Ana içeriğe geç
Sözlük

gittik ile cümle

gittik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Birlikte ormana gittik. Bir dal seçiyordum,Nous sommes sortis en forêt, je ramassais une branche,
Birlikte ormana gittik. Bir dal seçiyordum,Poszliśmy do lasu, podnosiłam gałąź,
Birlikte ormana gittik. Bir dal seçiyordum,We gingen het bos in, ik raapte dan een tak op,
Birlikte ormana gittik. Bir dal seçiyordum,Отивахме в гората, аз вдигах клонка,
Birlikte ormana gittik. Bir dal seçiyordum,יצאנו אל היער, הייתי בוחרת ענף,
Birlikte ormana gittik. Bir dal seçiyordum,خرجنا إلى الغابة، والتقطت غصنا،
Birlikte ormana gittik. Bir dal seçiyordum,コーションがそれをラップで歌うのです
Bir süre sonra ev sahibi dul kadının oğlu gittikçe ağırlaşan kötü bir hastalığa yakalandı, sonunda öldü.Beberapa waktu kemudian anak janda itu jatuh sakit. Makin lama makin parah sakitnya sehingga ia meninggal
Bir süre sonra ev sahibi dul kadının oğlu gittikçe ağırlaşan kötü bir hastalığa yakalandı, sonunda öldü.이 일 후에 그 집 주모 되는 여인의 아들이 병들어 증세가 심히 위중하다가 숨이 끊어진지라
Bir süre sonra ev sahibi dul kadının oğlu gittikçe ağırlaşan kötü bir hastalığa yakalandı, sonunda öldü.Maar op een dag werd de zoon van de vrouw erg ziek en stierf tenslotte.
Bir süre sonra ev sahibi dul kadının oğlu gittikçe ağırlaşan kötü bir hastalığa yakalandı, sonunda öldü.ויהי אחר הדברים האלה חלה בן האשה בעלת הבית ויהי חליו חזק מאד עד אשר לא נותרה בו נשמה׃
Bir süre sonra ev sahibi dul kadının oğlu gittikçe ağırlaşan kötü bir hastalığa yakalandı, sonunda öldü.وبعد هذه الأمور مرض ابن المرأة صاحبة البيت واشتدّ مرضه جدا حتى لم تبق فيه نسمة.
Bir süre sonra ev sahibi dul kadının oğlu gittikçe ağırlaşan kötü bir hastalığa yakalandı, sonunda öldü.這 事 以 後 、 作 那 家 主 母 的 婦 人 、 他 兒 子 病 了 . 病 得 甚 重 、 以 致 身 無 氣 息
Bir süre sonra ev sahibi dul kadının oğlu gittikçe ağırlaşan kötü bir hastalığa yakalandı, sonunda öldü.這事 以 後 、 作 那 家 主 母的 婦人 、 他 兒子 病 了 . 病得 甚 重 、 以致 身無氣息
Bir Vancouver sabahı, British Columbia Üniversitesi'ndeki kampüse gittik, ve insanlara yaklaşıp sorduk;Eines Morgens in Vancouver gingen wir zum Campus der Universität von British Columbia und sprachen Leute an:
Bir Vancouver sabahı, British Columbia Üniversitesi'ndeki kampüse gittik, ve insanlara yaklaşıp sorduk;Op een ochtend in Vancouver gingen we de campus op van de Universiteit van British Columbia.
Bir zamanlar gittikleri asla izin tutun, ancak mücadele ve üzerinde çekişti ve haddelenmiş durmadan yongaları.At have en gang fik fat de aldrig give slip, men kæmpede og kæmpede og rullede på chips uophørligt.
Bir zamanlar gittikleri asla izin tutun, ancak mücadele ve üzerinde çekişti ve haddelenmiş durmadan yongaları.Ayant mis la main une fois ils n'ont jamais lâché, mais lutté et lutté et roulé sur le puces sans cesse.
Bir zamanlar gittikleri asla izin tutun, ancak mücadele ve üzerinde çekişti ve haddelenmiş durmadan yongaları.Có một lần giữ họ không bao giờ cho đi, nhưng đấu tranh và vật lộn và lăn trên chip không ngừng.
Bir zamanlar gittikleri asla izin tutun, ancak mücadele ve üzerinde çekişti ve haddelenmiş durmadan yongaları.Har man väl fick tag att de aldrig släppa taget, men kämpade och brottades och rullade på chips oavbrutet.
Bir zamanlar gittikleri asla izin tutun, ancak mücadele ve üzerinde çekişti ve haddelenmiş durmadan yongaları.그들은 한 번도 보내지 않을 같단지만, 오늘날 씨름과에서 압연하는 데 끊임없이 칩.
Bir zamanlar gittikleri asla izin tutun, ancak mücadele ve üzerinde çekişti ve haddelenmiş durmadan yongaları.Miután egyszer elkapott, hogy soha nem hagyja el, de küszködött, birkózott és hengerelt a chipek szüntelenül.
Bir zamanlar gittikleri asla izin tutun, ancak mücadele ve üzerinde çekişti ve haddelenmiş durmadan yongaları.Ob enkrat dobil držite nikoli ne spustiš, ampak boril in boril in valjanih na čipov nenehno.
Bir zamanlar gittikleri asla izin tutun, ancak mücadele ve üzerinde çekişti ve haddelenmiş durmadan yongaları.Po raz zdobędzie nigdy nie puścić, ale walczył i walczył i walcowane na żetony bez przerwy.
Bir zamanlar gittikleri asla izin tutun, ancak mücadele ve üzerinde çekişti ve haddelenmiş durmadan yongaları.S jednou Sehnal nikdy pustit, ale bojoval a bojoval a válcované na čipy nepřetržitě.
Bir zamanlar gittikleri asla izin tutun, ancak mücadele ve üzerinde çekişti ve haddelenmiş durmadan yongaları.S jednou Zohnal nikdy pustiť, ale bojoval a bojoval a valčekom čipy nepretržite.
Bir zamanlar gittikleri asla izin tutun, ancak mücadele ve üzerinde çekişti ve haddelenmiş durmadan yongaları.Tendo uma vez pegou eles nunca deixar ir, mas lutou e lutou e rolou sobre a fichas incessantemente.
Bir zamanlar gittikleri asla izin tutun, ancak mücadele ve üzerinde çekişti ve haddelenmiş durmadan yongaları.Tener una vez que se apoderó nunca dejar ir, pero luchó y luchó y rodó por el fichas sin cesar.
Bir zamanlar gittikleri asla izin tutun, ancak mücadele ve üzerinde çekişti ve haddelenmiş durmadan yongaları.Αφού πήρε μια φορά κρατήστε ποτέ αφήσει να πάει, αλλά πάλεψε και παλεύει και έλασης στην τσιπ αδιάκοπα.
Bir zamanlar gittikleri asla izin tutun, ancak mücadele ve üzerinde çekişti ve haddelenmiş durmadan yongaları.Веднъж докопал те никога не пусна, но се бори и се бореше и се разточва на чипове непрестанно.
Bir zamanlar gittikleri asla izin tutun, ancak mücadele ve üzerinde çekişti ve haddelenmiş durmadan yongaları.Раз дістали вони ніколи не відпускати, але боровся і боровся і прокату на чіпів постійно.
Bir zamanlar gittikleri asla izin tutun, ancak mücadele ve üzerinde çekişti ve haddelenmiş durmadan yongaları.Раз достали они никогда не отпускать, но боролся и боролся и проката на чипов постоянно.
Bir zamanlar gittikleri asla izin tutun, ancak mücadele ve üzerinde çekişti ve haddelenmiş durmadan yongaları.אחרי פעם אחת תפסו שהם לא להרפות, אבל נאבק ונאבק והתגלגל על שבבי ללא הרף.
Bir zamanlar gittikleri asla izin tutun, ancak mücadele ve üzerinde çekişti ve haddelenmiş durmadan yongaları.بعد أن حصلت مرة واحدة أنها لم تعقد ندعها تفلت من أيدينا ، ولكن كافح وصارع وتدحرجت على رقائق باستمرار.
Bir zamanlar gittikleri asla izin tutun, ancak mücadele ve üzerinde çekişti ve haddelenmiş durmadan yongaları.絶え間なくチップ。 遠く見ると、私はチップはそのようなで覆われていたことを知って驚いた
Bir zaman Nova Scotia'ya, tam güneş tutulmasını izlemeye gittik --Egyszer amikor Nova Scotiába mentünk, hogy teljes napfogyatkozást lássunk --
Bir zaman Nova Scotia'ya, tam güneş tutulmasını izlemeye gittik --Kiedyś w Nowej Szkocji, gdy pojechaliśmy na całkowite zaćmienie słońca...
Bir zaman Nova Scotia'ya, tam güneş tutulmasını izlemeye gittik --언젠가 노바 스코샤에서 개기일식을 보러갔을 때...
Bir zaman Nova Scotia'ya, tam güneş tutulmasını izlemeye gittik --פעם אחת בנובה סקוטיה הלכנו לראות ליקוי חמה מלא
Bir zaman Nova Scotia'ya, tam güneş tutulmasını izlemeye gittik --في مرة من المرات في نوفا سكوشا عندما ذهبنا لنشاهد كسوف كلي للشمس --
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Chúng ta đang ở trên đường cong này, và đồ họa đang trở nên tốt hơn một cách kì lạ
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Egy íven vagyunk, a grafika nevetségesen gyorsan fejlődik.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Jesteśmy na krzywej, gdzie grafika staje się wręcz niemożliwie dobra.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Jsme na takovéto křivce a grafika se zlepšuje neuvěřitelným způsobem.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Kita berada di kurva ini, dan grafisnya telah meningkat secara tidak masuk akal.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.마치 곡선 그래프를 그리듯이, 그래픽은 점점 놀라울 정도로 발전하고 있죠.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Ne aflăm pe o curbă a evoluţiei, iar grafica devine substanţial din ce în ce mai bună.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Nous sommes sur cette courbe, et les graphismes deviennent incroyablement plus beaux.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Siamo su questa curva, e la grafica sta migliorando così tanto che è incredibile
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.We zitten op een curve en de graphics worden zó idioot veel beter.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Wir sind auf dieser Kurve hier und die Grafik verbessert sich so sehr, dass es kaum zu glauben ist.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Кривата е експоненциална и графиката става много по-добра.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Ми на шляху, коли графіка стає незрівнянно кращою.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.Мы на той кривой, где графика становится невероятно качественной.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.אנחנו על איזו עקומה, והגרפיקה מגיעה לרמות כל כך הרבה יותר טובות שזה מגוחך.
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.نحن على هذا المنحنى، والرسومات أصبحت أفضل بكثير
Biz bu eğrideyiz ve grafikler gittikçe abartılı bir biçimde daha iyi oluyor.グラフィックは劇的に進化しています お見せするのは2007年までの軌跡です
Biz de bir suşi bara gittik.Alors nous nous sommes précipités dans un bar à sushis.
Biz de bir suşi bara gittik.Aşa cǎ a fugit la un sushi-bar
Biz de bir suşi bara gittik.Así que nos fuimos a un bar sushi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod