Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik.Έτσι πήγαμε στους γιατρούς και είπαμε: "Θα σας πείραζε να τα βγάλουμε;"
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik."Имате ли нещо против да махнем бодилите?"
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik.Так что мы обратились к врачам: "Вы не будете против, если мы возьмёмся за этот участок?"
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik.אז הלכנו לרופאים, אמרנו, "אכפת לכם שנעקור אותם?"
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik.لذلك ذهبنا الى الأطباء ،وقلنا ' هل تسمحون لنا بإستأصالهم؟'
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik.「もちろん 構わないですよ ラテン語で許可書が3通取れたら」と
Böylece enerji kıtlığı gittikçe artan dünyaya ayak uydurabileceğiz.כך שנוכל להסתגל לעולם שבו יש יותר מחסור באנרגיה.
Böylece enerji kıtlığı gittikçe artan dünyaya ayak uydurabileceğiz.حتى نتأقلم مع عالم تتزايد فيه ندرة الطاقة
Böylece enerji kıtlığı gittikçe artan dünyaya ayak uydurabileceğiz.少なくなっていく世界に あわせていかなければなりません 良いニュースは
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Așa că ne-am uitat la marile orașe dezvoltate înaintea automobilului.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Così siamo tornati ad osservare la grandi città che si sono evolute prima delle auto.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.그래서 우리는 시간을 거슬러 자동차가 발명되기도 전의 훌륭한 도시들을 연구해보았는데요.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Nous sommes retournés commencer à observer les grandes villes qui ont évolué avant les voitures.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Preto sme šli do minulosti a sledovali veľké mestá, ktoré sa rozvinuli pred rozmachom áut.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Vì vậy, chúng tôi đã quay lại và xem xét những thành phố tuyệt vời đã phát triển trước cả những chiếc xe.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.We keken naar de grote steden die hun evolutie doormaakten voordat er auto's waren.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Wir haben uns mal die großen Städte aus der Zeit vor den Autos angesehen.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Οπότε πήγαμε πίσω στο χρόνο κι αρχίσαμε να παρατηρούμε τις σπουδαίες πόλεις που αναπτύχθηκαν πριν τ' αμάξια.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Тогда мы вернулись в прошлое, в города времён до автомобилей.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Тож ми вирішили звернути увагу на великі міста, що виникли до того, як з'явились машини.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.חזרנו והתחלנו להסתכל על הערים הגדולות שהתפתחו לפני המכוניות.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.لذلك فقد ذهبنا مرة أخرى ونظرنا للمدن الكبيرة التي نشأت قبل السيارات.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.大都市を見てみました パリは小さな村々からできていました
Böylece gittikçe a'ya yaklaşırız. f(x) L noktasına ya da L değerine yaklaşır.x가 a에 점점 가까워질 때마다 f(x)는 L에 가까이 가겠죠. 값 L로요
Böylece gittikçe a'ya yaklaşırız. f(x) L noktasına ya da L değerine yaklaşır.ויותר ל a, אזי f של x מתקרב לנקודה הזאת L, או לערך הזה L.
Böylece gittikçe a'ya yaklaşırız. f(x) L noktasına ya da L değerine yaklaşır.من a، فإن f(x) سيقارب النقطة l هذه، او هذه القيمة l
Böylece öğlen yemeğine gittik --Então, fomos almoçar.
Böylece öğlen yemeğine gittik --그래서 우린 점심을 먹으러 갔습니다 --
Böylece öğlen yemeğine gittik -- Ve söylemeliyim ki bu çok ciddi bir öğle yemeği oldu.Așa că am mers să luăm prânzul -- (Râsete)
Böylece öğlen yemeğine gittik -- Ve söylemeliyim ki bu çok ciddi bir öğle yemeği oldu.Así que nos fuimos a comer -- (Risas)
Böylece öğlen yemeğine gittik -- Ve söylemeliyim ki bu çok ciddi bir öğle yemeği oldu.Così andammo a pranzo - (Risate)
Böylece öğlen yemeğine gittik -- Ve söylemeliyim ki bu çok ciddi bir öğle yemeği oldu.Donc nous sommes allés déjeuner - (Rires)
Böylece öğlen yemeğine gittik -- Ve söylemeliyim ki bu çok ciddi bir öğle yemeği oldu.Tak sme šli na obed -- (Smiech)
Böylece öğlen yemeğine gittik -- Ve söylemeliyim ki bu çok ciddi bir öğle yemeği oldu.Więc poszliśmy na lunch - (Śmiech)
Böylece öğlen yemeğine gittik -- Ve söylemeliyim ki bu çok ciddi bir öğle yemeği oldu.Wir gingen also zum Mittagessen -- (Gelächter)
Böylece öğlen yemeğine gittik -- Ve söylemeliyim ki bu çok ciddi bir öğle yemeği oldu.Итак, мы отправились на обед — (Смех)
Böylece öğlen yemeğine gittik -- Ve söylemeliyim ki bu çok ciddi bir öğle yemeği oldu.После отидохме на обяд - (Смях)
Böylece öğlen yemeğine gittik --Ze hadden natuurlijk niet beseft dat de ingenieurs geen problemen konden creëren.
Böylece öğlen yemeğine gittik --אז יצאנו לצהריים --
Böylece öğlen yemeğine gittik --إذاً ذهبنا للغداء --
Böylece öğlen yemeğine gittik --(笑)
Böylece sesi gittikçe artıracak ve sonunda kulağınızın derinlerine 100 desibel göndereceksiniz.Bạn cứ tăng âm lượng lên và kết thúc ở 100db truyền sâu vào tai bạn
Böylece sesi gittikçe artıracak ve sonunda kulağınızın derinlerine 100 desibel göndereceksiniz.luego le siguen subiendo y termina con 100 dB en lo profundo de su oído interno.
Böylece sesi gittikçe artıracak ve sonunda kulağınızın derinlerine 100 desibel göndereceksiniz.ואז מגבירים שוב ושוב עד ל-100 דציבלים היישר לאוזן.
Böyle devam ederiz. 3 çarpı 4 bölü 9'un gittikçe büyüyen kuvvetlerini alırız. -A pak budeme jen pokračovat dál a dál... ... sčítat 3 krát čtyři devítiny na čím dál tím větší číslo.
Böylelikle 2005'in Ekim'inde Lagos'a gittik.그래서 저흰 2005년 10월에 라고스로 갔습니다.
Böylelikle 2005'in Ekim'inde Lagos'a gittik.Also fuhren wir Oktober 2005 nach Lagos.
Böylelikle 2005'in Ekim'inde Lagos'a gittik.Astfel am plecat în Lagos în octombrie 2005.
Böylelikle 2005'in Ekim'inde Lagos'a gittik.Entonces, fuimos a Lagos en octubre de 2005.
Böylelikle 2005'in Ekim'inde Lagos'a gittik.In oktober 2005 bezochten we Lagos.
Böylelikle 2005'in Ekim'inde Lagos'a gittik.On est donc allé à Lagos en Octobre 2005.
Böylelikle 2005'in Ekim'inde Lagos'a gittik.Pojechaliśmy do Lagos w październiku 2005 roku.
Böylelikle 2005'in Ekim'inde Lagos'a gittik.Quindi, nell'ottobre del 2005 partimmo per Lagos.
Böylelikle 2005'in Ekim'inde Lagos'a gittik.Vì vậy chúng tôi đã tới Lagos vào tháng 10 năm 2005.
Böylelikle 2005'in Ekim'inde Lagos'a gittik.И така, отидохме в Лагос през октомври 2005-та.
Böylelikle 2005'in Ekim'inde Lagos'a gittik.Так, в октябре 2005 года мы отправились в Лагос.
Böylelikle 2005'in Ekim'inde Lagos'a gittik.אז טסנו ללאגוס באוקטובור 2005.
Böylelikle 2005'in Ekim'inde Lagos'a gittik.ثم ذهبنا إلى لاغوس في أكتوبر 2005.
Böylelikle 2005'in Ekim'inde Lagos'a gittik.ラゴスに行ったのは ボンド・イメルワという-
Böylelikle atmosferimiz gittikçe ısınıyor. Bu kötü bir şey mi?Je to špatně?