renkli üniformalar giyerlerdi.Jäsenten tuli pukeutua mustaan univormuun.
Kızıl elbiseler giyer.Pukeutuu punaiseen pukuun.
Çin tarzı giysiler giyer.Kiinalainen aamutakki.
Mavi bir kıyafet giyer.Siniset vaatteet.
1543 - Mary Stuart, daha 9 yaşındayken taç giyerek İskoçya Kraliçesi oldu.1543 - Η Μαρία Στιούαρτ, σε ηλικία 9 μηνών, στέφεται βασίλισσα των Σκώτων στο Στέρλινγκ.
Gözlük takar ve sarı bir kazak giyer.Φοράει γυαλιά κι ένα κίτρινο τζάκετ.
Geleneksel olarak ve hatta 1960’lı yıllarda, amalar sadece peştemal giyer.Παραδοσιακά, ακόμα και πρόσφατα στη δεκαετία του 1960, οι ama καταδύονταν φορώντας ένα απλό πανί κάλυμμα.
O giyim tasarımcıları Don Ed Hardy ve Dolce & Gabbana tarafından çok giyer.Αργότερα διαφήμισε και προϊόντα των Louis Vuitton, Dom Pérignon και Dolce & Gabbana.
Aynı şapkayı klip için yapılan röportajda da giyer.Το ίδιο έκανα κι εγώ βγάζοντας το ούζι κάτω από το σακάκι μου.
Bu kiliselerde imparatorlar taç giyerlerdi.Στο σταυρό αυτό ορκίζονται οι επαναστάτες.
Kazak giyer.Κλειδᾶς Γεώργιος.
Eve giderken yanlışlıkla birbirlerinin palrolarını giyerler.Σκάλιτσα – Από έξω φορούσαν τις σκάλιτσες.
Ayaklarına ise kırmızı deriden bir yemeni giyerlerdi.Στα πόδια φοράει κόκκινα σανδάλια.
1547 - VI. Edward, Westminster Abbey'de taç giyerek İngiltere Kralı oldu.1547 - Ο Εδουάρδος ΣΤ΄ στέφεται βασιλιάς της Αγγλίας στο Αββαείο του Ουέστμινστερ.
Pembe bir kimono giyer.Φοράει κόκκινο χιτώνα.
Aynı Ben'in ceketinden giyer.Η δεύτερη στολή του Ben.
Tavşan kulaklı bir şapka giyerek dolaşır.Στο κεφάλι φοράει φαρδύ ψάθινο καπέλο.
Onlar şalvar ile siyah kıyafetler giyerlerdi.Ξεκίνησαν φορώντας πράσινα και μαύρα ρούχα.
Kırmızı bir ceket ile koyu yeşil bir pantolon giyer.Φορά μία κόκκινη ενδυμασία και πράσινο πανωφόρι.
Kışın palto giyerim.Το χειμώνα φοράω ένα παλτό.
2007 yılında, Everest Dağı'na sadece şort giyerek çıkmayı denedi fakat başarılı olamadı.I 2007 prøvede han, men fejlede at bestige Mount Everest uden nogen anden beklædning end shorts.
Ben de tekrar giyerek sevimli gözükeceğini düşündüm.Og så glæder hun sig til at få syet en fantastisk kjole.
Harold Westminster Abbey'de 6 Ocak 1066 günü taç giyer.Han blev kronet Westminster Abbey juledag 1066.
Samuel, profesyonel futbol kariyerine Newell's Old Boys ve Boca Juniors'tan forma giyerek başladı.Han spillede på klubplan primært for Newell's Old Boys og Boca Juniors.
Kara cüppe giyer.En sortklædt mand løber.
Mavi bir kıyafet giyer.Hun går altid i blå kjole.
Kısa ve açık lacivert bir iş kıyafeti giyer.Der er et kuperet og skovklædt morænelandskap.
Daima kot ceket ve kot pantolon giyerdi.Hun klædte sig til tider som en mand med jakkesæt og mandehat.
Erkekler başlarına püsküllü fes giyerlerdi.Fanger blev henrettet iført deres håndjern.
İkisi de zengindir ve tasarımcı kıyafetleri giyerler.En stærk personlighed i designer tøj.
1543 - Mary Stuart, daha 9 yaşındayken taç giyerek İskoçya Kraliçesi oldu.Født - Dødsfald 1542 - Marie Stuart krones som skotsk dronning, blot en uge gammel.
'Bugün hayatta olsaydı ne giyerdi?' diye düşünüyoruz." dedi.Ellers havde vi været sammen i dag, og hun havde været levende nu.”
Bunun için fark edilmeden karakterleri etkisiz hale getirip kıyafetlerini giyerler.I modsætning til de ovennævnte kostumer er ansigtet her frit.
Hafta içleri beyaz gömlek giyerim.Jeg har hvid skjorte på til hverdag.
Daha önceden cehennemde kıyametin ateşten tacını giyerdi.Dette var første (og eneste) gang festningen har åpnet ild mot en fiende.
Törene, #metoo ve Time's Up hareketlerini desteklemek için neredeyse tüm konuklar siyah giyerek katıldı.Store deler av publikumet hadde kledd seg i sort for å vise sin støtte til #MeToo- og Time's Up-kampanjene.
20 numaralı formayı giyer.Han fikk tildelt drakt nr. 20.
Kızıl elbiseler giyer.Kvinnene går da i røde kjoler.
Rahipleri keçi derisi giyerdi.Ungfuglene har brunspettet fjærdrakt.
Dedelerimiz ve diğer erkekler de başlarına kırmızı fes giyerlermiş.Sosialister og kommunister har også båret røde armbind.
Bunlar beyaz şalvar giyerler.Dette er en av de hvite soppene.
Eve giderken yanlışlıkla birbirlerinin palrolarını giyerler.Men hjemme gikk hun i kjoler.
Erkekler de dokuma yelek ve dokuma pantolon giyerler.Kvinner bærer festfin kjole eller buksedress.
1547 - VI. Edward, Westminster Abbey'de taç giyerek İngiltere Kralı oldu.1547 – Edward VI av England blir kronet til konge av England i Westminster Abbey.
Ak bir cüppe giyerdi.I realiteten hadde han på seg tøfler.
Parti üyeleri üniforma giyer ve asker gibi davranırdı.Caponianerne har i spillet forkledt seg som et telefonselskap.
Eski çağlarda çoğu insan, tabanı deriden ya da tahtadan sandallar giyerdi.Tidligere spiste de fleste bare med hendene eller brukte skje og kniv.
Ben de tekrar giyerek sevimli gözükeceğini düşündüm.Det er også kjent at han bruker store klær.
Bu orkestradaki müzisyenler Macar kıyafetleri giyerlerdi.Klubben spilte selvsagt i blå skjorter.
Wallis daima temiz giysiler giyer ve kendisini iyi yapmaya zorlardı.Wallis selalu berpakaian rapi dan mendorong dirinya secara keras untuk melakukannya dengan baik.
Orada avcı kıyafeti giyerek dağları keşfetti.Di sana, ia menjelajahi pegunungan dengan mengenakan pakaian pemburu.
1543 - Mary Stuart, daha 9 yaşındayken taç giyerek İskoçya Kraliçesi oldu.1543 - Mary Stuart dimahkotai sebagai Ratu Skotlandia pada usia sembilan bulan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod