Birgün baş kumandanla bir görüşmeye gittikUn día tuvimos una reunión con el comandante general.
Birgün baş kumandanla bir görüşmeye gittikUn giorno andammo a incontrare il Comandante in capo.
Birgün baş kumandanla bir görüşmeye gittikUn jour nous sommes allés rencontrer le Commandant en chef.
Birgün baş kumandanla bir görüşmeye gittikЕдин ден отидохме да се срещнем с главнокомандващия.
Birgün baş kumandanla bir görüşmeye gittikОднажды мы пошли на встречу с Главным командующим.
Birgün baş kumandanla bir görüşmeye gittikיום אחד הלכנו לפגוש את המפקד הראשי.
Birgün baş kumandanla bir görüşmeye gittikفي يوم من الآيام ذهبت لمقابلة قائدهم الآعلى .
Birgün baş kumandanla bir görüşmeye gittik彼も私と同じイリジウムの携帯電話を持っていました
Bir gün yüzme havuzuna gittik ve orada ortaya çıktı o gün korkmuş olmalı.Andammo alla piscina e venne allo scoperto. Deve essere rimasto traumatizzato quella volta.
Bir gün yüzme havuzuna gittik ve orada ortaya çıktı o gün korkmuş olmalı.Dar... am mers la piscina si a descoperit. Cred ca a fost speriat.
Bir gün yüzme havuzuna gittik ve orada ortaya çıktı o gün korkmuş olmalı.Hehe, aber ... wir waren im Schwimmbad und er wurde entlarvt. Er muss damals sehr verletzt gewesen sein.
Bir gün yüzme havuzuna gittik ve orada ortaya çıktı o gün korkmuş olmalı.Kami pergi berenang dan dia ketahuan. Dia pasti sangat takut saat itu.
Bir gün yüzme havuzuna gittik ve orada ortaya çıktı o gün korkmuş olmalı.Khi cả nhà cô đi bể bơi, Seung Jo đã bị phát hiện. Nó chắc hẳn đã rất sợ hãi lúc đó.
Bir gün yüzme havuzuna gittik ve orada ortaya çıktı o gün korkmuş olmalı.수영장에 갔다가 들통이 난거야. 그때 좀 상처를 받았나봐.
Bir gün yüzme havuzuna gittik ve orada ortaya çıktı o gün korkmuş olmalı.Mais nous sommes allés à la piscine et il a été exposé. Il a dû avoir peur à l'époque.
Bir gün yüzme havuzuna gittik ve orada ortaya çıktı o gün korkmuş olmalı.Poszliśmy na basen i został nakryty. Musiał być na prawdę przestraszony w tamtym momencie.
Bir gün yüzme havuzuna gittik ve orada ortaya çıktı o gün korkmuş olmalı.Tu sme išli na kúpalisko a on bol odhalený. Musel sa vtedy báť.
Bir gün yüzme havuzuna gittik ve orada ortaya çıktı o gün korkmuş olmalı.Vi gick till simmhallen och han blev synlig. Han måste ha varit rädd vi den tiden.
Bir gün yüzme havuzuna gittik ve orada ortaya çıktı o gün korkmuş olmalı.Vi gik hen til en pool og han var udsat Han må have været bange på det tidspunkt
Bir gün yüzme havuzuna gittik ve orada ortaya çıktı o gün korkmuş olmalı.We gingen naar het zwembad en hij was ontmaskerd. Hij heeft toen wat littekens opgelopen.
Bir gün yüzme havuzuna gittik ve orada ortaya çıktı o gün korkmuş olmalı.Πήγαμε σε πισίνα και αποκαλύφτηκε. Έπρεπε να ήταν σημαδεμένος τότε.
Bir gün yüzme havuzuna gittik ve orada ortaya çıktı o gün korkmuş olmalı.Но... когато отидохме на басейн се разбра, че не е момиче. Може би се е уплашил.
Bir gün yüzme havuzuna gittik ve orada ortaya çıktı o gün korkmuş olmalı.Однажды мы пошли в плавательный бассейн, и Сын Чжо был разоблачен. Наверно, для него это была травма.
Bir gün yüzme havuzuna gittik ve orada ortaya çıktı o gün korkmuş olmalı..הלכנו לבריכת השחייה והוא נחשף .הוא בטח היה מפוחד באותו זמן
Bir gün yüzme havuzuna gittik ve orada ortaya çıktı o gün korkmuş olmalı.ذهبنا لحوض السباحة و أعتقد أنه كن خائف جداً وقتها
Bir gün yüzme havuzuna gittik ve orada ortaya çıktı o gün korkmuş olmalı.その時ちょっと傷ついたみたい それで あんなに冷たくなったのかも
Biri 911'i arasın! Ekranım doldu. Gittikçe çoğalıyorlar.Liguem para as Emergências! <i>- Tenho o monitor cheio deles!
Birkaç gün sonra, Footscary'deki bir Budist tapınağına gittik ve tabutunun çevresine oturduk.Alcuni giorni dopo siamo andati in un tempio buddista a Footscray e ci siamo sedute accanto alla sua bara.
Birkaç gün sonra, Footscary'deki bir Budist tapınağına gittik ve tabutunun çevresine oturduk.Beberapa hari kemudian, kami pergi ke sebuah kuil Budha di Footscray dan duduk di sekitar peti matinya.
Birkaç gün sonra, Footscary'deki bir Budist tapınağına gittik ve tabutunun çevresine oturduk.Días más tarde, fuimos a un templo budista en Footscray y nos sentamos alrededor de su ataúd.
Birkaç gün sonra, Footscary'deki bir Budist tapınağına gittik ve tabutunun çevresine oturduk.După câteva zile, am mers la un templu budist din Footscray şi am stat pe lângă sicriu.
Birkaç gün sonra, Footscary'deki bir Budist tapınağına gittik ve tabutunun çevresine oturduk.Ein paar Tage später gingen wir in einen Buddhistischen Tempel in Footscray und saßen um ihren Sarg.
Birkaç gün sonra, Footscary'deki bir Budist tapınağına gittik ve tabutunun çevresine oturduk.Enkele dagen later gingen we naar een Boeddhistische tempel in Footscray en zaten bij haar kist.
Birkaç gün sonra, Footscary'deki bir Budist tapınağına gittik ve tabutunun çevresine oturduk.Kilka dni później poszłyśmy do świątyni buddyjskiej w Footscray i usiadłyśmy obok jej trumny.
Birkaç gün sonra, Footscary'deki bir Budist tapınağına gittik ve tabutunun çevresine oturduk.Néhány nap múlva együtt elmentünk egy buddhista templomba Footscray-ben, és körülültük a koprorsóját.
Birkaç gün sonra, Footscary'deki bir Budist tapınağına gittik ve tabutunun çevresine oturduk.Nekaj dni kasneje smo šle v budistični tempelj v Footscrayju in sedele ob njeni krsti.
Birkaç gün sonra, Footscary'deki bir Budist tapınağına gittik ve tabutunun çevresine oturduk.O pár dní neskôr sme šli do budhistického chrámu vo Footscray a posadali si okolo jej rakvy.
Birkaç gün sonra, Footscary'deki bir Budist tapınağına gittik ve tabutunun çevresine oturduk.Pár dní poté jsme se vydaly do budhistického chrámu ve Footscray a sedly si vedle její rakve.
Birkaç gün sonra, Footscary'deki bir Budist tapınağına gittik ve tabutunun çevresine oturduk.Passados alguns dias fomos a um templo Budista em Footscray e sentamo-nos ao redor do seu caixão.
Birkaç gün sonra, Footscary'deki bir Budist tapınağına gittik ve tabutunun çevresine oturduk.Vài ngày sau, chúng tôi đến một ngôi chùa đạo Phật ở Footscray và ngồi quanh quan tài của bà.
Birkaç gün sonra, Footscary'deki bir Budist tapınağına gittik ve tabutunun çevresine oturduk.Λίγες μέρες αργότερα, πήγαμε σε ένα βουδιστικό ναό στο Φούτσκρεϊ και καθίσαμε γύρω από το φέρετρό της.
Birkaç gün sonra, Footscary'deki bir Budist tapınağına gittik ve tabutunun çevresine oturduk.А за кілька днів ми сиділи біля бабусиної труни у буддійському храмі у передмісті Футскрей.
Birkaç gün sonra, Footscary'deki bir Budist tapınağına gittik ve tabutunun çevresine oturduk.Няколко дни след това ние отидохме в будистки храм във Футскрей и седнахме около ковчега й.
Bir kaç yüzyıl önce matbaa makinesinin geliştirilmesiyle bu gittikçe kolaylaştı.A to sa im významne zjednodušilo s rozvojom kníhtlače pred niekoľkými storočiami.
Bir kaç yüzyıl önce matbaa makinesinin geliştirilmesiyle bu gittikçe kolaylaştı.A to stało się znacznie łatwiejsze z rozwojem prasy drukarskiej kilka wieków temu.
Bir kaç yüzyıl önce matbaa makinesinin geliştirilmesiyle bu gittikçe kolaylaştı.Cosa che divenne considerevolmente più facile con lo sviluppo della macchina tipografica alcuni secoli fa.
Bir kaç yüzyıl önce matbaa makinesinin geliştirilmesiyle bu gittikçe kolaylaştı.Což se stalo výrazně snazším s vynálezem knihtisku před pár stoletími.
Bir kaç yüzyıl önce matbaa makinesinin geliştirilmesiyle bu gittikçe kolaylaştı.Dies wurde mit der Erfindung der Druckerpresse vor einigen Jahrhunderten deutlich einfacher.
Bir kaç yüzyıl önce matbaa makinesinin geliştirilmesiyle bu gittikçe kolaylaştı.Dit werd aanzienlijk vergemakkelijkt door de komst van drukpers, enkele eeuwen geleden.
Bir kaç yüzyıl önce matbaa makinesinin geliştirilmesiyle bu gittikçe kolaylaştı.És mindez nagyságrendekkel könnyebbé vált a nyomtatott sajtó néhány századdal ezelőtti fejlődésével.
Bir kaç yüzyıl önce matbaa makinesinin geliştirilmesiyle bu gittikçe kolaylaştı.Et c'est devenu considérablement plus facile avec le développement de l'imprimerie il y a quelques siècles.
Bir kaç yüzyıl önce matbaa makinesinin geliştirilmesiyle bu gittikçe kolaylaştı.Ini menjadi jauh lebih mudah ketika mesin cetak muncul beberapa abad yang lalu.
Bir kaç yüzyıl önce matbaa makinesinin geliştirilmesiyle bu gittikçe kolaylaştı.Isso tornou-se muito mais fácil com o desenvolvimento da imprensa há uns séculos.
Bir kaç yüzyıl önce matbaa makinesinin geliştirilmesiyle bu gittikçe kolaylaştı.그 일은 점점 쉬워졋습니다. 몇 세기전의 인쇄기 발달과 함께말이죠.
Bir kaç yüzyıl önce matbaa makinesinin geliştirilmesiyle bu gittikçe kolaylaştı.Och detta blev betydligt enklare när tryckpressen uppfanns för några hundra år sedan.
Bir kaç yüzyıl önce matbaa makinesinin geliştirilmesiyle bu gittikçe kolaylaştı.Og det blev væsentligt nemmere da trykpressen blev opfundet for nogle hundrede år siden.
Bir kaç yüzyıl önce matbaa makinesinin geliştirilmesiyle bu gittikçe kolaylaştı.Proces ce a devenit deosebit de facil o dată cu dezvoltarea presei de tipar în urmă cu câteva secole.
Bir kaç yüzyıl önce matbaa makinesinin geliştirilmesiyle bu gittikçe kolaylaştı.Và việc này trở nên khá dễ dàng hơn nhờ sự phát triển của công nghệ in ấn vài thế kỉ trước.
Bir kaç yüzyıl önce matbaa makinesinin geliştirilmesiyle bu gittikçe kolaylaştı.Y eso se volvió considerablemente más fácil con el desarrollo de la imprenta hace algunos siglos.
Bir kaç yüzyıl önce matbaa makinesinin geliştirilmesiyle bu gittikçe kolaylaştı.Αυτό έγινε πολύ ευκολότερο με την ανακάλυψη της τυπογραφίας πριν από μερικους αιώνες.