Mısır hapishanelerinde işkenceye maruz kaldım ve vicdan mahkumu olarak 5 yıl hüküm giydim.Jag utsattes för tortyr i egyptiska fängelser och var dömd till fem år som samvetsfånge.
Mısır hapishanelerinde işkenceye maruz kaldım ve vicdan mahkumu olarak 5 yıl hüküm giydim.הייתי נתון לעינויים בבתי-כלא מצריים ונשפטתי לחמש שנים כאסיר-מצפון.
Mısır hapishanelerinde işkenceye maruz kaldım ve vicdan mahkumu olarak 5 yıl hüküm giydim.كنت معرض للتعذيب في سجون مصرية وقضيت خمسة أعوام كسجين سياسي .
Mısır hapishanelerinde işkenceye maruz kaldım ve vicdan mahkumu olarak 5 yıl hüküm giydim.政治犯として 5年間の禁錮刑に処せられました そうした一連の経験を可能にし
Ne cüretle bana bunu giydirirsin?Betapa beraninya kalian mengenakan pakaian ini padaku.
Ne cüretle bana bunu giydirirsin?Comment osez-vous m'obliger à porter ça !
Ne cüretle bana bunu giydirirsin?¡Cómo osáis vestirme así!
Ne cüretle bana bunu giydirirsin?Cum îndrăzneşti să mă obligi să port asta ?
Ne cüretle bana bunu giydirirsin?Hoe durf je mij dit te laten dragen!
Ne cüretle bana bunu giydirirsin?Jak możecie mnie w coś takiego ubrać!
Ne cüretle bana bunu giydirirsin?Jak se odvažuješ nutit mě nosit tohle!
Ne cüretle bana bunu giydirirsin?Kako si drznete! Silite me obleči tole!
Ne cüretle bana bunu giydirirsin?Sao lại cho tôi mặc những thứ này!
Ne cüretle bana bunu giydirirsin?Как се осмелявате да ме карате да облека това!
Ne cüretle bana bunu giydirirsin?איך אתה מעז להכריח אותי !ללבוש את זה
Ne satın aldığımız. ne giydiğimiz.Ce que nous achetons. Ce que nous portons.
Ne satın aldığımız. ne giydiğimiz.Ce să cumpărăm. Cu ce să ne îmbrăcăm.
Ne satın aldığımız. ne giydiğimiz.Co kupujemy. W co się ubieramy.
Ne satın aldığımız. ne giydiğimiz.Hogy mit veszünk és viselünk.
Ne satın aldığımız. ne giydiğimiz.무엇을 살지, 무엇을 입을지.
Ne satın aldığımız. ne giydiğimiz.O que vestimos.
Ne satın aldığımız. ne giydiğimiz.Qué comprar. Qué vestir.
Ne satın aldığımız. ne giydiğimiz.Thứ chúng ta mua. Thứ chúng ta mặc.
Ne satın aldığımız. ne giydiğimiz.Was wir kaufen. Was wir anziehen.
Ne satın aldığımız. ne giydiğimiz.Τι αγοράζουμε, τι φοράμε.
Ne satın aldığımız. ne giydiğimiz.Какво купуваме. Какво носим.
Ne satın aldığımız. ne giydiğimiz.מה אנחנו קונים. מה אנחנו לובשים.
Ne satın aldığımız. ne giydiğimiz.ماذا نشتري. ماذا نلبس.
Ne satın aldığımız. ne giydiğimiz.それが 周りの環境にどんな影響を 及ぼすか よく考えて決めましょう
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?A kedyže sme ťa videli hosťa-cudzinca a prijali sme ťa, alebo nahého a odiali sme ťa?
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?Aneb kdy jsme tě viděli hostě, a přijali jsme tebe, anebo nahého, a přioděli jsme tebe?
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?Cînd Te-am văzut noi străin, şi Te-am primit? Sau gol, şi Te-am îmbrăcat?
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?¿Cuándo te vimos forastero y te recibimos, o desnudo y te vestimos
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?És mikor láttuk, hogy jövevény voltál, és befogadtunk volna? vagy mezítelen voltál, és felruháztunk volna?
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?I kiedyśmy cię widzieli gościem, a przyjęliśmy cię? albo nagim, a przyodzialiśmy cię?
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?Ja milloin me näimme sinut outona ja otimme sinut huoneeseemme, tai alastonna ja vaatetimme sinut?
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?Kdaj smo te pa videli tujca, in smo te vzeli pod streho? ali nagega, in smo te oblekli?
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?어느 때에 나그네 되신 것을 보고 영접하였으며 벗으신 것을 보고 옷 입혔나이까
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?Lại khi nào chúng tôi đã thấy Chúa là khách lạ mà tiếp rước; hoặc trần truồng mà mặc cho?
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?Lại khi nào chúng_tôi đã thấy Chúa là khách lạ mà tiếp_rước ; hoặc trần_truồng mà mặc cho ?
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?Når så vi dig fremmed og toge dig hjem til os, eller nøgen og klædte dig?
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?Når så vi dig fremmed og tok imot dig, eller naken og klædde dig?
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?Och när sågo vi dig husvill och gåvo dig härbärge, eller naken och klädde dig?
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?Quando te vimos forasteiro, e te acolhemos? ou nu, e te vestimos?
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?Quando ti abbiamo visto forestiero e ti abbiamo ospitato, o nudo e ti abbiamo vestito
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?Quand t`avons-nous vu étranger, et t`avons-nous recueilli; ou nu, et t`avons-nous vêtu?
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?Wann haben wir dich als einen Gast gesehen und beherbergt? oder nackt und dich bekleidet?
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?ποτε δε σε ειδομεν ξενον και εφιλοξενησαμεν, η γυμνον και ενεδυσαμεν;
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?И кога Те видяхме странник, и Те прибрахме, или гол и Те облякохме?
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?когда мы видели Тебя странником, и приняли? или нагим, и одели?
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?Коли ж бачили тебе чуженицею, та й прийняли? або нагим, та й з'одягли?
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?ומתי ראינוך גר ונאספך או ערם ונכסך׃
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?ومتى رأيناك غريبا فآويناك. او عريانا فكسوناك.
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?甚 麼 時 候 見 你 作 客 旅 留 你 住 、 或 是 赤 身 露 體 給 你 穿
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?甚 麼時 候見 你 作客 旅 留 你 住 、 或是 赤身 露 體給 你 穿
O annesi gibi aynı sarı saçları vardı, ama o aşağı sıvalı giydi ve içinde ayrıldı ortada.Avea părul galben aceleaşi ca mama lui, dar el a purtat-o în jos şi tencuit cu cărare la mijloc.
O annesi gibi aynı sarı saçları vardı, ama o aşağı sıvalı giydi ve içinde ayrıldı ortada.Aveva gli stessi capelli gialli come sua madre, ma lui portava giù intonacata e divisi nel al centro.
O annesi gibi aynı sarı saçları vardı, ama o aşağı sıvalı giydi ve içinde ayrıldı ortada.Han hade samma gula hår som sin mamma, men han bar den putsade ner och skildes i mitten.
O annesi gibi aynı sarı saçları vardı, ama o aşağı sıvalı giydi ve içinde ayrıldı ortada.Han havde den samme gule hår som hans mor, men han bar den pudset ned og skiltes i midten.
O annesi gibi aynı sarı saçları vardı, ama o aşağı sıvalı giydi ve içinde ayrıldı ortada.Hij had dezelfde gele haar als zijn moeder, maar hij droeg het geplakt en scheiding in het midden.