Ana içeriğe geç
Sözlük

gittik ile cümle

gittik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu kendiliğinden meydana gelen gösteriler gittikçe büyüyerek, polisle çatışmaya kadar varıyordu.Ich demonštrácie prerástli až do potyčiek s políciou.
Sonra stüdyoya gittik.Potom som pracoval v kancelárii.
Aşk evlilikleri de günümüzde gittikçe artmaktadır.Počet svadieb sa zvyšuje.
Gittik Roma’ya doğru.Presťahovala sa do Ríma.
Kanatları uçlara doğru gittikçe incelir.Krídla sú natiahnuté dopredu.
Bu yüzden gittikçe zayıflar.Postajal je vse bolj slaboten.
Genişlikleri yukarıdan aşağıya gittikçe azalır.Dolžina členkov se povečuje od spodaj navzgor.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Vdajal se je alkoholu in postajal čedalje bolj ravnodušen.
Mahallede son yıllarda eğitime verilen önem gittikçe artmaktadır.Usposabljanju se v zadnjem desetletju posveča vedno večjo pozornost.
Bu süreçten sonra Gürcüler imparatorluk içerisinde gittikçe daha önemli roller almaya başladı.Kasneje so v cesarstvu igrali vedno bolj pomembno vlogo.
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.Njegov obup je še naraščal.
Bu temalar insanın toprakla olan ilişkisi, insanla Tanrı'nın ayrılışı ve insanoğlunun gittikçe yozlaşmasıdır.Ti prizori kažejo, kako se človeštvo še bolj oddaljuje od Boga.
Mihail gittikçe sefih hayata daha da dalmaya başladı.Aljehin pa je vse bolj pil.
Yaşamlarının sonuna doğru gittikçe parlaklıklarını kaybeder ve kara cüce hâline dönerler.Na koncu svojih življenj počasi opešajo, se sesedejo in postanejo črne pritlikavke.
Fakat son yıllarda kadınlarda da görülme sıklığı gittikçe artmaktadır.V zadnjih letih se vedno bolj opozarja tudi na nasilje med starejšimi.
Yazıya büyük başlar, harfler gittikçe küçülür ve yazının okunması güçleşir.Začetek je vedno pri otroku : kako do knjige, zakaj vse manj beremo.
19. yüzyılın ikinci yarısında organcı düşünceler gittikçe başarı kazandı.V drugi polovici 19. stoletja je skladateljski ustvarjalni potencial dosegel dotedanji vrhunec.
Durum gittikçe kötüleşir ve Di Xin kendi oğullarını bile öldürmeye kalkar.Slaba vest ga toliko izmuči, da se začne sam obtoževati svojih grehov.
Kavila gittikce küçülen kaygan bir şekilde değilse çözmesi sorun olabilir.Kajti če volka nič ne ustavi ga bo morda to.
Olay daha büyük boyutlara gittikçe ulaşmaya başlar.Vse postane mnogo očitneje pri večjih povečavah.
Rıdvan gittikçe iktidar gücü kazanmaya başladı.Posamezne regije so pričele dobivati vse več moči.
Bu yüzden sayıları gittikçe azalıyordur.Potem se je njihovo število počasi zmanjševalo.
İddia gittikçe yayıldı.Opozicija je postala vse bolj razširjena.
Diğer çocuk, William'ın davranışlarını, giyinişini ve konuşmasını gittikçe daha fazla taklit etmeye başlar.Mladi so posnemali celo stil Wertherjevega in Lottinega oblačenja ter način njunega vedenja in čustvovanja.
Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu.Alkoholis ir narkotikai slopino skausmus.
Çalışabilir insan sayısı gittikçe azalmakta, köydeki nüfus gün geçtikçe yaşlanmaktadır.Šiandieną vis mažiau žmonių nori ten gyventi dėl senėjančios pastatų būklės.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Pradėjo daug gerti, tapo vis labiau ir labiau abejingu.
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.Taikos troškimas vis didėja.
Ve o bakışın peşinden gittik."Ir žiūrėkit, kaip atsiliepė tai."
Zamanında bile müziği gittikçe popülerliğini kaybetmeye başlamıştır.Keliaujant po turus, jos muzika pradėjo populiarėti.
Yaşamlarının sonuna doğru gittikçe parlaklıklarını kaybeder ve kara cüce hâline dönerler.Savo gyvavimo pabaigoje jos paprasčiausiai mažėja ir mažėja virsdamos juodosiomis nykštukėmis.
Aşk evlilikleri de günümüzde gittikçe artmaktadır.Skyrybų dažnumas, atvirkščiai, auga.
Şehrin ekonomisi gittikçe yaygın sanayi sektörlerinin katkısını almaktadır.Atvirkščiai, vietinės visuomenės vis labiau įsitraukė į vergų prekybą, gaudami iš jos ekonominį pelną.
Fakat hastalığı gittikçe ağırlaşmaktaydı.Jiems ligos eiga sunkesnė.
Şansı gittikçe açılmıştı.Sėkmė atėjo palaipsniui.
Bundan sonra devlet harcamalarını gittikçe artması gerekmiştir.Didesnę reikšmę turi tiesioginės valstybės biudžeto išlaidos.
Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.Dabar jūros dugnas lėtai kyla.
Ağız uca doğru gittikçe kalınlaşır.Lapai pamažu siaurėja į trumpą lapkotį.
Merkez bankası faiz oranlarını gittikçe artan yüksek fiyatlara göre belirler.Cayman serija pasižymi šiek tiek aukštesnėmis kainomis.
Gittikce Napoli şehrinin bir varoşu haline gelmektedir.Tuo metu miestas tapo populiariu Neapolio kilmingųjų kurortu.
Köşkü gittikçe büyütürler.Jų plotai didėja.
Bu yüzden yatırımcılar gittikçe daha pahalı sözleşmeler almışlardır.Seetõttu ostsid investorid üha kallimaid lepinguid.
Ve o bakışın peşinden gittik."Ta surus selle silma vastu."
Devrim Fransası'nın Avrupa'daki yükselişi ile bu akım gittikçe hız kazandı.Revolutsioonilise Prantsusmaa tõusuga Euroopas kiirenes see suundumus tohutult.
Şöhreti ve oyunculuğu gittikçe artıyordu.Strateegia ja taktika muutusid üha tähtsamaks.
Tedaviler görmesine rağmen sağlığı gittikçe bozulmaya başladı.Aeglaselt, kuid siiski, hakkas tema olukord paranema.
Yolda gittikleri bir gün şiddetli bir yağmur bastırır.Vihmaperioodil võivad teed olla väga raskesti läbitavad.
Ailenin maddi durumu bu dönemde gittikçe kötüleşmiştir.Perekonna rahaline olukord hakkas peagi halvenema.
Hızlı raylı imalat 21. yüzyılda gittikçe daha popüler hale geldi.21. sajandil on aga tumeturism veelgi populaarsem.
Program, gittikçe daha çok kişi tarafından dinlenir hale gelmektedir.Koht hakkas üha rohkem inimesi ligi tõmbama.
Günümüzde suflör kullanımı gittikçe azalmıştır.Tänapäeval on ketaste tihendamise kasutamine vähenenud.
Sağlığı gittikçe bozulmaya başladı ve 20 Ocak 842'de öldü.Tema seisund järjest halvenes ja ta suri 27. jaanuaril.
İddia gittikçe yayıldı.Süüdistus muutus aina raskemaks.
Gittikçe zayıflayan hafızasına rağmen 2007 yılına kadar mesleğini sürdürmeye çalıştı.Praktiseeriva arstina jätkas ta tööd aastani 2007.
Bunu takip eden onyıllarda, Britanya kontrolü altındaki bölgelerin yüzölçümü gittikçe arttı.Pikkamööda ulatus eurooplaste kontroll järjest kaugematele aladele.
Reaksiyon ilerledikçe ve substrat tüketildikçe, hızı gittikçe azalır (substrat doyum seviyesinde olmadıkça).Liiga suure kiiruse (uppumine) ja liiga väikese kiiruse puhul langeb järsult deflegmaatori efektiivsus.
Bu yüzden sayıları gittikçe azalıyordur.Samas väheneb tema arvukus pidevalt.
Kuzeye gittikçe her şey değişiyor.Kuigi vesi muutub, on jõgi sama.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Mehed saadeti puhkusele.
Ancak 1980’lerin başından bu yana gittikçe artan sayıda yapılar keşfedilmeye devam etmektedir.1980. aastast hakkas tööstusrobotite hulk järjest kiiremini kasvama .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod