Eğer biri yeşil giyiniyorsa, diğeri yeşil ceket giyecektir.Während der eine Reiter in grauer Jacke gekleidet ist, trägt der andere Reiter eine schwarze Jacke.
Eğer biri yeşil giyiniyorsa, diğeri yeşil ceket giyecektir.L'un porte une veste grise, l'autre une veste noire.
Yaşlı Çocuk Terlikleri Kim Giyecek?Mais où sont les nègres d'antan ?
Giyecek bir şeyim yok.No tengo nada que ponerme.
Yaşamak için yiyecek, giyecek ve bir eve ihtiyacımız var.Necesitamos comida, ropa y una casa para vivir.
İki sene sonra ise Hollanda’nın en büyük üç kulübünden birinin formasını giyecekti.Dos s más tarde, los tres clubes más grandes de los Países Bajos, uno de los giyecekti uniforme.
Köpek: Yiyecek ve giyecek olarak kullanılır.Lana: è utilizzata per la produzione di vestiti e tappeti.
Hangi ayakkabıyı giyeceksin?Которые туфли ты собираешься надеть?
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Кто будет веровать и креститься, спасен будет; а кто не будет веровать, осужден будет.
Sonbaharda kış için yiyecek depolamak ve kışlık giyecek hazırlamak ile uğraşıyorlardı.В зимнее же время изготавливали одежду и обувь.
Yaşlı Çocuk Terlikleri Kim Giyecek?Кому нужны старые вещи? (неопр.).
"Hangisini giyeceksin?" (şunu, bunu, uzun kollu olanı vs.)В. Чьё имя ты носишь, растение?
Birinci dünya savaşında askerlere standart giyecekleriyle birlikte verilmekteydi.В ходе Первой мировой войны во всех воюющих армиях была введена униформа, отвечающая этому требованию.
Fellaini, Belçika ya da Fas millî takımlarından birisi adına forma giyecekti.Здесь была своя земля, которую в виде пая или надела давали на каждого мужчину.
Sonbaharda kış için yiyecek depolamak ve kışlık giyecek hazırlamak ile uğraşıyorlardı.وقد كان الخريف فترة انشغال نظرًا لضرورة تخزين المواد الغذائية وتجهيز الملابس لفصل الشتاء.
Bu mevsimde yiyecek ve içeceklerin yanında giyeceklere de dikkat etmek gerekir.É preciso fornecer-lhes comida, bebida e roupas.
Kimonoya benzeyen diğer bir giyecek ise Yukata'dır.Een minder formele variant op de kimono is de yukata.
Yiyecek, giyecek ve cephane yeterli düzeye getirildi.In het dorp bevonden zich voedsel, kledij en munitie.
Birinci dünya savaşında askerlere standart giyecekleriyle birlikte verilmekteydi.De meest gebruikelijke van deze waren Eerste Wereldoorlog uniformen met volledige decoraties.
Hangi ayakkabıları giyeceksin?Welke schoenen trek je aan?
Ne giyeceksin?Wat ga je dragen?
"Hangisini giyeceksin?" (şunu, bunu, uzun kollu olanı vs.)I'll take the blue one → Którą koszulę chcesz?
Daha sonra Roma'ya yola çıktı, imparator olarak taç giyecekti.Wkrótce wyruszył do Rzymu na koronację cesarską.
Sonbaharda kış için yiyecek depolamak ve kışlık giyecek hazırlamak ile uğraşıyorlardı.Pozwolił na przysyłanie paczek żywnościowych i odzieży na zbliżającą się zimę.
Köpek: Yiyecek ve giyecek olarak kullanılır.Standardbehoven är mat och kläder.
Ayak giyimi, ayakta giyilen giyeceklerdir.Måtten tas stående, utan kläder.
Fakir ailelerin çocuklarına para yardımı, giyecek ve ders kitapları verildi.Серед цілей товариства була вказана допомога дітям одягом, їжею, навчанням.
Ayak giyimi, ayakta giyilen giyeceklerdir.Punčochy jsou oděv, který se nosí na nohou.
Evler Birliğe yalnızca para değil gıda, giyecek, silah ve at da sağlardı.De aceea nu dăm salarii oficialilor sau soldaților, doar mâncare, îmbrăcăminte, încălțăminte și arme.
Sonbaharda kış için yiyecek depolamak ve kışlık giyecek hazırlamak ile uğraşıyorlardı.Ősszel el kellett raktározniuk a gyűjtögetett élelmet és ruházatot kellett készíteniük a télre.
Fakir ailelerin çocuklarına para yardımı, giyecek ve ders kitapları verildi.A szegény szorgalmas iskolás gyerekeket ellátják tankönyvekkel, íróeszközökkel és téli ruhával.
"Hangisini giyeceksin?" (şunu, bunu, uzun kollu olanı vs.)Kenen paitaa pidät ylläsi?), toisin sanoen ”Mitä joukkuetta kannatat?”.
Evler Birliğe yalnızca para değil gıda, giyecek, silah ve at da sağlardı.Siksi emme maksa palkkaa virkamiehille ja sotilaille, vaan annamme vain ruokaa, vaatteita, kenkiä ja aseita.
Tom pazartesi günü hüküm giyecek.Ο Θωμάς θα καταδικαστεί τη Δευτέρα.
"Hangisini giyeceksin?" (şunu, bunu, uzun kollu olanı vs.)("Hvilken kjole skal jeg tage på, far?") opført i Sjónleikarhúsið i Tórshavn.
Yiyecek, giyecek ve cephane yeterli düzeye getirildi.Persenjataan, amunisi, dan persediaan makanan pun cukup memadai.
Köpek: Yiyecek ve giyecek olarak kullanılır.Buah digunakan sebagai ubar (pewarna) jala dan pakaian.
Birinci dünya savaşında askerlere standart giyecekleriyle birlikte verilmekteydi.Pada awal Republik Romawi juga digunakan sebagai seragam standar.
Eğer biri yeşil giyiniyorsa, diğeri yeşil ceket giyecektir.Kelompok satu menggunakan celana berwarna merah sedangkan kelompok lainnya menggunakan celana berwarna hijau.
Evler Birliğe yalnızca para değil gıda, giyecek, silah ve at da sağlardı.店舗では靴の販売だけでなく、食品や衣料、家電等も扱っている。
Köpek: Yiyecek ve giyecek olarak kullanılır.食料、衣料品はこれを使用して購入する。
Mantra için müstakil olarak kullanılan giyecek gündelik hayatta kullanılmamalıdır.變為人類姿態時頭上的帽子不會保留。
Herkes ekonomik güç ölçüsünde bayram giyecekleri alır.等閒贏得瘦儀容。
Evler Birliğe yalnızca para değil gıda, giyecek, silah ve at da sağlardı.司令部不仅要编制军队,而且还要供给军队给养、被服、鞋袜等等。
Köpek: Yiyecek ve giyecek olarak kullanılır.אנחנו משתמשים בעבודה שלהם; אנחנו אוכלים ולובשים אותם.
Fakir ailelerin çocuklarına para yardımı, giyecek ve ders kitapları verildi.התלמידים העניים שוחררו משכר לימוד וקיבלו גם עזרה בלבוש וארוחות.
Ayak giyimi, ayakta giyilen giyeceklerdir.חותלות הן פריטי לבוש הנלבשים על הרגל.
Orduya para, yiyecek, giyecek, ulaşım araçları lazımdır.Снабдява ги със средства, храна, лекарства и дрехи.
Herkes ekonomik güç ölçüsünde bayram giyecekleri alır.На всеки се дава обаче правото да носи златен пръстен.
Daha sonra Roma'ya yola çıktı, imparator olarak taç giyecekti.Odšel je v Rim, da bo kronan za cesarja.
Yaşlı Çocuk Terlikleri Kim Giyecek?Kdo bi potle krajncam bukve pisal?
Kimonoya benzeyen diğer bir giyecek ise Yukata'dır.Čadorju podobna obleka je kimar.
Yiyecek, giyecek ve cephane yeterli düzeye getirildi.Juos apginklavo, maistu, šaudmenimis ir amunicija aprūpino Vokietijos kariuomenė.
Seleflerim tarafından onlara yiyecek ve giyecek yardımı yapılmamıştır ...Pakeliui jos sutinka ne vieną žmogų, kuris joms suteikia maisto ir drabužių.
O, yolcuya yiyecek ve giyecek sağladı.Ji aprūpino keliautoją maistu ir drabužiais.
Bu çevredeki köylerden Kurtuluş Savaşı zamanında orduya giyecek gittiği bilinen kayıtlar arasındadır.Seljamägi olnud muistsete sõdade ajal ümbruskonna rahva pelgupaik.
Babasının meshedip kendi yerine atadığı kâhin günahları bağışlatacak. Kutsal keten giysileri giyecek.그 기름 부음을 받고 위임되어 그 아비를 대신하여 제사장의 직분을 행하는 제사장은 속죄하되 세마포 옷 곧 성의를 입고
Babasının meshedip kendi yerine atadığı kâhin günahları bağışlatacak. Kutsal keten giysileri giyecek.וכפר הכהן אשר ימשח אתו ואשר ימלא את ידו לכהן תחת אביו ולבש את בגדי הבד בגדי הקדש׃
Babasının meshedip kendi yerine atadığı kâhin günahları bağışlatacak. Kutsal keten giysileri giyecek.ويكفّر الكاهن الذي يمسحه والذي يملأ يده للكهانة عوضا عن ابيه. يلبس ثياب الكتان الثياب المقدسة
Babasının meshedip kendi yerine atadığı kâhin günahları bağışlatacak. Kutsal keten giysileri giyecek.那 受 膏 接 續 他 父 親 承 接 聖 職 的 祭 司 、 要 穿 上 細 麻 布 的 聖 衣 、 行 贖 罪 之 禮