Ana içeriğe geç
Sözlük

gittik ile cümle

gittik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Durum gittikçe kötüleşiyor.Ситуація лише погіршується.
Müzikleri gittikçe daha çok progresifleşmiştir.Jejich hudba se stává více progresivní.
Gittikleri yol ormanın içindedir ve kimsenin olmadığı bir yoldur.Stopy jeho chodidel v písku budou zahlazeny, avšak nebudou poslední.
Sağlığı gittikçe bozulmaya başladı ve 20 Ocak 842'de öldü.Jeho zdraví bylo oslabeno a začátkem roku 842 zemřel.
Bu numaralar enzimin gittikçe daha ince sınıflandırmasına karşılık gelir.Tato čísla reprezentují progresivně přesnější klasifikaci enzymu.
Köşkü gittikçe büyütürler.Rozrůstá se do okolí.
Bu durumda kütleçekim enerjisi gittikçe azalır ( daha fazla negatif değere kayma görülür).Přibližováním těles se energie snižuje (do záporných hodnot).
Gittikleri yer Cleveland'dır.Na zpáteční cestě domů se stavují v Clevelandu.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Na dovolenou nejezdí.
Bu ozon tabakası gittikçe inceliyor anlamındadır.Ozónová vrstva se při tom zahřívá.
Gittik Roma’ya doğru.Odcestoval do Říma.
O zamandan beri bu makinenin yaratıcılıkları ve yenilikleri gittikçe arttı.Později se zvyšovala velikost a složitost strojů.
Şöhreti ve oyunculuğu gittikçe artıyordu.Jeho herecká kariéra a popularita postupně stoupala.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Poté se dostala do vnitrozemí a čím dál víc oslabovala.
Velocity (Hız): Büyük Veri’nin üretilme hızı çok yüksek ve gittikçe artıyor.28. srpen: rozšiřování viru pokračuje a ještě zrychluje.
Gittiklerinde gördükleri manzara şaşırtıcı değildir.Z toho, co vidí, není vůbec nadšen.
Fil ancak köpek delikten gittikten sonra kütüğü deliğe koyar.Slon položil kládu teprve, když pes výkop opustil.
Ağız uca doğru gittikçe kalınlaşır.Hřbet od ramen k patě ocasu lehce stoupá.
Bu yüzden sayıları gittikçe azalıyordur.Jejich počet se bude stale snižovat.
Köy gittikçe gelişmektedir.Městečko se postupně rozrůstalo.
Genişlikleri yukarıdan aşağıya gittikçe azalır.Směrem nahoru se jejích čepele zmenšují.
Franklin, kamu işleri için gittikçe daha fazla endişe etmeye başladı.Milhouse se díky jejich společným aktivitám stane ještě populárnější.
Olayla ilgili araştırmaları gittikçe ilginçleşmeye başlamaktadır.Výzkum se stále více zaměřuje na potřeby praxe.
Mukan Kağan döneminde imparatorluk gittikçe yükselerek ihtişamlı ve heybetli bir hale geldi.Pod jeho vedením se závod stal populárnější a známější.
İki tarafta da asker sayıları gittikçe artıyordu.Počet vojáků byl na obou stranách vyrovnaný.
Sürekli birlikte gittikleri her yere felaket getirmişlerdir.Všude a vždy chodily spolu.
Sonraki yıllarda Simmering’in Kaiserebersdorf bölgesi gittikçe büyüyen bir yer olmuştur.Po určité době se z chestburstera stává dospělý jedinec.
Onlar gittikten sonra Frank Jenifer'e bağırır.Po hádce Jeff Saru opustí.
Gittikçe güzelleşiyor.Je stále krásnější a krásnější.
Evliliklerinin ikinci ayında Rowena, gittikçe kötüleşen ateş ve anksiyeteye tutulur.În a doua lună a căsătoriei, Rowena începe să sufere de febră agravantă și de anxietate.
Sadece doğuya gittikleri ve bir daha geri dönmedikleri bilinmektedir.Participă la campania din est de unde nu se mai întoarce.
Diego bebeğin ailesinin bu sabah gittiklerini de ekler.Nu, mi s-a spus că a fost Baby's Day Out...
Güneş gittikçe daha parlaklaşmaktadır, yaşamının başlarında şu ankinden 75% daha az parlaktı.Soarele devine tot mai luminos; mai devreme în evoluția sa, luminozitatea era doar 70% din cea actuală.
Ailenin maddi durumu bu dönemde gittikçe kötüleşmiştir.Starea pacientului se îmbunătățește simțitor în această perioadă.
Kuzeye gittikçe her şey değişiyor.În timpul unei revolte lucrurile se schimbă.
Köy gittikçe gelişmektedir.Satul s-a dezvoltat în continuare.
Gittikçe zayıflayan hafızasına rağmen 2007 yılına kadar mesleğini sürdürmeye çalıştı.Conform mărturiei sale, a fost constant depresiv de-a lungul anului 2007.
Dolayısıyla ortaya gittik."Iată de unde vin”.
Jolie ve Pitt yaz boyunca gittikçe artan bir sıklıkta birlikte görülmeye başladılar.Sitta și cu mine am fost îngrozitor de neliniștite în ultimul timp.
Ekip gittikçe büyümektedir.Trupa este într-o continuă creștere.
Karbon fiber üretimi dünya üzerinde gittikçe artmaktadır.Producția și consumul de plumb cresc la nivel mondial.
İşi gittikçe büyümeye başladı.Dar acestea încep să crească din ce în ce mai mari.
Mor ekonominin bağlamı çağdaş toplumda önemi gittikçe artan kültürel bağlamdır.Contextul economiei mov este un context de o importanță culturală în creștere în societatea contemporană.
Hacca gittikten sonra dönüşünde İstanbul'a gitti.În august, după ce este concediat merge la Bruxelles.
Çin hükümetinin yeni Kore hükümetini tanımaması ile durum gittikçe gerildi.Bush nu prea știa cum va arăta noul guvern irakian.
Gittikçe daha çok beste yapmaya başladı.În plus, a început să audă tot mai greu.
Gündüzler ve akşamlar gittikçe daha soğuk oluyor. Ağaçların yaprakları yakında kırmızı ve sarı olacaklar.Se face din ce în ce mai frig dimineaţa şi seara. Frunzele copacilor vor deveni în curând roşii şi galbene.
Rose'un Jack'le olan ilişkisi hakkında gittikçe daha mahcup, kıskanç ve acımasız hale gelir.Ahogy Jack és Rose románca kibontakozik, egyre féltékenyebb, dühösebb és kegyetlenebb lesz.
AB şirketleri ve organizasyonları gittikçe Avrupa seviyesinde kulis faaliyeti önemini tanıtmaktadır.Vállalatok és egyesületek is növekvő számban ismerik fel az európai szinten történő lobbizás jelentőségét.
Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu.Az alkohol és a drogok tönketették az egészségét.
Kuzeyde ise gittikçe azalır.Észak felé egyre ritkább.
Bu koleksiyon gittikçe genişledi.A nyakkendő egyre szélesebb lett.
Londra’nın Doğu Yakası’nda bulunan Whitechapel mahallesi gittikçe aşırı kalabalıklaşmıştır.London East Enden található Whitechapel nevű negyede hihetetlen mértékben túlzsúfolttá vált.
Gittik Roma’ya doğru.Úton Róma felé.
Mahallede okuma-yazma oranı gittikçe yükselmektedir.Az országban fokozatosan nő az írástudatlanok száma.
Fakat gittiklerinde burada kimseyi bulamazlar.Mikor odaért, senkit sem talált ott.
Müzikleri gittikçe daha çok progresifleşmiştir.A zenénk folyton fejlődik.
Bu yüzden sayıları gittikçe azalıyordur.Számuk folyamatosan csökken.
Sadece doğuya gittikleri ve bir daha geri dönmedikleri bilinmektedir.Elhatározzák, hogy nem maradnak tovább, és visszamennek kelet felé.
Bu şube gittikçe büyümüş ve üniversite Lincolnshire ve Humberside Üniversitesi adını almıştır.Az újabb és nagyobb Lincolni Egyetem 1996-ban kezdte működését mint Lincolnshire és Humberside Egyeteme.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gittik ile cümle - Sayfa 25 - gittik kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App