Ana içeriğe geç
Sözlük

giydi ile cümle

giydi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bazen onu eve götürsem diye düşünürdüm, yıkayıp, rahatlatıp giydirmek için.Uneori mă gândeam că ar trebui să o iau acasă cu mine, să îi fac baie, să o liniştesc, să o îmbrac.
Bazen onu eve götürsem diye düşünürdüm, yıkayıp, rahatlatıp giydirmek için.Иногда я думал, я должен забрать её домой, отмыть, успокоить, одеть.
Bazen onu eve götürsem diye düşünürdüm, yıkayıp, rahatlatıp giydirmek için.Понякога си мисля, тябва да я взема у дома с мен, да я изкъпя, да я утеша, да я облека.
Bazen onu eve götürsem diye düşünürdüm, yıkayıp, rahatlatıp giydirmek için.לעתים חשבתי שעלי לקחתה עמי הביתה, לרחוץ אותה, לנחם אותה, להלביש אותה,
Bazen onu eve götürsem diye düşünürdüm, yıkayıp, rahatlatıp giydirmek için.أحيانا أفكر بأن علي أخذها الى المنزل معي تحميمها, تريحها والباسها
"Ben bu kadınlara siyahlar giydireceğim"."Disse kvinder skal jeg sgu nok få klædt i sort."
"Ben bu kadınlara siyahlar giydireceğim"."Ezeket a nőket én feketébe fogom öltöztetni."
"Ben bu kadınlara siyahlar giydireceğim"."Hitto soikoon, vielä minä puen nämä naiset mustiin."
"Ben bu kadınlara siyahlar giydireceğim"."Ich werde diese Frauen in Schwarz kleiden!"
"Ben bu kadınlara siyahlar giydireceğim"."Jag ska banne mig klä varje kvinna i svart."
"Ben bu kadınlara siyahlar giydireceğim"."이 여자들을 블랙으로 정복하리라!"
"Ben bu kadınlara siyahlar giydireceğim"."La naiba, le voi îmbrăca pe aceste femei în negru."
"Ben bu kadınlara siyahlar giydireceğim".Metterò le donne in nero!
"Ben bu kadınlara siyahlar giydireceğim"."Những người phụ nữ này, tôi sẽ làm họ tuyệt vời hơn với trang phục màu đen."
"Ben bu kadınlara siyahlar giydireceğim"."Te ženske, zagotovo jih bom oblekla v črno."
"Ben bu kadınlara siyahlar giydireceğim"."Tyto ženy obléknu do černé."
"Ben bu kadınlara siyahlar giydireceğim".Voy a vestir a estas mujeres de negro!"
"Ben bu kadınlara siyahlar giydireceğim"."Так далі тривати не може! Я їх усіх переодягну в чорне!".
"Ben bu kadınlara siyahlar giydireceğim"."Ще облека тези жени в черно!"
"Ben bu kadınlara siyahlar giydireceğim"."Я заставлю их ходить в черном!"
"Ben bu kadınlara siyahlar giydireceğim".وقالت: سأقوم بتلبيس هؤلاء النسوة باللون الأسود
"Ben bu kadınlara siyahlar giydireceğim".それまで使用人または喪服のための黒が
"Ben hayatımda hiç. Benim Ayah elbette, bana giydirdi. ""나는 내 인생에서 한 적이 없었어. 내 유모 물론, 당신은 나와 옷을. "
"Ben hayatımda hiç. Benim Ayah elbette, bana giydirdi. ""אף פעם לא עשיתי בחיים שלי. איה שלי הלבישה אותי, כמובן. "
"Ben hayatımda hiç. Benim Ayah elbette, bana giydirdi. ""لم أكن فعلت في حياتي. يرتدي آية بلدي لي ، بطبيعة الحال. "
"Ben hayatımda hiç. Benim Ayah elbette, bana giydirdi. ""まあ、"マーサは明らかに彼女が生意気だと少なくとも認識してで、"それはそれではない、と述べた
Beni devam etmekten alıkoyan üçüncü şey ise giydiği tam anlamıyla mükemmel yeleği.A harmadik dolog, amely miatt megálltam, az az abszolút pompás kabátja.
Beni devam etmekten alıkoyan üçüncü şey ise giydiği tam anlamıyla mükemmel yeleği.Al treilea motiv e splendida cămaşă cu guler înalt.
Beni devam etmekten alıkoyan üçüncü şey ise giydiği tam anlamıyla mükemmel yeleği.A terceira coisa que me fez parar completamente foi o seu belíssimo gibão.
Beni devam etmekten alıkoyan üçüncü şey ise giydiği tam anlamıyla mükemmel yeleği.Das Dritte, das mich hat innehalten lassen, ist sein absolut hinreißendes Wams.
Beni devam etmekten alıkoyan üçüncü şey ise giydiği tam anlamıyla mükemmel yeleği.Den tredje ting, der fik mig til at stoppe op er hans fuldstændig fantastiske dublet.
Beni devam etmekten alıkoyan üçüncü şey ise giydiği tam anlamıyla mükemmel yeleği.Det tredje som fick mig att stanna är hans absolut fantastiska jacka.
Beni devam etmekten alıkoyan üçüncü şey ise giydiği tam anlamıyla mükemmel yeleği.Điều thứ ba khiến tôi dừng chân lại chính là chiếc áo chẽn vô cùng lộng lẫy của anh ta.
Beni devam etmekten alıkoyan üçüncü şey ise giydiği tam anlamıyla mükemmel yeleği.Hal ketiga yang membuat saya menghentikan langkah adalah jaketnya yang sangat menawan.
Beni devam etmekten alıkoyan üçüncü şey ise giydiği tam anlamıyla mükemmel yeleği.Het derde ding dat me de pas deed inhouden, is zijn absoluut fantastische wambuis.
Beni devam etmekten alıkoyan üçüncü şey ise giydiği tam anlamıyla mükemmel yeleği.I trzecia rzecz, to jego absolutnie cudowny kubrak.
Beni devam etmekten alıkoyan üçüncü şey ise giydiği tam anlamıyla mükemmel yeleği.제 발걸음을 멈추게 한 이 작품의 또 다른 매력은 바로 정말 멋진 더블릿입니다. (*역주:
Beni devam etmekten alıkoyan üçüncü şey ise giydiği tam anlamıyla mükemmel yeleği.La terza cosa che mi ha fatto soffermare è il suo farsetto assolutamente stupendo.
Beni devam etmekten alıkoyan üçüncü şey ise giydiği tam anlamıyla mükemmel yeleği.La troisième chose qui m'a fait m'arrêter c'est son somptueux pourpoint
Beni devam etmekten alıkoyan üçüncü şey ise giydiği tam anlamıyla mükemmel yeleği.Lo tercero que me hizo parar en seco es su absolutamente maravilloso jubón.
Beni devam etmekten alıkoyan üçüncü şey ise giydiği tam anlamıyla mükemmel yeleği.Třetí věc, která mě přiměla se zastavit je jeho absolutně nádherný kabát.
Beni devam etmekten alıkoyan üçüncü şey ise giydiği tam anlamıyla mükemmel yeleği.Το τρίτο πράγμα που με έκανε να σταματήσω ήταν το τελείως υπέροχο πανοφώρι του.
Beni devam etmekten alıkoyan üçüncü şey ise giydiği tam anlamıyla mükemmel yeleği.В-третьих, меня привлёк его роскошный дублет.
Beni devam etmekten alıkoyan üçüncü şey ise giydiği tam anlamıyla mükemmel yeleği.І третя причина, мене привабив його камзол.
Beni devam etmekten alıkoyan üçüncü şey ise giydiği tam anlamıyla mükemmel yeleği.Третата причина, която ме накара да спра, беше прекрасният му жакет.
Beni devam etmekten alıkoyan üçüncü şey ise giydiği tam anlamıyla mükemmel yeleği.הדבר השלישי שגרם לי לעצור הוא בגד הגוף הנהדר שלו.
Beni devam etmekten alıkoyan üçüncü şey ise giydiği tam anlamıyla mükemmel yeleği.والسبب الثالث الذي جعلني اتوقف عند هذه اللوحة هو صدريته الرائعة للغاية
Beni devam etmekten alıkoyan üçüncü şey ise giydiği tam anlamıyla mükemmel yeleği.彼が着ている素晴らしく豪華な上着です グレーのシルクで きれいなボタンがついています
Benim Ayah elbette, bana giydirdi. "Ayah của tôi mặc quần áo tôi, dĩ nhiên. "
Benim Ayah elbette, bana giydirdi. "Ayah mea ma îmbrăcat, desigur. "
Benim Ayah elbette, bana giydirdi. "Ayah saya berpakaian saya, tentu saja. "
Benim Ayah elbette, bana giydirdi. "Ayah μου με ντυμένοι, φυσικά. "
Benim Ayah elbette, bana giydirdi. "Il mio Ayah mi ha vestito, naturalmente. "
Benim Ayah elbette, bana giydirdi. "Meine Ayah mich angezogen, natürlich. "
Benim Ayah elbette, bana giydirdi. "Meu vestido Ayah me, é claro. "
Benim Ayah elbette, bana giydirdi. "Mi aya me vestía, por supuesto. "
Benim Ayah elbette, bana giydirdi. "Mijn Ayah gekleed mij, natuurlijk. "
Benim Ayah elbette, bana giydirdi. "Min Ayah klädde mig, förstås. "
Benim Ayah elbette, bana giydirdi. "Min Ayah klædt mig, selvfølgelig. "
Benim Ayah elbette, bana giydirdi. "Moja Ayah me oblečen, seveda. "
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod