Endişem ne giyeceğim hakkındaydı. Ciddiye alınmak istiyordum.Я беспокоилась, как одеться, чтобы меня восприняли всерьёз.
Endişem ne giyeceğim hakkındaydı.În schimb, eram îngrijorată de ce o să port.
Endişem ne giyeceğim hakkındaydı.Jag var i stället orolig för vad jag skulle ha på mig.
Endişem ne giyeceğim hakkındaydı.무엇을 입을까 하는 걱정이었습니다.
Endişem ne giyeceğim hakkındaydı.Más bien, estaba preocupada por qué ropa usar.
Endişem ne giyeceğim hakkındaydı.Stattdessen machte ich mir Sorgen darum, was ich anziehen sollte.
Endişem ne giyeceğim hakkındaydı.ولكني كنت قلقة عما كنت سأرتديه
Endişem ne giyeceğim hakkındaydı.私の事を真剣に受け止めて欲しくて
Evet. Bizim giyeceğimiz elbiselerde itici roketler var. Böylece Neil Armstrong gibi zıplamayacaksınız.Tenemos trajes nuevos para simular gravedad... ...con propulsores aceleradores dirigibles-
Evet. Bizim giyeceğimiz elbiselerde itici roketler var. Böylece Neil Armstrong gibi zıplamayacaksınız.Нова генерация костюми, симулиращи гравитация с ускорителни дюзи...
Evet. Bizim giyeceğimiz elbiselerde itici roketler var.Ces nouvelles combinaisons ont des impulseurs.
Evet. Bizim giyeceğimiz elbiselerde itici roketler var.Ezek az űrruhák mesterséges gravitációt hoznak létre irányváltó meghajtókkal.
Evet. Bizim giyeceğimiz elbiselerde itici roketler var.Mamy nowe skafandry z minisilnikami odrzutowymi.
Hayır! İstiyorum ve bunu bugün giyeceğim!Nem, ma ez az enyém lesz.
İlk sorum, doğal olarak, "ne giyeceğim ben?" oldu.A minha primeira pergunta foi, naturalmente, o que ia eu vestir.
İlk sorum, doğal olarak, "ne giyeceğim ben?" oldu.Evidemment, ma première question a été: que vais-je me mettre?
İlk sorum, doğal olarak, "ne giyeceğim ben?" oldu.Evident, prima mea intrebare a fost: cu ce o sa ma imbrac?
İlk sorum, doğal olarak, "ne giyeceğim ben?" oldu.Lúc đó tự nhiên tôi hỏi tôi sẽ mặc gì?
İlk sorum, doğal olarak, "ne giyeceğim ben?" oldu.Mijn eerste vraag was, natuurlijk, wat trek ik aan?
İlk sorum, doğal olarak, "ne giyeceğim ben?" oldu.Min första fråga var, naturligtvis, vad skulle jag ha på mig?
İlk sorum, doğal olarak, "ne giyeceğim ben?" oldu.Mit første spørgsmål var, naturligvis, hvad skulle jeg have på?
İlk sorum, doğal olarak, "ne giyeceğim ben?" oldu.Moja prvá otázka bola, prirodzene, čo si oblečiem?
İlk sorum, doğal olarak, "ne giyeceğim ben?" oldu.Mou první otázkou přirozeně bylo: co si vezmu na sebe?
İlk sorum, doğal olarak, "ne giyeceğim ben?" oldu.Naturalmente, la mia prima domanda è stata: che cosa mi metto?
İlk sorum, doğal olarak, "ne giyeceğim ben?" oldu.Naturalnie moim pierwszym pytaniem było, co mam na siebie włożyć?
İlk sorum, doğal olarak, "ne giyeceğim ben?" oldu.Persze az volt az első kérdésem, hogy mit fogok viselni?
İlk sorum, doğal olarak, "ne giyeceğim ben?" oldu.Η πρώτη μου ερώτηση ήταν, φυσικά, τι επρόκειτο να φορέσω.
İlk sorum, doğal olarak, "ne giyeceğim ben?" oldu.Звичайно, я насамперед поцікавилась, що мені одягти.
İlk sorum, doğal olarak, "ne giyeceğim ben?" oldu.Первым моим вопросом было во что я буду одета?
İlk sorum, doğal olarak, "ne giyeceğim ben?" oldu.Първият ми въпрос разбира се, беше какво ще облека?
İstiyorum ve bunu bugün giyeceğim!Ich will und ich werde das heute anziehen!
"ne giyeceğim ben?" oldu.'그 날 뭘 입지?'라는 생각이었습니다.
"ne giyeceğim ben?" oldu.¿qué ropa iba a usar?
"ne giyeceğim ben?" oldu."Was ziehe ich an?"
"ne giyeceğim ben?" oldu.מה אלבש?
"ne giyeceğim ben?" oldu.ماذا سأرتدي؟
"ne giyeceğim ben?" oldu.(笑)
Normalde giyeceğim tarzda bir kıyafet değildi ama sandığım gibi Michelin Adamı giysisine de benzemiyordu.제가 흔히 즐겨 입을만한 옷은 아니었지만, 제가 걱정했던 미쉐린맨 같은 옷은 아니었습니다.
Normalde giyeceğim tarzda bir kıyafet değildi ama sandığım gibi Michelin Adamı giysisine de benzemiyordu.Nebyl to oděv, jaký nosím obvykle, ale nevypadal ani jako kombinéza panáčka Michelina, kterou jsem očekávala.
Normalde giyeceğim tarzda bir kıyafet değildi ama sandığım gibi Michelin Adamı giysisine de benzemiyordu.Nem olyan ruha volt, amit általában viselek, de egyáltalán nem volt Michelin-es, ahogy vártam.
Normalde giyeceğim tarzda bir kıyafet değildi ama sandığım gibi Michelin Adamı giysisine de benzemiyordu.Δε θύμιζε το συνηθισμένο μου ντύσιμο, αλλά απείχε πολύ από το ανθρωπάκι της Μισελέν, που είχα προβλέψει.
Normalde giyeceğim tarzda bir kıyafet değildi ama sandığım gibi Michelin Adamı giysisine de benzemiyordu.Не бяха точно типа дрехи, който обикновено нося, но не беше и Мишелиновия екип, който си представях.
Normalde giyeceğim tarzda bir kıyafet değildi ama sandığım gibi Michelin Adamı giysisine de benzemiyordu.Это было не то, что я обычно ношу, но это также и не походило на костюм парня Мишлен, который я ожидала.
Normalde giyeceğim tarzda bir kıyafet değildi ama sandığım gibi Michelin Adamı giysisine de benzemiyordu.זו לא היתה התלבושת שאני רגילה ללבוש, אך זה גם לא דמה לחליפת הבובה של "מישלן"
Normalde giyeceğim tarzda bir kıyafet değildi ama sandığım gibi Michelin Adamı giysisine de benzemiyordu.وكان يشبه أغلب الملابس التي أرتديها عادةً وكان بعيداً جداً عن ملابس رجل الإطارات ميشيلن
Normalde giyeceğim tarzda bir kıyafet değildi ama sandığım gibi Michelin Adamı giysisine de benzemiyordu.私が懸念していたミシュランマンとは ほど遠く そこそこのものでした
Sabah uyanıyor ve gardrobu açıyoruz. Ve ne giyeceğimize karar verdiğimizi sanıyoruz.Budzimy się rano i otwieramy szafę, i czujemy, że to my decydujemy w co się ubrać.
Sabah uyanıyor ve gardrobu açıyoruz. Ve ne giyeceğimize karar verdiğimizi sanıyoruz.Felkelünk reggel, kinyitjuk a szekrényt, és eldöntjük, hogy mit vegyünk fel.
Sabah uyanıyor ve gardrobu açıyoruz. Ve ne giyeceğimize karar verdiğimizi sanıyoruz.Ráno se vzbudíme, otevřeme skříň, a myslíme si, že se sami rozhodneme, co si oblečeme.
Sabah uyanıyor ve gardrobu açıyoruz. Ve ne giyeceğimize karar verdiğimizi sanıyoruz.We worden 's ochtends wakker en doen de kast open en hebben het gevoel dat we kiezen wat we aantrekken.
Sabah uyanıyor ve gardrobu açıyoruz. Ve ne giyeceğimize karar verdiğimizi sanıyoruz.Ставаме, отваряме гардероба и решаваме какво да облечем.
Ve ne giyeceğimize karar verdiğimizi sanıyoruz.A cítime, že sa rozhodujeme o oblečení.
Ve ne giyeceğimize karar verdiğimizi sanıyoruz.Chúng ta quyết định sẽ mặc gì
Ve ne giyeceğimize karar verdiğimizi sanıyoruz.E riteniamo di decidere cosa indossare.
Ve ne giyeceğimize karar verdiğimizi sanıyoruz.Et nous avons l'impression de choisir ce que nous allons porter.
Ve ne giyeceğimize karar verdiğimizi sanıyoruz.In mislimo si, da sami odločamo o tem, kaj bomo oblekli.
Ve ne giyeceğimize karar verdiğimizi sanıyoruz.그리고 무엇을 입을지 결정한다고 느낍니다.
Ve ne giyeceğimize karar verdiğimizi sanıyoruz.Och vi känner att vi beslutar vilka kläder vi ska ha.
Ve ne giyeceğimize karar verdiğimizi sanıyoruz.Sentimos que decidimos o que vamos usar.
Ve ne giyeceğimize karar verdiğimizi sanıyoruz.Şi simţim că decidem ce haine vom purta.