Ana içeriğe geç
Sözlük

giydi ile cümle

giydi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Eddie'nin eldivenini giydirdik, ve burada gördüğünüz el - bir daha gösteriyorum,Wsadziliśmy ją w rękaw Eddiego. Na filmie widać dłoń Toma, nie Eddiego.
Eddie'nin eldivenini giydirdik, ve burada gördüğünüz el - bir daha gösteriyorum,שמנו אותה בשרוול של אדי, והיד שאתם רואים -- אראה לכם שוב,
Eddie'nin eldivenini giydirdik, ve burada gördüğünüz el - bir daha gösteriyorum,ووضعناها فى كم (إيدى), و لذلك اليد التى تروها --ساريكم مرة أخرى,
Eddie'nin eldivenini giydirdik, ve burada gördüğünüz el - bir daha gösteriyorum,あの手ができあがりました もう一度お見せしましょう あれはトムの手なのです
Eğer patronum onu giydirdiyse... ...hoş kıyafetler?Ha a főnököm választotta... Divatos?
Eğer patronum onu giydirdiyse... ...hoş kıyafetler?Kalau bossku mendandaninya, baju yang cantik?
Eğer patronum onu giydirdiyse... ...hoş kıyafetler?Ờ, nếu là đồ mà giám đốc tôi đưa cho thì, là trang phục đẹp đấy.
Eğer patronum onu giydirdiyse... ...hoş kıyafetler?Se sono stati scelti dal Presidente... Abiti carini?
Eğer patronum onu giydirdiyse... ...hoş kıyafetler?Si c'est Sajangnim qui les a choisis... De jolis vêtements ?
Eğer patronum onu giydirdiyse... ...hoş kıyafetler?أذا رئيسي ألبسها ,ـ ملابس جميلة ؟
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.(103:6) Бездною, как одеянием, покрыл Ты ее, на горах стоят воды.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Chúa lấy vực sâu bao phủ đất như bằng cái áo, Nước thì cao hơn các núi.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Chúa lấy vực sâu bao_phủ đất như bằng cái áo , Nước thì cao hơn các núi .
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Con el océano como con vestido la cubriste; sobre las montañas estaban las aguas
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Du hadde dekket den med dype vann som med et klædebon; vannene stod over fjellene.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Engkau menyelubunginya dengan samudra raya, airnya menggenangi puncak-puncak pegunungan
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.옷으로 덮음같이 땅을 바다로 덮으시매 물이 산들 위에 섰더니
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.L'oceano l'avvolgeva come un manto, le acque coprivano le montagne
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Med djupet betäckte du henne såsom med en klädnad; uppöver bergen stodo vattnen.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Mit der Tiefe deckst du es wie mit einem Kleide, und Wasser standen über den Bergen.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Priepasťou si to všetko prikryl ako rúchom. Nad vrchami stály vody.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Propastí jako rouchem byl jsi ji přioděl, i nad horami stály vody.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Przepaścią jako szatą przyodziałeś ją był, tak, że wody stały nad górami.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Sinä peitit sen syvyyden vesillä kuin vaatteella: vuoria ylempänä seisoivat vedet.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Tu a cobriste do abismo, como dum vestido; as águas estavam sobre as montanhas.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Tu îl acoperisei cu adîncul cum l-ai acoperi cu o haină; apele stăteau pe munţi,
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Tu l`avais couverte de l`abîme comme d`un vêtement, Les eaux s`arrêtaient sur les montagnes;
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.U hebt de diepten van het water bedekt als met een kleed. Het water reikte zelfs tot boven de bergen.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Verdensdybet hylled den til som en Klædning, Vandene stod over Bjerge.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Vízáradattal, mint egy ruhával borítottad be azt, a hegyek felett is vizek állottak vala.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Z valovjem si jo ogrnil kakor z odejo, čez gore so stale vode.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Με την αβυσσον, ως με ιματιον, εκαλυψας αυτην τα υδατα εσταθησαν επι των ορεων
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Покрил си я с морето* като с дреха; Водите застанаха над планините.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.תהום כלבוש כסיתו על הרים יעמדו מים׃
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.‎كسوتها الغمر كثوب. فوق الجبال تقف المياه‎.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.你 用 深 水 遮 蓋 地 面 、 猶 如 衣 裳 . 諸 水 高 過 山 嶺
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.你 用 深水 遮 蓋 地面 、 猶如 衣裳 . 諸水 高過山嶺
En üst seviye beklentilere bile hazırlıklı olmalıyız. Bu yüzden lütfen onu olabildiğinde şık giydirin. Bölüm 7Ezért felül kell múlnunk az elvárásaikat. ~ 7. rész ~
En üst seviye beklentilere bile hazırlıklı olmalıyız. Bu yüzden lütfen onu olabildiğinde şık giydirin.Ce que nous devons réussir, c'est une splendeur inimaginable.
Evet, Tae Ik pijamayı giydi ve çıktı.Da, Tae Ik s-a imbracat in ea si s-a intors pe scena.
Evet, Tae Ik pijamayı giydi ve çıktı.Ja, Tae Ik trug persönlich den Schlafanzug<br /> und kam heraus.
Evet, Tae Ik pijamayı giydi ve çıktı.Oui, Tae Ik porte personnellement le pyjama et est sorti.
Evet, Tae Ik pijamayı giydi ve çıktı.Si,Tae Ik ha indossato il pigiama ed è uscito fuori!
Evet, Tae Ik pijamayı giydi ve çıktı.Tak, Tae Ik osobiście założyć piżamę i przyszedł.
Evet, Tae Ik pijamayı giydi ve çıktı.Ya, Tae Ik mengambil piyama itu sendiri dan keluar.
Evet, Tae Ik pijamayı giydi ve çıktı.Ναι, ο Τάε Ικ φόρεσε την στολή και βγήκε έξω.
Evet, Tae Ik pijamayı giydi ve çıktı.Итак, Тэ Ик надел пижаму и вышел к нам.
Evet, Tae Ik pijamayı giydi ve çıktı.حسنا تيي اك ارتدى المنامة شخصيا و اخرج
Gerçekten, bu giydigin zırhınla lakabının "Metal" olması normal.Claro, y con esa armadura tu segundo nombre sería "Acero", ¿verdad?
Gerçekten, bu giydigin zırhınla lakabının "Metal" olması normal.Con l'armatura che indossi, ecco perché il tuo secondo nome è "Acciaio".
Gerçekten, bu giydigin zırhınla lakabının "Metal" olması normal.Obviamente, com essa armadura que usas, o teu segundo nome tinha de ser "Fullmetal", não é?
Gerçekten, bu giydigin zırhınla lakabının "Metal" olması normal.Rzeczywiście, nosząc tę zbroję, jesteś jak najbardziej "Stalowy".
Gerçekten, bu giydigin zırhınla lakabının "Metal" olması normal.Είναι λογικό με τέτοια πανοπλία, να σε λένε "Μεταλλικό", ε;
Gerçekten, bu giydigin zırhınla lakabının "Metal" olması normal.И в самом деле, при этих доспехах твоё второе имя должно быть "Стальной"?
Gerçekten, bu giydigin zırhınlaMed denna rustning som du bär-
Gerçekten, bu giydigin zırhınlaMed den rustning, du bærer, -
Gerçekten, bu giydigin zırhınlaSinulla on haarniskakin.
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.A wstawszy odeszła, i złożywszy z siebie odzienie swoje, oblekła się w szaty wdowieństwa swego.
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.Azután felkele és elméne, és leveté magáról a fátyolt; és felvevé az õ özvegyi ruháját.
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.cổi lúp ra và mặc quần áo góa bụa lại.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod