Ana içeriğe geç
Sözlük

gittik ile cümle

gittik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Böylelikle atmosferimiz gittikçe ısınıyor.그래서 대기는 점점 더 뜨거워지게 되고요.
Böylelikle atmosferimiz gittikçe ısınıyor.lijkt onze atmosfeer warmer te worden.
Böylelikle atmosferimiz gittikçe ısınıyor.נראה שהאטמוספרה שלנו מתחממת.
Böylelikle atmosferimiz gittikçe ısınıyor.ان غلافنا الجوى اصبح اكثر سخونة
Böylelikle atmosferimiz gittikçe ısınıyor.これは悪い事なのか?
Brad'in Benjamin halindeki çekimlerini seçecekti. Buradan görüntü analizi adı verilen bir yönteme gittik.Vervolgens kwam de zogenaamde 'beeldanalyse'.
Brezilya'ya gittik. Çin ve Hindistan'a, Bentonville'e Arkansas'a ve Washington'a ve Sacramento'ya gittik.Volammo in Brasile, in Cina, in India, a Bentonville, in Arkansas, fino a Washington D.C. e a Sacramento.
Brezilya'ya gittik. Çin ve Hindistan'a, Bentonville'e Arkansas'a ve Washington'a ve Sacramento'ya gittik.Отидохме в Бразилия, отидохме в Китай и Индия; в Бентонвил, Арканзас, в столицата Вашингтон и в Сакраменто.
Brezilya'ya gittik. Çin ve Hindistan'a, Bentonville'e우리는 브라질로 갔죠. 중국과 인도에도 갔습니다.
Brezilya'ya gittik. Çin ve Hindistan'a, Bentonville'eWir flogen nach Brasilien, China, Indien,
Brezilya'ya gittik. Çin ve Hindistan'a, Bentonville'eטסנו לברזיל. טסנו לסין ולהודו,
Brezilya'ya gittik. Çin ve Hindistan'a, Bentonville'eذهبنا للبرازيل ، للصين وللهند،
Brezilya'ya gittik. Çin ve Hindistan'a, Bentonville'eアーカンソー州ベントンビルにも、ワシントンDCにも、そしてサクラメントにも
Brezilya'ya gittik.Fuimos a Brasil.
Brezilya'ya gittik.Ne-am dus in Brazilia.
Brezilya'ya gittik.Polecieliśmy do Brazylii.
Brezilya'ya gittik.We gingen naar Brazilië.
Brezilya'ya gittik.Мы отправились в Бразилию.
British Columbia Üniversitesi'ndeki kampüse gittik, ve insanlara yaklaşıp sorduk;Jedno ráno jsme šli ve Vancouveru na koleje Univerzity Britské Kolumbie, oslovovali lidi a ptali se:
British Columbia Üniversitesi'ndeki kampüse gittik, ve insanlara yaklaşıp sorduk;캠퍼스에서 사람들에게 물었습니다, "실험에 참가하시겠습니까?"
British Columbia Üniversitesi'ndeki kampüse gittik, ve insanlara yaklaşıp sorduk;University of British Columbiassa. Siellä kysyimme ihmisiltä: "Haluatko osallistua kokeeseen?"
British Columbia Üniversitesi'ndeki kampüse gittik, ve insanlara yaklaşıp sorduk;Университета Британской Колумбии и стали спрашивать прохожих:
British Columbia Üniversitesi'ndeki kampüse gittik, ve insanlara yaklaşıp sorduk;Університету Британської Колумбії, підходили до людей і питали:
British Columbia Üniversitesi'ndeki kampüse gittik, ve insanlara yaklaşıp sorduk;באוניברסיטה של קולומביה הבריטית וניגשנו לאנשים ואמרנו, "האם אתם רוצים להשתתף בניסוי?"
British Columbia Üniversitesi'ndeki kampüse gittik, ve insanlara yaklaşıp sorduk;"في جامعة "بريتيش كولومبيا و اقتربنا من الناس و قلنا : " أتودون المشاركة في تجربة ما؟"
British Columbia Üniversitesi'ndeki kampüse gittik, ve insanlara yaklaşıp sorduk;「実験に参加してみませんか?」 と学生に声をかけました 了承してくれた人には
Bu benim ekranıma bile sığmıyor. Eksi 1'e gittikçe, gittikçe küçüleceğiz. Eksi 1'de, 1/9'da olacağız.Jetz sagen wir hier ist 10, 20 , 30, 40, 50, 60 , 70, 80.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.Deze apparaten worden steeds kleiner en komen bij meer en meer van deze patiënten terecht.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.Diese Geräte werden immer kleiner und werden in immer mehr solchen Patienten eingepflanzt.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.E estes aparelhos estão a ficar mais pequenos e a chegar a cada vez mais destes doentes.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.E questi apparecchi stanno diventando sempre più piccoli e vengono usati con sempre più pazienti.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.Estos dispositivos son cada vez más pequeños y cada vez se usan más en estos pacientes.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.Et ces appareils deviennent plus petits et entrent dans un nombre grandissant de ces patients.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.Ezek az eszközök egyre kisebbek lesznek és egyre több beteg fogja használni őket.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.In te naprave so vse manjše, uporablja pa jih vse več teh bolnikov.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.I te urządzenia zmniejszają się i docierają do coraz większej liczby tych pacjentów.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.또한 이러한 장치는 점점 더 소형화되고 보다 많은 마비 환자에게 적용되고 있습니다.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.Și aceste dispozitive devin mai mici și intră în din ce în ce mai mulți pacienți.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.Αυτές οι συσκευές γίνονται όλο και μικρότερες και μπαίνουν σε όλο και περισσότερους από αυτούς τους ασθενείς.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.И тези устройства стават все по-малки и достигат до все повече и повече от тези пациенти.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.Эти устройства уменьшаются в размерах, и всё больше и больше пациентов находят им применение.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.והמכשירים הללו נעשים קטנים יותר ומוחדרים ליותר ויותר פציינטים.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.أصبحت هذه الأجهزة أصغر فأصغر و يستفيد منها عدد أكثر فأكثر من المرضى.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.今後どんどん患者に導入されるでしょう まだ臨床試験中ですが
Bu durum artık sona erdi. Medyanın, gittikçe daha küresel olduğu bir manzara görüyoruz.Ci troviamo sempre di più di fronte a media di natura globale, sociali, onnipresenti ed economici.
Bu durumda, bu bir doğrusal fonksiyon değil. x değişirken, y eksenindeki değişim oranı gittikçe artıyor.En este caso, no es, es no lineal. La tasa de crecimiento como x cambios está subiendo.
Bu durumda, bu bir doğrusal fonksiyon değil. x değişirken, y eksenindeki değişim oranı gittikçe artıyor.I det her tilfælde er den ikke-lineær. Den forholdsmæssige ændring, når x ændres, er stigende. .
Bu durumda, bu bir doğrusal fonksiyon değil. x değişirken, y eksenindeki değişim oranı gittikçe artıyor.V tomhle případě ale ne, tahle je nelineární. Se změnou 'x' se zvyšuje hodnota, o kterou se mění 'y'.
Bu durumda, bu bir doğrusal fonksiyon değil. x değişirken, y eksenindeki değişim oranı gittikçe artıyor.이 경우, 이것은 직선이 아닙니다. x 변화량의 비율이 증가하고 있습니다.
Bu durumda, bu bir doğrusal fonksiyon değil. x değişirken, y eksenindeki değişim oranı gittikçe artıyor.X の変更として増加率が変わります。
Bu durumda, bu bir doğrusal fonksiyon değil. x değişirken, y eksenindeki değişim oranı gittikçe artıyor.في هذه الحالة، انه ليس كذلك، اي ليس اقتران خطي نسبة الزيادة تكون كلما ارتفعت قيمة x
Bu durum mantıklı, çünkü sağa gittikçe, parçacıklar daha hızlı hareket etmekte. -Ale to ma sens, ponieważ gdy przesuwamy się w prawo nasze cząsteczki stają się szybsze i szybsze.
- Bu durum mantıklı, çünkü sağa gittikçe, parçacıklar daha hızlı hareket etmekte. -Conforme vamos, aumentando na direção x, o campo fica mais forte e mais forte.
Bu en ,süpheli olanı. ,Sehirdeki tüm laboratuarlara gittik.Det är det mest suspekta. Vi gick till alla labb i staden-
Bu en ,süpheli olanı. ,Sehirdeki tüm laboratuarlara gittik.Det er det mest suspekte. Vi besøgte alle laboratorier i byen, -
Bu en ,süpheli olanı. ,Sehirdeki tüm laboratuarlara gittik.El más sospechoso. Fuimos a todos los laboratorios de la ciudad y ninguno investigaba nada extraordinario.
Bu en ,süpheli olanı. ,Sehirdeki tüm laboratuarlara gittik.Esse é o mais suspeito. Fomos a todos os laboratórios da cidade, e não pesquisavam nada de especial.
Bu en ,süpheli olanı. ,Sehirdeki tüm laboratuarlara gittik.Quello è il più sospetto. Abbiamo visitato tutti i laboratori della città e nessuno faceva ricerche rilevanti.
Bu en ,süpheli olanı. ,Sehirdeki tüm laboratuarlara gittik.Se on epäilyttävin. Kiersimme kaupungin laboratoriot-
Bu en ,süpheli olanı. ,Sehirdeki tüm laboratuarlara gittik.Αυτό είναι το πιο ύποπτο. Πήγαμε σε όλα τα εργαστήρια στην πόλη και δεν έκαναν αξιοσημείωτη έρευνα εκεί.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod