Ana içeriğe geç
Sözlük

giydi ile cümle

giydi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çevirmen: Üzerimdeki, süpermarket çekimini yaparken giydiğim parça.المترجم: هذا هو الزي الذي كنت أرتديه عندما قمت بتلك اللوحة.
Çevirmen: Üzerimdeki, süpermarket çekimini yaparken giydiğim parça.画像は一切 加工していません (笑)
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›estava nu, e me vestistes; adoeci, e me visitastes; estava na prisão e fostes ver-me.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›estuve desnudo, y me vestisteis; enfermo, y me visitasteis; estuve en la cárcel, y vinisteis a mí.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›jeg var naken, og I klædde mig; jeg var syk, og I så til mig; jeg var i fengsel, og I kom til mig.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›jeg var nøgen, og I klædte mig; jeg var syg, og I besøgte mig; jeg var i Fængsel, og I kom til mig.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›벗었을 때에 옷을 입혔고 병들었을 때에 돌아보았고 옥에 갇혔을 때에 와서 보았느니라
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›Mezítelen voltam, és megruháztatok; beteg voltam, és meglátogattatok; fogoly voltam, és eljöttetek hozzám.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›nag, in oblekli ste me; bolan, in obiskali ste me; v ječi sem bil, in prišli ste k meni.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›nahý, a odiali ste ma; nemocný som bol, a navštívili ste ma; v žalári som bol, a prišli ste za mnou.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›naken, och I klädden mig; jag var sjuk, och I besökten mig; jag var i fängelse, och I kommen till mig.'
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›nudo e mi avete vestito, malato e mi avete visitato, carcerato e siete venuti a trovarmi
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›ta trần truồng, các ngươi mặc cho ta; ta đau, các ngươi thăm ta; ta bị tù, các ngươi viếng ta.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›ta trần_truồng , các ngươi mặc cho ta ; ta đau , các ngươi thăm ta ; ta bị tù , các ngươi viếng ta .
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›γυμνος, και με ενεδυσατε, ησθενησα, και με επεσκεφθητε, εν φυλακη ημην, και ηλθετε προς εμε.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›был наг, и вы одели Меня; был болен, и вы посетили Меня; в темнице был, и вы пришли ко Мне.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›гол бях и Ме облякохте; болен бях и Ме посетихте; в тъмница бях и Ме споходихте.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›нагий, і з'одягли мене; недугував, і одвідали мене; був у темниці, і прийшли до мене.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›ערום ותכסוני חולה ותבקרוני במשמר הייתי ותבאו אלי׃
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›عريانا فكسيتموني. مريضا فزرتموني. محبوسا فأتيتم اليّ.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›我 赤 身 露 體 、 你 們 給 我 穿 . 我 病 了 、 你 們 看 顧 我 . 我 在 監 裡 、 你 們 來 看 我
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›我 赤身 露體 、 你 們給 我 穿 . 我 病了 、 你 們看顧 我 . 我 在 監裡 、 你 們來 看 我
Creusa bunları giydiği anda yanmaya başlıyorlar.Jak tylko Kreuza wkłada je na siebie, zaczynają się palić i Kreuza ginie.
Creusa bunları giydiği anda yanmaya başlıyorlar.И как только Креуса надевает его, оно вспыхивает и сжигает ее.
Creusa bunları giydiği anda yanmaya başlıyorlar.Одяг, який діти принесли Креусі - справді подарунок від Медеї. Як тільки Креуса одягає його,він спалює Креусу.
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.Boć pijanica i żarłok zubożeje, a ospały w łatach chodzić będzie.
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.Căci beţivul şi cel ce se dedă la îmbuibare sărăcesc, şi aţipirea te face să porţi zdrenţe.
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.Car l`ivrogne et celui qui se livre à des excès s`appauvrissent, Et l`assoupissement fait porter des haillons.
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.denn die Säufer und Schlemmer verarmen, und ein Schläfer muß zerrissene Kleider tragen.
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.For drankeren og fråtseren blir fattig, og søvn klær mannen i filler.
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.술 취하고 탐식하는 자는 가난하여질 것이요 잠자기를 즐겨하는자는 해어진 옷을 입을 것임이니라
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.lebo pijan a žráč schudobneje, a driemota oblieka v handry.
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.Mert a részeges és dobzódó szegény lesz, és rongyokba öltöztet az aluvás.
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.Nebo opilec a žráč zchudne, a ospánlivost v hadry obláčí.
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.perché l'ubriacone e il ghiottone impoveriranno e il dormiglione si vestirà di stracci
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.Porque el bebedor y el comilón empobrecerán, y el dormitar hará vestir harapos
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.Porque o beberrão e o comilão caem em pobreza; e a sonolência cobrirá de trapos o homem.
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.Sillä juomari ja syömäri köyhtyy, ja unteluus puettaa ryysyihin.
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.thi Dranker og Frådser forarmes, Søvn giver lasede Klæder.
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.Ty drinkare och frossare bliva fattiga, och sömnaktighet giver trasiga kläder.
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.Vì bợm rượu và kẻ láu ăn sẽ trở nên nghèo; Còn kẻ ham ngủ sẽ mặc rách rưới.
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.Vì bợm rượu và kẻ láu ăn sẽ trở_nên nghèo ; Còn kẻ ham ngủ sẽ mặc rách_rưới .
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.want dat soort mensen staat armoede te wachten; hun roes brengt hen tot de bedelstaf.
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.zakaj požrešnik obuboža in pijanec, in s cunjami se bo oblačil zaspanec.
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.διοτι ο μεθυσος και ο ασωτος θελουσι πτωχευσει και ο υπνωδης θελει ενδυθη ρακη.
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.Защото пияницата и чревоугодникът ще осиромашеят, И дремливостта ще облече човек в дрипи.
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.потому что пьяница и пресыщающийся обеднеют, и сонливость оденет в рубище.
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.כי סבא וזולל יורש וקרעים תלביש נומה׃
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.لان السكير والمسرف يفتقران والنوم يكسو الخرق
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.因 為 好 酒 貪 食 的 、 必 致 貧 窮 . 好 睡 覺 的 、 必 穿 破 爛 衣 服
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.因 為 好酒 貪 食 的 、 必致 貧窮 . 好 睡覺 的 、 必 穿破 爛 衣服
Daha önce hizmetçilerin ve yastakilerin giydiği siyah, en gözde renk ve başarısının anahtarı oldu.Bár korábban csak a szolgák és a gyász színe volt, a fekete lesz a színek királya, és Chanel sikerének kulcsa.
Daha önce hizmetçilerin ve yastakilerin giydiği siyah, en gözde renk ve başarısının anahtarı oldu.그 때까지 하인의 옷이나 상복에만 쓰이던 블랙이 완벽한 컬러로 변신하면서 샤넬의 성공에 중요한 역할을 담당했습니다.
Daha önce hizmetçilerin ve yastakilerin giydiği siyah, en gözde renk ve başarısının anahtarı oldu.Раніше чорний, який служив трауром або одягом домашньої прислуги, стає модним кольором і ключем до її успіху.
Daha önce hizmetçilerin ve yastakilerin giydiği siyah, en gözde renk ve başarısının anahtarı oldu.الذي كان مقتصرا على زي الخدم وزي الحداد وأصبح الأسود اللون المفضل لديها ومفتاح نجاحها
Daha önce hizmetçilerin ve yastakilerin giydiği siyah, en gözde renk ve başarısının anahtarı oldu.絶対的な色へと変貌を遂げたのです そして彼女の成功の鍵である リトル ブラック ドレスが誕生しました
Daha uygun takýmlar giydirmeyi dene, karikatür gibi görünüyorlar.Devias arranjar-lhes fatos à medida, parecem desenhos animados.
Eddie'nin eldivenini giydirdik, ve burada gördüğünüz el - bir daha gösteriyorum, Eddie'nin değil, Tom'un eli.Eddie ingujjába tettük, ezért az a kéz, amit látnak -- újra megmutatom Önöknek, ez nem Eddie keze, hanem Tomé.
Eddie'nin eldivenini giydirdik, ve burada gördüğünüz el - bir daha gösteriyorum, Eddie'nin değil, Tom'un eli.Засунули ее в рукав Эдди, так что рука, которую вы видите - я вам еще раз покажу, это рука не Эдди, а Тома.
Eddie'nin eldivenini giydirdik, ve burada gördüğünüz el - bir daha gösteriyorum,그리고 그 손을 에디의 옷에 넣고 여러분이 본대로 되었습니다 -- 다시 보여드리죠
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod