Ana içeriğe geç
Sözlük

gittik ile cümle

gittik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bir kaç yüzyıl önce matbaa makinesinin geliştirilmesiyle bu gittikçe kolaylaştı.И това станало доста по-лесно с изобретяването на печатната машина преди няколко века.
Bir kaç yüzyıl önce matbaa makinesinin geliştirilmesiyle bu gittikçe kolaylaştı.І це стало значно простіше з розвитком друкарства кілька століть тому.
Bir kaç yüzyıl önce matbaa makinesinin geliştirilmesiyle bu gittikçe kolaylaştı.С изобретением печатного станка несколько веков назад это стало заметно легче.
Bir kaç yüzyıl önce matbaa makinesinin geliştirilmesiyle bu gittikçe kolaylaştı.וזה הפך לקל משמעותית עם התפתחות הדפוס לפני מספר מאות שנים.
Bir kaç yüzyıl önce matbaa makinesinin geliştirilmesiyle bu gittikçe kolaylaştı.وقد صار ذلك سهلا جدا مع تطور الصحافة المطبوعة قبل بضعة قرون.
Bir kaç yüzyıl önce matbaa makinesinin geliştirilmesiyle bu gittikçe kolaylaştı.それが格段に容易になりました それ以来行われてきた出版の機会というのは
Bir köyden ötekine gittik -- üç köye.Am mers dintr-un sat în altul... trei sate.
Bir köyden ötekine gittik -- üç köye.Chúng tôi qua từng ngôi làng, ba ngôi làng...
Bir köyden ötekine gittik -- üç köye.Fuimos de una aldea a otra -- tres aldeas.
Bir köyden ötekine gittik -- üç köye.우리는 이 마을에서 저 마을로 다녔죠. 마을 세 개를 돌았어요.
Bir köyden ötekine gittik -- üç köye.On est allé d'un village à l'autre -- trois villages.
Bir köyden ötekine gittik -- üç köye.Passavamo da un villaggio ad un altro... alla fine erano tre villaggi.
Bir köyden ötekine gittik -- üç köye.Szliśmy od wioski do wioski... trzy wioski.
Bir köyden ötekine gittik -- üç köye.We gingen van dorp tot dorp -- drie dorpen.
Bir köyden ötekine gittik -- üç köye.Wir sind von einem Dorf ins andere gegangen - drei Dörfer.
Bir köyden ötekine gittik -- üç köye.Бяхме от едно село в друго, в три села
Bir köyden ötekine gittik -- üç köye.Мы шли от одной деревни к другой, три деревни.
Bir köyden ötekine gittik -- üç köye.הלכנו מכפר לכפר-- שלושה כפרים.
Bir köyden ötekine gittik -- üç köye.لقد غادرنا من قرية لأخرى -- ثلاث قرى.
Bir köyden ötekine gittik -- üç köye.連れ回されました
Birlikte bir elma bahçesine gittik ve ben ona yazdığım mektubu okudum.ונכנסנו למטע תפוחים, וקראתי לו את המכתב.
Birlikte bir elma bahçesine gittik ve ben ona yazdığım mektubu okudum.فذهبت الى موقع عمله .. وقرأت له هذه الرسالة
Birlikte bir elma bahçesine gittik ve ben ona yazdığım mektubu okudum.「娘たちの父親役をしてくれないか」
Birlikte bir elma bahçesine gittik ve ben ona yazdığım mektubu okudum.Dan kami pergi ke kebun apel, dan saya membacakan surat ini kepadanya
Birlikte bir elma bahçesine gittik ve ben ona yazdığım mektubu okudum.Fuimos a este huerto de manzanas y le leí esta carta.
Birlikte bir elma bahçesine gittik ve ben ona yazdığım mektubu okudum.그래서 그의 사과과수원으로 가서, 제가 쓴 편지를 읽어주었습니다.
Birlikte bir elma bahçesine gittik ve ben ona yazdığım mektubu okudum.Ne-am dus într-o livadă de meri și i-am citit scrisoarea.
Birlikte bir elma bahçesine gittik ve ben ona yazdığım mektubu okudum.Nous sommes allés dans un verger de pommiers, et je lui ai lu cette lettre.
Birlikte bir elma bahçesine gittik ve ben ona yazdığım mektubu okudum.Poszliśmy do sadu i tam przeczytałem mu mój list.
Birlikte bir elma bahçesine gittik ve ben ona yazdığım mektubu okudum.Siamo andati in questo meleto, e gli ho letto questa lettera.
Birlikte bir elma bahçesine gittik ve ben ona yazdığım mektubu okudum.Und wir gingen in diesen Apfelhain und ich habe ihm diesen Brief vorgelesen.
Birlikte bir elma bahçesine gittik ve ben ona yazdığım mektubu okudum.Και πήγαμε σε ένα δενδρόκηπο από μηλιές και του διάβασα αυτό το γράμμα.
Birlikte bir elma bahçesine gittik ve ben ona yazdığım mektubu okudum.И отидохме в тази ябълкова градина, и аз му прочетох това писмо.
Birlikte bir elma bahçesine gittik ve ben ona yazdığım mektubu okudum.Мы пошли в яблоневый сад, и я прочитал ему письмо.
Birlikte Malibu'ya gittik. Malibu'yu görünce hayal kırıklığına uğradı.우리는 말리부(Malibu)에 갔는데, 어머니는 많이 실망스러워 하셨습니다.
Birlikte Malibu'ya gittik. Malibu'yu görünce hayal kırıklığına uğradı.והלכנו למאליבו, שאכזבה אותה מאד.
Birlikte Malibu'ya gittik. Malibu'yu görünce hayal kırıklığına uğradı.وذهبنا إلى ماليبو، والتي خيّبت آمال أمي.
Birlikte Malibu'ya gittik. Malibu'yu görünce hayal kırıklığına uğradı.(笑)
Birlikte ofisine gittik.Bementünk az irodájába.
Birlikte ofisine gittik.Caminhei com ele até ao seu escritório.
Birlikte ofisine gittik.Fui con el a su oficina.
Birlikte ofisine gittik.Ik liep met hem naar zijn kantoor.
Birlikte ofisine gittik.Jag gick med honom till hans kontor.
Birlikte ofisine gittik.Jeg fulgte med ham til hans kontor.
Birlikte ofisine gittik.Je l'ai accompagné jusqu'à son bureau.
Birlikte ofisine gittik.Kävelin hänen toimistoonsa.
Birlikte ofisine gittik.L-am însoţit în biroul lui.
Birlikte ofisine gittik.L'ho accompagnato nel suo ufficio.
Birlikte ofisine gittik.Saya berjalan bersama menuju kantornya.
Birlikte ofisine gittik.Šel jsem s ním tedy do jeho kanceláře.
Birlikte ofisine gittik.Šel sem z njim v ordinacijo.
Birlikte ofisine gittik.Šiel som s ním do jeho kancelárie.
Birlikte ofisine gittik.Tôi đi cùng ông ấy tới phòng làm việc.
Birlikte ofisine gittik.Τον ακολούθησα στο γραφείο του.
Birlikte ofisine gittik.Отидох с него до офиса му.
Birlikte ofisine gittik.Я прошёл с ним в его кабинет.
Birlikte ormana gittik. Bir dal seçiyordum,Chúng tôi đến rừng, lấy một nhánh cây
Birlikte ormana gittik. Bir dal seçiyordum,Fuimos al bosque, yo cogía una rama,
Birlikte ormana gittik. Bir dal seçiyordum,우리는 함께 숲으로 나가, 저는 가지를 줍고
Birlikte ormana gittik. Bir dal seçiyordum,Mergeam în pădure, eu alegeam o creangă,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod