Ana içeriğe geç
Sözlük

gittik ile cümle

gittik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Gittiklerinde gördükleri manzara şaşırtıcı değildir.A látvány ami fogadja őket, nem hétköznapi.
Hazırladığı tabloların içerikleri daha dramatik olmaya başladı ve tablo ebadları da gittikçe büyüdü.Festészetét egyre inkább elismerték, képeinek ára folyamatosan emelkedett.
Amerika'da streptokoklarda sefalosporin direnci gittikçe artan oranda bulundu.Eközben Amerikában a valóságot egyre precízebben visszaadó animációs színvonalat céloztak meg.
Mor ekonominin bağlamı çağdaş toplumda önemi gittikçe artan kültürel bağlamdır.A mályva gazdaság összefügg a műveltség növekvő jelentőségével a mai társadalomban.
Köy gittikçe gelişmektedir.A falu egyre gyorsabban fejlődött.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Szabadidejében taekwondózik.
Ovalık sahil şeridi güneye gittikçe genişlemektedir.A vállalat egyre több déli úticéllal büszkélkedhet.
Constantinus'un durumu gittikçe daha umutsuz bir hâl alıyordu.Murat helyzete egyre bizonytalanabbá vált.
Zamanın imparatorları ülke halkının gittikçe afyon bağımlısı olmasından rahatsızlık duymaya başlamışlardı.A gróf emigráns környezetétől is egyre inkább elszigetelődött.
Sonra stüdyoya gittik.Később stúdióban dolgozott.
Bu bakımdan göl gittikçe küçülmektedir.Ez a piac jelenleg egyre inkább szűkül.
Köylerdeki betonarme yapıların oranı gittikçe artmaktadır.A faluban a magángazdák száma egyre nő.
Köy gittikçe güzelleşmekte ve gelişmektedir.A város folyamatosan bővül és fejlődik.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Ekkor kezdett elmagányosodni, és egyre zárkózottabb lett.
Aynı zamanda kalıcı bir dostluk olacak ve bu dostluk gittikçe daha artacaktır.Később nagyon jó barátok lesznek és ebből a barátságból szerelem lesz.
Ama artık her gece cevabımızı gittikçe artan oranlarda veriyoruz.Minden nap közlekedik, a csúcsidőszakban sűrűbben.
Gittikleri yol ıssızmış.Az útjai burkoltak.
İnsanlar gittikçe savaşa inanmakta ve skandalı unutmaktadırlar.Az emberek egyre jobban felejtik a vallást, tanítani kell őket.
O Amerika'ya gittikten sonra kardeşi Chen de turnuva için hazırlanıyordu.A játék elindítása után a Washington állambeli Kennewickbe költözött.
İşin dozunu gittikçe artırarak sonunda ailesini odadan kovar.Végül édesapja csalódottságból adott neki egy szobát a családi házban.
1960'lı yıllar sonunda sağlığı gittikçe bozuldu.1204 végén egyre jobban leromlott egészségi állapota.
Geri doğru gittikçe taksonlar büyür ve kapsamları genişler.Növekedése során kopoltyúi visszafejlődnek, farka megnő és bőre megkeményedik.
Karşı devrim gittikçe güçleniyordu.A reformáció mozgalma egyre inkább terjedt.
Durumu gittikçe kötüleşerek böbrek yetmezliği üremiye neden oldu ve ardından kanama geçirdi.A sikertelenség valósággal letaglózta, egyre súlyosabban jelentkezett tüdőbaja is, és ágynak esett.
Rıdvan gittikçe iktidar gücü kazanmaya başladı.A hárem befolyása mind erősebben kezdett érvényesülni.
Plaja gittik.Lementünk a tengerpartra.
Plaja gittik.Lementünk a partra.
Gittikleri yer Cleveland'dır.Seuran kotipaikkana toimi Cleveland.
Kuzeyde ise gittikçe azalır.Pohjoisessa kehitys oli hitaampaa.
O zaman beri katılımcıların sayısı gittikçe artmıştır.Sen jälkeen on osanottajamaiden määrä jatkuvasti kasvanut.
Halkın durumu ekonomik bakımdan gittikçe kötüleşmektedir.Henkilötietoja pyritään yhä enemmän hyödyntämään taloudellisesti.
Ashıs gittikçe büyüdü.Kapinahenki lisääntyi.
Protestolar gittikçe büyüdü ve göstericiler 6 Nisan 2014'te Donetsk valiliğini basarak binayı ele geçirdi.Mielenosoittajat mellakoivat ja tunkeutuivat moniin hallintorakennuksiin Donetskissa 16. maaliskuuta 2014.
Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu.Alkoholi ja lääkkeiden käyttö rapauttivat hänen terveytensä.
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.Vuoto lisääntyi vähitellen.
Gittikleri yol ıssızmış.Tie jota oli kuljettava.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Taneli Kaneli lomalla.
Dolayısıyla ortaya gittik."Siksi olen täällä.”
Ondan sonra doğruca stüdyoya gittik."Hän siirtyi myöhemmin työskentelemään Abban studioille.
Köşkü gittikçe büyütürler.Pohjakerroksessa kasvaa seinäsammalta.
Yani her tekrar sonra gittikçe daha az yeni bilgi depolanır.Vaikeammat tiedot näytetään useammin ja helpommat tiedot harvemmin.
Zaman geçtikçe yazıtlar resimlerin önüne geçmiş ve betimlenen sahneler gittikçe azalmıştır.Tämä tapahtui muuttamalla hahmojen ja tapahtumien vauhtia hitaammaksi.
Askerler yönetimdeki ağırlıklarını gittikçe arttırıyorlardı.Sodan myötä armeijan vaikutus maan hallinnossa kasvoi huomattavasti.
Hacca gittikten sonra dönüşünde İstanbul'a gitti.Paluumatkalla se vieraili Boulognessa.
Biz Kanada'da kayak yapmaya gittik.Menimme Kanadaan hiihtämään.
Dansa gittik.Menimme tanssimaan.
Ancak 1980’lerin başından bu yana gittikçe artan sayıda yapılar keşfedilmeye devam etmektedir.Όμως, από τις αρχές της δεκαετίας του 1980, όλο και περισσότερες δομές έχουν ανακαλυφθεί.
19. yüzyılda Kooperatif sistemi gittikçe büyüyüp İngiltere'nin en önemli perakandecilik grubu haline geldi.Κατά τη διάρκεια του 19ου αιώνα το πανδοχείο έπαιξε μεγάλο ρόλο στο αυξανόμενο σύστημα μεταφοράς της Αγγλίας.
Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.Η πολιορκία από ξηρά γινόταν όλο και πιο στενή.
Bu yüzden devlet gittikçe zayıfladı.Η σταθερότητα της κυβέρνησης εξασθενούσε.
Kuzeyde ise gittikçe azalır.Κατά τα βόρεια το είδος γίνεται πιο σπάνιο.
Gwen gittikçe daha da daha da güçlenir.Η Γκόντορ όμως έγινε όλο και πιο ισχυρή.
Birçok ek iş yapsa da ekonomik durumu gittikçe kötüleşir.Παρ' όλες όμως τις συγγραφικές του προσπάθειες, η οικονομική του κατάσταση χειροτέρεψε.
Ostrogotlar Krallığı ile Vandallar Krallığı arasındaki ilişkiler gittikçe daha düşmanca olmaya başladı.Η σύγκρουση μεταξύ της χήρας και του αυτοκράτορα έγινε πιο σοβαρή.
Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu.Το αλκοόλ και τα ναρκωτικά την είχαν κάνει να χάσει την επαφή με την πραγματικότητα.
Bu kez Roma ordusu için şartlar gittikçe kötüleşmeye başlamıştı.Η ρουμανική θέση επιδεινώθηκε σταδιακά.
Çünkü saatler gittikçe daha yavaş işlemeye başlar ve sonun gelmesine hep zaman vardır."Οσο περνάει ο καιρός πιάνουν ρυθμό και γίνονται όλο και καλύτεροι."
Bessie gittikten sonra Zooey giyinir ve oturma odasına gider.Μετά το τέλος του σόου, η Ρεμπέκα πηγαίνει στο καμαρίνι και κάνουν σεξ.
Karşı devrim gittikçe güçleniyordu.Η επανάσταση άρχισε να εξαπλώνεται.
Neyin gerçek neyin rüya olduğu gittikçe birbirine karışır.Είναι το όνειρο της πολυμορφίας το οποίο γίνεται πραγματικότητα.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod