Ancak Lazlar, kendilerini bu bölgelerin diğer vatandaşlarından ayırmak için gittikçe daha çok çalıştılar.מצד שני הלאזים נוטים להפריד את עצמם מהתושבים האחרים של המחוז.
Gittikçe muhafazakarlaşmasına karşın tarım, çalışma ve eğitim reformlarını destekledi.ובאופן עקיף עזר להתפתחות בתחומי התרבות, החינוך והתעסוקה.
Gittikleri yol ıssızmış.שם איבדו את דרכם.
“Swing Gang”in işinin çoğu çekim ekibi sete gelmeden önce ve gittikten sonra gerçekleşir.האירוע הכולל הפנינג רב משתתפים המתקיים לפני ואחרי המצעד.
O zaman beri katılımcıların sayısı gittikçe artmıştır.במשך השנים גדלה כמות המשתתפים בצעדה.
Bu yıllarda Anne Sullivan'ın sağlığı gittikçe kötüleşmekte idi.במהלך שנות התשעים החלה בריאותו של לאני להתדרדר עוד יותר.
Çünkü saatler gittikçe daha yavaş işlemeye başlar ve sonun gelmesine hep zaman vardır."הדמויות שלו מקוות לגמור את החיים, אבל הסוף לעולם לא מגיע, משום שהשעון הופך אטי יותר ויותר.
Böylece kese kullanımı gittikçe erkek giyiminde azalmaya başlamıştır.Започва да се обръща все повече внимание на мъжкото облекло.
Evliliklerinin ikinci ayında Rowena, gittikçe kötüleşen ateş ve anksiyeteye tutulur.През втория месец от брака Роуина започва да страда от влошаваща се треска и тревога.
Bu yüzden sayıları gittikçe azalıyordur.Жалко, че техният брой непрекъснато намалява.
Londra’nın Doğu Yakası’nda bulunan Whitechapel mahallesi gittikçe aşırı kalabalıklaşmıştır.Енорията на Уайтчапъл в Източен Лондон става все по-пренаселена.
Kuzeye gittikçe her şey değişiyor.С идването на европейците всичко се променя.
Çiftliklerde üretimi gittikçe yaygınlaşmaktadır.Производството в селскостопанския сектор се увеличава многократно.
Karl, Diğerleri'nin esas adada yaşadıklarını; Hydra'ya çalışmak için gittiklerini söyler.Карл им казва, че Другите живеят точно на този остров.
O zaman beri katılımcıların sayısı gittikçe artmıştır.Впоследствие броят на участниците нараства.
Bağışıklık sistemi, gittikçe artarak özelleşen katmanlı savunmalarla canlıları enfeksiyonlardan korur.Имунната система предпазва организмите от инфекция чрез многослойна защита с нарастваща специфичност.
19. yüzıldan sonra Divan edebiyatı gittikçe zayıflamaya başladı.Известно е, че след 22-то прослушване качеството на звука започва да се влошава.
Ölümüne yapılan yarışların seyirci sayısı da gittikçe artmaktadır.Броят на жените участнички в състезания продължава да расте.
Kuzeyde ise gittikçe azalır.На изток те постепенно се снижават.
Karşı devrim gittikçe güçleniyordu.Терорът срещу опозицията се засилва.
Taşbaş'n ermişliği gittikçe yayılır.Пигментирането на зърната се засилва.
Mahallede okuma-yazma oranı gittikçe yükselmektedir.Въпросът за грамотността отново се повдига.
İşi gittikçe büyümeye başladı.Постепенно дейността се разраства.
Rıdvan gittikçe iktidar gücü kazanmaya başladı.Постепенно започват да ѝ приписват пророчески способности.
Bunu takip eden onyıllarda, Britanya kontrolü altındaki bölgelerin yüzölçümü gittikçe arttı.Укрепвайки се там Шъ Лъ започва да поставя под свой контрол все по-обширни територии.
Araçların insanlara yönelik taleplerinin maliyeti gittikçe artmaktadır.Изискванията към надеждността на автомобила непрекъснато растат.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Липса на наслада от времето за почивка.
Yerlilerin kullandıkları dillerden yararlanma, gittikçe artmaktadır.Чуждите езици им се удават по-лесно.
Gittikçe ağırlaşan ekonomik sıkıntılar köylüyü şehirde yaşamaya zorlamaya başlamıştır.Въпреки тежкото икономическо състояние на бежанците започва икономически подем в града.
Halkın durumu ekonomik bakımdan gittikçe kötüleşmektedir.Икономическото положение на населението постепенно се влошавало.
Kara elfler gittikçe yaklaşıyordu.Сините тонове стават все по-тъмни.
Yazıya büyük başlar, harfler gittikçe küçülür ve yazının okunması güçleşir.Все повече се уморява и по-трудно чете.
Gwen gittikçe daha da daha da güçlenir.Рики започва да вкарва все по-често.
İlk başta, hastalar çok azdı ama uygulama gittikçe büyüdü.В началото процесите са слабо изразени, но постепенно се засилват.
İki hizip de kendi örgütlerini korur ve gittikçe birbirinden bağımsız hareket etmeye başlar.Постепенно, те започват да ѝ имат повече доверие и да я оставят да бъде по-самостоятелна.
Okullaşma oranı gittikçe artmaktadır.Размерът на средното ухо се увеличава.
Nüfus her sene gittikçe azalmaktadır.Техният брой намалява с всяка година.
Dağlarda yükseklik arttıkça, iklim gittikçe soğur.В районите по-близки към планините количеството на валежите е по-голямо, а летата са по-хладни.
Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu.Те още повече увеличили нейната плътност и алкохолно съдържание, и то станало още по засищащо.
Biz müzeye gittik.Отидохме в музея.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Prepoznatljiva po odmaralištima.
Bir süre boyunca onları izledik ve daha sonra her şeyi kapatıp eve gittik.”Ali smo vrlo brzo odustali od toga i otišli u sasvim drugi svijet."
Köşkü gittikçe büyütürler.Okolicu trga su postupno ozidali.
Sonra gittikçe yalnızlaşmaya başladım."Nakon toga sam naprosto krenuo dalje."
Ancak oyun devam ettikçe aile bireyleri gittikçe çocuklaşır ve bunun sonucunda oyun kaos içinde sonuçlanır.Kako se igra nastavlja, Jimmy se počne osjećati sve slabije te se na kraju sruši na pozornici.
Devrimin sesleri sokaklarda gittikçe yükseliyor.Prosvjedi su prerasli u revoluciju.
Günümüzde suflör kullanımı gittikçe azalmıştır.Kontaktni skeneri se danas upotrebljavaju sve manje.
Taşbaş'n ermişliği gittikçe yayılır.Svjetska potražnja za mesom povećava se.
Bu kez Roma ordusu için şartlar gittikçe kötüleşmeye başlamıştı.Ubrzo su se odnosi s Rimljanima počeli pogoršavati.
Yıllar geçtikçe, ondan, gittikçe daha az haber alınmaya başlandı.A, kako godine prolaze, čini se sve manje vjerojatnijim da će bilo što uopće i približiti mu se".
Ağız uca doğru gittikçe kalınlaşır.Rep im uvijek stoji uspravno.
Bir süre sonra yıllar geçer ve Monroe gittikçe hapishane gururu olmaya başlar.Godine prolaze, a Barry je postao omražen na dvoru.
Dağlarda yükseklik arttıkça, iklim gittikçe soğur.Što je veća visina zrak se više hladi.
Mukan Kağan döneminde imparatorluk gittikçe yükselerek ihtişamlı ve heybetli bir hale geldi.U međuvremenu, samostan je postao bogatiji i čuveniji.
Bu ozon tabakası gittikçe inceliyor anlamındadır.Žarenje odljevaka u oksidacijskoj atmosferi se sve više primjenjuje.
Kuzeye gittikçe her şey değişiyor.S nástupom masovej turistiky sa všetko zmenilo.
Çünkü saatler gittikçe daha yavaş işlemeye başlar ve sonun gelmesine hep zaman vardır."Súpravy sú neustále v pohybe, takže je tu malý čas „na vynulovanie meškania“.
Müzikleri gittikçe daha çok progresifleşmiştir.Postupne sa ich hudobná tvorba vyvíjala do komplikovanejších štruktúr.
Sağlığı gittikçe bozulmaya başladı ve 20 Ocak 842'de öldü.Mal podlomené zdravie a začiatkom roka 842 zomrel.
Halkın durumu ekonomik bakımdan gittikçe kötüleşmektedir.Ekonomická situácia krajiny sa začala čoraz viac zhoršovať.