Ana içeriğe geç
Sözlük

gittik ile cümle

gittik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Şansı gittikçe açılmıştı.Peluang Usaha Lebih Terbuka.
Müzikleri gittikçe daha çok progresifleşmiştir.Pergaulan di antara musisi semakin intens dilakukan.
Karşı devrim gittikçe güçleniyordu.Pertentangan dengan Hitler pun semakin sengit.
Bir gün birlikte yüzmeye gittiklerinde Elio, Oliver'ı dudaklarından öper.Một ngày họ cùng nhau đi bơi, Elio đã hôn môi Oliver.
Günümüzde suflör kullanımı gittikçe azalmıştır.Ngày nay, việc dùng âm đang dần biến mất.
Savastan sonra Kore Krallığı gittikçe izolasyonist olmaya başladı.Sau chiến tranh, nhà Triều Tiên ngày càng trở nên cô lập.
Bu yüzden sayıları gittikçe azalıyordur.Nhưng số lượng của chúng ngày càng giảm mạnh.
Fakat hastalığı gittikçe ağırlaşmaktaydı.Nhưng căn bệnh cô ngày càng trở nặng.
Kuzeye gittikçe her şey değişiyor.Càng lên xa hơn về phía Bắc thì có 2 thời kỳ.
Constantinus'un durumu gittikçe daha umutsuz bir hâl alıyordu.Constantius nhanh chóng đáp ứng kỳ vọng.
Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu.Ngài bắt đầu lạm dụng rượu và thuốc phiện khiến sức khỏe ngày càng suy sụp.
Köy gittikçe gelişmektedir.Thành phố liên tục phát triển.
Şansı gittikçe açılmıştı.Tình hình dần dần cải thiện.
Bağışıklık sistemi, gittikçe artarak özelleşen katmanlı savunmalarla canlıları enfeksiyonlardan korur.Hệ miễn dịch bảo vệ các sinh vật khỏi bị nhiễm trùng với các lớp phòng thủ ngày càng đặc hiệu.
Bu yüzden gittikçe zayıflar.Ông đã yếu lại càng yếu hơn.
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.Sự căng thẳng càng ngày càng gia tăng.
Birçok kez onunla çalışmaya gittik ve çok şarkı yazdık.Tối hôm đó tôi về nhà và viết khá là nhiều câu hát.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Nó đã phát triển hình thành những cơn mưa và dần dần mạnh lên.
Dağlarda yükseklik arttıkça, iklim gittikçe soğur.Càng lên cao, khí hậu càng lạnh giá.
Bununla beraber İngiliz savunması gittikçe daha efektif hale gelmiştir.Chế độ Nga hoàng ngày càng trở nên bảo thủ hơn.
O zaman beri katılımcıların sayısı gittikçe artmıştır.Kể từ đó số lượng các nước tham gia đã tăng lên đều đặn.
Muharebe sesleri gittikçe yoğunlaşır.Các lực lượng chống đối ngày càng mạnh thêm.
İzmir Kız Lisesi'nde öğrenci mevcudu artık gittikçe artmıştır.Kể từ đó, tỷ lệ sinh viên nữ ở Caltech đã tăng dần lên.
Hayvancılık gittikçe gelişmektedir.Động vật có vú vẫn tiếp tục phát triển lớn hơn.
Babanın da ayrılmasıyla aile gittikçe fakirleşti.Sau khi bố mẹ ông mất, ông lại càng yếu hơn.
Sonra gittikçe yalnızlaşmaya başladım."Từ đó, chúng tôi bắt đầu nhìn nhận nghiêm túc hơn."
Mustafa'nın Salman'dan korkusu gittikçe artmaktadır.Từ đấy ảnh hưởng của Salzburg ngày càng lớn mạnh.
Bu kez Roma ordusu için şartlar gittikçe kötüleşmeye başlamıştı.Tình hình quân sự vào lúc ấy ngày càng xấu dần.
Geri doğru gittikçe taksonlar büyür ve kapsamları genişler.Lê Lợi không nỡ, đãi ngộ lại càng hậu hơn.
Ülkede gittikçe liberalleşmenin eğilimleri (veya kalıpları) var (daha liberal hale geliyor).ますます、自由化の動向(または自由化)の傾向がある。
Berlin’e gitmeyi en başından istemeyen Marić, şehirde gittikçe daha mutsuz hale geldi.ベルリンに行きたがらなかったミレヴァは、この街で徐々に不幸せになっていった。
1960'lı yıllar sonunda sağlığı gittikçe bozuldu.1960年代後半からは次第に健康を損なっていく。
Kuzeye gittikçe her şey değişiyor.北部は変わった。
Bu yüzden gittikçe zayıflar.私たちは衰弱していきます。
Biz de gittik.我々も行きましょう。
Gittikçe zayıflayan hafızasına rağmen 2007 yılına kadar mesleğini sürdürmeye çalıştı.その後は永らく低迷が続いたが、2007年から再び力をつけてきている。
Aynı zamanda Vali, Andrea ile gittikçe yakınlaşmaya başlamıştır.その傍ら、エディはエヴァと徐々に親密になっていった。
Birçok ek iş yapsa da ekonomik durumu gittikçe kötüleşir.努力を尽くしたものの、経営状態は次第に悪化していった。
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.彼はタバコをやめ、よりいっそう厳しいトレーニングに打ち込むこととなった。
Uzaktan askerlerin gittikçe yaklaşan yürüyüş sesleri duyulur.日暮れが近く、遠くの行軍の音が聞こえ、それが近づいてくる。
Müzikleri gittikçe daha çok progresifleşmiştir.彼の音楽性は、常に進化してきている。
İşler gittikçe karışır.事態はますます混乱する。
Ev gittikçe soğur ve "bana yardım et" mesajı görünür.つるの剛士が『つるのおと』で「愛をくれよ」をカバーしている。
Gönüllülerin çalışmalarıyla bu sayı gittikçe artmaktadır.このことは、ボランティアらの活動の増加による所がある。
15-16 yaşıma geldiğimde bu insanların nereye gittiklerini bulmaya çalıştım.15、16歳の幼い頃、爆弾が降り注ぐところで生き延びました。
Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.漂流が進むと海が深くなってきた。
Ağız uca doğru gittikçe kalınlaşır.口は斜め上向きにつく。
Fakat gittiklerinde burada kimseyi bulamazlar.ただし出場してもポイントはつかない。
Bağışıklık sistemi, gittikçe artarak özelleşen katmanlı savunmalarla canlıları enfeksiyonlardan korur.免疫系は、感染から生体を、特異性を高めながら重層的な防御体制で守る。
"Birliktelik, beraberlik" anlamı katar: Okulca geziye gittik.同高在学中に「学校へ行こう!
Mahallede gittikçe azalan öğrenci sayısı nedeniyle küçük ama yeni bir okul vardır.宅地造成地域のため、年度ごとの生徒数の増加・減少が顕著である。
Piyonların bir kere ileri gittikten sonra geri dönmesi mümkün değildir.尚、一度退場した後の再入場はできない。
Beş gencin tatil için gittikleri Kapadokya'da yaşadıklarını anlatır.東京松竹養成所5期生に在籍していた2人により結成。
Ailece İngiltere'deki büyükanne Wendy'i ziyarete gittiklerinde, çocukları Kaptan Hook tarafından kaçırılır.そんな一家が妻の祖母・ウェンディのいるイギリスに里帰りした晩、子供たちが何者かに誘拐されてしまう。
Enlem(paraleller)lerin uzunlukları gittikçe kısalır.マインドステップの間隔は短くなってきている。
Sonra gittikçe yalnızlaşmaya başladım."その後「感情的になってしまいました。
Askerler gittikten sonra Kaypakkaya kaçar.敗北後はどこかへ逃げる。
Gittikleri yol ıssızmış.是の道無きなり。
Dolayısıyla ortaya gittik."」にちなんで登場した。
Bitirdik binanın kiremit işini, öğleden sonra izine gittik.早朝、植物採集を行い、仕事の後の夜に研究を行った。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod